Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 24.09.2018 SAAT 17:25:56
Advert
Adem TURGUT

Aksoy: Hiç bir yere gitmiyorum

Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy tam bir yıl örnce ilimizde göreve başlamıştı. Aksoy göreve gelişinin birinci yılını doldurduğu 29 Haziran’da basının huzuruna çıktı. Ve bir yılda Kocaeli yaşanan değişimi rakamlarla anlattı.

Detaylar haberimizde ama ben izlenimlerimi ve ayaküstü Aksoy ile yaptığımız söyleşiyi sizlere anlatmak istiyorum.

***

Önce özenle hazırlanmış bir kahvaltı masasında Aksoy ile bir araya geldik.

Eşi Hülya Hanımın kaza sonrasında yaşadığı tedavi sürecinden bahsetti. “Ağır bir kazaydı, omuz-koldaki sıkıntı ile ilgili fizik tedavi devam ediyor. Ama şanslı olduğumuzu ucuz atlattığımızı söyleyebilirim” dedi.

Ben de hanımefendiye bu vesileyle bir kez daha “geçmiş olsun” diyorum

Kırıkkale Valiliğinin magandalara karşı her düğüne bir polis uygulamasına –bir soru üzerine- Aksoy sıcak bakmadığını da söyledi.

Gördüğüm kadarıyla Vali Hüseyin Aksoy, toplumsal meselelerde “polisiye tedbir ve cezalar”dan çok “eğitim” ile dönüşüm taraftarı…

Aynı yaklaşımı sokakta çalışan çocuklar konusunda da gösteriyor. Yardım edenlere de ceza verilebileceği hatırlatmasına yine benzer bir şekilde eğitici yöntemlerin seçilmesi gerektiğini vurgulayarak cevap verdi.

***

Aksoy ile hoşgeldiniz ziyaretinde sohbet etmiştim. Bu ikinci sohbetimiz oldu. Samsun, Muğla ve Diyarbakır gibi önemli illerde görev yapmış bir isim olarak Aksoy’a kahvaltıda  “Halkın içine sık sık iniyorsunuz, Kocaeli’yi nasıl buldunuz” gibi habere başlık çıkaracak bir soru yönelttim ama o kontra bir soruyla “Acaba Kocaeli beni nasıl buldu” diyerek topu biz gazetecilere attı.

Aksoy, sıcak sempatik- empatik bir isim ama öyle haberinize vurucu başlık koparabileceğiniz biri değil.

***

Toplantı salonunda 50 kadar gazeteciye uzun bir bilgi paylaşımı yapıldı.

Aksoy konulara olan hakimiyeti, rakamlar ile yaptığı vurgularla görevine hakimiyeti konusunda yüksek bir performans gösterdi.

Bu özen ve enerji siyasetçilerde bile az bulunur.

Ancak bir eleştirim var: 150 slaytlık bu uzun anlatımdan gazetecilerin net bir başlık çıkarması çok güç. Böyle toplantılar için iki sayfalık bir özet de mutlaka gazetecilere sunulmalı. Böylelikle anlatılmak istenen çok daha kolaylaşır.

***

Süre uzayınca Aksoy, toplantıda soru da almadı.

Oysa ben iki tane önemli soru sormayı planlamıştım.

Baktım olmadı çıkışta toplu fotoğraf çekimine giderken soruları patlattım. Diyaloğumuzu olduğu gibi yazıyorum:

BİR- Tayin konusu…

- Sayın Valim, tayin oluyormuşsunuz. Ortalık dedikodudan yıkılıyor.

-Nereye gidiyormuşum?

-Bana gelen en önemli duyum, Van’a gittiğiniz yönünde…

-Bir yere gitmiyorum. En azından şu an bana iletilmiş bir bilgi yok., benim bilgim dahilinde işleyen bir süreç yok.

-Ankara’ya gitmişsiniz?

-Oğlumun mezuniyeti için gittim.

İKİ- Kocaeli, devlete verdiğininin karşılığını alabiliyor mu?

-Sayın Valim, detaylı biçimde anlattınız, nüfus artışı yüksek, nüfusumuza yeni katılan 52 bin kişinin yarısı göç ile gelmiş. Sanayinin başkentiyiz, genel bütçeye vergi katkımızı en önde, vergi tahsilatı öyle, tamam 5 milyar lirayı aşkın yatırım sürüyor ama Kocaeli verdiğinin karşılığını alabiliyor mu?

-Devlet her aldığı kuruşu aynı yere harcarsa adil bir dağılım- yatırım ve kalkınma olmaz.

-Ama bizim sorunlarımız da az değil…

-Elbette, ancak Büyükşehir’e aktarılan payın yüksekliğini de dikkate almalısınız. O parayı eleştirenler var. Toplamda bakarsanız Devlet, Kocaeli’ye hak ettiğini vermeye çalışıyor. Böyle düşünmek lazım.

***

Dedim ya Vali Hüseyin Aksoy, sempatik, empatik ama özel başlık almaya uygun biri değil. Ancak Aksoy’un vali imajında devlet adamlığının yanına halk adamı kimliğini de eklediğini kabul etmek lazım.

 

 

 

 

Trafikte ah vah etmemek için bu tespitlere kulak verin

 

Dün gazetemizin birinci sayfasında çok trajik çok diyalektik iki haber aynı anda vardı.

Gazetemizin manşetinde ulaşıma yapılan yüzde 10-15 arası zam haberi sürmanşetinde ise otobüste yaşanan kavga sonucu hayatını kaybeden şehir içi otobüsü şoförünün haberi yer alıyordu.

Hani bir meseleyi anlatın deseniz bu kadar belirleyici iki haber yan yana kolay kolay düşmez.

***

Zamla başlayalım…

Şehir içi minibüs ücreti yüzde 10 artışla 2 lira 75 kuruş, tramvay ücreti de 1 lira 75 kuruş oldu. Küçük görünüyor ama birçok ailenin bütçesini yakacak- delik açacak. Karı koca iki çocuk otobüs kullanıyorsa yandı gülüm keten helva..

Ama zam da yapılmalıydı.

Benzine zırt pırt zam geldi.

Hayat pahalanırken ulaşım ücretinin aynı kalması beklenemez…

***

Gelelim diğer habere…

Sopalı- Yahyakaptan hattında görev yapan şehir içi otobüsünün 33 yaşındaki şoförü Hüseyin Göncü yüksek sesli telefon konuşması nedeniyle 24 yaşındaki yolcu S.B. ile Derince Yenikent Bostanlar Durağında tartıştı. Kavga büyüdü tekme yediği söylenen Coşkun fenalaştı. Hastaneye kaldırıldı ama kurtarılamadı. Darbeye bağlı kalp krizi geçirdiği söyleniyor. Zanlı yolcu yakalandı gözaltında.

Peşinen söyleyeyim, ne şoförler ne de yolcular empati yapmıyor.

Sevgi ve saygı sıfır.

Tölerans gösterme, karşıdakini anlamaya çalışmak sıfır.

***

Yolcularla başlayalım.

Artık otobüslerde yaşlılara- çocuklu kadınlara yer veren genç sayısı çok azaldı. Takıyorlar kulaklığı kapatıyorlar gözlerini oh ne ala memleket…

Şoförleri anlamaya çalışan da yok; gün boyu o derdi çeken sürücülerin yaşadığı gerginliği anlayıp hoşgörü gösteren çok az.

***

Ama şoförler de çok kötü…

Yolcuya nasıl davranacağını bilen ve uygulayan yok denecek kadar az. Yolcuya anlamsız gerginlikte muamele edenler, ses tonunu ayarlamayanlar. Akım derken b.kum diyenler.

Ne isterseniz var.

Bence şoförlere verilen eğitim yetersiz ötesinde bu eğitimden geçmeden direksiyona oturanlar da çok. Eksikler dışardan biriyle dolduruluyor.

Şoförlerden dinledim, kafası iyi direksiyona oturan bile var.

***

Otobüsler bakımsız.

Geçen bir şoför otobüste direksiyonda telefonla konuşuyor. Karşıdaki kişiye dert anlatıyor:

-Abi balatalar sıfır. Yokuş aşağı zor iniyorum.

Arabada 50 kişi var.

Bir başka konuşmaya şahit oldum. Yolda durmuş diğer otobüsün şoförüne:

-Abi hararet yokuşta 90’ı geçiyor bir şey olur mu?

Olur kardeşim olur, felaket olur. Balataların tutmadı 50 kişiyle ilk yokuşta bir yere girersin.

***

Lafı uzatmayalım, söz konusu otobüsler ise hem yolcu hem şoför konusunda yapılması gerekenler var.

BİR- Otobüslerde net olarak yaşlı ve çocuklu kadınlara yer ayrılmalı. Renk ile bu belirlenmeli. Ayakta biri varsa oraya oturmuş kişiler kalkmak zorunda olmalı.

İKİ- Sürücü kabinleri oluşturulmalı.

ÜÇ- Arabalar acilen yenilenmeli.

DÖRT- Şoför eğitimleri ağırlaştırılmalı, koltukta oturan şoförler günlük denetlenmeli.

BEŞ- Otobüslerde 5 dakikayı geçmeyen şekilde yolcuları eğiten videolar ve slaytlar yayınlanmalı.

ALTI- Tramvay hattı ulaşabildiği kadar yerlere uzatılmalı.

YEDİ- Metro. Gözünüzü seveyim, şu metro işini hızlandırın.

Bu kentin artık tahammülü yok.

Yoksa bir yandan zam haberlerini yazmaya diğer yandan yaşanan trajik olayların ardından ah vah etmeye devam edeceğiz.

Benden söylemesi.

 

 

 

CHP’de uzlaşma sinyali

 

CHP bu…

Yapmayın etmeyin” diye yazıp duruyoruz ama -temel prensipleri gereği(!)- CHP her seçim ve kongre sonrası bir kavga- tartışma dönemi yaşıyor.

Bu seçimin sonrası da böyle oldu.

Neyse ki orada da aklı selim insanlar var. Eski genel başkanlar Murat Karayalçın ve Altan Öymen gibi isimler devreye girdi ve sanki biraz sulh sağlandı gibi…

Sağlansın…

Sağlanmazsa sadece CHP kaybeder.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem TURGUT yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.2493 TL 6.2244 TL
Euro
EURO
7.3476 TL 7.3182 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA