Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.08.2018 SAAT 20:42:09
Advert
İbrahim GÜRSEL

Eski bir çalışanı olarak söyleyeceklerim

Kocaeli’de 90’lı yılların ortasında teknolojisi en üst seviyede olan, Türkiye’nin henüz uydu kullanmadığı dönemde karasal antenlerle bölgesel yayın yapıp bu ilde olup biteni Marmara’ya izleten Sait Yavuz’un televizyonu Yavuz Tv’ydi. Çok güzel stüdyoları, inanılmaz üretken bir haber merkezi vardı. Hani uçan kuşu haber yaparlardı desem abartmış olmam. Günde 30-40 haber az sayılırdı. Ama Sait Yavuz, 94 veya 95 yılında televizyonu İstanbul’dan AK Tv’ye sattı. Televizyon bir yıl kadar Kocaeli’den yayın yapmaya devam etti ama sonunda İstanbul’a taşınınca ben burada kalmayı tercih ettim. Eski Türk Basın Birliği Başkanımız (Allah sağlık versin) Tanyel Keser’in daveti üzerine işten ayrıldığım günün ertesi Milliyet Haber Ajansı Kocaeli Bölge Bürosu’nda çalışmaya başladım. Şefimiz Metin Eroğlu’ydu. Karabük’ten Yalova’ya kadar geniş bir alanın sorumluluğu bizim bürodaydı. Ben çömez başladım. Fotoğraf makinesi nasıl tutulur, haber nasıl yazılır bilmezdim. Gazeteciliği orada öğrendim. Şimdi son dakika haberi diyerek, 4.5 G ile yayına bağlanan muhabir arkadaşlar var ya, biz böyle bir haber yakaladığımızda video kaseti ve film makaralarını koşarak Halkevi’nde Asya Tur otobüsüne yetiştirirdik. Belki 3-5 defa Esenler Otogarı’ndaki yazıhaneyi arar, otobüs geldi mi diye sorar, orada hazır bekleyen gazetenin şoförüne teslim edildi mi diye kontrol ederdik. Bizim son dakikalarımız akşam Kanal D’de Ana Haber Bülteni’ne ya da yarınki Milliyet Gazetesi baskısına yetiştiyse başarı sayardık. Bazen de büyük bir haberde işi riske etmez, görüntüleri İstanbul’a direkt biz götürürdük. İzmit’te merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e suikast girişimi, 17 Ağustos Büyük Depremi gibi büyük olaylarda benim de İstanbul’a gitmişliğim vardı.

Kapısından adım attığımda ayaklarım titrerdi. Hele ki, Mil-Ha Genel Müdürü Taner Atilla’nın karşısına çıkmak yürek isterdi. Elbette dövecek değildi, ama ya getirdiğimiz fotoğraf ve haberi beğenmezse endişesi bizi yiyip bitirirdi. Ama beğenip, “-Güzel” demişse bundan büyük mutluluk yoktu. Milliyet Gazetesi’nde tek bir kare de olsa fotoğrafımızın çıkması, haberin altında imzamızın bulunması bizim için en büyük ödül olurdu.

Bugün hala bu meslekte ekmek yiyorsam, 3 yıl süren o okulun bunda büyük katkısı vardır.

Bugün herkes Aydın Doğan’ın Hürriyet Gazetesi’ni satışını konuşuyor ya, aslında Doğan’ın ilk gazetesi Milliyet Gazetesi’ydi. Üstelik bugün elinden çıkardığı Hürriyet’e karşı Milliyet’i kurmuştu. Ama şirket büyüdü. Aydın Doğan, zaman geldi rakibi Hürriyet’i de satın aldı. İki gazetenin Anadolu’da geniş muhabir ağı vardı. Biri Milliyet Haber Ajansı, diğeri Hürriyet Haber Ajansı’ydı. Aydın Doğan bu ikisinden, bugünkü Doğan Haber Ajansı’nı (DHA) kurma kararı aldı. Milliyet Haber Ajansı, her konuda öndeydi. İnternetin henüz kullanılmadığı dönemde, muhabirlerin, editörlerin, büro merkezlerinin özverisiyle seçim sonuçlarını en doğru şekilde okuyucuya ulaştıran ilk ajans olmayı hep başardı. Anadolu Ajansı’nın bile önündeydi. Daha fazla özel haber üretilirdi. Ama birleşme olurken Aydın Doğan, Hürriyet ekibini sahiplendi, kendi ailesi Milliyet’i dışarıda bıraktı. Kim iyi, kim kötü demeden Milliyet’in 700’e yakın muhabirine 12 Kasım 1999’da gece Düzce depremi olmadan sabah işten çıkışı verildi. Büyük hayallerle sıkı sıkıya bağlı olduğumuz, işimizdeki başarıdan dolayı sürekli ödüllendirildiğimiz bir dönemde iş yerimizin kapatıldığını öğrenmiştik.

...

Ne olursa olsun Aydın Doğan’ın gazetesinde ekmek yedim. Allah var, piyasaya göre çalışanına çok dolgun maaş da verirdi. Bugün o maaşı ödeyen bu sektörde başka bir kurum hala yoktur. Çalışanlarına da dahil olmak üzere hataları olmuştur. Yandaşlık, havuz medyası nedir, asıl onun döneminde görmek lazımdı. Özellikle 28 Şubat sürecinde pek çok haberde kasıtlı, yanlı haberler yapıldığını buradaki Kocaeli F Tipi Cezaevi’nin yeri belirlenirken bizzat yaşadım. Erbakan Hükümeti’ni zor durumda bırakmak için dönemin Kocaeli Başsavcısı Fahri Kasırga’yı sıkıştıracak haber siparişleri gelirdi. Arsanın 40-50 ortağı içinde bir kişinin uzaktan akrabalarından biri Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın da akrabasıydı. Söz edilen hisse belki de yüzde 1 bile değildi. Kazan’ın böyle bir akrabası olduğundan haberi belki bile yoktu. Ama cezaevi inşaatında kıyak yapılıyor diye manşet atıldı.

Bütün bunlara rağmen Doğan Grubu bu ülkede bir ekoldü. Satışıyla Türk Medyası’nda bir dönem sona erdi. Tabi bu durumu bir operasyon, hükümetin medyaya müdahalesi olduğunu iddia edenler var. Ama Aydın Doğan 82 yaşına gelmiş. Bu işi artık yapması zaten imkansızdı. Geride kendi bayrağını taşıyacak, varsa zorluklara göğüs gerecek, çizgisini devam ettirecek birini bırakmamış olması kimsenin suçu değildir. Belki de benden sonrası tufan olsun diyenlerden olduğu için sonuç bu olmuştur. O yüzden bu satıştan ajitasyon yapılmasını, birilerinin kendine pay çıkarıp farklı şeyler anlatmak için bunu fırsata dönüştürmesini doğru ve gerçekçi bulmuyorum.

 

 

Başın öne eğilmesin

 

Kocaelispor hafta sonu ElazizBelediyespor’a dramatik şekilde 3-2 kaybedince az olan Play-Off umutlarını iyice yitirmiş oldu. Ligin 5 nci sırasıyla aradaki puan farkı 11’e yükseldi. Son 6 maçta bütün rakipleri geçip bu farkı kapatmak ve 2.Lig’e terfi için Play-Off grubuna kalmak mucize olur. Ama böyle oldu diye karalar bağlayacak, Kocaelispor’dan uzaklaşacak değiliz. Aslında bizim takımın gücünün bunun üzerinde olduğunu düşünüyorum. İlk yarıda Sinan Pektemek yoktu. Golcümüz eksik bahanesine sığınıp, birçok maçta anlamsız puan kayıpları yaşadık. Maalesef dört yıldır birlikte oynayan futbolcuların bazılarında moda deyimle şiddetli metal yorgunluğu var. Ama görevinde aksayana sen şöyle kenara çekil diyemiyoruz. Çünkü transfer yasağı elimizi kolumuzu bağlıyor. Sinan geldikten sonra kıpırdanma oldu, biraz istek geldi ama puan farkı ilk yarıda çok açıldığından bu kıpırdanma işe yaramıyor. Ne olursa olsun, bu sezonu vergi ve SGK borçlarını kapattığımız yıl olarak tarihe altın harflerle yazacağız. 2.Lig umutlarını da önümüzdeki yıla bırakacağız Bu sene olmadı ama gelecek sezona daha iyi bir planlama ve motivasyonla girersek saha içinde de başarı gelecektir.

...

Kocaelispor bize lazım. Öyle iki maç kaybetmedi, bu sezon başarı gelmedi diye bu renklere olan düşkünlüğümüz eksilmeyecektir. Şartlar ne olursa olsun, bu şehre sayısız başarılar kazandıran, Türk futboluna adını 5 nci büyük olarak yazdıran Kocaelispor’u elbet yeniden hak ettiği yere taşıyacağız.

Geçenlerde bir anket yapıldı. Kocaeli’de, Kocaeliliyim diyenlerin sayısı %40 civarındaymış. Ne kadar acı değil mi? Her gün bir hemşeri derneğinin günü kutlanıyor, her memleketin adı geçiyor ama bu kentte yaşayanların %60’dan fazlası ben “Kocaeliliyim” diyemiyor.

Göreceksiniz Kocaelispor yeniden Süper Lig’e çıksın, Avrupa’da maçlar oynasın, bu oran %90’ların da üzerine çıkacaktır. Bu şehirde yaşayanlar yeniden burada yaşamaktan gurur duyacaktır. Bu yüzden Kocaelispor’a çok ihtiyacımız var.

 

Ücretsiz kapalı otopark

kararına sevindim

 

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, 2014 seçimlerinden sonra 4 yıllık görev süresini geçen hafta içinde basın toplantısıyla değerlendirdi. Neler yaptıklarını, neler yapacaklarını anlattı. Başkan Karaosmanoğlu, 10 yıl Yuvacık Belediyesi’ni yönetti. On dört yıldır Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunuyor. Kendisindeki deneyim bu kentte hiçbir siyasetçide yok. Başkan Karaosmanoğlu’nun basın toplantısında verdiği metro sözünü de bu açıdan düşünüp mutlaka yerine getireceğine inanıyorum. Ama benim için asıl önemli açıklama otoparkların ücretsiz olacağı yönünde verdiği bilgiydi. Geçen yazımda bahsetmiştim. Kadıköy’deki kapalı otopark yerinin ücretsiz yapılması, oradan elde edilecek gelirden daha fazla insanı mutlu etti. Başkan’ın sözlerinden anlıyoruz ki, eski valilik binasının altında inşa edilen yer altı otoparkı da bittiğinde ücretsiz olacak. Çok doğru ve yerinde bir karar olmuş. Bu kentte otopark kültürünü yaygınlaştırmak için biraz da tanıtım yapmakta fayda var. Geçen yazımda yine bahsetmiştim. Kadıköy Otoparkı’nın ücretsiz olduğunu belirten bir tane yazı vardı, o da ağaçların içinde kaybolmuştu. Yazımdan sonra pankartın yeri değişti. Biraz daha öne alınmış. Afiş sayısı da ikiye çıkmış. Ama hala yeterli olduğunu düşünmüyorum. Şu iş otursun, inanın herkesin uğraştığına değecek.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0142 TL 5.9902 TL
Euro
EURO
6.8493 TL 6.8219 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
Referandum Anketleri
Personel Alımı
Fetö Operasyonları
Referandum Haberleri
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SİYASET
Recep Tayyip Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
Binali Yıldırım
SİYASİ PARTİLER
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
DÜNYA
Hollanda Krizi Haberleri
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
ANIT MEDYA