Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 16.12.2019 SAAT 11:27:31
Advert
 

Benim tek idolüm köydeki kadınlarımız

Kocaelililerin Ankara'daki vekili olan Emine Zeybek, hem sokakta hem de mesleğinde kadın olmanın zorluklarını anlattı. Ve hayattaki tek idolünün köydeki emektar kadınların olduğunu söyledi
Benim tek idolüm köydeki kadınlarımız

Burçin SAĞLAM AYSU - 

 Tanıştırayım; Emine Zeybek.

Siyasi kimliği olan bir kadın. AK Parti'nin Kocaeli Milletvekili. Aynı zamanda MKYK üyesi. 15 yıl boyunca meclis üyeliği yaptı, AK Parti'de il kadın kolları başkanlığı görevini yürüttü. Geçtiğimiz dönem ise İzmit Belediyesi'nde encümen başkanı oldu.

Yani anlayacağınız siyasi anlamda geçmişi çok dolu bir isim.
Mesleki olarak ise 28 yıllık bir avukat.(Dile kolay, benim yaşım kadar mesleki tecrübe)

Hem de işçilerinin dostu bir avukat. Yıllarca özellikle iş mahkemelerinde işçinin yanında olan Emine Zeybek, bir yandan da arabulucu olarak bu kentte görevini sürdürdü.

Ama ben Emine Zeybek'i bu sıfatlardan, unvanlardan ve görevlerden ayrı sadece bir 'kadın' olarak sayfama konuk ettim.
Sadece kadın…
İş yerinde, sokakta, mecliste, evinde ve her yerde sadece kadın kimliğiyle var olan bir Emine Zeybek'le sohbet ettim.
'Kadın kadına' başlıklı haftalık röportajlarımın ilk konuğu oldu.

Kendisine 'kadın' olmaya ve beraberinde gelen başarı hikayelerine dair sorular sordum, beni gülümseten cevaplar aldım.

İsterseniz bu sohbeti gelin birlikte okuyalım, bir kadının tek başına nasıl da ayakta dimdik durabildiğini ve başarısına başarı kattığını görelim.

 

 

Sizce kadın olmanın en gurur verici tarafı nedir?

Anne olmak (sıcak bir gülümseme eşlik ediyor bu anlara) bence bana gurur veren en güzel duygudur. 26 yaşında bir oğlum ve 21 yaşında bir kızım var. Oğlum artık avukat ve ofisimi o idare ediyor. Kızım ise Bursa Uludağ'da tıp okuyor. Anne olmanın sıcaklığı her zaman kalbimde en baş köşede duruyor.

 

Bir kadın olarak hayatın hangi koşullarına meydan okuyorsunuz?

Zorlandığım zamanlar çok oldu. Zor bir görev yapıyoruz. Vekillik dışarından göründüğü gibi değil, işin içine girince daha çok farkına varıyorsunuz. İnsanlar bazen sizi acımadan eleştiriyorlar. Sizin bir anne, bir kadın ve bir insan olduğunuzu unutuyorlar. Benim en çok korktuğum şey iftiradır. Çünkü hassas insanlarız. Eğer bir insan bir hata yaptıysa bunun bedelini öder. Ama siz haksız yere suçlanıyorsanız bu sizi rahatsız ediyor ve üzüyor. Siyasetle uğraşıp bu durumları yaşamayan yoktur. Belki bazıları üzerinde durmayabilir ama hassas iseniz ve kendi ilkeleriniz varsa bu durumda üzülebilirsiniz. Toplum sizi herkesle aynı kefeye koyuyor. Mesela sosyal medyada herkesin milletvekili maaşları zehir zıkkım olsun demesi bana çok dokunuyor. Bu söyleme vesile olan insanlar geçmişte olmuş olabilir ama herkesin aynı görülmesi tuhaf. Ben 28 yıl boyunca insanların haklarını savundum, kendimi savunacağım ya da savunma ihtiyacı duyacağım hiç aklıma gelmezdi. Bazen öyle bir durumla karşılaşıyoruz ki kendimi 'ben bu değilim, yanlış düşünüyorsunuz' diye savunurken buluyorum.

 

SORUMLULUK

DUYGUSU ARTTI

Çok yoruldum dediğiniz anlar oldu mu?

Hiç olmadı. Eğer olsaydı bugün burada olamazdım, 17 yıldır çalışıyorum zaten kendi mesleğim de vardı. Siyasetten maddi bir beklentim yoktu. Öte yandan siyasetin içerisindeyken kendi özel hayatımızdan tavizler veriyoruz. Bu süreçte kendimize ayıracağımız zamanı işimize siyasete veriyoruz. Evde dinlenmek ya da arkadaşlarınızla oturmak yerine bu zamanı siyasete adıyoruz. Ve bundan da haz alıyoruz. Birisi bana dua ettiği zaman mutlu oluyorum. Benim bu hayatta en çok değer verdiğim şey ise bir insandan aldığım duadır. Ben hizmet etmeyi seviyorum ama bazen de fark ediyorum ki yetiştiremiyorum. Bazen gelmediğimiz, gitmediğimiz için sitem eden vatandaşlar oluyor. Ama ben şunu söylüyorum, eğer ben vaktimi boş geçiriyorsam beni eleştirin, nerdesin diye hesap sorun ama ben buradayken elimden geldiği kadar vatandaşımızın her anına ortak olmaya çalışıyorum.
 

Öncelikle bir anne sonra avukat ve şimdi de milletvekilisiniz, bu unvanlara sahip olmak nasıl bir duygu, neler hissediyorsunuz?

Ben hayatımda hiç rahat olduğum zamanı oturup dinlendiğimi hatırlamıyorum. İlkokuldan başlayıp üniversiteye kadar hep bir okul telaşı vardı. Ardından hukuk ve staj dönemi derken hemen mesleğin içinde buldum kendimi. Hiç aralıksız hep çalışma temposu içerisindeydim. Zaten avukatlık mesleği de temposu yüksek ve yıpratıcı bir meslek. Mesleğimizi layıkıyla yapmak gerekiyor. Çünkü insanların hakkını arıyorsunuz. Bu da insanı hem psikolojik hem de beden olarak fazlasıyla yoruyor. Bu yüzden vekil olduktan sonra hayatımda çok fazla farklılık olmadı. Çok rahat bir çalışma hayatım olsaydı evet bir değişiklik oldu derdim. Ama zaten çok yoğun bir hayatım vardı.

 

Hukukçu olmak mı vekil olmak mı?

Benim hayatımda sadece kulvar değişti ve farklı bir unvan geldi. Ama ben her zaman söylerim benim gurur duyduğum unvanım hukukçu olmamdır. Vekillik ayrı bir duygu ama hiç unutmuyorum ki bu unvan gelip geçici. Ama ben 28 yıllık avukatım. Teknik değil daha çok halka dönük ve insanlarla iç içe olan bir mesleğim olduğu için vekillik bana yabancı gelmedi. Zaten insana dönük hizmet noktasında her zaman vardım. Bu yüzden hayatımda çok fazla bir şey değişmedi sadece sorumluluk duygusu arttı. Avukatlıkta özgürsünüz, istediğiniz davayı seçme hakkınız var. Ama vekillikte oy versin vermesin bu şehirde ve ülkede yaşayan herkese hizmet etmek için heyecanla çalışıyorum.

 

 

BİZLER DAHA ÇOK
MÜCADELE EDİYORUZ

Erkek egemen bir Meclis'te kadın olarak hiçbir zorlukla karşı karşıya geldiniz mi?

Kadın olmak siyasette, yönetimde ya da diğer meslek alanlarında her zaman zordur. Çünkü erkekler sayı olarak daha ağırlıklı. Bir erkek iş hayatında bir mücadele veriyorsa biz kadınlar iki mücadele veriyoruz. Bir kadın, bir erkekle aynı mesleki konuma gelebilmek için daha fazla çaba göstermesi ve daha çok çalışması gerekiyor. Erkeklerde aranmayan bazı kriterler ne yazık ki kadınlarda aranıyor. Meclise baktığımızda mecliste kadın sayısı az olsa da geçmişe göre kadın ağırlığı çok fazla hissediliyor. Ama kadın olmak meclise girene kadar zor. Sonrasında mecliste kadın-erkek olmak fark etmiyor. Meclisteyken çalışmalarda artılarımız bile olabiliyor. Komisyonlara ya da başkanlık divanında kadının olmasına özen gösteriliyor. Mecliste sayımız az olsa bile çalışmalarda muhakkak erkeklerden daha çok yer alıyoruz. Mecliste kadın-erkek olarak bir ayrım söz konusu olmuyor. Bu yüzden mecliste biz daha avantajlıyız.

 

Düzenli bir iş hayatınız varken vekil olmaya bu temponun içine girmeye nasıl karar verdiniz?

Ben 17 yıldır bu partideyim daha geçtiğimiz yıla kadar hiç aday olmadım. Çünkü benim belli bir düzene gelmem çocuklarımın kendi ayaklarının üzerinde durması gerekiyordu. Zamanlama olarak şimdi tam zamanı dedim. Tabi bu bir nasip işidir. Ve Allah bana nasip etti.

Çoğu yerde vekil olduğumu söylemiyorum, söylemeyi de ihtiyaç görmüyorum. Bazen yolda yürürken yahut alışveriş yaparken insanlara selam veriyorum onlarla sohbet ediyorum. Onlar beni tanımadıkları için önce bir şaşırıyorlar ama daha sonra vekil olduğumu söylediğim de gülüyoruz. Bunu seviyorum. İnsanlarla vekil kimliğimi söylemeden sohbet etmeyi, onları dinlemeyi seviyorum. Girdiğim ortamlarda neyse kural onu yapıyorum, vekilim diye başka bir çaba içerisinde olmuyorum.

 

AK Parti MKYK üyesisiniz yani parti içerisindeki en yüksek konumda. Bu sizce erkeklerde bir hassasiyet oluşturdu mu? Ve siz bu konumda olmaktan dolayı neler hissediyorsunuz?

MKYK üyesi olmak güzel bir his ve yeni seçilmiş bir vekil olarak Recep Tayyip Erdoğan'la aynı masada oturup çözümler konuşmak çok güzel bir duygu. İnsana gurur veriyor. Ve gerçekten AK Parti Kocaeli teşkilatları çok güzel bir teşkilat, geçmişten beri böyleydi ve böyle de gidecektir. Beni teşkilatta herkes abla olarak görür ve sever, bu vekillikten önce de böyleydi. Beni abla olarak hep severler sayarlar. bu teşkilatta abla olmak çok güzel, bir aileyiz biz sonuçta.Kendi adıma da bundan büyük bir guru olamaz, bu bir üstün görme durumu değil. MKYK olmak da bana duyulan da güveni gösteriyor. Diğer vekil arkadaşlarımız da her zaman beni destekler. Artık partideki isimlerin çoğuyla da yaş olarak hemen hemen aynıyım ya da büyüğüm. Bu yüzden MKYK üyesi olmam çok da fazla tepki toplamıyor.

 

 

Emine Zeybek milletvekili kimliği olmadan önce evde nasıl bir kadındı?

Benim hayatımda her şey programlıdır. Zaten programlı olmasa bu kadar işi hiçbir şekilde yetiştiremem. 15 yıl boyunca meclis üyeliği, 5 yıl encümen başkanlığı ve yoğun bir şekilde avukatlık, AK Parti'de il kadın kolları başkanlığı… Bunlar kolay değil. Bu yüzden ben her şeyi programlarım. Böyle olunca hiç zorlanmıyorum. Vekillikten önce sabah duruşmaları halleder öğleden sonra belediye-parti işlerimi organize ederdim. Ama akşam muhakkak 18.00'den sonra evime giderdim. Ailemle her zaman kaliteli vakit geçirmeye özen gösterirdim.

 

 

KALİTELİ ZAMAN

GEÇİRMEK ÖNEMLİ

Vekil olduktan sonra sinemaya hiç gittiniz mi?

Vekil olduktan sonra aile ayırdığım zamanda elbet saatler daralıyor. Vekil olunca aile hayatı çok fazla olamıyor. Mecliste görüşmelere bir başlıyoruz, gece 02.00'ye kadar devam ediyor. Bu durumda erkek vekiller biz kadınlara göre daha şanslı. Çünkü evde bir anne vardır, çocuklarla ilgileniyordur. Ama kadın için zordur hele bir de anne ise biraz sıkıntıya düşebilir. Çünkü hafta sonu ya da hafta içi diye bir kavram yok. 3 gün Ankara'daysak diğer günler ildeki programlarda oluyoruz. Ben 1 yıldır her hafta buraya geliyorum ve sahada oluyoruz. Çünkü işimiz bu halkın yanında olmak onların derdine derman sevincine ortak olmamız. Yani bu aralar pek gidemiyorum.

 

Evde nasıl zaman geçiriyorsunuz?

Benim için önemli olan ailemle ne kadar çok zaman değil kaliteli zaman geçirmem. Ben evdeki zamanımı temizlikle ya da başka işlerle değil çocuklarımla geçiriyorum. Benim önceliğim ailemdir. İki görevi (anne ve baba) birden yerine getirdiğim için benim önceliğim her zaman ailemdi ve yine ailem olacak. Ben her sabah annem ve babamın yanına uğramadan asla işime gitmiyorum, her zaman 5 dakika da olsa onları görüyorum.

 

Ailenize ve sevmeye çok önem veriyorsunuz…

Ben sağlıklı bir neslin yetişmesinde sevginin önemli olduğunu düşünüyorum. Ben oldum olası çocuklarıma aşırı sevgi gösteririm. Bu yüzden eleştirildiğim zamanlar da olmuştur ama her zaman söyledim; aşırı sevginin zararı yoktur sevgisizliğin zararı vardır. Ben hem mesleğim de hem siyaset hayatımda sevgisizliğin ne kadar büyük yaralar açtığını gördüm.


Erkeklere göre kadınların hazırlanması daha uzun sürer derler, makyajı, saçı, kuaförü… Sizde de böyle bir durum var mı?

Meclis ilk bakışta bir temsil makamı. Yani bir görüntü kısmı var. Biz orada 82 milyonu temsil ediyoruz. Bizim insanımız ilk önce kıyafetimize saçımıza bakıyor. Bazen kıyafetimizden ya da saçımızdan eleştiri aldığımız da oluyor. Sosyal medyadan da bazen eleştiriler alıyoruz. Tabi ki eleştirecekler, eleştiriye her zaman açığız. Ben erkeklerden daha çabuk çıkıyorum evden. Hep çocuklarımı beklemişimdir. Benim makyajım olmadığı için sadece saçıma özen gösteririm. Ama asla dağınık bir saçla dışarıya çıkmamışımdır. Beni kimse kolay kolay dağınık bir halde görmemiştir.

 

FEMİNEN BİR

KADIN DEĞİLİM

Her gün bir yerde programdasınız, yürüyorsunuz ve ayaktasınız. Topuklu ayakkabılarla aranız nasıl?

Ben topuklu ayakkabı hayatımda hiç giymedim. Hep normal düz ya da dolgu topuklar giydim, topuklu ayakkabıya alışık değilim. Zaten ben feminen bir kadın da değilim. Daha sadeyimdir. Benim kendime göre bir tarzım vardır. Sade ve şık giyinmeyi severim. Ama geçtiğimiz günlerde bazı programlarda giymek için hafif topuklu ayakkabılar aldım. Ben hayatımda hiç topuklu ayakkabı giymediğim için bunu taşıyabileceğimi düşünmüyorum.

 

Şimdiye kadar kılık-kıyafetinize karışan oldu mu?

Hayatınıza müdahale ettirmezseniz ve bu cesareti vermezseniz kimse sizin hayatınıza müdahale etme cüretini kendinde göremez. Ben muhafazakar bir aileden geliyorum, benim annem ve babam hacıdır. Ben ibadetlerini yapan bir insanım ama benim bunu söylemem gerekmiyor. Bunu başkalarının bilmesi gerekmiyor. Ben bunun hesabını rabbime vereceğim, başımın açık olmasının hesabını da ben vereceğim. Benim kılık kıyafetimin mensubu olduğum partime aykırı olduğunu düşünmüyorum. Ben bunun bilincinde bir insanım. Kaldı ki ben bunu partim için yapmıyorum. Zaten benim tarzım bu. Benim geçmiş fotoğraflarıma da bakılırsa ben siyaset öncesi nasıl bir Emine Zeybek isem bugün de öyleyim. Hiçbir fark yok. Benim hiçbir zaman ön yargılarım yoktur. Ben insanları seviyorum. Bir insanı yargılamak veya onun hakkında hüküm vermek benim hakkım ya da haddim değil.

 

Siyaset kariyeri olan kadınlara tavsiyeleriniz var mı?

Ben her zaman söylüyorum siyasette kadın olmalı. Kadın aslında her yerde olmalı ama kadın olduğunu unutmayarak. Kadın olmak özellikle anne olmak çok farklı bir duygu. Özellikle Türkiye'de kadın uzun yıllarca siyasette yoktu. Kadına siyasette gerçek değeri veren Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ben siyasete Erdoğan'ın "Belediye meclislerinde kadın olacak ve bu isimler üst sıralardan listeye girecekler" demesiyle Bekirpaşa Belediyesi zamanında ben meclis üyesi oldum. Bu tutum da hala devam ediyor. Yani kadınlar her zaman mücadelesine devam etti. Kadınlarımız asla yılmasınlar, siyaset bir-iki günlük bir şey değil, uzun soluklu ve çok sabır istiyor. Siyaset bir hizmet aracıdır, insanlara ulaşma aracıdır. Eğer bundan mutluysanız bunu yapın. Ama bir makam için girilecekse burada kırgınlıklar çok fazla olur.

 

 

 


 

 

 

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7917 TL 5.7685 TL
Euro
EURO
6.4716 TL 6.4458 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA