Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 18.10.2018 SAAT 06:51:02
Advert
Uğur ULUSOY

Hepsini bağışladım

Ben hepsini bağışladım.

Uzun süredir gidip bağış yapmak istiyordum.

Ancak yanlış bilgilendirmeler ve güvensizlik nedeniyle ertelemiştim.

Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru kısmet oldu.

Hem de birini, ikisini değil ne var ne yok hepsini bağışladım.

Kocaeli Devlet Hastanesi’ndeki görevli arkadaşların yardımıyla bağış işlemimi 5 dakikada hallettim.

Tam tamına işe yarayan 15 organımı ölümümden sonra bir başkasının yaşamasına yardımcı olmak için hiç tereddütsüz bağışladım.

Eğer ölümüm uygun şartlar altında olursa yani hastane ortamında son nefesimi verme şansım olursa işe yarayan tüm organlarım alınacak ve başka bir insana, insanlara umut olacak.

Bir organımın başka bir vücutta hayat bulacak olmasını düşünmek bile çok güzel bir şey.

Ülkemizde böbrek, kalp, akciğer, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular ülkemizde başarıyla nakledilebiliyor.

Ancak maalesef ülkemizde kadavradan organ bağışı oldukça yetersiz kalıyor. 

***

Gelişmiş ülkeler kadavradan organ naklinde ilk sıralarda yer alırken, Türkiye ise canlıdan canlıya organ naklinde dünya genelinde ikinci sırada.

Organ naklinde başarılı olduğumuzu söylemek için kadavradan nakil sayımızın fazla olması gerekiyor.

Organ bağışının istenilen düzeyde olmaması belki ilk bakışta ülkemiz insanlarını rahatsız etmiyor gibi gözükebilir ancak herkesin bir gün organa ihtiyacı olabilir.

Organ bağışında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise bağış kartı taşımamız yeterli olmaması.

Ailelerimize de vasiyette bulunmamız gerekiyor.

Çünkü aile bireyleri razı gelmezse siz organlarınızı bağışlamış olsanız bile ölümünüzden sonra organlarınız alınmayabilir.

***

Organlarımı bağışladıktan sonra iyice kavradığım bir hususa daha değinmek istiyorum.

Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları konusu kişiler tarafından karıştırılabiliyor.

Bitkisel hayattaki hastaların solunumları devam ediyor.

Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam ediyor ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebiliyor.

Beyin ölümü tanısı almış kişilerin ise hayata dönmesi mümkün olmuyor.

Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü kabul ediliyor.

Yoğun bakım ünitelerinde beyin ölümü gelişen kişilere verilen tüm tıbbi desteğe rağmen ortalama 24-36 saat sonra tüm organlar fonksiyonlarını kaybediyor.

Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör olarak adlandırılıyor.

Bu donörlerde (organlar fonksiyonlarını kaybetmeden önce) organların en kısa süre içerisinde alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi gerekiyor.

Herkesin organ bağışı bilincine kavuşması dileğiyle güzel haftalar…

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Uğur ULUSOY yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7013 TL 5.6786 TL
Euro
EURO
6.5895 TL 6.5632 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA