TARİH 25.09.2017 SAAT 04:07:28

20.04.2017 Perşembe - 13:32

Tüpraş işverenin toplu iş sözleşmesinde fabrikada çalışma düzeninde yapmak istediği değişime karşı işçiler kararlı. 18 Nisan’daki görüşmenin ardından tekrar iş bırakan işçiler, işverenin seslerine kulak vermesini istiyor

Süriye ÇATAK TEK – Tüpraş toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Arabulucu gözetiminde yapılan görüşmede de sonuç çıkmayınca işçiler bir kez daha iş bıraktı. Yarım gün iş bırakan işçiler, işverenin yıllardır elde ettiği kazanımlarını pazarlık konusu yapmayacağını belirtti. Saba 08.00 vardiyasının girişinde ve 24.00-08.00 vardiyasının çıkışında yapılan eyleme içiler eksiksiz katıldı. Petrol-İş Kocaeli Şube Başkanı Salih Akduman yaptığı açıklamada, işverenin talep ettiği hiçbir haklarında geri adım atmayacaklarının altını çizdi. Bu eylem Tüpraş’ın dört rafinerisinde eş zamanlı yapıldı.

İŞÇİ VE SENDİKA

ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPTI

Tüpraş’ın yarattığı katmadeğer v ülke ekonomisine olan katkısının, işletmede sağlanan çalışma barışı ve kalifiye iş gücünün örgütlü olması ile mümkün olduğunu söyleyen Akduman, “Tüpraş işçisi, her türlü fedakarlığı yaparak çalıştığı bu işletmede yüksek riskleri göze alarak üretmekten ve ülkemize katmadeğer sağlamaktan her zaman gurur duymuştur. Tüpraş’ta kurulduğu günden bu yana tesis edilmiş olan çalışma barışı, işçi ve işveren tarafının karşılıklı iyi niyeti ile sağlamlaşmış ve özelleştirmeden sonra da Tüpraş’ta faaliyetlerin ve yatırımların en büyük güvencesi haline gelmiştir. Tüpraş işçisi ve Petrol-İş, bu işletmeye daima sahip çıkmış, sorumlu davranmış ve çalışma barışına azami özeni hep göstermiştir” dedi.

SESİMİZE KULAK TIKIYORLAR

İş barışının sürmesi için Tüpraş işvereninden sendika ve işçinin gösterdiği hassasiyeti e özeni göstermesini isteyen Akduman, “Tüpraş işvereninin sözleşme yürürlük süresi, çalışma sistemi, vardiya düzeni ve özel mazeret izinleri gibi konularda ısrarcı olması nedeniyle sözleşme süreci tıkanmıştır. İşveren, sözleşmenin yürürlük süresinin 3 yıla çıkarılmasını, yılda 8 işgününe kadar verilen ücretli mazeret izinlerinin kaldırılmasını istemektedir. Vardiyalılar için haftalık çalışma süresinin 40 saatten 42 saate çıkarılması talep edilmektedir. Bu teklife yönelik yaptığımız eylemleri görmezden gelen ve taleplerimize kulak tıkayan işveren aynı talepleri 18 Nisan’da arabulucu ile yapılan görüşmede de yeniledi” dedi.

İŞÇİNİN TAVRI BELLİDİR

İşverenin idari maddelere yönelik yaklaşımının ücret maddelerinin görüşmesine geçilmesinin önünü kapattığını söyleyen Akduman, “İşveren sözleşme yürürlük süresinin 3 yıla çıkarılması konusu başta olmak üzere bu değişikliklere gerekçe olarak bağlı bulundukları Koç Topluluğu’nun stratejik plan ve hedeflerini göstermektedir. Bu ısrarlara karşı Tüpraş işçisinin tavrı bellidir. Yıllardır sürdürdüğümüz mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Haklarımızı ve kazanımlarımızı korumakta kararlıyız. Petrol-İş, sözleşme stratejisini bu temel kazanımların korunduğu bir zeminde kurmaktadır. Bunlara dönük dayatmaları asla kabul etmeyiz. Sendikamız, işkolumuzda ve özellikle rafinaj-petrokimya sektöründe sözleşmelerde 2 yıllık yürürlük süresi esasından vazgeçmeyecektir.

YÜKSEK HAKEMLE TEHDİT ETMEYİN

Petrol-İş üyesi işçiler, çalıştıkları işyerine sahip çıkar, üretir ve ürettiğinden de adil bir pay almayı, insan onuruna yakışır bir ücret elde etmeyi talep eder. İşverenin, işçinin bu hassasiyetlerini çarpıtmasını ve ülkemizin en çok katmadeğer üreten kuruluşu olan Tüpraş’ta, çalışma düzeni ve barışını herhangi bir haklı gerekçesi olmayan tekliflerle bozmaya çalışmasını anlamamız mümkün değildir. Ülkemizde işçi sınıfının hak mücadelesi üzerinde demokrasi kılıcı gibi duran Yüksek Hakem Kurulu (YHK) prosedürünün, grev yasaklı Tüpraş işyerinde bir tehdit unsuru olarak kullanılmasını asla kabul etmeyeceğiz.

DAYATMALARI KABUL ETMİYORUZ

İşverenin bu prosedürden medet umarak böylesi bir tavır geliştirdiğini düşünmek dahi istemiyoruz. Çünkü grev silahı yasalarla elinden alınmış olan Tüpraş işçisi, hak ve kazanımlarını sonuna kadar koruyacak ve bu amaçla sonuna kadar da direnecektir. İşverenin böylesi yanlış bir tutum içerisinde olması ve ilgili değişikliklerde ısrar etmesi, en başta iş barışını zedeleyecek ve işverene hiçbir yarar sağlamayacaktır. Tüpraş işçisinin mesajı nettir. Dayatmaları kabul etmiyoruz. 40 yıla yaklaşan mücadelemiz ile elde ettiğimiz kazanımları bırakmayız. Mücadelemizden asla vazgeçmeyiz” dedi.

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.