Advert Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 24.06.2018 SAAT 14:12:34
Advert
Aytaç CİCİ

Tarafsız değil ama samimi olacağım

Takdir edersiniz ki yeni bir başlangıç yapmak zordur.

Üstelik her ne kadar o konuda artık yeterli derecede yetkinliğe eriştiğiniz düşüncesi aklınızın bir köşesinde olsa bile.

Bu da benim için yeni bir başlangıç.

En son geçtiğimiz yıl Nisan ayında askerlik görevime başlamadan önce yine Adem Turgut yönetimindeki Kartepe Gazetesi’nde son yazımı yazmıştım.

Geçtiğimiz ay askerlik görevimi tamamlayarak sivil hayata döndüm ve bir kez daha Adem abi ile çalışmak nasip oldu.

Yalan yok, kafamda bir daha basın sektöründe yer alayım, köşe yazıları yazayım diye bir düşünce yoktu.

Bir bilgisayar mühendisi olarak sadece mesleğime odaklanmayı ve gündemi de sadece bir okuyucu olarak takip etmeyi planlıyordum.

Ama son günlerde yaşanan bazı gelişmeler bu ülkenin artık gençlerin fikirlerinden de yararlanacağına dair olan inancımı arttırdı.

O gençler ki 15 Temmuz gecesinde namlularını masum halka çeviren tanklara gövdelerini siper ederek bu ülkeye olan sevgilerini, inançlarını ve bağlılıklarını göstermişlerdi.

Bu fedakarlığın karşılığı olmalıydı ve bu karşılık 16 Nisan’da alındı.

Referandum sonucu ile birlikte gençlere “Bu ülke yönetiminde artık siz de söz sahibi olabilirsiniz” denildi.

Kabul edelim.

Bu değişikliği ilk başta herkes göstermelik bir değişiklik olarak olarak kabul etti.

Hatta AK Parti’nin gençlerden oy toplama taktiği olarak görenlerde oldu.

Ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu konuda ne kadar ciddi olduğunu ve gençlere ne kadar çok güvendiğini yeniden AK Parti’nin Genel Başkanı seçildiği kongrede gösterdi.

Nasıl mı?

A takımına yani partisinin en yetkili karar alma organına henüz daha üniversite öğrenimini dahi bitirmemiş gençleri de alarak.

Şu bir gerçek; 15 Temmuz sürecinden ve 16 Nisan referandumundan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Artık gençler siyasette sadece bayrak asıcı olarak değil, karar verici olarak da yer alacaklar.

Artık gençler sadece alkışlamak için değil, alkış almak için de siyaset arenasında olacaklar.

Madem tüm bu gelişmeler oldu, madem gençlerin artık gerçekten söz hakkı var bende bir şeyler anlatmalıyım diye düşündüm.

Adem Turgut’un da her zamanki gibi ikna edici konuşmasının da etkisiyle yeni bir başlangıç yapmaya ve yeniden kalemi elime almaya karar verdim.

Bundan böyle haftada en az iki gün Kocaeli Demokrat Gazetesi’nde olacağım.

Buradan ilanım olsun.

Tarafsız olmayı vaat etmiyorum, ama samimi olacağımdan süpheniz olmasın.

 

Mehmet Akif Yılmaz farkı

Geçtiğimiz günlerde yerel bir gazetede yer alan bir haber dikkatimi çekmeyi başardı.

Haber “AK Partili vekil partisiyle ters düştü” şeklinde çarpıcı bir başlıkla verilmişti.

Haberi okudum, ilgili basın kuruluşunun birazda muhalifliğinin verdiği etki ile olayı abartmış olduğuna kanaat getirdim.

Sonuçta bir ya da birkaç milletvekilinin verdiği bir öneriye başka bir millet vekilinin karşı çıkması ya da daha güzel bir ifade ile bu öneri hakkında çekincelerini dile getirmesinden daha doğal ne olabilirdi ki?

Sonuçta meclise verilen bu öneri haşâ Allah’ın değişmez kanunu değildi.

Yanlışlıklar eksiklikler elbette olabilirdi.

Vekilimiz Mehmet Akif Yılmaz’ında tek yaptığı gördüğü bu eksikleri ve çekincelerini Meclis kürsüsünden ifade etmesiydi.

Ne yani Ak Partili bir milletvekili teklif vermiş diye, yanlışın da arkasında duracak hali yoktu ya!

 

Kırmızı fularlı terörist

2013 yılı ülkenin gerek ekonomik veriler bakımından gerekse diğer veriler bakımından tarihin en görkemli yılıydı.

Sonra bu görkem birilerini rahatsız etmiş olmalı ki bir yıkım süreci başlattılar.

Bu sürecin ilk adımını da Taksim Gezi Parkı’nda attılar.

Güya üç beş ağaç için bu ülkeye milyonlarca lira zarar verdiler.

Gezi Parkı’nda polisle çatışmayı kahramanlık sandılar.

Amaçları hükümeti yıkmaktı.

Doğal olarak başaramadılar.

Ama bu kalkışmadan kendilerince bazı kahraman figürler ortaya çıkardılar.

Bu figürlerden birisi de o dönem büyük medya kuruluşlarında(!) bir kahraman gibi gösterilen kırmızı fularlı kızdı.

Terörist fikirlerden beslenen bu kız beklenildiği gibi kısa süre sonra dağa çıkarak PKK’ya katıldı.

Fakat ne basın dünyasında ne de büyük medya kuruluşlarında görev yapan büyük(!) adamlarda bu kıza karşı bir bakış açısı değişmedi.

Onların gözünde bu kız bir devrimci, bir kahramandı.

Kadere bakın ki bu devrimci kahraman Rakka’da Amerikan çıkarlarına hizmet ederken öldürüldü.

Ölüm haberinin ardından yine bu büyük adamlar(!), güya solcu takılan ünlüler ve gazeteciler bu teröristi neredeyse devrim şehidi ilan ettiler.

Hani utanmasalar “Rakka’ya Ramazan pidesi almaya giderken hakka yürüyen, kırmızı fularlı devrimci kız; ışıklar içinde uyu”  diye dua edecekler.

Neyse ki biraz utanma duyguları var da o aşamaya getirmediler.

Kırmızı fularlı kız, devrimcilik alet edilerek parlatılan bir teröristi.

Her terörist gibi de, dağlarda can verdi.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
4.7233 TL 4.7044 TL
Euro
EURO
5.5029 TL 5.4809 TL
Anket
KOCAELI
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:18 05:14 12:57 16:54 20:28 22:15
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
Referandum Anketleri
Personel Alımı
Fetö Operasyonları
Referandum Haberleri
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SİYASET
Recep Tayyip Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
Binali Yıldırım
SİYASİ PARTİLER
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
DÜNYA
Hollanda Krizi Haberleri
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
ANIT MEDYA