Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 18.11.2019 SAAT 22:30:49
Advert
 

Bu devlete borcum var

Mustafa Kemal Atatürk ve bu ülkeye emek veren kurtuluş kahramanlarının en büyük sevdası olduğunu söyleyen Candemir, "Cumhuriyetin kadınları ve erkekleri, azmettikten sonra her şeyi yapabilir. Bu devlet beni okuttu, benim bu devlete borcum var. Bu topraklarda yaşayan insanlara borcumu ödüyorum" dedi
Bu devlete borcum var

Burçin SAĞLAM AYSU

Bahar Gültekin Candemir.

Bir kadın, bir eş ve bir anne.

Kocaeli Barosu'nun ilk kadın başkanı.

'Adalet'in temsilcisi olan Bahar Gültekin Candemir, bir kadın olarak yaşadığı gururu, toplumda önüne çekilen setleri, yaşadığı zorlukları, gördüğü şiddeti ve dahasını 'Kadın Kadına' söyleşimizde bizlerle paylaştı.

"Hep mücadele veriyoruz daha çok emek harcamak durumunda kalıyoruz. Çünkü biz kadınları güçsüz görüyorlar. Kavanoz kapağına sıkışmış bir bakış açısı var. Biz belki kavanoz kapağını kas gücümüzle ilk demede açamayız ama beynimizde bunu daha kolay bir hale getirerek o kapağı açabiliriz. Biz kadınlar çok azimliyiz" diyen Candemir'le olan söyleşimizle siz okuyucularımı baş başa bırakıyorum.

 

Bahar Gültekin Candemir kimdir?

Mücadeleci bir insanım. Küçük bir ilkokulda okudum, muhacir bir mahallede büyüdüm. O dönemlerde tek hayalim okumaktı. Avukat olmam gerektiğini düşünüyordum.  Mali müşavir bir babanın kızıyım, babam benim için çok emek verdi. Ankara'da okumak istedim ve çocukluk hayalimin gerçekleşmesi için çok çalıştım. Hayallerim gerçek oldu, hukuk fakültesi benim hayatımda çok büyük bir dönüm noktası oldu, hayatı tanıdım, toplumu tanıdım. Biz 80 ihtilalından sonraki sessiz gençliktik. Hukuk fakültesi benim kişiliğimin gelişmesinde çok etkili olmuştu. Hep kendimi geliştirmek için çalıştım ve hala da çalışıyorum. Hayata bakışım hep olumludur. Ben de insanım benim de öfkelerim var. İyi bir anne iyi bir eş ve iyi bir dost olmaya çalışıyorum. Etrafım hep güzel insanlarla dolu. Bu konuda çok şanslıyım.

 

Kadın olmanın en gurur verici yanı nedir?

Galiba bir evlat dünyaya getirmek, onu yetiştirmek. Bu güzel duygu insanın sosyal hayatına da yansıyor. Bir şeyleri yıkmak yerine hep kurmak için çaba veriyorsunuz. Bence bu kısım çok özel. Bu özel yanımızı ortaya çıkarabileceğimiz bir toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısına ihtiyacımız var. Kadın olduğum için çok mutluyum.

 

 

KAVANOZ KAPAĞINA
SIKIŞMIŞ BİR BAKIŞ AÇISI

Hayatın içinde 'kadın' olarak zorlandığınız anlar oluyor mu?

Kadın olduğunuz zaman verdiğiniz mücadelenin emeğin karşısında ufak ufak başarı kazanmaya başladığınızda erkeğe bakıldığında görülmeyen kusurlar kadınlarda daha çok görülmeye başlanıyor. Bu ufak kusurlar büyütülüyor. Bu yüzden de kadınlar çok yoruluyor. Çünkü kadın bir anne, bir eş, bir iş sahibi.. Ve kadın bunların hepsine yetmek zorunda. Öte yandan bir de iyi bir ev hanımı olabilmek adına geceleri yemek hazırlamak durumunda kalıyorsunuz. İş hayatına döndüğünüzde ise saçınıza başına dikkat etmeniz gerekiyor, en temiz kıyafetleri giymeniz gerekiyor. Hep mücadele veriyoruz daha çok emek harcamak durumunda kalıyoruz. Çünkü biz kadınları güçsüz görüyorlar. Kavanoz kapağına sıkışmış bir bakış açısı var. Biz belki kavanoz kapağını kas gücümüzle ilk demede açamayız ama beynimizde bunu daha kolay bir hale getirerek o kapağı açabiliriz. Biz kadınlar çok azimliyiz. Kolay değil bir çocuğu 9 ay karnında taşımak, dünyaya getirmek. Biz kadınlar dünyadaki bütün olaylara aslında sabırla bakıyoruz. Dolayısıyla toplumsal bakış açısı bizi zorluyor. Mesela baro başkanı seçildikten sonra benim için en önemli şey bütün hukuk fakültesi öğrencilerine, 'bir gün ben de bora başkanı olabilirim' düşüncesini verebilmek. O hayalin gerçeğe dönüştüğünü göstermek.

 

Erkek egemen bir ortamda mı çalışıyorsunuz?

Toplum olarak erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Ama bizim baromuzda böyle bir algı ve böyle bir yapının olmadığı yapılan genel kurulda ortaya çıktı. Bu anlamda müteşekkirim.

 

Baro başkanı olmaya nasıl karar verdiniz?

Ben hadi baro başkanı olayım diye bir anda karar vermedim. 2002'den beri 6 yıllık avukatken büyüklerimin önerisiyle yönetim kurulunda yer aldım, yaklaşık 8 yıl yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli görevlerde yer aldım. Hatta Türkiye Barolar Birliği Arabuluculuk Kurulu Temsilciliği görevlerini yaptım. O dönemlerde bana hep 'sen de baro başkanı olabilirsin' derlerdi ve ben çok heyecanlanırdım. Ben olamam diye düşünürdüm o uzun yolda arkadaşlarımın büyüklerimin telkiniyle bugün buradayım. Özel bir planlamam olmadı aslında süreç beni buraya getirdi. Bu karar bir günde oluşmadı geniş bir mutabakatla verilen bir karardı. Ben aday olayım beni destekleyin diye değil de arkadaşlarımızla birlikte hadi olalım diyerek yola çıktık. Biz çok kolektif bir yapıyız şuan baro başkanı olarak görünen benim ama gerek yönetim kurulunda gerekse diğer kurullarda ve kurullarda görev almayan gizli kahramanlar var. Bizim yanımızda olan ve ortak aklı bulduğumuz insanlar var. Kocaeli Barosu'nda bu kolektif yapıyla çalışmaktan dolayı çok mutlu oluyorum.

 

BENİM BU DEVLETE
BORCUM VAR

Bu unvana sahip olmak nasıl bir duygu?

Çok güzel bir duygu ve çok büyük bir onur. Ben cumhuriyetçi bir aileden geliyorum. Bizim en büyük sevdamız bu cumhuriyetin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevdamızdır. Bizim sevdamız Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna emek veren milli mücadeleye katkı sunan tüm kurtuluş kahramanlarıdır. Bu azimle bu farkındalıkla büyütülmüş bir çocuğum ben. Cumhuriyet demek bu topraklarda yaşayan her bireyin fırsat eşitliğinin sağlanması demektir. Dünyadaki birçok medeni ülkeden önce Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdi, bunun için mücadele etti. Bu mücadelenin sonunda hepimizin bu hakka sahip çıkması gerekiyor. Dolayısıyla ben seçimi kazandıktan sonra görev aldığım arkadaşlarımla birlikte Ankara'da Atatürk'ümüzün huzuruna çıkarak kendisine olan şükran duygularımı ifade ettim. Benim için hukuk kavramı çok önemli. Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin adil yargılanma ve savunma hakkının temsilcisi olan hala adliye koridorlarında cübbe giyen bir avukat olarak yaptığım görevin ne denli önemli olduğunun farkındayım. Bu görevi gereken koşullarda yapabilmem için oluşturulmuş meslek örgütüne hizmet edebilme imkanını elde edebilmek benim için çok büyük bir onur. Cumhuriyet kadını olarak bu görevi yapıyor olmak çok daha büyük bir onur. Bu cumhuriyetin kadınları ve erkekleri azmettikten sonra her şeyi yapabilirler. Bu bayrak bu vatan bizler için çok önemli. Bu devlet beni okuttu, benim bu devlete borcum var. Bu topraklarda yaşayan insanlara borcumu ödüyorum. Bu görev benim için bu anlamda çok önemli. Yoksa protokol görevi olarak görmüyorum gerçekten biz hep beraber bir şeyler yapabilmek adına mücadele ediyoruz.

 

Kendinize rol model aldığınız bir kadın var mıydı?

Benim ailemde hukukçu yok. Ama benim idolüm genel anlamda baktığımızda bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. O günlerde Kurtuluş Savaşı döneminde sırtında top taşıyan Kara Fatma'dan tutun da kadın pilotumuz Sabiha Gökçen'e, bu topraklarda yetişmiş ilk avukat Süreyya Ağaoğlu'na kadar bu toprakların iyileştirilmesi için tüm temel değerlerin yerleştirilmesi için mücadele eden bütün atalarımız benim idolüm. Yine bugün samimiyetle bu vatana emek veren herkes benim idolüm. Ben gördüğüm mücadeleci herkesin gücünü iyi tarafını örnek alıyorum. Hatalardan ders çıkarıyorum. Bu yaşam uzun bir yol, Mevlana'nın sözü benim çok hoşuma gider, 'hamdım, piştim, yandım' Rahmetli babam 17 yaşındayken ailesinin tüm baskılarına rağmen üniversite okumak için Erzincan'dan çıkmış. Babamın bakış açısı benim için gerçekten bir pusula olmuştur.

 

ÖNYARGI ŞİDDETİNE

MARUZ KALIYORUZ

Hiç şiddete uğradınız mı?

Fiziksel olarak hiç şiddete uğramadım. Ailemde ve toplumsal anlamda birebire şiddete muhatap olmadım. Ama trafik şiddetine maruz kalabiliyorum. Ya da önyargı şiddetine…Yaptığımız mücadele sonucunda ortaya koyduğumuz değerlere bazen saldırı gelebiliyor. Bunu da şiddetten sayabiliriz. Salt kadın olarak değil de birey olarak her gün bu toplumda market alışverişinde olsun sinema kuyruğunda ya da trafikte olsun herkesin muhatap olduğu şiddete ben de muhatap oluyorum. Örneğin televizyonda da şiddete maruz kalıyorum. Toplumsal yaşamda galiba hepimiz şiddete maruz kalıyoruz. Bir kadın şiddet gördüğünde aslında ben de şiddete maruz kalıyorum.

 

Ailenizle nasıl vakit geçiriyorsunuz? İşleriniz yoğun mu?

Bu göreve geldikten sonra çok kısıtlı zamanlarımız oluyor. Kızım üniversite de oda benim gibi hukuk okuyor. Onunla hafta sonları görüşebiliyoruz. Biz eşimle 33 yıllık yol arkadaşıyız o bana çok destek veriyor. Baro başkanı olduktan sonra ondan çok büyük bir zamanı çalmış oldum artık daha çok dışarıda programlarda oluyorum. Eşim, kızım ve ben birlikteyken yapabilecek çok güzel şeyler bulabiliyoruz. Biz bir arada olduğumuzda güzel vakit geçirmesini bilen bir aileyiz. Geniş aile anlamında da benim annem ve eşimin ailesiyle fırsat buldukça bir araya geliyoruz. Ailem benim için büyük bir güç.

 

 

AKTİF BİR POLİTİKA

İZLEMELİYİZ

Kadın cinayetleri…

Biz her kadın cinayeti olduğunda taziye mesajları yayımlıyoruz. Onun dışında hep dile getiriyoruz, ciddi bir politika üretmek zorundayız. Önlem politikaları adı altında bazı kurumlar oluşturuluyor. Ama hayata geçirilmiyor. Her gün kadın cinayetleriyle karşı karşıya geliyoruz, o vahşete tanık oluyoruz. Toplum paydaşlarıyla birlikte daha köklü çözümler bulmak adına somut çözümler üretmeliyiz. Salt cezalandırma yöntemiyle şiddeti ortadan kaldıramayız. Şiddetin temellerine baktığımız zaman toplum cinsiyet eşitliği politikaları üretmek durumundayız. Sosya-ekonomik sorunları çözmek zorundayız. İnsanlarla mahallelerde daha çok birlikte olup şiddeti doğuran sebepleri tespit edip bu sebepleri ortadan kaldırmak adına çok aktif bir politika izlemek zorundayız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın tekrar kurulması lazım, Çalışma Bakanlığı ile birleştirilmesi çok doğru bir karar olmadı. Saha çok genişledi bu yüzden özel politikalar üretmekte zorlanabilirler. Bürokrasi anlamında zorlanabilirler. Kocaeli özelinde düşündüğümüzde şanslı illerden bir tanesiyiz. Geçtiğimiz günlerde çocuk gelinlere hayır projesi kapsamında bir projeye adım attık. Ben hep söylüyorum. Bizlerin mahallelere gitmesi lazım. Bu çalışmalarda din olgusuyla birlikte adımlar atmak gerekiyor. Projeler üretirken dini dışarıda bırakamayız. Bir kolektif oluşturmamız gerekiyor. Biz belki ders alınsın diye sosyal medyada şiddeti yayınlıyoruz ama bu şekilde özendiriyoruz galiba. Toplumun kendisini ifade etme şekli şiddet oldu, küfrederek konuşur hale geldik. Genel bir iletişim eksikliğimiz var. Rol modeller çok önemli. Önemli kamu görevlerini yürütenler ya da siyasi kimlikler, şiddet diliyle konuşuyor. Bunu önce önlememiz lazım, şiddet içeren ifadeleri literatürden kaldırmamız lazım. Bu ülkede kadınlar şiddet görüyor, çocuklar ve hayvanlar... Bu ülkede çevre şiddet görüyor, doktorlar, avukatlar… Yani salt kadın ve çocuk şiddeti de değil. Şiddet hayatın her alanına hakim olmuş durumda. Biz Kocaeli Barosu olarak bu anlamda üzerimize düşen her görevi yapmaya hazırız. Bakanlıklarla ya da valiliğimizle birlikte olmamız gereken her yerde yerimizi alıyoruz.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Liyakat sorunu toplumun genel meselesi. Bu ülkede kadın/erkek tüm vatandaşlarımızın liyakat esaslı bir yaşam koşullarına kavuşmasını temenni ediyorum. Bizim iyi yetişmiş bireylere ihtiyacımız var. Bu ülkenin iyi bir eğitim programına ihtiyacı var. Salt üniversite mezunu olmak çok anlamlı değil, herkesin kendisini daha çok yetiştirmeye geliştirmeye ihtiyacı var. Çok şey borçluyuz bu topraklara. Tüm vatandaşlara yorulduklarını, tükendiklerini hissettiklerinde Kurtuluş Savaşı günlerini hatırlamalarını o günlere bir bakmalarını diliyorum. Mücadele etmek adına önümüzde hiçbir engel yok bu anlamda çok çalışmalıyız.

 

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Üye resim
izmitli41
Baharcığım doğumundan bugüne kadar evliliğin de her yaşantını bildiğim eşin barbaros gibi düzgün bir kişiyle yaptığın evlilik vede baro başkanlığına uzanan yol başarılarının devamını dilerim Atatürkçü aydın bir kişi olarak kal ve hayatına devam et
Toplam 1 yorum.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7493 TL 5.7263 TL
Euro
EURO
6.3587 TL 6.3333 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA