Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 21.02.2019 SAAT 05:40:36
Advert
 
Advert Advert

İzmit Lisesi yerinden oluyorsa...

İzmit Lisesi yerinden oluyorsa...

Bence kentleri rahatlatacak iki önemli uygulama var.

BİR- Desantralizasyon

İKİ- Kentsel seyreltme

Ne işi yarıyorlar- ne demek anlatayım:

Desantralizasyonşehrin çekim alanı noktalarını şehrin yeni alanlarına taşımaktır. Böylece merkez rahatlar, ulaşım kolaylaşır yeni cazibe merkezleri oluşur.

Desantralizasyon nasıl uygulanır, bakalım:

Şehir merkezinde kalmış, eğitim kurumları, kamu kurumları ya da organize ticari yapılar başka noktalara taşınır veya yenileri yeni cazibe merkezlerine konulur.

Kentsel seyreltme ise aşırı yapısal yük çeken bölgelerde meydanlar açmak ya da ulaşımı rahatlatacak yeni şerit ya da kavşaklar oluşturabilmek için bazı binaların ortadan kaldırılması ya da yeniden konumlandırılmasıdır.

***

Biliyorum uzun oldu ama konu İzmit Lisesi binasının taşınması ile ilgili…

Ben meseleyi anlayamadım.

Ne desantralizasyon var ne de kentsel seyreltme…

Biliyorsunuz İzmit Lisesi ve Yavuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, RHZ inşaata Nuh Çimento ve Eğitim Vakfı tarafından yaptırılan eski Cezaevinin bulurduğu  alandaki kampüse şimdi taşınacak. Gazi Lisesi de okullar kapandıktan sonra gidiyor.

İyi de yerlerine başka eğitim kurumları gelecek.

Hızırreis Ortaokulu, 50. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu, İzmit Milli Eğitim Müdürlüğü ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi geliyor.

Hızırreis Ortaokulu’nun adı İzmit Ortaokulu olacak.

***

Yani bunun adı sadece kaydırma…

Yani kurumların- binaların işlevi değişmiyor. Yeni meydanlar ortaya çıkmıyor. Ulaşım rahatlamıyor.

Sadece ve sadece eğitim kurumları için bir hamle.

Bence yetersiz bir gayret.

Eğer köklü kurumları yerinden ediyorsanız, çok daha büyük sonuçlar- avantajlar elde etmelisiniz.

Olmadı.

Eksik kaldı.

Kentsel seyreltme ve desantralizyonun daha iyi örneklerini yeni dönemde görmek istiyoruz.

 

 

 

Projelerin alt mesajı çok önemli

 

Dün adayların gerçekçi vaatler dillendirmesi gerektiğini yazdım:

“Elbette adayların proje lansmanlarını bekleyeceğiz. Kendi deyimleri ile ciddi proje ekipleriyle çalışıyorlar. Lansmanları görünce ne kadar “ciddi” olduğunu da göreceğiz.

Ancak, ben iki konuyu hep söylüyorum:

BİR- Ulaşım

İKİ- Kentsel dönüşüm.

Bu kentin dönüşümü için bu iki meselenin halledilmesi lazım.

Elbette nokta atışlı projeler de olacaktır. Ancak hiç mi popüler vaat olmamalı?

Olabilir hatta olmalı.

BİR- Mesela poşet konusunda hamle yapan 1-0 öne geçer.

İKİ- Market fiyatları tartışılıyor, mesela farklı zabıta denetimi vaatleri dikkat çekebilir.

ÜÇ- Kocaelispor ile ilgili vaatler beğeni toplayacaktır.

Ama ben buraya ciddi bir vaat alanı daha ekleyeyim:

Tarım…

Elbette tarım politikalarını belirlemek birebir belediyelerin işi değil. Hele ilçe belediyelerinin işi hiç değil. Üstelik belediyeler, kentler için kurulmuştur, kırsal için değil. Bu günümüzde değişti. Hem Kocaeli Büyükşehir hem de ilçe belediyeleri tarımı destekleyecek tüketiciyi rahatlatacak formüller üretebilir.

Vaatlerinin arasına bunları koyabilir.

Mesela Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’in günlük süt projesi gibi üreticiye de ve tüketiciye de kazandıran fikirler bulunmalı.

Sonuç olarak, uçuk kaçık vaatlerin yerine ayağa yere basan popüler ya da kalıcı gerçekçi vaatler sunulmalı.”

***

Bunun ötesinde belediyeciliğe sosyal açıdan bakıp projeler de üretmek var.

Millet İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, TV 5'te yayınlanan programda en büyük projesinin Ankara halkını mutlu etmek olduğunu söylemiş.

Yavaş’ın bazı projeleri şunlar:

BİR- Otobüs ücretlerini biz karşılayacağız.

İKİ- Öğrenci evlerine suyu yüzde 50 indirimli vereceğiz.

ÜÇ- Işıksız sokak kalmayacak.

DÖRT- Şehrin havası temiz olacak.

BEŞ- Musluktan akan su içilebilecek.

ALTI- Şeffaf olacağız. Ödediğiniz para ne kadar nereye harcanıyor göreceksiniz.

Dikkatinizi çekti mi?

Onu yapacağım, bunu yapacağım, şöyle devase proje yapacağım” yok.

Kentsel kalkınmanın yerine kentlinin memnuniyetini koymuşlar.

Teze anti tez…

Ben Millet İttifakı’nın Kocaeli Büyükşehir Başkan Adayı Dr. Serdar Kaman’ın da projelerinde “sosyal” yönünün ağır basacağını düşünüyorum.

***

Bir diğer avantaj da kenti iyi tanımak. Ben beraber çalıştığım adaylarda bu özellik varsa hep öne çıkarmalarını sağladım. Çünkü doğru proje için kenti bilmek önemli…

Bu seçimde Tahir Hoca bunu kullanıyor. Ak Parti Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın konuşmalarına bakıyorum. Kentin en ücra köşesini bile tanıdığının altını çiziyor, örneklendiriyor.

***

Bakalım Kocaeli seçmeni oy kullanmak için hangi sunuma daha çok değer verecek?

 

 

Seçim nasıl yönetilemez!

 

CHP Kocaeli'de  ittifak yapma işini yönetemedi.

Ben ilin tamamı ittifak olmalı cümlesinin altını sürekli çizerken birileri de sürekli ittifakın altını oydu.

45 gün önce konuşulan noktaya uzun kavgalar sonunda tekrar gelindi.

İnanmak mümkün değil.

Ama bunu Kocaeli'ye özel sanmayın. CHP tüm Türkiye'de bunu beceremedi.

Biraz anlatayım.

***

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu istifa etti. 7 saat sonra da geri aldı.

Bu hareketi ilkeli bulanlar oldu.

Sonra istifasını geri almasını olumlayanlar da...

Bana sorarsanız nereden baksanız berbat bir durum.

İstifa şöyle oldu:

BİR- Canan Kaftancıoğlu bazı ilçeler ile ilgili tercihlerini söyledi.

İKİ- Genel merkez bunlara evet ya da hayır demedi. Oysa bir il başkanına istekleri yanlışsa hemen söylenmeliydi. Beklenti yaratılmamalıydı.

ÜÇ- PM'de konuşulan isimleri duyunca Kaftancıoğlu, sosyal medyadan istifa ettiğini duyurdu.

DÖRT- PM'de bazı ilçelerin adayları geri çekildi, Canan Kaftancıoğlu da istifasını geri çekti.

Ne bu şimdi?

Bu kadar kötü yönetilen bir süreç gördünüz mü siz?

İl başkanı ile konuşur açık açık söylersiniz. İl başkanı olarak da siz isimlerden memnun değilseniz partinize zarar vermemek için 31 Mart'ı beklersiniz sonra istifa edersiniz.

***

Muğla'da CHP ve İYİ Parti arasındaki ittifak çok önemli ama iki parti anlaşamadılar. Meselenin göbeğinde de Bodrum var. Büyükşehir'de Osman Gürün'e rakip olmak isteyen Mehmet Kocadon'u tekrar Bodrum'a aday yapma isteği nedeniyle bölgede sevilen ve İYİ Parti'den aday olan Mehmet Tosun'u yemek istediler. Ortalık karıştı. Kocadon aday olamadı ama Muğla'da da ittifak bozuldu. Fethiye'nin efsane başkanı İYİ Partili Behçet Saatçi, "Böyle ittifak olmaz. Ben de büyükşehire aday olacağım" dedi.

İyi mi?

Hep yazıyorum, ittifak dediğin tüm ili kapsar, en küçük boşluk bile sıkıntıdır.

***

Ya İzmir?

CHP kendi kalesinde de topu ağlarında gördü. Aziz Kocaoğlu'nun tekrar aday yapılmadığı yerde Kılıçdaroğlu'nun Bayraklı için istediği Cevat Durak ile Buca için istediği Aydoğan Hepdemirgil PM'de çizik yedi.

Tunç Soyer'e de İYİ Partililerin büyük tepkisi sürüyor.

***

Yeterli örnek oldu sanırım.

Adaylık süreci yönetilemedi.

CHP'de bunların yansıması 31 Mart'tan sonra çok konuşulacaktır.

Yazın bir kenara…

 

 

 

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3139 TL 5.2927 TL
Euro
EURO
6.0270 TL 6.0030 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA