TARİH 17.10.2017 SAAT 01:03:20

23.09.2017 Cumartesi - 15:47

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş istifa etti.

Kokusu birkaç gün önce çıkmıştı.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Topbaş’ın istifa edeceğini duyurmuştu.

Bir CHP’linin bildiğini Ak Partililer bilmez mi? Elbette herkes biliyordu ama kimse sesini çıkarmamıştı. Ak Parti değişimi gürültüsüz patırtısız yapmaya çalışıyor.

***

Görünüşteki istifa nedeni, bazı imar değişikliklerinin Kadir Topbaş’ın geri göndermesine karşın partisine mensup belediye meclis üyelerinin oylarıyla tekrar geçmiş olması…

Ama hepimiz biliyoruz ki bu işin kökü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tercihlerinde yatıyor. Recep Tayyip Erdoğan belediyelerde köklü değişiklikler yapmak istiyor.

Öncelikle de Ankara ve İstanbul’da…

Topbaş için damat Kavurmacı meselesi işin tuzu biberi oldu.

***

Kadir Topbaş, Saraçhane’deki merkez binasında yaptığı basın toplantısında istifa ettiğini resmen açıkladı. “İnsanlar çok şey affeder ama adam yerine konmamayı affetmez. Hata ile ihanetin birbirine karıştırılmaması gerekir. İhanet edenler asla affedilemez” cümleleri dikkat çekiciydi.

Topbaş kime dedi, ne demek istedi ben anlamadım.

Ancak anlayan Ak Partililer olmuştur.

***

Benim anlamak istediğim şey elbette ilimizde de bu tip erken ayrılık- istifa süreçlerini belediyelerde görecek miyiz?

Görürsek hangi belediyelerde göreceğiz.

Hep sıcak bir dönem geçireceğimizi yazıp duruyorum, Kadir Topbaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa etmesi siyasilerin buram buram terleyeceği bir dönemin en net işareti oldu.

Bizi duydun mu Ankara?

 

 

 

 

21 göçmen öldü ama…

 

Elim varmadı, bir türlü değiştiremiyorum.

“Belki değişir” diye umut ediyorum.

Bekliyorum değişsin diye…

Ama değişmiyor.

Bizim gazetedeki anket köşesinden bahsediyorum.

Soru “Türkiye’deki Suriyeliler hakkında ne düşünüyorsunuz?”

787 oy kullanılmış.

Yüzde 57 ile “hemen gitsinler” birinci sırada…

Savaş bitene kadar burada kalabilirler” diyenlerin oranı ise yüzde 28

Bu oranlar epeydir böyle. Oy kullananların sayısı artıyor ama tercih oranları değişmiyor.

Yani halkımızın yüzde 85’i –bir kısmı özverili de olsa- göçmenleri istemiyor.

***

Önceki gün Karadeniz’de Kefken açıklarında bir göçmen teknesi battı.

Ege’de görmeye alışık olduğumuz o facialardan biri, bizim şehrimizin denizinde oldu. Dün ölü sayısı 21’e çıkmıştı.

Kurtarılan 5 yaşlarındaki bir kız çocuğunun gözlerindeki korku fotoğrafa yansımıştı.

Bu bile savaş bitene kadar kalabilirlerin oranında oynama yapmadı.

Ya da “kalsınlar” diyenler de bir artış olmadı.

***

21 kişi öldü ama yaprak kıpırdamadı.

Çünkü onlar göçmen…

Bilmiyorum, bize ne oldu?

Saçma sapan konularda tepkiler verirken böylesi kritik bir konu hakkında susuyoruz.

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”

Toplulumuzdaki genel kabulün aykırı olsa da ben bu göçmen meselesi konusunda farklı düşünmeye devam edeceğim.

İnsanı önce insan olarak görmeye devam edeceğim.

 

Güzel ama bilinçsiz

 

Itır Esen 18 yaşında…

Modellik ve mankenlik yapıyor. Aynı adı taşıdığı halası gibi çok güzel bir genç kız.

Birkaç gün önce de Miss Turkey 2017’de birinci oldu. Hemen ardından daha önce Twitter’da yaptığı bir paylaşım nedeniyle tacı geri alındı.

Şaşırdım ve meraklandım, “15 Temmuz Şehitleri ile ilgili ne yazmış olabilir” diye…

Regl kanı ve şehit kanı karşılaştırmasından yola çıkılıp yapılmış –aptalca– bir paylaşım. Zaten kendisi de savunmasını politik bir çıkışla değil “menstruasyon dönemindeydim” diye yapmış.

Belli ki Itır politik biri değil ama saygı- sevgi ve bilinci ayaklar altına alan, şehitleri inciten bir tweet atmış. Attığının ne anlama geleceğinin de farkında değil.

Bence Itır Esen meselesi gençlerin olayları idrak kabiliyetlerinin düşüklüğünü ve yaşama ne kadar sığ bir pencereden baktıklarını gösteren çok önemli bir örnek olmuş.

Itır’da güzel ama birçok yaşıtı gibi çevresinde olup biteni anlayıp değerlendirebilmekten çok uzak bilinçsiz bir genç kız.

Bence bu magazinlik ya da siyasi bir konu olmaktan çok, çocuklarımızı iyi yetiştirip yetiştiremememizle ilgili bir durum.

 

 

Kendine yalan…

 

Zamanın ruhuna uygun bir Özdemir Asaf şiiri paylaşalım:

“Çok kişi bir başka türlü

Kendine yalan.

Çok kişi bir başka yalan,

Kendi türünde.

Kiminin kültürü yoksun

Ahlâkdan..

Kimi de ahlâkdan yoksun,

Kültüründe.”

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.