TARİH 24.11.2017 SAAT 14:25:50

Kocaeli Escort escort kocaeli

13.11.2017 Pazartesi - 11:45

30 yaşında genç bir kadın. Koca şiddetinden kaçan, boşanmasına rağmen hala şiddete maruz kalan bir kadın. Tüm hukuki girişimlere rağmen ceza almayan eski eş hala şiddetine devam ediyor. O ise “Çocuğumu okutmak istiyorum. Bunun için yaşamak istiyorum” diyor

Süriye ÇATAK TEK – YAPTIĞIM işi çok seviyorum. Ama bu işi yaparken zorlandığım anlar var. O anlardan biri de bu toplumun mağdur ettiği bir kadının, annenin hikayesini dinlemek… Size ismini vermeyeceğim, yüzünü de göstermeyeceğim. Adı Y.S… Bu ülkede birçok kadınla aynı kaderi yaşıyor: Erkek şiddeti ve hiçbir zaman bu şiddetin karşısında dik durmayan adaletin hikayesi…

BOĞAZIM DÜĞÜM DÜĞÜM

Çocuğu ile birlikte eski eşinin şiddetine maruz kalan Y.S.’yi dinlerken nefes almakta zorlandım… “Bu kentte nefes almak istiyorum, kimsem yok, bu işkencenin bitmesi için ölmem mi gerekiyor?” dediği zaman çıkıp, bir bahane ile bizim abladan çay istedim… Nefesim kesildi. Devam edemedim… Ne yazık ki böyle olaylarla sık sık denk geliyorum. Kadınlara yardımcı olmaları için avukat arkadaşlarımızdan rica ediyoruz, onlar gerçekten yardım ediyor. Baro’nun Kadın ve Çocuk Hakları Birimi de bu konuda elinden geleni yapıyor… Çoğunun güvenliği için haberini yapmıyorum. Ama artık çare yoksa birilerinin Y.S.’nin ya da diğer kadınların sesini böyle duyurması gerekiyor.  Bu haber hukukun yetmediği yerde bir çığlıktır. Y. S. gibi ben de “Bu çığlığı duyun!” diyorum.

YAŞAYARAK ÖĞRENDİ

Her kadın hikayesinde görüyoruz ki yasalar erkek egemen, kadından, küçücük çocuktan yana değil… Y.S. de artık böyle düşünüyor. Çünkü eskiden bu ülkede adaletin olduğuna inanan ve bunu savunan biriymiş. Şimdi “Yaşayarak öğrendim, adalet kimsesiz birini korumuyor, koruyamıyor” diyor. Gerçekten yazarken yüreğim acıyor… Y.S, “Hala umudum var. İçinde vicdan taşıyan insanların varlığına inanıyorum, bana yardım edeceklerdir” diyor…

LÜTFEN SES VERİN

Bu umudu ben de taşımak istiyorum, hala iyi insanların var olduğunu görmek istiyorum… Bunun için Y.S.’nin sesini duyanların bu sorunu çözdüğünü görmek istiyorum… Y.S. diyor ki: “30 yıldır yaşadığım İzmit’e çocuğumla özgür bir şekilde gezmek, çocuğumu okutmak ve bu ülkeye faydalı birisi olduğunu görmek istiyorum.” Bu çok olmayacak- yapılamayacak bir istek değil… Gelin bugün hep birlikte bu çığlığa ses verelim, çünkü yarın geç olabilir… O zaman biz nasıl yaşarız bu vicdanla?..

EVLENMEDEN  ŞİDDET BAŞLADI

Y.S’nin eşinin yaptıklarını ben anlatamam. Onun söylediklerini siz okuyun. Kendisine ve çocuğuna zarar vermeden anlattıklarını aynen aktarıyorum: “2016 yılında iş arıyordum, o zamanlar boşluktaydım. Beni kandırdı ve evlendik. Evlenmeden önce de şiddet vardı. Evlenmeye mecbur kaldım. Yaşamın her alanında bana şiddet uyguladı. 9 ay birlikte kaldıktan sonra boşanma davası açtım. Boşanınca annemin evine gittim. Orada da bizi buldu darp etti.  Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Kaç kere suç duyurusunda bulunduğumu artık takip edemiyorum zaten.

OĞLUMLA BENİ  ÖLDÜRMEYE ÇALIŞTI

Darp ettiklerinde tedbir kararları verildi. İhlal etti, yaklaştı, hakaret etti. Milletin yanında, çocuğumun önünde bunları yapıyordu. 8 ay önce Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne başvurduk. Sığınma evlerinde kalmaya başladım. Sığınma evlerinde çocuğumla beraber kalma şartları uygun olmayınca çıktık. Şimdi gizlilik kararı ile evde kalıyoruz. Beni ve oğlumu öldürmeye çalıştı, annemi darp etti. Hamileyken bana baskı yaparak elimde 10 lira bile varsa alıyordu. Dövüyordu, çok ağır küfürler ediyordu.

HER YERDE BULUYOR

Bıçakla kollarımı kesti, çatalla öldürmeye çalışıyordu. Seni de oğlunu da öldüreceğim diyordu. Boşanana kadar eski iş yerinden arkadaşlarım bana erzak yardımı yapıyordu. Onunla çocuğuma bakmaya çalışıyordum. Beni zorla ilişkiye zorluyordu. Suç duyurusunda bulundum. 6 aydan fazla zaman geçtiği için bir sonuç çıkmadı. Gizlilik kararı ile başka bir yerde yaşıyorum. Ancak gittiğim tüm sığınma evlerinde ve gizlilik kararı olan evlerde eski eşim beni buluyor. Sonra şiddet uyguluyor.

MUHTARLARDAN  YERİMİ BULUYOR

Her beni bulduğunda suç duyurusunda bulunuyorum. Ancak iftiralarla kendine savunmaya çalışıyor. Akrabalarıma, tanıdığım herkese beni kötüleyerek yerimi bulmaya çalışıyor. Aynı zamanda akrabalarımı da rahatsız ediyor. Muhtarlar ve emniyet vasıtası ile yerimi bulduğunu bana söylüyor. Doğru mu söylüyor yalan mı bilmem ama beni buluyor. Ve tüm girişimlerime rağmen bu kişi caydırıcı ceza almıyor. Sadece para cezaları veriliyor ama değişmiyor. Maddi ve manevi olarak çok büyük zararım var.

İFADELERİME ULAŞIYOR

Nasıl yapıyor ediyor bilmiyorum, illegal işlerle benim ifadelerime ulaşıyor, adreslerime ulaşıyor. Devlet bunu görmüyor mu? Benim şahitlerimi tehdit ederek delil karartmaya çalışıyor. Ceza almamak için her türlü yolu deniyor. Mesajlarda beni tehdit ediyordu. Senin hayatını mahvedeceğim. Bana ‘Oğlunu alıp devlet korumasına vereceğim’ diyor. Bunun için çok ağır iftiralar atıyor. Hukuki olarak çok büyük sıkıntı yaşıyorum. Hiç bir zaman adalete güvenim sarsılmamıştı. Her zaman ‘adalet yerini bulur’ diyordum. Ben, oğlum, aile bireylerim mağdur. Maddi olarak beni kullandı. Borçlarını bana bıraktı.

ÖLÜNCE Mİ HAREKETE  GEÇECEKLER?

Ben bir kadınım, bir anneyim. Tek başına yaşam mücadelesi veriyorum. Bir annem var bir de ben. Bu şekilde yaşamak çok zor. Devlet yasalarla bize hak veriyorsa, bu haklardan yararlanmamız gerekiyor. Aksi halde ne yasaların, ne kanunların bir anlamı olmaz. Savcılara, hakimlere, kurumlara derdimi anlatıyorum. Ne yapalım diyorlar. Eğer onlar da bir şey yapmayacaksa ben ne yapayım? Bu adam beni öldürdükten sonra mı bu devletin kurumları harekete geçecek? Bu işin bir rehabilitasyonu ya da cezası yok mu?

BEN DE Mİ ŞİDDET UYGULAYAYIM?

Tüm mahkeme sonuçlarını saklıyorum. Kazandıklarımı, delillerimi. Adam elinde delil, şahit olmadan suç duyurusunda bulunuyor. O zaman ben de delilsiz gidip onun hakkında suç duyurusunda bulunayım? Bu memlekette adaletle hakkımı arıyorum ama hala tecelli etmiyorsa ben de onun gibi şiddet mi uygulayayım? Bir insana zarar vermenin neresi insanlık? Silahları var, her şeyi var. Ne iş yaptığı belli değil. Ama bugün benden daha özgür yaşıyor.

BU İŞİN VİCDANI YOK MU?

Hamileyken beni ve çocuğumu öldürmeye kalkacak, bıçaklarla bedenime zarar verecek, parmaklarımı kırmaya çalışacak, ama adalet buna hak deyip boş ver diyecekler. Onların da kızları, anneleri, eşleri var. Bu durum sadece iş mi, hiç mi bu işin vicdanı yok. Adalet sadece o kitaplarda yazan maddeler mi? Hiç mi vicdanımızın sesini dinleyin diyen bir madde yok. Hiç mi bir insanın öldürüleceğini göre göre susmayın diyen bir şey yok.

NEFES ALMAK İSTİYORUM

Ben sadece ondan kurtulmak istiyorum. Ben sadece oğlumu okutmak istiyorum. Beni koruyan kimse yok. Ben akşam eve gidip ağlıyorum. Bana bu insan ağza alınmayacak küfürler ediyor ve benim zoruma gidiyor. Böyle bir iftira atıyorsa kanıtlamak zorundasın. Sahipsizsen ölürsün, kadınsan ölürsün. Bunu öğrettiler bize. Yasal yollarla haklarımı arıyorum. Ben oğlumla İzmit sokaklarında nefes almak istiyorum. Onunla bir kere rahat rahat gezip, okutmak istiyorum. Oğlum için çalışmak istiyorum. Kimsem yok benim.

HALA UMUDUM VAR

Neden kadınlar bunu yaşıyor? Dinimizde kısasa kısas var. Bunu yaşayamıyorsak, eş değeri bir ceza alsın. Eğer bir ceza olmazsa biz bundan kurtulamayız. Ya beni öldürecek, ya çocuğuma zarar verecek. Ya da ben bu işkenceyi hep yaşacağım. Akrabalarımıza gittik, kimse bize sahip çıkmadılar. Hala iyi insanların var olduğuna inanıyorum. Allahtan umudu kesmiyorum. Bize destek verecek birileri mutlaka çıkacaktır.

CUMHURBAŞKANIM SESİMİ DUYACAKTIR

Cumhurbaşkanıma seslenmek istiyorum. Kendisini çok seviyorum. Kişilikli ve saygıdeğer biri. Bizim bu acımıza sessiz kalmayacaktır. Maddi destek istemiyorum, manevi destek istiyorum. Bu adamdan kurtulmak istiyorum. Sadece kendim için değil, mağdur olan tüm kadınlar için bunu istiyorum. Cumhurbaşkanımızın buna sessiz kalmayacağına inanıyorum. Tüm kadınların yasal mücadelesini kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılacağına inanmak istiyorum.”

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.