Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 12.12.2019 SAAT 21:55:29
Advert
 

Özen; Seçimin kaderi benim elimde

Seçim kaderini kendisinin belirleyeceğini belirten ve oldukça iddialı olan Saadet Partisi İzmit Belediye Başkanı Ahmet Özen, “Bu şehre katabileceğim çok şey var ve bazı şeyleri yapmak için Mecnun olmak, işin delisi olmak gerekiyor” diyerek AK Parti’nin adayı Sibel Gönül’e ve CHP’nin adayı Fatma Kaplan Hürriyet’e meydan okuyor
Özen; Seçimin kaderi benim elimde

 

Röportaj: Uğur ULUSOY

Yaptığı açıklamalarla ve sosyal medya paylaşımlarıyla dikkatleri üzerine çeken Saadet Partisi İzmit Belediye Başkan Adayı Ahmet Özen, eğitimci kimliği ve insanlara olan pozitif yaklaşımıyla özellikle kararsız ve sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenler üzerinde oldukça etkili bir tablo çiziyor, seçimin kaderini belirleyeceğini söylüyor.

“İyi bir başkanın şehri iyi dinleyen adamdır”, “Kenti, her şeyinizi emanet edeceğiniz bir başkanı seçerken kızınızı veriyormuş gibi düşünün diyen Özen, vatandaşların özellikle pazardan domates seçerken gösterdiği hassasiyeti belediye başkanı seçerken de göstermesi gerektiğinin altını çiziyor.

Seçildiği takdirde belediye personelinin rahat olmasını isteyen Özen, “Benim ekibim zaten hazır” diyerek personeli önemsediğini vurguluyor.

Gerisini Ahmet Özen’den dinleyelim…

 

-Biraz kendinizden bahseder misiniz?

1974 Karamürsel doğumluyum. Ailem Karamürsel’de yaşıyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi mezunuyum. Depremden sonra İstanbul’da öğretmenliğe başladım. Edebiyat öğretmenliği yaptım. 1 yıl kaldım ve sonra İzmit’e geldim. Burada öğretmenliğe devam ettim. AGD Kocaeli Şube Başkanlığı yaptım. 40 Hadis 40 Umre projesiyle Kocaeli’de 150 bin gence ulaştık. Gönüllü Kültür Teşekkülleri’nin 2 yıl başkanlığını yaptım. 2 dönem Kocaeli’den milletvekilliği adaylığım var. 5 yıl önceki yerel seçimlerde Karamürsel’de yüzde 21 oy almıştık parti olarak. Üçüncü parti olduk. İkinci CHP’ydi ve onların oyu yüzde 22 idi yanılmıyorsam. Bizim partimizin oyu orada yüzde 4’tü. Biz 45 günlük çalışmayla yüzde 21’e çıkarttık. Orada oturmadığımız, yaşamadığımız halde bu oya ulaştık.

-O yüzden mi Karamürselli olduğunuz algısı kaldı insanlarda…

Kocaeli’deki herkes benim Karamürsel’de oturduğumu bilir, Karamürsel’deki herkes de Karamürsel’de oturmadığımı bilir. Çok ilginç bir şey. Beni aslında İzmit daha çok tanıyor. Karamürsel'de çocukluğunuz geçmiş. İlk gittiğiniz zaman kimdir bu, nereden geldin diye sordular. Öyle başlamıştık hikayeye ama İzmit'te herkes öğretmenliğimden dolayı, sivil toplum kuruluşlarındaki görevlerimden dolayı, buradaki hayatımızdan dolayı  bilirler. Şu anda da 5 tane farklı ilde bulunan eğitim kurumunda da genel müdürlük yapıyorum.

 

 

BEN MECNUN’UM VE BANA İHTİYAÇ VAR

- Leyla ile Mecnun örneklemeniz çok dikkat çekti. Kadın adaylara meydan mı okuyorsunuz?

Orada 3 adaya da gönderme var. Kendime de var.

-Nasıl yani? Kendime de var derken…

Ben Mecnun’um, öyle düşünün. Bana ihtiyacı var İzmit’in. Kamuoyunda şu konuşuluyor; 2 tane bayan aday çekişiyor, o mu kazanır bu mu kazanır, yeni Leyla Atakan kim olacak… Biliyorsunuz bizde bir Leyla Atakan muhabbeti var. Herkes yeni Leyla’yı konuşuyor. Ben de aslında burada yeni bir Leyla’ya değil, yeni bir Mecnun’a ihtiyacımız var çıkışı yaptım. Hatta orada Fatma Hanım’ın iyi bir milletvekili olduğunu, milletvekilliğine devam etmesi gerektiğini, onu bu işte alıkoymayacağımızı, 1 Nisan itibariyle Meclis’e geri göndereceğimizi, onun da bundan memnun olacağını söyledim. Başkanlık bir de aşk işi, heyecan işi. Mecnun lafını kullanmamın nedeni o. İnsanı gayrete getiren, çalıştıran o şehre duyduğu aşktır, heyecandır.

-Bazı şeyleri yapmak için Mecnun mu olmak gerekiyor?

Benim bu şehre katabileceğim çok şey var diye düşündüğüm için bazı şeyleri yapmak için Mecnun olmak gerekiyor. İşin delisi olmak gerekiyor. Yoksa klasik işler yapmış oluyorsunuz. Ben her platformda şunu söylüyorum; Hiçbir zaman klasik bir belediye başkanı asla olmayacağım. Ben insana dokunan, insanı dinleyen, insanı harekete geçiren bir belediye başkanı olacağım. Bu şehirde yaşayan 365 bin nüfusu canlandıran, onların içlerindeki güzellikleri ortaya çıkaran bir belediye başkanı olacağım. Sonuçta şehri hem ekonomik anlamda hem kültürel ve sosyal anlamda tüm dinamikleriyle hedefe geçen başkan olma hayalim var. Aslında baktığınızda diğer adaylardan en önemli farkımın insan merkezli çalışmam olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğitimciyiz.

SANDIĞA GİTMEK İSTEMEYEN ÇOK

-Gittiğiniz yerlerde nasıl karşılanıyorsunuz?

Müthiş karşılanıyoruz. Bu seçimin kaderini ben belirleyeceğim. Çünkü gittiğimiz yerlerden yüzde 100 sonuç alıyorum.  Anlattığım şeyler insanımızı etkiliyor, bazılarının gözlerinin yaşlandığını görüyorum. Çünkü farklı şeyler duyuyorlar ve gittiğim hiçbir platformda parti meselesini konuşmuyorum. Sadece adaylar üzerinden ve yapacakları üzerinden değerlendirme yapıyoruz. Ve şunu gördüm çok küsmüş bir seçmen var, sandığa gitmemeyi düşünen bir seçmen var. Bu seçmenin benimle olan yarım saatlik görüşmeden sonra hem sandığa gitmeyi düşündüğünü hem de bizim için bizzat çalıştığına şahit olduk. Ne kadar çok seçmene dokunursam bu şehrin kaderi değişecek diye düşünüyorum.

-Yeşil İttifak olayı nedir?

Bizi HDP ile ittifakla suçluyorlar. Bu bir çamur atma, algı oluşturma operasyonu. Şu anda Saadet Partisi hiçbir ittifak içerisinde değil. Türkiye’nin bin 389 noktasında seçim var ve bu noktalarda seçime giden tek partiyiz biz. Yeşil İttifak derken 3 şeye vurgu yaptım. Birincisi  biz hiçbir ittifak içerisinde değiliz, ikincisi biz her gün şehrimizi betona gömüyoruz, betonlaşıyoruz, toprakla aramızdaki bağı koparıyoruz. Sokağımızda, evimizde, çarşımızda toprak yok. Oysaki hepimiz topraktan yaratılmışız. Bir insanın topraksız kalması mutsuz kalmasıdır, aslından uzak kalmasıdır. Dolayısıyla Yeşil İttifakı vurgusunu yaparken şunu dile getirdik; bu şehirde yeşillik oranı, toprak oranı betondan artı bir fazla olacak. Yani yüzde 49’u betonsa yüzde 51’i yeşillik, toprak olacak. Bir de bir söz verdim ben aldığım oy kadar meyve fidanı dikeceğim diye.

PROJELERİMİ HALK BELİRLİYOR

-Kazansanız da kaybetseniz de fidan dikecek misiniz?

İnşallah kazanacağız. Kazanınca dikeceğiz ve kazanınca dikmek daha kolay olacak. Ve ben şuna inanıyorum; Sırf meyve fidanı dikilsin diye bana oy verecek insanlar var. Mahallelerimize, sokaklarımıza o sokakların çocuklarıyla dikeceğiz, onlar sahiplenecekler. Ben bunu Sakarya’daki okulumda yapmıştım. Sınıftaki çocuklar fidanlarını sahiplendiler. Koruyorlar, kolluyorlar, büyüyünce buradan kiraz yiyeceğiz, erik yiyeceğiz diyorlar ve sosyal ilişki başladı. Ben yapılacak her yatırımın fayda merkezli olması taraftarıyım.

-Projelerinizi nasıl belirliyorsunuz?

Projelerimizin yüzde 90’ını bana halk söylüyor. Bugüne kadar dile getirdiğim projeler ziyaretlerim esnasında İzmit halkının bunu da yapar mısınız dediği projeler. Halkın projeleri mükemmel.

-Birkaç önemli projenizi sayın desem…

Köylerimiz Türkiye’nin en zengin köyleri olacak projesi. Köylü milletin efendisi sözü içi boş bir söz olarak kalmış Türkiye’de. Ben hem ekonomik anlamda hem sağlık anlamında kalkınmanın köylerden olacağını düşünüyorum. Artık köyde vatandaş hayvancılık yapmak , çiftçilik yapmak istiyor ama karşılığını alamıyor. Dolayısıyla bundan dolayı uğraşmıyor. Köylerimizin kendi topraklarını harekete geçirmek istiyorum.

- Cepsiz ceket derken neyin mesajını vermek istiyorsunuz? Şu an giydiğiniz ceketin cebi var mı? 

 Şu anda giydiğim ceketin cebi dikili. O bir sembol. Aslında baya bir tuttu.

-Kefenin cebi yok mu demeye getiriyorsunuz?

Aslında şöyle yaptırdığımız anketlerde İzmit halkının yüzde 70’i belediyelerde yolsuzluk, israf olduğuna inanıyor. Çok ciddi ve korkunç bir rakam. Be bu kadar beklemiyordum. Vatandaşlar yolsuzluk ve israf olduğunu düşünüyor, rant olduğunu düşünüyor, ihalelerde adam kayırma olduğunu düşünüyor. Cepsiz ceket, bizde bunların olmadığı ve olmayacağı mesajını veriyor.

KÖTÜ PERSONEL YOK, KÖTÜ YÖNETİM VAR

-Seçimi kazanıp başkanlık koltuğuna oturursanız personelde revizeye gidecek misiniz?

5 farklı ilde eğitim kurumu olan yerde genel müdürüm. Personelim var.  Ben kötü personel değil, kötü yönetim olduğunu düşünen bir adamım. Belediye başkanı bir beyindir. Sizin beyniniz doğru çalışırsa eliniz, kolunuz, ayağınız doğru çalışır. Hayırlı işler yapar. Beyniniz kötü yönlendirirse el, kol, ayak kötü yola gider veya beyniniz felç geçirirse eliniz kolunuz kıpırdayamaz. Bu benim her platformda verdiğim bir örnek.

DOMATES SEÇER GİBİ HASSAS OLUNMALI

Vatandaşa diyorum ki bir beyin seçeceksiniz ve domates seçerken gösterdiğiniz hassasiyeti gösterin diyorum. Pazara gittiğinizde hayırlısıyla 2 kilo domates ver demiyorsunuz. Elliyorsunuz, kokluyorsunuz, adam müsaade etse kesip yiyeceksiniz. Altı üstü bir domates ama bir şehri 5 yıl yönetecek kişiyi seçerken de domatesi seçer gibi hassas olunmalı. Çocuğunuzu, evinizi teslim ettiğiniz beyni seçerken lütfen araştırın, soruşturun, dinleyin, görün ve buna göre karar verin. Senin seçeceğin aday sadece seni değil, beni de etkiliyor. Gittiğim yerlerde şunu diyorum; Vallahi senin vereceğin oy beni de etkileyecek. Binlerce insanı etkileyecek. Biz bir bütünüz.

-Personel konusuna dönersek…

Personel meselesine dönelim. Ben gittiğim kurumlarda personel değişikliğini pek tasvip eden bir adam değilim. Sadece 3 ay gözlem yaparım ve bu gözlerimde insanlar doğru yerlerde mi çalışıyorlar ona bakarım. Yani işin ehli mi, çalıştığı alanda uzman mı, doğru yere mi konmuş buna bakarım. Konmamışsa onun için doğru yer neresiyse oraya götürürüm. Yani bakacağımız tek şey var yaptığı işte ehil mi değil mi… Diyelim ki değil, o zaman o işe de yazık personelimize de yazık. Çünkü üzerinde kaldıramayacağı bir yük yüklenmiş oluyor. Görev yaptığı işte ehil değilse hangi birimde değerlendiririz buna bakacağız. Bu anlamda bile çok bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Bana şunu soruyorlar; ekibin hazır mı diyorlar. Hayır diyorum belediyede ekip hazır diyorum. Göreceksiniz bunlar 2 kat performansla çalışacaklar. Bir de benim şöyle bir huyum var; bir kurumla, birimle ilgili karar alırken o birimin bütün personelini dinlerim ben. Kararı birlikte alırız. Birlikte aldığımız kararı da personel sahiplenir.

EVLENECEK GENÇLERE ÜCRETSİZ

-Sosyal medya çok etkinsiniz. Çarpıcı tanıtım filmleriniz var ve profesyonelce hazırlanmış…Bunlar için bir kurumla mı çalışıyorsunuz?

Ekip olarak biz hazırlıyoruz. Son paylaştığımız ‘Rahat uyu İzmit’ filminin çekimleri 24.00-04.00 arası yapıldı. Bir insanın rahat oy vermesi için huzurlu olması lazım, güvenli bir şehir olması lazım.

-Evlenecek gençlere her şey ücretsiz olsun diyorsunuz…

Belediye salonu ve yemek ücretleriyle bildiğiniz şirket muamelesi yapıyor vatandaşa. Ben de bir iletmeciyim ve oradaki maliyetlerin ne olduğunu biliyorum. Ben olaya şöyle bakıyorum; Bu memlekette vefat eden insanlar nasıl hizmet hakkı ücretsiz elde ediyorlarsa evlenecek olan gençler için de talepleri durumunda salon masrafının alınmaması gerektiğini, yemeklerin ücretsiz olması gerektiğini, talepleri doğrultusunda belediyenin ulaşım için otobüs göndermesi gerektiğini hatta arzu ederlerse gelin arabasının bile gönderileceğini söylüyorum. Bizim geleneğimizde evlenecek olan insanın işlerini kolaylaştırmak vardır. Bu anlamda belediye, gençlerimizden hiçbir ücret almayacak. En çok rağbet gören projelerimizden bir tanesi bu.

-‘Bakiyeniz yetersizdir’ mevzusu nedir?

Bir de ulaşımla ilgili projemiz var. Bunu Büyükşehirle yapmak istiyorum. Kentkart kullanıyorsunuz, bakiyeniz bitmiş haberiniz yok. Biniyorsunuz otobüse, ‘Bakiyeniz yetersiz’ diye bir cümle kuruluyor. Bu cümle kurulduğunda herkesin rengi atıyor. Benim şehrimde vatandaş bakiyesi bittiğinde kartını cihaza götürdüğünde cihazda ‘Bakiyeniz yetersizdir’ cümlesi duymayacak, onun yerine ‘Canınız sağ olsun, bakiyenizi en kısa sürede yükleyin’ sesi duyacak. Vatandaş yükleme yaptığında da canın sağ olsun kontörünü de eksiye düşüreceğiz.

Eksi bakiye düşmüş olacak. ‘Canınız sağ olsun’ cümlesi yüzlerde tebessüm oluşturacak. Bu bir inceliktir diye düşünüyorum. 3 tane canınız sağ olsun yükleyelim ve böylece vatandaşa borç vermiş olalım.

KIZINIZI VERİYORMUŞ GİBİ ÇOK DÜŞÜNÜN

-Gençler için neler yapacaksınız?

Bir de öğrencilerden ulaşım ücreti alınmasını doğru bulmuyorum. Bununla ilgili her türlü girişim ve gayreti göstereceğim. Şehrimize gelen üniversiteli gençler var. Bu gençlerin bilgileri birikimleri yetenekleri doğrultusunda bizim gençlerle buluşturulması taraftarıyım. Onları kafeteryalardan kurtarmak lazım diye düşünüyorum. Bir şehirde kültürel kalkınma olmadan, ekonomik kalkınma olmaz. Bu şehirde 7 gün 24 saat açık, çok zengin, her türlü düşünce ve eserlerin yer aldığı, güncel yayınların da içerisinde bulunduğu kütüphanemiz olacak. İzmit’te böyle bir yerin olmaması da utanç verici diye düşünüyorum. Bu şehrin çocuklarına ve gençlerine sahip çıkacak en büyük projem sporla ve sanatla mutlaka ilgilenmelerini sağlamak olacak. Belki iddialı olacak ama sokak tiyatroları kuracağım. Ben estetiğe çok önem veren bir adamım.

-Seçmenlere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Kızınızı istemeye geldiklerinde arkadaşınızın çocuğuna dahi isteseler hemen vermiyorsunuz. Arkadaşım ben seni tanıyorum ama çocuğu tanımıyorum diyorsunuz. Bir araştıralım, soruşturalım diyorsunuz, ona göre karar veriyorsunuz. Çünkü yanlış bir tercih yaptığınızda kızınızı yanlış bir damat adayına verdiğinizde hem kızınızı hem de aileyi kaybediyorsunuz. Evin reisi olacak olan damat evi etkiler, aileyi etkiler. O yüzden bir şehri emanet edeceğiniz, çocuklarınızla, evinizle, havasıyla, suyuyla her şeyiyle emanet edeceğiniz bir başkanı seçerken kızınızı veriyormuş gibi düşünün. Başkan adaylarını soruşturun, araştırın, dinleyin, yüzlerine, samimiyetine, bilgisine yönetim kabiliyeti olup olmadığına bakın. Bu bir genel seçim değil. Partiler önemli değil zaten. Biz burada başkanla muhatap olacağız. Başkanlık koltuğuna oturanın asla partisi olmaz. İnsanları asla ayırmaz. Lütfen bu hassasiyeti göstersinler. Verecekleri oy ile 365 bin insanı her şeyiyle etkileyeceğini düşünürlerse zaten elleri titreyerek oy verecekler. Sandığa gitmemeyi düşünen insanlar lütfen bizimle görüşsünler, diyalog kursunlar. Bizimle görüştükleri zaman sandığa gideceklerini, umutlarının artacağını düşünüyorum. Tekrar gözlerine ışık geleceğini, heyecanlanacaklarını düşünüyorum. Bizimle görüşmeden lütfen 31 Mart’ı getirmesinler.

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8067 TL 5.7835 TL
Euro
EURO
6.4646 TL 6.4388 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA