Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.12.2018 SAAT 01:12:02
Advert

KOÜ ve Kocaeli için bir dönem daha...

KOÜ ve Kocaeli için bir dönem daha...

Herkes siyasi partilerin adaylarını konuşuyor ama bu günlerde ilimizi yakından ilgilendiren bir seçim daha sessiz sedasız yaşanıyor.

Kocaeli Üniversitesi’nin yeni rektörü aralık ayı başında belli olmuş olacak.

Herkes KOÜ ile Sadettin Hülagü adını yan yana yakıştırdığı ve kanıksadığı için seçim sürecinden farklı bir sonuç beklenmiyor.

Biliyorsunuz, KOÜ’nün yeni rektörü olmak  için YÖK’e 12 isim başvuruda bulunmuştuYÖK bu sayıyı üçe düşürdü ve Cumhurbaşkanlığına sundu. Mevcut Rektör Prof. Dr. Sadettin Hülagü ile birlikte iki isim daha YÖK tarafından mülakata çağrıldı. Şimdi Erdoğan’ın kararını bekliyoruz. O karar da 3 Aralık’a kadar açıklanacak ve yeni rektörümüzün kim olacağını öğreneceğiz.

Adaylara bakınca Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğüne tekrar Sadettin Hülagü’nün atanması en doğal olanı. Dediğim gibi kentin beklentisi de bu yönde.

***

Bir ay önce şunları yazmıştım:

“Bence Sadettin Hülagü, Kocaeli’ye değer katan isimlerden biri…

Hülagü göreve geldiğinden bu yana üniversitenin gelişimine de bir bakın.

-Fiziki koşullarına…

-Akademik çalışmalara…

-Eğitim kalitesine…

-Üniversite ve kent arasındaki ilişkinin güçlenmesine…

Şöyle bir bakın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Fotoğrafta şunlar var:

Öğrenci odaklı bir eğitim anlayışı, borçsuz bir hastane, AMATEM ve ÇAMATEM gibi devam eden projeler, master düzeyinde eğitim için sağlanan alt yapı, ARGE için sağlanan yeni fiziki olanaklar…

Şimdi önümüzde rektörlük seçimi var. Çok talipli olur mu bilmem ama ben Hülagü’nün yeni dönemde de rektörlük koltuğunda oturmasının Kocaeli’nin menfaatine olacağına inanıyorum.”

***

Bugün de aynı fikirdeyim. Kocaelilerin önemli bir bölümü de bu konuda hiç şüphe duymuyor. Ama dün Sevgili İsmet Çiğit yazmış ve önemli bir hatırlatmada bulunmuş:

Hiç kuşkusuz Rektör Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün bizim desteğimize falan ihtiyacı yok. Cumhurbaşkanı tarafından çok yakından tanınan bir insan. Ama buna rağmen bu dönemde kentin enerjisinin Rektör Prof. Dr. Hülagü’den yana olduğunu da hissettirmemiz gerekiyor. Sadettin Hoca, rektörlükteki birinci döneminde gerçekten başarılı oldu. Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün rektör olarak atanması, kendisine verilecek bir paye değil, Kocaeli kentine verilecek bir ödül olacaktır. KOÜ rektörlüğüne torbadan çıkar gibi abuk sabuk biri atanırsa, sadece üniversite değil, kent de kaybeder. İhtiyacı olmasa da bu enerjiyi, Hülagü’nün yanında göstermemiz gerekiyor.”

İsmet abi haklı. “Yiğidi öldür hakkını ver” demişler.

***

Öyleyse ben de kent adına sorumluluğu olan biri olarak bugün Sadettin Hülagü’nün ikinci döneminin neden Kocaeli için faydalı olacağına dair bir kaç önemli notu sizinle daha net paylaşmak isterim. Çünkü bunları bilirseniz yazıya neden böyle başlık attığımı daha iyi anlayacaksınız.

Önce Hülagü’nün bu döneminde yapılanlardan bazılarına bakalım:

BİR- Beş farklı yüksek okul, fakülte seviyesine çıkarıldı. Eğitim kalitesi yükseltildi.

İKİ- Doktora ve yüksek lisans öğrenci sayısı çoğaldı. Bu önemli çünkü eğitim kadar bilimsel araştırma da üniversiteler açısından kıymetli bir alan. Hülagü KOÜ’nün bu yönünü geliştirdi.

ÜÇ- Körfez ilçeye yapılan Yabancı Diller Yüksek Okulu başta olmak üzere 400 milyon TL’yi aşan yatırım yapıldı. Bunların içinde Onkoloji Hastanesi, Yaşlı Bakım Merkezi ve Klinik ve Deneysel Araştırmalar Labaratuvarı gibi üniversiteyi fiziki ve bilimsel anlamda yukarı çekecek yatırımlar var.

DÖRT- Sadettin Hülagü önceliğinde KOÜ, kentteki yerel yönetimler ve sanayi kuruluşları ile işbirliği yaparak, YÖK için de örnek model teşkil edebilecek bir istihdam profili hazırladı. Meslek Yüksek okullarının eğitim- öğretim faaliyetleri de buna göre düzenlendi.

BEŞ- Hülagü’yü KOÜ öğrencileri de çok seviyor. Boşuna değil. Çünkü Sadettin Hoca, öğrenciler ile sosyal medya dahil her platformda ilişki içinde. Ve öğrenci odaklı bir yönetim anlayışı içinde.

***

Liste uzayabilir ama daha da önemli bir durum var. Sadettin Hülagü KOÜ’nün başında olursa önümüzdeki 4 yılda yapılması planlananlar var. Doğru hedefler, seçilmiş. Bunların gerçekleştirilmesi de KOÜ ve Kocaeli için çok önemli. Bazı örnekler vereyim:

BİR- Birçok üniversite için tek başına kampüs olabilecek büyüklükteki B Yerleşkesi- Sağlık Kampüsü tamamlanarak sağlık hizmetleri bir araya toplanacak.

İKİ-Tıp Fakültesi bölümlerinin dünya çapında akreditasyon süreci tamamlanarak tüm dünyadan hasta kabulü yaygınlaştırılacak. Bunun için 80 milyon liraya yeni poliklinik binası tamamlanmak üzere…

ÜÇ- Teknopark 30 milyona varan net kara ulaştı. Teknopark’ta milli savunma, robotik ve mekatronik alanlarında başlatılan atılımlar, artırılarak devam edecek.

DÖRT- Hazırlanan yeni fiziki alan ile deneysel tıp araştırmaları için 20 milyon lira harcayıp büyük hayvanlar üzerinde deney ve kök hücre araştırmaları yapılabilecek.

BEŞ- İki ayrı ilçede iki yeni yerleşke ile fiziki koşullar geliştirilecek.

 ***

Tablo böyle…

Bu kentin hak ve hukukunu savunuyorsak- savunmamız gerekiyorsa bu cümleleri yazmayı bir borç biliyorum:

-Ben Hülagü’yü değil öncelikle Kocaeli ve KOÜ’nün menfaatlerini düşünürüm. Bu perspektiften bakınca Sadettin Hülagü’nün tekrar rektör olmasının Kocaeli ve KOÜ için bir kazanç olacağı net olarak görülebiliyor.

 

 

Taraftarlar, tarih yazmak ve Kocaelispor’un transfer yasağı

 

Kocaelispor, Çorum’da bir tarih yazdı.

Yanlış anlaşılmasın, sadece skordan bahsetmiyorum.

Skora elbette sevindim. 1-0 mağlup olduğunuz maçta- deplasmanda, ligteki ciddi rakiplerden birini iki gol atıp yenmek ve üç puanla dönmek elbette güzel ama ben tribündeki güzellikten bahsetmek istiyorum.

***

13 otobüs Çorum’a gidip ev sahibi seyircisinde deplasmana gitmiş psikolojisi yaratan cefakar Kocaelispor taraftarı yaptıkları kareografi ile de zaman ve mekan tanımadan fark yarabileceklerini de gösterdi.

Taraftar, Yeşil Siyahlı camiamızın itici gücüdür.

Taraftarlarımızı hep böyle güzellikler içinde görmek istiyoruz.

***

Bu kenti yönetenler ve bu kentten para kazananların da artık Kocaelispor’un transfer yasağını kaldırmak konusunda son hamleyi yapma zorunluluğu vardır.

İşte asıl tarihi o zaman yazacağız.

 

 

 

Hakkımı kimseye yedirmem!

 

Herkesin gönlünde bir parti…

Her partilinin gönlünde de ilçesinde ilinde belediye başkanı görmek istediği bir aday vardır.

Biz gazetecilerin de her parti için doğru olduğunu düşündüğü adaylar vardır- olabilir.

Bunu söylemek- yazmak da haktır.

***

Ancak bir hava var onu anlamak da çok zorlanıyorum.

Diyelim ki ben;

Tahir Büyükakın iyi adamdır” diyorum, “Vay, kamuoyunu manipüle ediyor” diye yaygara kopuyor.

Nevzat Doğan İzmit’te çok başarılı oldu” diyorum, “Vay, bir yerlere mesaj veriyor” diye ortalık karışıyor.

Fatma Kaplan Hürriyet, CHP’nin çıkarabileceği en tanınmış aday” diyorum, “Vay başkalarının önünü kapatıyor” diye dedikodu çıkıyor.

Gülerek izliyorum.

-Algı yönetimi yapıyor, diyenlere kahkaha atıyorum.

Çünkü, bunu diyenler Türkiye’de siyasetin nasıl yapılandığını külliyen unutuyorlar.

***

Arkadaşlar, bugün kimin aday olacağı Ak Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti’de liderlerin iki dudağı arasında değil mi?

Benim ya da bir başka yazarın bu liderleri manipüle edebileceğini düşünmek abesle iştigaldir.

Bu siyasi hava, duygu ve hırsın aklın önüne geçtiğinin göstergesi.

Ama dönelim başa, düşündüğümü yazmak da benim hakkım.

Hakkımı da kimseye yedirmem.

 

 

 

 

Partiler eninde sonunda ittifak yapmak zorunda

 

Kabul ediyorum, yerel seçimlerde ittifak yapmak kolay değil.

Çünkü başarının paylaşılması zor.

Çünkü koltuk bir tane…

İki partinin bir araya geldiğini düşünün, belediye başkanlığı koltuğunu kim alacak?

Bulunan çözümler var:

BİR-  İl il değişen tavırlar geliştirmek. A ilinde bir parti B ilinde diğer parti belediye başkan adayını göstersin. İyi de diğer partinin adayını desteklemek zorunda kalan partililerin 5 yıllık hayalleri ne olacak?

İKİ- Başkan adayı iki partiden de bağımsız çıksın iki parti onu desteklesin. İyi de o zaman küçük küçük derebeyleri yaratılmış olmayacak mı?

Neresinden bakarsanız bakın ittifak yapmak kolay değil.

***

Ama gelişmelere bakıyorum, hem Cumhur İttifakı cephesi hem de Millet İttifakı cephesi ittifak yapmazsa ciddi kayıplar yaşıyacak.

Örneğin;

BİR-  İYİ Parti, ittifak olmazsa çekim merkezi olamayacak ve ciddi oy kaybı yaşayacak. Böyle olursa merkez sağı konsolide eden bir parti inanılmaz güç kaybetmiş olacak.

İKİ- CHP, olası bir Ak Parti- MHP ittifakında, kalesi gördüğü Ege ve Trakya’da bile muhalif parçalanma nedeniyle sıkıntı yaşayabilir. Böyle bir ittifakta Kocaeli, Cumhur İttifakı lehine 13-0 olarak şekillenir.

ÜÇ- Tersini düşünün; olası bir CHP- İyi Parti ittifakı İzmit, Gölcük, Derince, Darıca ve Körfez’de Ak Parti’ye karşı ciddi bir şans yakalamaz mı? Ankara ve İstanbul’da iktidar partisini zorlamaz mı?

***

Sonuçlar çoğaltılabilir.

Ama ittifaklar yapanlara avantaj sağlayacak. Evet zor ama avantaj getireceği de aşikar.

İşte bu yüzden Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan arasındaki buluşma çok önemli.

İşte bu yüzden Kemal Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener arasındaki görüşmeler çok önemli.

 

 

 

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3680 TL 5.3466 TL
Euro
EURO
6.1040 TL 6.0797 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA