Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 15.09.2019 SAAT 09:41:48
Advert
Advert
 

Kendim oldum ve başardım

Başta kadın çalışmaları olmak üzere birçok konuda başarılı çalışmalara imza atan milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu,başarısının sırrını bizlerle paylaştı:"Bana verilen bu görevde kendim gibi oldum, olduğum gibi davrandım ve başardım"
Kendim oldum ve başardım

 

Burçin SAĞLAM AYSU - 

 

Onu her an her yerde görebilirsiniz.

Bir tarlada yahut bir harmanın tam da ortasında.

Belki bir düğünde ya da acıların yürek yaktığı bir cenazede.

Bir gün çok güzel bir takım elbiseyle bir gün ise en doğalından bir şalvarla.

Bazen topuklularıyla bazense lastikleriyle.

Bu isim Radiye Sezer Katırcıoğlu.
Kocaeli'nin milletvekili.

Sevilen saygı duyulan bir kadın.

Başarılı bir kadın.

Güzel bir kadın.

Radiye hanım bu haftaki 'Kadın Kadına' sohbetlerimizin konuğu oldu.

Kendisi sorularımızı cevapladı, kadınlar hakkında önemli notlar paylaştı.

İşte sorular ve cevaplar…

 

Kadın olmanın en gurur veren tarafı?

Ben aslında kadın-erkek olarak bakmıyorum sadece insan olarak bakıyorum. Yaratılmışların en şereflisi olarak rabbim 'insan' demiş. Cinsiyetimizden öte 'ben nasıl biriyim' diye sormak gerekiyor.

 

Peki siz nasıl birisiniz?

Önceden biz toplumda kadın olarak bile ayrılmıyorduk, başörtülüsün/gericisin diye bizi hep kenara ittiler. Benim ikinci çocuğum dünyaya geldiğinde 3-4 aylıktı ve kasık fıtığı olmuştu. O zaman doktora götürmüştük. Oğlumu muayene eden doktor hanım, bana çocuğum için perhiz yapmam gerektiğini söyleyerek bir liste yazmıştı. Ama listeyi bana verdikten sonra beni aşağılar bir ifadeyle, "Senin okuman yazman var mı, okuyabilir misin?" diye sormuştu. O zaman eşim de yanımdaydı ve ben sadece gülümsemiştim, cevap bile vermemiştim. bu anlattığım yıl daha dün gibi çok yakın 1993 yılları. Ben artık o düşüncelerin geçtiğini geride bıraktığımızı düşünüyorum. Bu yüzden ben öncelikle doğru bir insan olmaya gayret ediyorum, rabbim eğer beni yarattıysa benim insanlar için iyi bir şey yapmam lazım.

 

Ya anne olmak?

Anne olmak bence dünyada makamların en güzeli, kariyerlerin en güzeli. Çok zor bir iş. Bir insanı dünyaya getirmek onu yetiştirmek gerçekten çok önemli bir şey. Bir çocuğu güzel değerlerle yetiştirebilmek onu vatanına milletine annesine babasına faydalı ilim irfan sahibi bir birey yapmak çok önemli. Gerçekten zor ama evlat bizlerin aslında bir sanat eseri oluyor. Anne evladının en zayıf noktasını da biliyor en güçlü noktasını da. Ve anneler evlatlarıyla gurur duyuyor. Anne olmak apayrı bir duygu ve benim için ayrıca bir artı. Benim iki tane evladım var keşke iki tane daha olsaydı dediğim zamanlar oluyor. Ben çocukları çok seviyorum.

 

İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALDIM

Neden 'keşke' dediniz?

Çünkü bizim zamanımızda nüfus planlaması için kapılarımıza kadar hemşireler gelirdi ve bize doğum kontrolü yöntemlerini anlatırlardı. Ve sürekli reklamlarla, filmlerle ya da haberlerle bizlere çok çocuklu olmanın köylü/cahil olmak anlamına geldiğinin mesajı veriliyordu. Biz bu baskılar yüzünden iki çocukla kaldık. Bu süreci yaşayan aileler arasında bizler de varız. İki çocuk hiç çocuk kesinlikle.Çünkü çocuklarımız 17 yaşına geldiğinde üniversiteye gidiyor ve sonrasında eve misafir olarak geliyor. Elbette çocuklarımız yuvadan uçacak ama iki çocuk olunca evde çok çabuk iki kişi çekirdek aile olarak kalıyoruz. Şimdi toplumsal meselelerde yaşadığımız sıkıntılardan belki de en önemlisi bu.

 

Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Biz büyürken çekirdek ailede büyümedik, bizler babaannemiz, anneannemiz ve dedelerimizle büyüdük. Ben babaannemden çok şey öğrendim. Bizim zamanımızda fakirlik vardı annem evle ilgilenirdi. Ben babaannemin yanında dururdum. Böyle bir ortamdan çok daha farklı bir ortama geldik, büyüklerin olduğu bir ortamda büyümek demek sizin köklerinizden değerlerinizi taşıyor olabilmeniz anlamına gelir. Ben ilk duamı babaannemden öğrendim. Her gece bir odanın içerisinde yer yatağında yatarken bizlere ihlas suresini okur bizler de tekrar ederdik. Bizlere hikayeler anlatırdı, ben yemek yapmayı da babaannemden öğrendim. Çok lezzetliydi eli. Ben hem kendimize dönük hem de ülkemize dönük her şeyi büyüklerimden öğrendim. Bu yüzden şimdiki çocuklar bizlerden çok farklı yetişiyor. Bence bundan sonraki neslimiz ve çocuklarımız için büyüklerimiz her zaman bizim yanımızda olmalı.  

 

 

Hayatta kadın olarak zorlandığınız noktalar oldu mu?

Üniversiteyi kazanıp başörtümden dolayı kayıt yaptıramamak… Lise dönemimde de çok büyük sorunlar yaşardık. Lisede başörtülü 4 öğrenciydik. Kapının önüne gelmeden başımı açtırırlardı. Yani zorlandığım dönemler bu zamanlardı. Kendi planlamalarımızı yapıp hayata geçirememek çok zordu. Sizin kendi hayatınızda karar verdiğiniz bir yaşam biçiminden dolayı dışlanmanız, hor görülmeniz, böcek gibi görülmeniz, hiçbir şey yapmasalar bile size bakışları vardı. Ben okuduğum kız meslek lisesinde memurluğa başlamıştım yine başörtümden dolayı istifa etmek zorunda kalmıştım. Ama hiçbir zaman geriye dönüp de serzenişte bulunmadım. Yapabileceğim şeyler için mücadele ettim. Güzümüze baktığımızda toplumdaki bu değişimi ve dönüşümü ben içinde bulunduğum iktidarla olduğuna inanıyorum.

 

 

ÇOK BÜYÜK KONUŞMUŞUM

 

Milletvekili olmaya nasıl karar verdiniz?

Benim en son yapacağım işti siyaset. Ben rekabet ortamlarından hiç hoşlanmam. Geçmişte koalisyon dönemlerinde televizyon izlerken söylediğim bir sözü hatırlıyorum. Hayatımda yapmayacağım en son şey siyaset demiştim. Ama büyük konuşmuşum. Çünkü tam merkezine girdim. Ama o dönemlerde çok kirli bir siyaset vardı. Şimdi insanlarımızın milletvekillerine karşı bir önyargısının olması geçmişte yaşadıkları travma ve kırgınlıklardır. Hiç yapabileceğim bir şey değildi ama bir dava var burada. Ama ben bu davada bir şeyler yapabilirim inancıyla yer aldım. Benim ilk girdiğim zamanlarda da başörtüsüne özgürlük yoktu. Daha 7 Haziran'da milletvekillerine başörtüsü özgürlüğü geldi. Ben bu davada milletimiz için iyi şeyler yapmak adına yola çıktık.

 

Bu konuda bizimle bir anınızı paylaşmak ister misiniz?

Benim kızım İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş yapmıştı, 2008 yılıydı. Anne-kız beraber İstanbul'a gitmiştik. Avcılar kampüsüne gitmiştik. O zaman tren-otobüs derken uzun bir yolculuk olmuştu. Yaz sıcağında benim lavabo ihtiyacım olmuştu. Güvenlik kapısının oradaydım, biliyordum beni başörtümle içeriye almayacaklarını ama yine de denemek istedim. Kapıda güvenlik bana sert bir şekilde 'hayır giremezsiniz' demişti. Beni almadı içeri ve ben orada bir kadın olarak tek başıma nerede lavabo bulabilirim diye 3-4 yer gezdiğimi arıyorum. Bunlar benim içimdeki yaralarımdı. İnşallah bizler zihinsel dönüşümleri tamamlamışızdır. Bizler mücadelemize devam edeceğiz.

 

BANA BAYANKUŞ DİYORLAR

Meclis çalışmaları bazen sabahlara kadar devam ediyor. Yeter dediğiniz anlar oldu mu?
Rabbim her zorlukta bir kolaylık veriyor ya ben bu yüzden avantajlıyım. Benim iki çocuğumun evlenmiş olması, evde eşimin kendi ihtiyaçlarını halledebilmesi bana kolaylık sağlıyor. Ben eve gidince çamaşır-yemek gibi problemim yok. Eşim evimizde bana çok yardım eder ve işleri organize eder. Bana bir arkadaşım 'bayan kuş' diyordu. Gece daha çok performansı olan birisiyim. Gündüzden çok ben gece daha çok çalışabiliyorum. Herkesin gece gözleri kapanırken benim gözler hep açıktır. Gece saat 04.00'lere kadar uykusuz kalabilen birisiyimdir. Bir de ben gece daha çok iş üretebiliyorum. Ben hiçbir zaman yeter dediğimi hatırlamıyorum. aksine daha iyi oluyor. Uzun süreli genel kurulda olmakla arkadaşlarımızla konuları daha derinlemesine konuşabiliyoruz. Kültürel paylaşımlar da oluyor.

 

Erkeklerin sayısal olarak çoğunlukta olduğu bir meclistesiniz. Kadın sayısının az olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Meclis'te kadın sayısında kritik oranı yüzde 30. Benim çalışma alanım. Kadın siyaset ve şiddet gibi konular benim alanım içerisindedir. Ben bu seçimlerde yüzde 25 oranını yakalayacağımızı düşünüyordum. Sayımız az ama nitelikli bir artık var. Bu çok önemli. Kadınla ilgili konularda sayısal eşitliklerle sorunları çözemiyorsunuz. Parlamentolar arası birlik vardır.  Parlamentolardaki kadınla ilgili birimler kurulur ve bunlar üzerinden kadın çalışmaları yapılıyor. Bu birimin başkanı 15 Temmuz'dan sonra meclisi ziyarete gelmişti. Onun söylediği bir söz vardı. Diyor ki kadına ait meselelerde özellikle meclisteki kadın sayılarına kota koyarak sorunları çözemediklerini söyledi. Meclise gelen kadınların başarısı sayılarından daha önemlidir. Sadece kadın olduğu için milletvekili ya da bakan yapmak çok daha risklidir. Tecrübesiyle birikimiyle kadınlar Meclis'te yer alması akıllardaki algıyı zaten silecektir. Bu yavaş ve kalıcı bir etki oluşturuyor. biz ülkenin geleceğiyle ilgili 100 yıllık projeleri hayata geçiriyoruz. Bunlardan bir tanesi kadın politikasıdır. Bu yüzden ben inanıyorum, her seçimde kadın sayılarımız daha da artacak ve gelen kadınlar mesleki açıdan çok tecrübeli olacak. Siyaset sahada öğreniliyor. Siyasetin stajı bizzat elini taşın altına koyarak yaparsınız. Dernekler, STK'lar bunlar siyaset benzeri alanlardır. Buradan yetişen kadınlarımız zaten eğitimle geliyorlar. Ve tecrübeyle de çok güzel başarılı işlere imza atıyorlar. Böylelikle diğer kadınların da önünü açıyor. Özetle Meclis'te kadın noktasında nitelikli bir yükseliş var.

 

 

Vekil olmak size zor geldi mi?

Ben bir teklif üzerine milletvekili aday adayı olmuştum. Ben zaten siyasetin teşkilat kısmındaydım. Bu süreç iki çocuğumun da evlilik sürecine denk geldi. O arada 7 Haziran ve 1 Kadım seçimleri, olağanüstü kongreler derken çok yoğun bir süreçti. Bu süreçte iki çocuğumun düğünü 4 buçuk ay arayla yapıldı. Ama bu düğünleri ben yapmadım, annem, yengem, kız kardeşim, enişten derken benim ailem ve yakınlarım bu düğünleri yaptı. Ben ancak yanlarında olmam gereken zamanda oldum. Ailelerimiz bizim en büyük destekçilerimiz oluyor. Hepsi bir işin ucundan tuttular. Bu yüzden ben çok zorlanmadım.

Ben zaten partimin teşkilat kısmında yer alıyordum, genel merkezde görevli olunca 81 ili de dolaşıyorduk, bir vekil temposunda çalışıyordum zaten. Ama bana milletvekilliği için teklif gelince çok şaşırdım. Çok tuhaf bir hikayem vardır.

 

Hikayenizi merak ediyoruz…

Aday adaylığı sürecinin bitmesine iki gün kala bana telefon geldi ve aday olmam istendi. Ben hemen eşimi aradım ve kendisine bu durumu anlattım. Sağ olsun eşim aday olmamı ve bu işi başarıyla yürütebileceğimi söyledi. Çocuklarımla da konuştum onlar da aday olmamı istedi. Ertesi gün evde yalnızdım, Ankara'da diz boyu kar vardı. O gün karın içerisinde bütün evrakları toparladım ama çok zorlanmıştım. Çalıştığım Diyanet Vakfı'na gidip istifamı vermem gerekiyordu. Bu işlerimi tamamladıktan sonra cuma günü buraya gelip AK Parti İl Başkanlığı'na dosyamı teslim etmeden önce oğlum Furkan'la yeniden konuştum. Çünkü hala bir tereddüt içerisindeydim. Furkan bana, "Anne hiç korkma aday ol ve olduğun gibi davran. Sen olduğun gibi davrandığın için buralara geldin. İçinden nasıl geliyorsa öyle konuş" dedi ve bu cümlesinden sonra ben olaya çok daha farklı bir açıdan baktım ve net kararımı verdim. Kendim gibi oldum ve başardım.

 

 

 

GÖNÜL BAĞI KURABİLİYORUZ

Milletvekilliği ile annelik sizin hayatınızda ortak noktalarda buluşuyor mu?

Kaç evladınız olursa olsun hepsi birbirinden farklı. Hepsinin dünyaya bakışı farklı. Her bir insan kendi içerisinde ayrı bir dünya. Her bir insanımız kendi içinde özel, hepsini kendi içinde değerlendirerek bakıyoruz. Bu anneliğe çok benziyor. Biz yaptığımız politikaları ve hedeflerimizi aynı bir çocuğa iyinin-kötünün ne olduğunu anlatır onları büyütür gibi özenle halkımıza anlatıyoruz. Bir anne çocuğuyla nasıl gönül bağı kurabiliyorsa bizler de halkımızla gönül bağı kurabiliyoruz. Eğer bir çocuğunuzla gönül bağını kurmazsanız sadece o çocuğu fiziken büyütmüş oluyorsunuz. Biz de halkımızla o bağı kurabilmek adına adımlar atıyoruz.

 

 

Sizi programlarda ve çalışmalarda sürekli topuklu ayakkabılarla görüyoruz? Zorlanmıyor musunuz?

Artık yavaş yavaş düz tabanlı ayakkabılara geçmeye başladım ama arada yine topuklu ayakkabıları giyiyorum. Ben bir davayı bir partiyi ve en önemlisi kadınları temsil eden bir noktadayım. Ben her şeyimle bir örnek oluyorum. Bu yüzden benim için her detay çok önemli. Bir gün bir programda giydiğim bir gömlek için sosyal medya hemen yorumlar yapmışlar. Bizim her şeyimize dikkat ediyorlar. Ama ben topuklu ayakkabıları seviyorum daha rahat olmak içinse orta topuk boyunu bulmaya çalışıyorum.

 

Etek mi pantolon mu?

Ben önceden etek giyiyordum o zaman çok fazla zorlanıyordum, özellikle arabalara binerken yahut inerken. Şimdi ise pantolon giymeye başladım, olası bir kazada ya da düşmede daha güvenli olabiliyor. Hem pantolon beni daha hızlı hareket ettirebiliyor.

 

Nasıl bir kayınvalidesiniz?

Bunu gelin ve damadıma sormak lazım. (ortamda kahkahalar var) Şuan aynı zamanda da anneanneyim. Ben eve girdiğimde vekillik kimliğimi her zaman kapının dışarısında bırakıyorum. Ben diye cümlelere başlamıyorum. Dünürlerimle otururken özellikle vekillik sıfatından tamamen uzak duruyorum. Ben de herkes gibi birlikte masayı kurup birlikte kaldırıyoruz. Akraba ilişkilerimiz vekil sıfatından çok ayrı bir şekilde devam ediyor.

 

 

BEN DE ŞİDDETE UĞRADIM!

Bir kadın olarak fiziksel ya da sözlü şiddete uğradınız mı?

Sosyal medyadan çok şiddet içerikli yorumlar geliyor. Bazen paylaştığım fotoğraflarla alakalı linçler de olabiliyor. Ama benim şahsıma herhangi bir şiddet olmadı. Ama seçim çalışmalarında iki kere şiddet olayıyla karşılaştım. İzmit'te Zümrüt Sokak Bağdat Caddesi'nde bir dükkana girmiştik. Adama selam verip AK Parti'den geldiğimizi söylediğimizde elinde fırça sopasıyla bizi dükkandan 'çıkın' diyerek kovmuştu. Bir de Darıca'da bir eve girdiğimizde amca ve teyzeyle sohbet etmiştik, biz geldiğimiz için çok mutlu olmuşlardı. O sırada evin oğlu içeri girerek evde hasta var diye bize bağırdı ve evden kovmuştu. Bunun gibi sözlü şiddet yaşamıştım.

 

Siyaset içerisinde kariyer yapmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz var mı?
Ben yaptığım çalışmalarla kadınlara bir idol olmak istiyorum. Kesinlikle siyaseti tavsiye ediyorum. Tabi ki hayata bakışları ve siyasetten beklentileri, hedefleri çok önemli. Herkes farklıdır, herkes siyaset yapmak zorunda değil. Siyasette adanmışlık gerekiyor, hayatınızı siyasete göre ayarlıyorsunuz. Eğer siyasete girerek millet için toplum için bir şeyler yapmak isteyen kadınlar varsa Meclis'e rahatlıkla gelebilir. STK'larda ya da teşkilatlarda bu tecrübeyi yaşayabilirler. Ki benim seçim öncesi bir projem vardı. Mentörlük yani vekil olmak isteyenlerin vekillerin yanında, muhtar olmak isteyenlerin muhtarların yanında bizzat staj yaparak bu süreci görmesini işi bu şekilde öğrenmesini istedik. Bu proje için de adımlar atmıştık. Geçtiğimiz gün muhtarları ziyarete gitmiştik. Orada bir kadın muhtarımız vardı. Ben zamanında bu  projeden söz ettiğimde çok heyecanlanmıştı. Ve şimdi ise kazanılamayacak bir yerde muhtar olmuş. İyi siyaset yapma biçimimiz kadınları yüreklendiriyor bu yüzden kadınlarımıza tavsiye ederim.

 

 

CAHİLİYE DÖNEMİNİ 21. YÜZYILDA YAŞIYORUZ

Kadın cinayetleri…

Bu konuda ne diyebilirim ki elle tutulacak anlatılacak hiçbir şey yok. Cahiliye dönemini 21. yüzyılda yaşıyoruz. Teknolojinin ilimin bilimin tavan yaptığı bir dönemde insanlar hala cahiliye dönemindeki gibi yaşıyor. Ben kadın cinayetlerine anlam veremiyorum, ben bu cinayetleri vicdanımda hiçbir yere koyamıyorum. İnsanların bu kadar agresif olması çok tuhaf. Sadece kadın da değil her yerde şiddet var. Ne yazık ki şiddet daha zayıf olana daha çok uygulanıyor. Bunun muhakkak amasız, fakatsız, lakinsiz bir şekilde çözülmesi lazım. Bu toplumun bir yarası, hepimizin birer evladı var. Bu cinayet olaylarını nasıl siyasete bağlıyorlar bunu anlayamıyorum. Kesinlikle herkesin masaya oturup beraber hareket etmesi lazım. Herkese görev düşüyor. Emine Bulut'tan sonra ertesi gün peş peşe cinayetler gerçekleşti. Ne yazık ki medyada yer alınca bu tarz haberler insanlar cesaret mi alıyor, bilemiyorum. Basına da çok görev düşüyor. İdam varken cinayetler de oluyordu, idam bu olayların gerçekleşmesine engel değil. En önemli şey eğitimdir. İnsanların ciddi anlamda bilinçli olması gerekiyor.

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Mehmet Ellibeş'i başarılı buluyor musunuz ?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6852 TL 5.6626 TL
Euro
EURO
6.3084 TL 6.2832 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA