TARİH 23.02.2018 SAAT 03:58:00

29.01.2018 Pazartesi - 14:08

 

Referandum döneminden sonra Kocaeli siyasetinde öyle bir hava yaratılmaya çalışılıyor ki anlatamam.

Partilerinde mevcut yapılardan dolayı görev alamayanlar ya da koltuklarını kaptıranlar sosyal medyanın da etkisini kullanarak eski etkinliğini kazanmak için var güçleri ile çalışıyorlar.

Aynı çatı altında siyaset yapmalarına, aynı lidere gönül vermelerine ve birbirlerine suratlarına gülmelerine rağmen kapalı kapılar ardında iş çeviriyorlar.

Bu durum bence siyasetin ve siyasetçilerin kötü bir özelliği.

Teşkilatlarda da kötü bir etkisi oluyor.

Teşkilatlar partisinin liderine karşılıksız destek verirken, yerelde ise parçalanmalar meydana geliyor.

Teşkilat mensupları ise şucu, bucu bilmem neci diye ayrışıyor.

Bana kalırsa son dönemde bu durumdan en çok muzdarip olan parti AK Parti.

Hem ayrışma var hem de arkadan iş çevirme!

Mesela bundan aylar önce AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan ile ile ilgili Sözcü Gazetesi’ne aleyhte haberler yapıldığında yine bu köşeden “Bu haberin ya da devamındaki haberlerin kaynağını uzakta aramayın!

Fail muhtemelen Şemsettin Ceyhan’ın çok yakınında.

Ve yeni dönemde onu koltuğundan ederek açılacak olan boşlukta kendisine koltuk devşirme peşinde .” demiştim.

“Şemsettin Ceyhan verdiği kamuya iş yapmamama sözünü tutmamışsa, gerçekten kamu ile iş yapmışsa bunu genel merkez değerlendirir ve gereğini yapar” demiştim.

Ama özellikle yerelde hangi odaklara hizmet ettiği apaçık ortada olan bazı medya organları ısrarla Ceyhan aleyhine propaganda yapmaya ve sanki gideceği yönünde kamuoyu oluşturmaya devam ettiler.

Tabi yerel basında bu propaganda yapılırken aynı anda Twitter’’da fenomen haline gelen ve kime ya da neye hizmet ettiği hala muamma olan Ankara Kuşu’nun yazdıkları bu propagandaya tuz biber ekti.

Ama sonuçta tüm yazılanların ve konuşulanların genel merkez bazında bir karşılığının olmadığı Ceyhan’ın tekrar aday gösterilmesiyle  ortaya çıktı.

Bu olayın sonucunda elbet kazananlar ve kaybedenler var!

Kaybedenlerden biri yerel basındaki bazı odaklar.

Mesela AK Parti ve genel merkezin prensipleri ile alakalı olarak gram bilgi sahibi olmamalarına rağmen köşelerinden ve internet sitelerinden “Ceyhan gidiyor” diye kamuoyu oluşturanlar sözlerinin parti kademesinde bir değerlerinin olmadığını anlamışlardır!

Kaybeden ikinci kesim ise oluşturulan bu havaya kanıp Ceyhan’a cephe alanlardır.

Onlarda bence büyük imaj ve güven kaybına uğradılar.

Kazanan mı?

Şüphesiz Şemsettin Ceyhan.

Yerel medya ve sosyal medya ile üzerine gelinirken “Siz kuşlara muşlara bakmayın, görevimin başındayım” diyerek kendine güvenini en başta ortaya koydu.

Tabi bu durumda kendisini bilmesinin ve verdiği sözü tuttuğuna inanmasının etkisi büyük.

Diğer bir kazanda bakanımız Fikri Işık.

Çünkü şu bir gerçek ki Şemsettin Ceyhan demek, Fikri Işık demek!

Fikri bey Ankara’da hala ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha ispat etti.

Ne diyelim, ilimiz ve ülkemiz adına hayırlı uğurlu olsun.

Allah muvaffak etsin.

 

 

İbrahim Hoca ziyareti siyaseti dengeye oturttu

 

Yazının Şemsettin Ceyhan ile olan kısmını daha önce yazmıştım.

Yazının bu kısmı da  Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı Gençlik Kolları Kongresi’ne ayırmayı planlamıştım.

Ama kongreden çok sonrasında yaşananlar dikkat çektiği için konumu değiştirmeye karar verdim.

Aslında yukarıdaki satırlara benzer şeyler yazacağım.

Bundan iki üç ay kadar önce Cumhurbaşkanımız Erdoğan bir cenaze dolayısı ile ilimize gelip gittiğinde yine yerel basındaki bazı odakların yazdıkları ve çizdiklerini hatırlıyorsunuzdur.

Neler yazılmadı ki?

“Reis İbrahim Hoca’yı fırçaladı diyenler mi?” dersiniz!

“Görevden alınacak” diyenler mi dersiniz?

Şemsettin beye yapılanların kat ve kat daha fazlasını İbrahim Hoca’ya yaptılar.

Sonuç?

Yazılan, çizilen hiç bir şeyin gerçek olmadığı ortaya çıktı

Erdoğan  hem İbrahim Hoca’nın evini ziyaret ederek hem de Şemsettin Ceyhan’ı tekrar aday göstererek aslında birilerine “Siz istediğiniz yazın, çizin ben gerçeği biliyorum” dedi.

Kısacası yerel siyasette kendi adına racon kesenlere yaptığı hamlelerle racon kesti.

Bence bu son hamlelerin siyaseten bir önemi var.

Nasıl ki Şemsettin Ceyhan’ın yeniden aday gösterilmesi Fikri Işık’ın gücünü koruduğu şeklinde yorumlandıysa bu ziyarette İbrahim Hoca’nın hala Kocaeli’de siyasetin abisi olduğunu ve plan yapılırken onsuz bir denklem kurulmaması gerektiği şeklinde yorumlanmalı.

Bir dip not daha.

Bu hamleler aslında Erdoğan’ın ne kadar zeki bir lider olduğunun da kanıtı.

Erdoğan  Ceyhan’ı tekrar aday göstererek ve İbrahim Hoca’ya da  basının oluşturduğu havanın aksine yakından ilgi göstererek siyasete yön verdi.

Bunun adı denge siyasetidir.

Erdoğan yaptığı son iki hamle ile resmen Kocaeli’de siyasete yön verdi.

Hatta daha doğru bir tabirle Kocaeli’de siyaseti dengeye oturttu.

Artık 2019 için ahkam kesmek hiç ama hiç kolay olmayacak.

Sizce de öyle değil mi?

 

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.




istanbul escort escort istanbul escort bayan bayan escor escort