TARİH 20.02.2018 SAAT 00:53:23

12.02.2018 Pazartesi - 0:22

KYÖD Başkanı Mehmet Toker, özellikle son yıllarda sivil toplum örgütlerinin zayıfladığını ifade ederek, “Ama KYÖD tarihsel birikimiyle ayakta kalmaya devam ediyor. KYÖD, direncin merkezidir” dedi

Mevlüt SOYSAL – KOCAELİ Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD), Kocaeli’nin en önemli sivil toplum örgütü…

Kent sorunlarının çözümü için ortaya koyulan raporlardan çevre ile ilgili çalışmalara, kültür sanat etkinliklerine kadar önemli projelerin hayata geçtiği KYÖD, 70 yılı geride bıraktı.

KYÖD Başkanı Mehmet Toker, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini kaydederken, özellikle son yıllarda sivil toplum örgütlerinin zayıfladığını ifade ederek, “Ama KYÖD tarihsel birikimiyle ayakta kalmaya devam ediyor. KYÖD, direncin merkezidir” dedi.

Göreve gelmesinin ardından 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yaşandığını söyleyen Toker, “Benim projem, KYÖD’ün yeniden inşasıydı. Buna dair eylem planlarını da hazırlamıştık. Fakat bu darbe girişimi süreçleri uzattı. Projelerimizi hayata geçirmekte güçlük çektik” ifadelerini kullandı.  

Kent için KYÖD’ün büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Toker, KYÖD’lülerin KYÖD üyesi olduklarını hatırlamaları çok önemli. Ben bütün KYÖD’lülere şunu söylüyorum: Aynanın karşısına geçin ve KYÖD kimliliğinizi sorgulayın. Ben bunu yapıyorum. Kendi vicdanımla baş başa kalıp kendimi sorguluyorum” dedi.

 

 

Son yıllarda sivil toplum örgütleri, meslek odaları, sendikalar zayıflama sürecinde. Ülkedeki siyasal yapı da buna bir sebep. KYÖD de bundan nasibini alıyor mu?

Kuşkusuz ki alıyor. Toplum nereye giderse, toplumun tüm yapıları da oraya gidiyor. Ortada siyasal ve toplumsal bir sorun var. Herkes bundan nasibini alıyor. Türkiye’de bir toplumsal çürüme var. Bunun adına pozitif olarak değişim demek mümkün değil. Değişim ve gelişmenin bir rotası vardır ve oraya gidersiniz. Sabahtan akşama kadar rotalar değişmez. Ancak bizim şu anda yaşadığımız süreçte bir rota şaşkınlığı var, kafalar karışık, bu çürüme süreçlerinin emaresi. Bu çürümenin de adı şu: Türkiye, özellikle 80’den sonra bir çürüme yaşadı ve bu şu an zirvede. Son dönemde yaşananlar, uluslar arası düzlemde planlanmış bir operasyonun fiili olarak Türkiye ile buluşmasıdır. İçerisinde yozlaşma vardır, gericileşme vardır, cehaletin güçlendirilmesi vardır. Şimdi bunu yaşıyoruz. Artık Türkiye’de Anadolu çağdaşlaşması, arkasına sermayeyi de alarak rotasını Ortadoğu’ya çevirmiştir. Bu da Türkiye’nin yönünün artık değiştiğinin kanıtıdır. Aydınlanma ve çağdaşlaşma direnci düşmüştür. Sermayenin gücüyle, darbelerle, baskılarla, Türkiye’nin direnç noktaları kırılmıştır. Sivil toplumun da etkilendiği bu. KYÖD de bundan nasibini aldı. Ama KYÖD, 70 yıllık tarihi ve genlerinden gelen dirençle, hala ayakta kalıyor. KYÖD’ün bu gücü, geçmişinden, birikiminden ve kurumsal yapısından geliyor. Biz de bir direnişteyiz. Şunu biliyoruz: KYÖD 70 yıldır ayakta ve bu köklü kurum, sağcılık-solculuk üzerine kurulmadı. KYÖD, bu kentin yaşamını kolaylaştırmak, sorunlara çözüm üretmek, kültürü ve sanatı ayakta tutmak, çağdaşlaştırmak için kurulmuştur ve bu şekilde vardır.

 

KYÖD Başkanı oldunuz ve Türkiye bir darbe girişimi ile karşı karşıya geldi. Bu süreç sizin yönetiminizi zorlaştırdı mı?

1 Haziran’da göreve geldik ve 45 gün sonra darbe girişimini gördük. KYÖD’te var olan irade, 15 Temmuz’u çok iyi kavradı ve ayın 16’sında bir açıklama yaptık. Bu açıklamada demokrasinin öneminden bahsettik, darbeye karşı duruşumuzu gösterdik. Nereye gitsem o açıklamayla alakalı olumlu ifadeleri duyuyoruz. Tabii ki o dönemde sinenler ve susanlar çokken, KYÖD’ün açıklaması önemliydi. Darbe girişimi sonrasına gelirsek; benim projem, KYÖD’ün yeniden inşasıydı. Buna dair eylem planlarını da hazırlamıştık. Fakat bu darbe girişimi süreçleri uzattı. Projelerimizi hayata geçirmekte güçlük çektik. İnsanlar ne yapacağını şaşırdı. KHK’lar bazı üyelerimizi mağdur etti. Türkiye evine kapandı. KYÖD’ü var eden üyeleridir. Üyeler de bu toplumun ferdidir ve son zamanları bire bir yaşadılar. İnsanlar, neyin nereden geleceğini bilmediği bir dönem yaşadı. Örneğin yapamadığımız bir şey… Tüm üyelerle buluşmak istiyorduk. Bunun için adım attık ama üyelerimiz gelmediler. Bunu sorgulamaya gerek yok. Türkiye zor bir süreçten geçiyordu ve herkes bundan etkilenmişti. Diğer yandan KYÖD üyelerinin büyük bir bölümü başka bir kurumda ya başkan ya da yönetim kurulu üyesi. Onları sadece KYÖD çatısı altında bir araya getirmek güç oluyor. Fakat daha sonra akademik odaları bir araya getirdik. Üyelerimiz ilgi gösterdiler. Zaten onlar odalarda da yöneticilik yapıyorlar.

 

Yapılması planlanan çöp tesisi ile ilgili toplantılar yaptınız.

Çöp tesisi ile ilgili çalıştık. Akademik odalarla beraber bir rapor hazırladık ve bunu belediyeye sunduk. Çok kapsamlı bir rapor bu. Bu raporun ardından çöp tesisiyle alakalı farklı bir şey düşüneceklerine de inanıyorum. Fakat şu da var: Bu tesisi yapmak zorundalar. Bu proje onların önüne geldi. Onların yaşadığı zorluğu da biliyorum. Ama bizim raporumuzun onları daha da zorlayacağına inanıyorum. Önceki soruya gelirsem; elbette 15 Temmuz Türkiye’yi etkiledi. Fakat şunu belirtmem lazım; KYÖD’ün kurumsal yapısı, ortak aklı, birikimi ve gücü, eğer bir yerden daralma olursa, çalışma alanını başka yere çevirecek nitelikte.

 

Mehmet Toker’in başkanlığında KYÖD neler yaptı?

Akademik Odalar Birliği yıllar sonra düzenli toplanmaya başladı. Bu toplantılarda kent sorunlarını konuluyoruz ve çözüm önerileri sunuyoruz. Onun ötesinde çevresel alanda tüm zorluklara rağmen çalışıyoruz. KYÖD için çevre duyarlılığı hep önemli oldu, bu devam ediyor. Kültürel etkinliklerimiz hep sürdü. Tüm olumsuzluklara rağmen sanatsal etkinlikler hiç azalmadı. Bu kentteki neredeyse tüm kültürel ve sanatsal etkinliklerin çatısı KYÖD oldu. Öte yandan bu dönem daha uzun vadeli planlar yaptık. Örneğin bir yıllık eylemi planı hazırladık ve büyük bölümünü hayata geçirdik. Planlı bir çalışma yürüttük. Örneğin şu an bizden sonraki arkadaşlarımızın eylem planı için de çalışıyoruz. Çünkü 4 ay sonra gelen kurul var. Mayıs ayındaki genel kurulu 2 gün yapmak istiyoruz. Eğer 2 günlük genel kurul olmazsa olağanüstü genel kurul yapmak istiyoruz. Bugünlerde karar vereceğiz. KYÖD’ün kendine has bazı problemlerini genel kurulda masaya yatırmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemi genel kurulun planlaması gerekiyor. Bir yol haritası çıkarmak istiyoruz.

 

KYÖD üyeleri neler yapmalılar?

Yaptıklarımızı çok konuşma taraftarı değilim. Biz yapamadıklarımızı samimiyetle konuşacağız. Ben dönem başında çözmem gereken sorunların çözümünü dönem sonuna bıraktım. Çünkü çözülmesi gereken öncelikli sorunlarımız vardı. Örneğin bu dönem başkanlar kurulunu bir araya getirmeye başladık. Kimsenin KYÖD’den kopmasını istemiyoruz. Eğer genel kurulu görevini tam yaparsa, danışma kurulu toplanırsa, başkanlar kurulu bir araya gelirse, KYÖD problemlerini çözer. Biz bunu yaptık ama önemli olan kurumsallaşma olmalı. KYÖD’ün ne yapması gerektiğini seçilen başkan belirlememeli. Bu bileşenler belirlemeli. Biz, bizden sonraki yönetime, sorunları kalmamış bir KYÖD bırakmak istiyoruz. Bir taraftan mali sorunları çözmeye çalışıyoruz bir taraftan da KYÖD çatısı adlındaki ortak aklı daha çok hayata geçiriyoruz. Biz genel kurulda yaptıklarımızı değil, yapamadıklarımızı anlatacağız. KYÖD’ün sürdürülebilir olması lazım. Yönetimin işletme sorunlarıyla ilgilenmemesi lazım. Alternatif çözümleri bulmak zorundayız. KYÖD, sivil toplum örgütü olarak yapması gerekenleri yapacak. Bedel de ödesem bunu yapacağım. Bu kentin KYÖD’e ihtiyacı var. Bu başkanından, yönetiminden kaynaklanmıyor. Bunu sağlayan, 70 yıllık tarihsel birikimi. Bu kentlilerin KYÖD’ten beklentileri var, KYÖD’ün de bu kente verecekleri var. Bunu sağlayacağız.

Üyelere ne söylemek istersiniz?

Öncelikle KYÖD’lülerin KYÖD üyesi olduklarını hatırlamaları çok önemli. Ben bütün KYÖD’lülere şunu söylüyorum: Aynanın karşısına geçin ve KYÖD kimliliğinizi sorgulayın. Ben bunu yapıyorum. Kendi vicdanımla baş başa kalıp kendimi sorguluyorum. Ben günü değerlendirmeden yatıp uyumam. Mutlaka bir gün sonramı belirlerim. Tüm KYÖD’lü arkadaşlarım, KYÖD’lü kimliklerini sorgulamalarını öneriyorum. Bu hem KYÖD için çok önemli, hem de yaşadığımız kent için. Sivil toplum örgütlerimiz için bir sorun yok. Birçok çalışmayı birlikte yapıyoruz. Örneğin Kent Konseyi ile aramız çok iyi. Bize bir adım attıklarında biz iki adım atıyoruz. Ortak çalışmalar imza atıyoruz. Üyelerimiz de bizimle daha çok olursa, başaramayacağımız hiçbir şey yok. Biz şunun farkındayız: Bizim gibi düşünmeyenleri yok saymadık ve yok saymayacağız. Bizi birileri yok saymaya çalışsa bile biz onları yok saymayacağız. Bu kentte birlikte yaşamak zorundayız. Farklılıklarımız zenginlik. Bazıları bize, niye muhalefet etmediğimizi soruyor. KYÖD bir muhalefet örgütü değil. KYÖD, aklıyla, birikimiyle, bu kentin sorunları için çözüm önerileri ortaya koyan, duruş belirten bir kurum.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.



istanbul escort escort istanbul escort bayan bayan escor escort