Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 13.11.2019 SAAT 23:03:36
Advert
 

Atatürk'ümüz olduğu için dua ediyorum

Eve kapanmadan 3 evlat yetiştiren, her yeni güne öğrenme aşkıyla uyanan Kocaeli'deki üniversite öğrencilerinin 'Sezin ablası' olan Sezin Türkkal, "Türkiye Cumhuriyeti kadını olarak Atatürk'ümüz olduğu için dua ediyorum" dedi
Atatürk'ümüz olduğu için dua ediyorum

Burçin SAĞLAM AYSU

Sezin Türkkal.

42 yaşında 3 kız annesi.

O bir ev kadını.

Ama öyle kafamızda yer edinen ev kadınlarından değil, olabildiğince farklı olabildiğince yenilikçi.

Türkkal, bir an olsun yerinde durmuyor. STK çalışmalarıyla, kurslarla ve şehirdeki etkinliklerde yer alıyor.

"Sen 3 çocuklu bir kadınsın, evinde otur" diyenlere inat, üzerine yapıştırılan bütün kalıpları elleriyle yıkıyor.

Bugün başını kapatabildiği için namaz kılabildiği için kızlarını okutabildiği ve her anı için Allah’a ve  Atatürk'e teşekkür ediyor.

Kadınların ne kadar güçlü olduğunun farkına varan Türkkal, bütün kadınları harekete geçmeye evlerinden dışarıya çıkıp adım atmaya topluma faydalı bir şeyler yapmaya davet ediyor. 

Türk Ocakları'ndaki üniversite öğrencilerinin 'Sezin ablası' olan Türkkal'ı gelin birlikte dinleyelim.

 

 

 

 

Sezin Türkkal kimdir?  

Ben 3 kız çocuğu olan bir anneyim. Bundan iki yıl öncesine kadar da bir sigorta şirketinin şube müdürüydüm. Ama 39 yaşında bir kızım daha olunca bir yıl boyunca işi idare edebildim  onun bana düşkünlüğü ve aramızdaki bağdan dolayı işime daha fazla devam edemedim. İşime ara verdim ama Türk Ocakları'na ara veremedim.  7 yıldır Türk Ocakları'nda aktif görev alıyorum. Burayı bırakmak istemedim. Kızlarımla birlikte buraya geliyoruz. Çalışmalarıma devam ediyorum. Aslen  Manisa Akhisarlıyım . 2003 yılında İzmit'e gelin geldim. İlk, orta ve lise eğitimimi İzmir'de tamamladım. Üniversiteyi Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde okudum. Daha sonra 2009 yılında da Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) uluslararası ilişkiler bitirdim, şimdi ise yine AÖF'te ilahiyat fakültesine devam ediyorum.

 

STK'larla ne zaman tanıştınız?

Kızlarımla ilgilenirken diğer bir yandan Türk Ocakları'nda Türkçü-Milliyetçi kuruluşlarda çalışmalarıma devam ediyorum. 1993 yılında Nizam-ı Âlem Ocaklarıyla ilk STK çalışmasına giriş yaptım . Eğitim dönemimde hep aktiftim. İzmit'e gelince 2004 yılında annem rahatsızlandı ve 7 yıl boyunca ona baktım, bu süreçte sosyal ve iş hayatıma ara vermek zorunda kaldım. 2011 yılına kadar evde çocuklarımla, annemle vakit geçirdim. Annemi kaybettikten sonra hem iş hayatına atılmak hem de sosyal hayatıma geri dönmek için adım attım. Sigorta acenteliğiyle iş hayatına girdim. 7 yıldır da Türk Ocakları'ndayım. 

 

Ev kadını diye sınıflandırılmak!

Bir evlat olarak en mutlu zamanlarımı annemle geçirdim, bir anne olarak da şimdi kızlarımla çok güzel vakit geçiriyorum. Ev hanımı olmak ya da çalışan kadın olmak gibi sınıflandırılmak istemiyorum. Kendi hayatında çizdiği yolda ilerleyen bir kadın olmak istiyorum. Topluma insanlığa faydalı olabilmek, neresinden tutabilirsek, STK'lar veya bir siyasi partiye kadar kadın toplumun her alanında olmalıdır. 

 

ÜRETMEKTEN KEYİF ALIYORUM

Türkiye'de kadın olmak…

STK çalışmalarımın yanında kurslara gidiyorum, İngilizce, bilgisayar, dikiş, iğne oyası gibi bir çok kursa gittim, şimdi ise Kandıra'ya kandıra bezi dokuma kursuna gidiyorum. Benim hayatım hep koşturmayla geçiyor ve  bir şeyler üretmekten keyif alıyorum. Tüketen toplum içerisinde yer almaktansa üreten bir birey olmak  tercihimdir. Toplumun her alanında kadınların artık kendini ispat etme çabası olmamalı, bunları aşmalıyız. Biz zaten güçlüyüz ve başarılıyız , birilerine  bir şey ispat etmek için çaba sarf etmemeliyiz. Zaten Atatürk'ümüz biz Türkiye Cumhuriyet kadınlarına yıllar önce diğer ülkelerde bile yokken seçme ve seçilme hakkı vermiş. Halide Edip Adıvar'dan Afet İnan'a kadar hepsi kadınların Türk toplumunda ne kadar başarılı ve değerli olduğunun en büyük örneklerindendir. 

 

Kadın olmanın en gurur verici yanı nedir?

Kadın olmanın en gurur verici yanı güçlü olmamızdır. Kadının gücünün sınırı yok. Biz kadınlar o kadar güçlüyüz ki bizi hiçbir şey yıldırmıyor. Benim anneannemin ikizleri var o ikizleri olduğu halde hem tarlada çalışıp, hem evde her işe yetişmiş bir kadın. Bir eve çivi çakılacaksa orada var kadın, mutfakta yemek yapılacaksa da...Örnekleri çok fazla..

 

Ev işleri ve dernek çalışmalarına nasıl yetişiyorsunuz?

Günün başlamasıyla rutin ev işlerini yapıyorum, yemeği pişiriyorum, kızlarımın derslerinde yardımcı oluyorum sonra Kocaeli'nin en aktif çalışan STK'sı olan Türk Ocakları'na geliyorum burada çalışmalara katılıyorum. Her haftaya bir etkinlik düzenliyoruz, üniversitedeki öğrencilerimizle birlikte bir şeyler yapıyoruz. Bu yoğunlukta ailemi,eş ,dost ve arkadaşlarımı da ihmal etmediğime inanıyorum.

 

 

 

İNSANLARA SAYGI GÖSTERMELİYİZ

Hiç hayatınıza sınırlar çizildi mi? 

Önyargılardan nefret ediyorum, önyargılar  çok rahatsız edici olabiliyor. Ben bunun mağduriyetini ara ara  yaşıyorum. Benim okuduğum İzmir İmam Hatip Lisesi'nde o dönemlerde başörtüsü yasaklandı, o dönemler baş örtüsü kullanmıyordum. Lise 2'de derslere başörtülü girmek yasaklandı. Hala o dönemler kapanmamıştım. Ama başörtüsüne yasak gelince bir baktım benim arkadaşlarım ağlıyor, üzülüyor çok sorunlar yaşıyordu, bir hırsla eve gittim ve kapandım. O gün bugündür kapalıyım. O zamanlar bize nasıl hor gözle bakılıyorsa şimdi de başı açık kadınlara o gözle bakılma ihtimali bile beni rahatsız ediyor. İnsanları kılık kıyafetiyle eteğiyle başörtüsüyle değil biz onu insanlığıyla değerlendirmeli, insanlığına saygı göstermeliyiz. Bizim artık bu çağda bunları aşmamız gerekiyor. İnsan vicdanı ,duruşu ve Dünya’ya kattığı iyi şeyler kadar vardır aslında hayatta.

 

Erkek egemen bir ortamda zorluk yaşıyor musunuz?

Bizim derneğimizde kadın kolları tarzında kadını ayıran bir mantık yok. Biz erkek de kadın da birlikteyiz. Bizim yönetimimizde de denetim kurulumuzda da hep kadınlar vardır. Türk Ocağı'ndaki herkes biz kadınlara karşı çok saygılılar. Bu kadın ayrıcalığından değil olması gereken, yani kadına nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranıyorlar. Biz zaten ocakta her zaman üniversiteli öğrencilerimize öncelik tanıyoruz. Onları sen kızsın sen erkeksin diye ayırmıyor birlikte içinde oluyoruz, bizim içimizde bir ayrımcılık olmuyor. niye kadınlar kolu var da erkekler kolu yok?. Kadınlar kolu bana hep saçma gelmiştir. Kadınlar kolu zamanla gün programına dönüyor kendi içlerine kapanıp kalıyorlar. Ben buraya 3 yaşındaki kızımla da geliyorum, liseye giden kızımla da. 

 

BENİ AYRI TUTMUYORLAR

Kadının en büyük destekçisi kadın mıdır erkek midir?

Kadının en büyük destekçisinin kadın olması gerekiyor ama günümüzde bu yok. Maalesef kadının en büyük düşmanı yine kadın oluyor. Ocak yönetiminde benim en büyük destekçim diğer erkek arkadaşlardır. Benim 3 yaşındaki kızım Hande'den dolayı bazen katılamayacağım protokol ziyaretleri olduğu zaman yönetimdeki arkadaşlar, aksine Hande'yi de programa getirmemi istiyorlar. Beni çocuğumdan dolayı ayrı tutmuyorlar. Her alanda destek veriyorlar.  Biz burada kocaman bir aileyiz. 

 

Hiç şiddete uğradınız?

Bir dönem öğrenci iken sözlü tacize uğradığımız zamanlar oldu  . İzmir'deyken yeni kapandığım zamanlarda  sözlü hakaretler ediyorlardı. Bir keresinde Isparta'da üniversitede okurken tam seçim zamanlarında bir adam bana 'Şu Refah Partilileri görmekten nefret ediyorum , bunun gibilerin yüzüne tüküresim geliyor' demişti. Sonra ben o adama döndüm ve 'beyefendi hiç üzerime alınmıyorum çünkü ben Refah Partili değilim" dedim ve tepkimi gösterdim. Toplumda öyle bir algı var ki eğer başörtülüysen Atatürk düşmanısın. Yani keşke herkes benim kadar Atatürk'ü sevse. Zaten Atatürk'ü sevmeyen bir insanın Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ne işi var? Namaz kılabiliyorsak bu kadar rahat ve özgürsek bunda Atatürk'ün katkısını ve bizlere kazandırdıklarını inkar edemeyiz. Atatürk biz kadınlara 'Başınız açın ya da örtün' demedi ki. Benim Atatürk'ün en sevdiğim kararı tekke ve zaviyeleri  kapatmasıdır. Bana da bir yetki verilse tekke ve zaviyeleri kapatırdım .Diyanet işleri diye bir kurum var sonuçta işini gereği gibi yapması gereken!!. Sorunu kökten çözeriz… 

 

Kadınlara tavsiyeleriniz var mı?

Artık kadınların kafasını pasta-börekten,ev dekorasyonundan kaldırıp dışarıya bakması lazım. Dışarıda ne var. İnsanlığa topluma nasıl bir faydam olur onu sorgulaması lazım. Biz Tomris Hatun'un ,Umay ananın ,Gökçe kadının  evlatları olan kadınlarız bizler hayatın tam ortasında oldukça şimdi imrenilerek baktığımız Avrupa medeniyetini bile geride bırakabiliriz. Bizim özümüze dönmemiz lazım. 

 

TEK ÇÖZÜM EĞİTİM

Kadın cinayetleri…

İnsanların artık bir lüks anlayışları var ve tüketim toplumuyuz. Eşler ekonomik olarak yetemedikleri yerde aile yapısı çatlamaya başlıyor. Ve ciddi sorunlar yaşanıyor. Sadece bu etken değil. Bu cinayetlerin çözümü idam falan değil. Tek çözüm sadece eğitim… Öğretim değil eğitim!! Türkiye'de öğretim var kaliteli bir eğitim yok. Ne yazık ki anneler babalar kitap okumuyor. Bir annenin babanın kitap okuması gerekiyor. Evlatlarına daha çok şefkatle yaklaşmalı. Evlatlarınız sizden markalı kılık kıyafet beklemiyor o çocuk sizden ilgi şefkat sevgi bekliyor. Erkekler şöyledir, kızlar böyledir diye bir mantık yok. Dinimizde erkekler için ayrı kadınlar için ayrı ayetler yoktur. Bütün ayetler insanlar için indirilmiştir. İlim-irfan da kadına erkeğe farz, birlik olmak da, ticaret yapmak da. Kadın çalışmasın diyenler var. Ya eğer sen inanan bir insansan sana en büyük örnek Hz. Hatice. Dinden yola çıkarak baktığınızda gerçekten insanların eğitilmesi gerekiyor.Ortadoğu (Afganistan ,Pakistan,Irak vs vs) kültürünün Türkiye'ye doğru kaydığını düşünüyorum eğer bu hızla gidersek oradaki kadınların yaşadıklarını bizlerin de yaşayabileceğini büyük bir korkuyla düşünüyorum. 

 

 

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Üye resim
sezin
Çok teşekkür ediyorum .Aslı da hemen hemen hepimiz aynı düşüncedeyiz sadece gücümüzün farkına varalım yeter.
Üye resim
güler
Sezin hanımla aynı şehirde yaşıyor olmaktan gurur duydum. Kadınlar hep hayatın içinde olmalı.
Toplam 2 yorum.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7763 TL 5.7532 TL
Euro
EURO
6.3604 TL 6.3350 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA