TARİH 12.12.2017 SAAT 23:04:58

Kocaeli Escort escort kocaeli

15.06.2017 Perşembe - 16:10

Bu sözü söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.

Ancak şu ulaşım hamleleri konusunda, “Yetmez ama evet…” diyorum.

Bakın şehir içindeki yeni düzenleme benim beklediğimden daha çabuk sonuç veriyor.

Görünen hatalar da  küçük müdahaleler ile anında çözüme kavuşturuluyor. Son olarak Musa Kazım Caddesi’nden gelip Cumhuriyet Caddesi’ne doğru kuzey- güney yönünde hareket etmek isteyenler Alemdar’da gereksiz bir yoğunluk yaratıyordu. İkizliçeşme üzerinden Leyla Atakan Caddesi’ne dönüş verilerek bu trafik güzergahı da by- pass edildi.

İşe de yarıyor.

Abdurrahman Yüksel Caddesi de tekrar saat yönünün tersine çalışmayı kusursuz sağlamak için güney- kuzey istikametine çevrilecektir.

***

Sırada tramvay var…

Tramvayda yolculuk cumartesi başlıyor.

20 dakikada bir Akçaray ile Batı Terminali ile Otogar arasında yolculuk yapabileceksiniz.

Yazımın başlığı da tam bu noktada geçerli: Yetmez ama evet.

Tramvay iyi olacak; faydalı olacak. Ancak bu uzunlukla yetmeyecektir. Doğrusu ben en kısa zamanda bu güzergahın nasıl uzatılacağını bilmek isterim. Çünkü tramvaya olan desteği bu gelişmelerin artıracağını düşünüyorum.

Yeni stada doğru mu gidecek?

Şehir Hastanesi’ne bir yeni hat mı olacak?

Kartepe’ye doğru mu uzayacak?

Yoksa olası yeni otogar noktasına doğru mu gidecek?

Örneğin batıda PlajYolu’na doğru gidecek mi?

Tüm bu hedefler, tramvayın uzun vadeli bir çözüm olduğu konusunda kamuoyunu da ikna edecektir.

***

Tabi metro meselesi var. O da çok önemli.

Onu da masaya yatırmamız lazım…

Batı Terminalinin taşınması çok önemli…

Onun da masaya yatırılması lazım.

Sonuç itibarıyla ulaşım için atılan adımlar önemli ve güzel ancak yetmez.

***

Tabi bu işe emek harcayanları da pozitif anlamda teşvik etmek lazım. Şu güzergah değişikliğini Büyükşehir’in kadroları kendi çalıştı. İbrahim Karaosmanoğlu’nun liderliğinde Tahir Büyükakın ve ekibi çok başarılı oldular.

Bir alkışı hak ettiler.

Haklarını teslim etmek isterim.

***

Cumartesi tramvay günü…

İzmit için yeni bir gün daha…

Hadi hayırlısı…

 

Zincirleme felaket

Deveye sormuşlar, “Niye boynun eğri” diye “Nerem doğru ki” şeklinde cevap vermiş.

Bu MİT TIR’ları meselesi de öyle…

Hiçbir aşamasında bence doğru bir tutum- davranış yok.

Böyle nasıl olabiliyor, anlamıyorum.

Biraz açalım.

***

MİT TIR’ları konusunda Hükümet çok tutarsız davrandı.

Önce “Yardım” dendi, sonra “O silahlar Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu” dendi. Sonra iş “Devlet sırrı” noktasına bağlandı.

Ben mi yanlış anlıyorum, “devlet sırrı” demek, “size anlatamayacağım bir şeyler var” demek değil mi?

Mesele Ortadoğu olunca bu durum son derece sıkıntı yaratmıyor mu?

Uluslar arası ilişkilerde de bir sıkıntı demek değil mi?

O sıkıntı hissedilmiyor mu?

***

Sonra bu meselenin haber olması…

Cumhuriyet Gazetesi bu haberi yaptığından beri aynı şeyi söylüyorum, “Aynı haber benim genel yayın yönetmenliğini yaptığım bir gazeteye gelse ya da ben Cumhuriyet’in genel yayın yönetmeni olsam bu haberi kullanmam.

Çünkü; belli ki bu haber sadece bir haber değil…

Eğer birileri bunun haber olmasını istiyorsa çıkar anlı şanlı basın toplantısı yapar “Alın size görüntüler” der. Herkes de bu haberi görür.

Bu durumun böyle haber yapılması da felakettir.

***

Hadi haber yapıldı, Can Dündar’ınBen bu bilgiyi solcu bir milletvekilinden aldımaçıklamasını yapması- yazması bir başka felakettir.

Arkadaş, gazeteci haber kaynağını yazar mı, açıklar mı?

Sonuç; O dönem Dündar ile telefonla konuştu diye fatura eski gazeteci Enis Berberoğlu’na kesildi.

Bu da bir felakettir.

***

CHP’nin yaptığı felaket de var. CHP, HDP ile aynı çizgiye düşeriz korkusuyla “dokunulmazlıklar” konusunda geleneksel çizgisinden ayrıldı.

Enis Berberoğlu’nun yargılanmasının önü açıldı.

CHP’nin bu duruşu da siyasi bir felaketti.

***

Ve mahkeme…

Enis Berberoğlu’nun davası temmuz ayı yaklaşırken büyük bir hızla bitirildi.

Okuyup gördüğüm kadarıyla bu kadar ağır bir cezanın verilmesi gerektirecek belge ve bilgi yok.

Mahkemeler karar alırken bu durumun yaratacağı etkiyi düşünmez mi?

Damatlar ile ilgili kararların üzerine Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezası alması ülkemizin huzuru, adalete güven açısından da bir felakettir.

***

Ve şimdi yürüyüş…

Biliyorum, iktidara karşı sert bir tutum isteyen şahin görüşlü CHP’lilerin içine biraz su serpildi.

Ancak yürüyüş aynı zamanda kaotik bir durumun başlamasının işaret fişeği de olabilir. Zincirleme felaketler artarak devam edebilir.

Biri bu kadar yanlışa dur demeli…

Ama nasıl?

Volkan Yüksel’den

New York mektubu

Sevgili gazeteci dostum Volkan Yüksel bir süredir, New York’ta yaşıyor. Kedi filmini de orada seyretmiş. New Yorklular da filme ilgi gösterince o da bir mektup kaleme alarak Ertuğrul Özkök’e göndermiş. 

Mektup, Özkök’ün dünkü köşesinde “O Kedilerin hepsi Birer vatansever” başlığıyla yer aldı. Ben de yer vermek isterim.

İşte Volkan’ın yazdıkları:
“Sevgili Ertuğrul Özkök, geçtiğimiz günlerde ‘Kedi’ filmiyle alakalı yazdığınız yazıyı okudum. Bir süredir New
York’ta yaşıyorum. Film New York’ta gündem maddesi oldu. 

New York Times, Time Out New York ve benzeri yayınlar ‘Kedi’ye geniş yer verdiler. 

Ben filmi NYC’de Çin Mahallesi’nde tarihi Metrograph Sineması’nda izledim. 

Günlerce kapalı gişe oynayan filmin biletini bulmakta epey zorlandım. 

Zar zor buldum ve gözyaşları içinde izledim! 

Gözyaşı dökmemin nedeni salonun tepkisiydi… 

Yanımda oturan Afrikan-Amerikan yaşlı bir kadının çantasından çıkarıp verdiği peçete ile gözyaşlarımı silerken tüm salon, yer yer kahkaha atıyor, yer yer de alkışlıyordu.

Film bittiğinde salondaki New York’lu izleyiciler ayakta alkışladı.

Hayatımda ilk defa bir filmi ayakta alkışlayan bir izleyici gördüm.

Çıkarken de benim ve Salih’in (Aksu) Türk olduğunu anlayanlar gelip bizi tebrik etti. 

Şaşırmıştım… Hemen filmin oyuncularından olan Mine Söğüt’e mesaj yazdım ve Ceyda Torun’a ulaşmak için yardım istedim!

Çünkü Ceyda harika bir çalışma yapmıştı… 

O kadar haklısınız ki, son dönemde birçok konuda eleştiri hedefi olup, Gezi planlarından çıkan ülkemiz, ‘Kedi’ ile New York’luların ‘Hangi mevsim gitsek’ sorusuna dönüştü.

Dün de Brooklyn’in Bushwick bölgesinde gezerken, ‘Kedi’nin dev afişlerini gördüm.

YouTube TV yayın hakkını almış ve geniş reklam yapıyordu. Yolda para bulmuş gibi sevindim… 

Sevgiler… 
Volkan Yüksel – Gazeteci”

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.