Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 16.12.2018 SAAT 18:51:28
Advert
Adem TURGUT

Ekonomik kurtuluş için önce iğneyi kendimize batırmalıyız

Cuma sabahına felaket haberi gibi ekonomik haberlerle uyandık.

Doların küresel piyasalarda güçlenmesi, ABD ve Türkiye ilişkilerindeki gerilim ve Fitch'in Türkiye açıklamalarıyla piyasalarda büyük hareketlilik yaşanıyor.

Dolar kuru Türkiye piyasaları kapalıyken uluslararası piyasalarda 5.7466 TL'yi gördü. Dolar cuma günü saat 09:17'de 6.2860'ı gödrü. Dolar kuru saat 10.19 itibarıyla 5.8600 TL'ye indi.

Euro kuru da TL karşısında yükselişe geçerek ve 6.9515'i gördü. Euro/TL saat 10.30 sıralarında 6.7115 TL seviyesinde işlem görüyordu.

Altının gram fiyatı, haftanın son işlem gününe yükselişle başlamasının ardından 231 lira seviyelerinde dengelendi. Kapalı Çarşı'da çeyrek altın 386 lira, Cumhuriyet altını da 1.575 liradan satılıyor.

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rize, konuşmasında ekonomi için ''Çeşitli kampanyalar sürdürülüyor. Bu kampanyalara kulak asmayın. Onların dolarları varsa bizim de halkımız, hakkımız, Allahımız var. Hiç endişelenmeyin. Çok çalışacağız ve 2023 yılına farklı gireceğiz'' dedi.

İktidar doviz ve ekonomideki her olumsuz gelişmelerde "dış güçler" dedikçe aklıma Fikret Başkaya'nın ilk derste anlattıkları geliyor. Ben o parmağın olduğuna inanıyorum.

Prof. Dr. Fikret Başkaya, sanırım yine hapiste ya da yeni çıktı. Ben onu Gazi Üniversitesi'nde okurken tanıdım. Üniversite'de "Paradigma'nın İflası isimli" kitabını ders kitabı olarak okumuştuk. O kitaptan ceza aldı. İktisata Giriş ve Para- Banka derslerini ondan almıştım.

İktisata Giriş dersinde ilk ders; Fikret Hoca kürsüye geldi. Hiç konuşmadan sahnede dört beş tur attı, amfide çıt çıkmıyor. Kafasını kaldırdı ve ağzından ilk dökülen kelimeler şöyle oldu:

-İktisat bir bilim dalı değildir.

Sınıfta bir homurtu koptu. Hoca bir el hareketiyle herkesi susturup devam etti:

-İktisat emperyalist az gelişmişleri, güçlünün güçsüzü sömürme aracıdır. Evet kapitalizm çok yaratıcı bir sistemdir ama aynı zamanda çok yıkıcı bir sistemdir. Kapitalizm ilk geliştiği bölgelerden henüz kapitalist olmayan coğrafi bölgelere doğru genişleyip yayılır ve söz konusu bölgeleri etkisi altına alıp sömürgeleştirir, insan yaşamının veya aynı anlama gelmek üzere sosyal yaşamın tüm veçhelerini de aynı biçimde sömürgeleştirir.

Unutmuyorum.

Son krizde de uzmanlar yeni ekonomi modeli ile ABD'den gelecek açıklamaların piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını öngörüyor.

Yani dış güçler, dış güçler…

***

Buraya kadar tamam...

Bu meselenin içinde bir dış müdahale olduğu doğru...

Bir kötü niyet, bizi köşeye sıkıştırma gayreti olduğu doğru...

Ama bizim de hiç hatamız yok mu?

Bu ülkenin ekonomisi stagflasyon içine  düşene kadar yapılan yanlışlar yok mu? Hem işsizlik hem enflasyonu artıracak kadar kötü bir yönetim yok mu?

Var. Çok var.

Bu ülkede üretim ekonomisi yok. Montaj var

Bu ülke bir tarım cennetiyken şimdi ithal edilen tarım ürünleri cennetine dönüştü.

Bu ülke dışarıdan sermaye girişinin temel zemini olan huzur ve güven ortamını yitirdi.

Biz bunları düzeltmeden dış güçlerin manüpilasyonlarına da açık halde kalacağız.

Genel geçer sözlerle durumu idare edemeyiz.

Dönüp aynaya bakma zamanı.

Aynı gemideyiz ve gemi su alıyor.

 

 

Taş ocağı ile ilgili karar Halıderelilerin zaferidir

 

Yazmaktan gurur duyduğum mesleki birikimlerimden biri hep toplumsal olaylarda halktan yana durabilmiş olmaktır.

Büyük sendikal mücadeleler…

Hak alma mücadeleleri…

Her birinde keyifle- taraflı gazetecilik yaptım.

Bu anlamda son dönemde gazeteciliğin çok tadı tuzu kalmadı. Ne toplum dertlerine yeteri kadar sahip çıkıyor ne de biz gazeteciler eskisi kadar duyarlıyız.

***

Bunun güzel bir istisnası oldu. Kısa bir süre önce tekrar açılan ve 13 yıldır Halıderelilere ızdırap çektiren taş ocağına belde sakinleri kazan kaldırdı. Eylem üstüne eylem. Her konuda farklı telden çalan yerel medya da mesele de halktan yana tavır koydu. Kentin etkili kalemlerinin her biri bu konuyu aynı yüreklilik ve doğrultuda yazdı.

Ve sonunda Halıdere’deki taş ocağı kapandı.

***

Müjdeli haberi Kocaeli Valiliği duyurdu. As Elmaslar şirketinin işletme ruhsatı iptal edildi. Gerekçesi ne olursa olsun bu Halıdere halkının zaferidir.

Hepimize kendimizi iyi hissettiren, “birlikte olunca demek ki mümkün” dedirten bir gelişme oldu.

Bundan sonra sıkıntının tekrarlamasını da çok mümkün görmüyorum.

Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

 

 

Artış iyi, rakamlar kötü

 

Cengiz Topel Havaalanı’nda bir önceki yıla göre verilerde yüzde 5 ila yüzde 7 arasında artışlar olmuş.

İç hat yolcusu yüzde 6 artmış ve 4 bin 249 olmuş.

Uçak trafiği yüzde 7 artmış ve 226’ya çıkmış.

Yük trafiği ise yüzde 5 artarak 40 tona çıkmış.

Rakamların artış yönünde olması güzel ama yolcu sayısı, sefer sayısı ve yük taşımacılığı ile ilgili daha emekleme seviyesinde olduğumuz da bir gerçek.

Cengiz Topel Havaalanı konusunu İzmitliler gündemlerinden kesinlikle düşürmemeli. Bu artışlar gün gelecek bir patlama yapacak. Kocaeli’nin gerçek bir marka olması için de havaalanının çok işlevsel hale gelmesi şart.

 

 

İlaçlamaya devam edilmeli

 

Afrikalı katil(!) sivrisinek meselesi gerçekten çizmeyi aştı…

Kolumuz bacağımız savaştan çıkmış gibi, yara bere içinde.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler ekipleri 9 Ağustos gecesi İzmit’te ilçesinin tüm mahallelerde, 16 ekip halinde ilaçlama yapmış.  Akşam başlayan ilaçlama çalışmaları sabaha kadar devam etmiş. Evin balkonunda otururken gece saat 23.00 gibi ekipleri gördüm. Havadan ilaçlama yaptılar.

Biliyorsunuz, havadan- uçkun ilaçlama kimyasallar nedeniyle sıkıntılı bulunsa da şu aşamada bir mecburiyet gibi duruyor.

Geceyi biraz rahat geçirdik ama bu iş bu kadarla çözülür mü bilinmez.

Mesele bu konuya odaklanmak lazım.

Bence bu tür  ilaçlamaların sayısı da artmalı.

 

 

ŞİİR

 

Kökü Bende Bir Sarmaşık

 

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Ne İçindeyim Zamanın şiirini size aktarmak istiyorum:

"Ne içindeyim zamanın,

Ne de büsbütün dışında;

Yekpare, geniş bir anın

Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle

Uyuşmuş gibi her şekil,

Rüzgarda uçan tüy bile

Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten

Uçsuz bucaksız değirmen;

İçim muradına ermiş

Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık

Olmuş dünya sezmekteyim,

Mavi, masmavi bir ışık

Ortasında yüzmekteyim."

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem TURGUT yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3887 TL 5.3672 TL
Euro
EURO
6.0956 TL 6.0713 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA