Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 14.11.2019 SAAT 06:14:12
Advert
 

Bütün farklılıklar sevgiyle aşıldı, Kocaeli onların ikinci evi

Farklı kıtalardan şehrimize gelen misafir öğrenciler, Kocaeli Uluslararası Öğrenciler Derneği'nde aile sıcaklığını yaşıyor. Öğrenciler, "Kocaeli bizim ikinci evimiz. Kocaeli çok güvenli bir şehir" diyerek anılarını bizimle paylaştı
Bütün farklılıklar sevgiyle aşıldı, Kocaeli onların ikinci evi

Burçin SAĞLAM AYSU-KOCAELİ Uluslararası Öğrenciler Derneği… Bu isim belki kulağınıza çok yabancı gelmiştir. Ama şehrimizde okuyan gurbetçi öğrenciler için bu isim çok şey ifade ediyor. Bir yuva, bir dost sohbeti ve bir aile sıcaklığı... Kocaeli Üniversitesi'nde okuyan binlerce misafir öğrenci, bu çatı altında bir araya geliyor hem şehrimizi tanıyor hem de kültürümüzü. Sadece Kocaeli de değil ülkemizin birçok kentini Kocaeli Uluslararası Öğrenciler Derneği ile keşfetme imkanı buluyor. Bizler de Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak dernekte buluşan farklı ülkelerdeki öğrencilerle sohbet ettik, Kocaeli deneyimlerini dinledik.

FARKLI KITALARDAN

Kocaeli Üniversitesi'nde okuyan gazetecilik 3. sınıf öğrencisi Suriyeli Rama Nesreen, gazetecilik 3. sınıf öğrencisi Kolombiyalı Lina Pimientel Priolo, Kartepe'de turizm bölümünde yüksek lisans 1. sınıf öğrencisi Kazakistanlı Saltanat Seiilbek, radyo, televizyon ve sinema son sınıf yüksek lisans öğrencisi Filistinli Safaa Said, elektrik ve haberleşme mühendisliği okuyan Yemenli Reem Al-Madhagi, gazetecilik yüksek lisansta öğrenci olan Kırgızistanlı Gulaiym Abdukarimova ile  radyo, televizyon ve sinema yüksek lisans öğrencisi Azerbaycan'dan ülkemize gelen Khanim Muchtarova… Bu isimler dernekteki misafir öğrencilerden sadece birkaçı. Afrika, Güney Amerika, Asya ve Avrupa… Farklı kültürlerden, ülkelerden ve farklı kıtalardan ilimize gelen misafir öğrencilerin Kocaeli'de keyfine diyecek yok. "Kocaeli bizim ikinci evimiz" diyen öğrenciler, Kocaeli'nin kendi ülkelerinde en çok tanınan Türkiye şehri olmasını istediklerini söyledi.

 

KOCAELİ'DEKİ
İNSANLAR ÇOK İYİ

Misafir öğrencilerle bir araya geldiğimde ilk sorum, "Kocaeli'yi nasıl buldunuz? Hayal kırıklığı yaşadınız mı?" oldu. Soruma çok farklı ve anılarla dolu cevaplar geldi. Filistin'den Safaa Said, sorumu "Şehir olarak gerçekten çok güzel. İstanbul çok kalabalık. Buradaki insanlar çok iyi. Buraya gelmeden önce hep diyordum Türkler çok samimi diye. Ve geldiğimde bunu yaşadım ve gördüm. Ama bazı insanlar bazen bize ırkçı davranabiliyor ama bu çok az. Yurttaki oda arkadaşlarımla aramız çok iyi, bu kenti seviyorum" diye cevapladı.

 

MÜLTECİ GÖZÜYLE

BAKIYORLARDI

"Hiç beklemediğiniz bir tavırla karşılaştınız mı?" dediğimde ise Yemen'den Reem Al-Madhagi bize İstanbul'da yaşadığı bir anısını anlattı. Reem Al-Madhagi, "Biz bir gün bir yere yemeğe gitmiştik, hesabı ödemek için kartı uzattığımda. Oradaki insanlar 'Hem ülkemize geliyorlar hem bizim kartlarımızı kullanıyorlar' demişti. Yine bir gün otobüste oturduğumda ayakta duranlar bana 'Biz ayaktayız bunlar hep oturuyor' demişti. Bazen bize karşı bakışları çok beğenmiyoruz. Bize mülteci gözüyle bakıyorlar. Birkaç kişi böyle düşünüyor diye herkesi genelleştirmiyoruz" dedi.

 

TATİLE GELMİŞ GİBİYİM

"Kocaeli'yi sevdiniz mi?" soruma ise kardeş ülke Azerbaycan'dan gelen Khanim Muchtarova, "Ben Kocaeli'ye geldiğimde ilk iki gün çok mutsuzdum burayı sevmemiştim. Kocaeli, Bakü'den çok farklı. Bakü'de çok büyük binalar var ve ritmik bir havası var. Ama Kocaeli'de doğal bir ortam var, yeşillik var. Annem bana 'Seni oraya tatile gönderdik' diyor. İlk iki günden sonra çok alıştım. Zaten Kolombiyalı Lina Pimientel Priolo ile 3 yıldır oda arkadaşıyız. 4 kız kaldığımız yurtta hem birbirimize hem de kente alıştık. Ama bunda en büyük katkı derneğin etkinlikleri oldu. Sosyal açıdan bize çok katkı sağladı. Burada diğer ülkelerde de olduğu gibi yabancıya iyi bakmayan insanlar var. Ben Azerbaycanlıyım dediğim zaman hemen benimle Rusça konuşmaya çalışıyorlar. Bizi yani kardeş ülkelerini çok iyi tanımıyorlar. Bizim dilimizin Azerbaycan Türkçesi olduğunu bilmiyorlar. İlk yıllar bu durum bana çok garip geliyordu. Biz Azerbaycan'daki insanlar diğer ülkeleri bilmese de Türkiye hakkında çok fazla bilgiye sahiptirler" dedi.

 

JAPON MUSUNUZ?

Kocaeli Üniversitesi Kartepe Turizm Meslek Yüksek Okulu'nda yüksek lisans yapan Kazakistan'dan ülkemize gelen Saltanat Seiilbek, "Beni görenler çekik gözlü olduğum için hemen 'Sen Japon musun yoksa Çinli mi?' diye soruyorlardı. Ben ilk başta çok şaşırıyordum ama şimdi alıştım. Ben çok fazla sıkıntı yaşamadım. Kartepe çok güzel bir yer. İzmit'te kaldığım için her gün Kartepe'ye gidip geliyorum. İzmit'e göre biraz küçük bir yer ama Kartepe'yi seviyorum" dedi.

 

EVİME GİDERKEN

KOCAELİ'Yİ ÖZLÜYORUM

2015 yılında Yemen'den ülkemize gelen Reem Al-Madhagi, Kocaeli Üniversitesi'ni tercih ettiği süreci bizlerle paylaşarak yukarıdaki soruma cevap verdi: "Kocaeli Üniversitesi'ni seçerken google'dan hemen görsellerine baktım. Benim teyzem vardı, o Gebze'yi kazandı ben Kocaeli Üniversitesini. Çok mutlu olmuştum. Ama teyzem babası hastalandığı için gelemedi. Buraya tek gelmek bana çok zor geldi. Burada yurda geldiğimde İngilizce de bilmediğimiz için işaretlerle anlaşıyorduk. İlk başlar zordu çünkü ben 17 yaşında Koceli'ye geldim, kendi ülkemde arabayla okula gider arabayla gelirdim. Burada otobüse biniyor çok fazla insanla karşılaşıyoruz çok farklıydı. Ben burada her şeyi öğrendim. Kocaeli'yi çok seviyorum.  Buradan kendi evime giderken artık üzülüyorum, Kocaeli'yi özlüyorum."

DERNEK BENİM

EVİM GİBİ

"Dernekle nasıl tanıştınız, neler yapıyorsunuz?" dediğimde ise Kırgızistan'dan gelen Gulaiym Abdukarimova 'nın gözleri güldü. "Buna ben cevap vermeliyim" diyerek başladı anlatmaya; "Ben buraya geldiğimde bir Kırgız abla bana burasını anlattı, buraya geldiğimde beni öyle sıcak karşıladılar ki evim gibiydi. Ülke tanıtım günleri gibi çok güzel etkinlikler düzenleniyor ben de yer aldım, kendi ülkemi tanıttım. Çok mutlu oldum. Bana da 'Sen Taylandlı mısın?' diye soran oluyordu. Ama şunu söylemem gerekiyor buraya gelmeyen bir insan Türklerin bu kadar samimi olduklarını asla bilemez."

 

TV'DE GÖRÜNDÜĞÜ

GİBİ DEĞİL TÜRKİYE

"Kocaeli'ye gelmeden önce şehrimiz ve ülkemiz hakkında bir fikriniz var mıydı?" soruma Kolombiyalı Lina Pimientel Priolo cevap verdi: "Ben buraya kendi ülkemdeki lisansı bırakıp geldim. Geldiğim ilk zamanlar aileme çok bağımlıydım, hemen babamı arardım. Sonra büyüdüm, olgunlaştım. Türkler çok samimi. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Ben okyanusun diğer ucundayken 'Müslüman ülkelerde savaş var' diye düşünüyorduk. Herkes bana 'Sen neden gidiyorsun?' diye tepki gösteriyordu. Benim burs için sınava girdiğim gün 15 Temmuz Darbe Girişimi olmuştu, bombalar patlamıştı. Ailem ne kadar tedirgin olsa da ben buraya hep gelmek istedim. Arkadaşlarım bana 'Sen şort giyiyorsun sana orada taş atarlar, orada seni öldürürler çünkü sen Hıristiyansın ' diyordu. Böyle önyargılarımız vardı. Ama buraya geldiğimde televizyonda görünen ile gerçeğin çok farklı olduğunu gördüm.

 

İKİ FARKLI ÜLKE

İKİ FARKLI SELAMLAŞMA

"Kendi ülkeniz ve Türkiye arasındaki kültür farkını hissettiniz mi?" soruma yine Kolombiyalı Lina Pimientel Priolo anılarından yola çıkarak cevap verdi: "Biz çevremizdeki insana 'Dinin ne?' diye asla sormuyoruz. Ben buraya geldiğimde herkes bana 'Sen Müslüman mısın yoksa Hıristiyan mı?" diye sürekli soruyordu. Bu sorular bana çok garip geliyordu. Ne için sorduklarını anlamıyordum. Bir de bizim orada insanlarla selamlaşırken sarılır öperiz. Sınıfımdaki erkek arkadaşlarımla selamlaşırken sürekli sarılıyor öpüyordum. Bizim kültürümüz böyle. Ama beni görenler 'Bu kötü kız' diyorlardı." Konu tam da selamlaşmadan açılınca Filistin'den gelen Safaa Said tam tersine bir olay yaşadığını anlattı. Safaa Said, "Bizim ülkemizde Müslüman olduğumuz için kadınlar erkeklerle sarılmaz. Ben sınıfa girdiğimde herkes benle tokalaşmaya sarılmaya kalktı. Ben de 'Hayır hayır ben sarılmıyorum' dedim. Bu da benim için komik anılardan biri oldu."

 

İNANCIMIZ FARKLI

AMA BİZ BİRİZ

"Dini inancınız yüzünden tedirginlik yaşadınız mı?" dediğimde ise yüzümü gülümseten cevaplar aldım. Aynı odada kalan Kolombiya'dan Lina Pimientel Priolo ve Azerbaycan'dan Khanim Muchtarova, bu soruma güzel bir anıyla cevap verdi. Lina, "Ben Aralık'ta Noel kutlamaları yaparken Khanim bana eşlik ediyor. İslam dinindeki oruç ayında ise ben Khanim ile yemek yemiyorum. Yani farklı dinlerden olmamız birlikte yaşamamıza ya da dost olmamıza asla engel olmuyor. İnancımız farklı ama biz birlik içindeyiz. Benim odamda namaz kılan arkadaşıma 'Allah kabul etsin' diyorum bunu bana Khanim öğretti ve çok mutlu oluyorum."

 

TÜRK YEMEKLERİYLE

KİLO ALDIK

Konu yemeklere geldiğinde Lina Pimientel Priolo, Azerbaycan yemeklerini çok sevdiğini, serpme köy kahvaltısı fotoğrafını sosyal medyasından paylaştığında yurt dışındaki arkadaşları tarafından şaşkınlıkla karşılandığını söyledi. Kazakistanlı Saltanat Seiilbek ise kendi ülkelerindeki et tadını burada bulamadığından yemeklerin kendi ülkelerine göre daha fazla yağlı olduğundan dert yandı. Suriyeli Rama Nesreen da yemeklerin çeşidinden sofrada çorba, salata ve tatlının olmasından çok mutlu olduğunu hafif yemek kültürüne çok alıştığını söyledi. Ve kızlar şehrimize geldiklerinde kilo aldıklarını da üzülerek ekledi.

 

KOCAELİYİ HER YERDE
KORUMAYA BAŞLADIM

"Peki üniversiteyi bitirdiğinizde Kocaeli'de kalmayı düşünüyor musunuz?" diye sorduğumda aldığım tek cevap "Hayır" oldu. Misafir öğrenciler, kendi ülkelerine geri dönmek orada hem şehrimizi hem de ülkemizi daha çok insana anlatmak istediğini söyledi. Suriye'den gelen Rama Nesreen ise duygularını bizimle paylaştı: "Bir araya gelmek iç içe yaşamak bize çok şey katıyor. Aslında çok şanslıyız. Herkes kendi ülkesi hakkında bilgi veriyor. Merak ettiklerimizi öğreniyoruz. her zaman ortak bir noktada buluşuyoruz. Kocaeliyi her yerde korumaya başladım, kendi ülkem gibi oldu. Şikayet edeceksem burada şikayet ediyorum. Kendi ülkeme gittiğimde asla şikayet etmiyorum. İstanbul'a gittiğimizde Kocaeli'yi arıyoruz. Çünkü burası çok sakin ve güzel. İstanbul çok kalabalık orayı sevmiyorum."

 

BİZE BAĞIRARAK
KONUŞUYORLARDI!

"Peki Türkçe konuşmak?" dediğimde ise hepsinin de cevabı ortak oldu; Zor. Türkçenin başta İngilizce olmak üzere diğer dillere göre zor olduğunu, konuşmayı başardıklarını ama akademik dilde hala çok zorlandıklarını ifade ettiler. Kocaeli'ye geldiklerinde tek bildikleri cümlenin ise 'Bende Türkçe yok' olduğunu söylediler. Safaa Said, "Ben bir gün restorana gittiğimde 'bakar mısınız?' diyeceğim yere 'bekar mısınız?' dedim. Herkes bana baktı sonra yanlış bir şey dediğimi fark ettim." Azerbaycanlı Khanim Muchtarova ise Azerbaycan Türkçesi ile şehrimizde konuşurken yaşadığı komik anları anlattı: "Biz 'azmak' kelimesini kaybolmak anlamında kullanırız. Burada yanlış bir durakta indiğimde 'Ben azdım' demiştim herkes bana tuhaf bakmıştı. Bizde don kelimesi kıyafetler için kullanır, burada arkadaşlarıma 'Ben kırmızı don' alacağım dediğim de yine bana güldüler. Burada don sadece iç çamaşırı için kullanıyormuş." Rama Nesreen ise "Buraya geldiğim ilk  günlerde Türkçe bilmediğimi söylediğim zaman karşımdaki insan bana dediği cümleyi bu kez bağırarak söylemeye başlıyordu. Ben bu duruma çok şaşıyordum. Bağırdığı zaman sanki karşımızdakini anlayabilecekmişiz gibi düşünüyorlardı" dedi.

 

SEVDİĞİMİ BU
ŞEHİRDE BULDUM

Kocaeli'de yaşadıkları anıları dinlemek istediğimde çok güzel hikayeler dinledim. Yemen'den gelen Reem Al-Madhagi, geldiği ilk gün yaşadıklarından dolayı Türkiye'den nefret ettiğini ve başına gelenleri anlattı: "Ben buraya ilk geldiğimde gece otobüsüne bilet aldım, sonra yeni bir sim kart aldım. Kart çalışmadığı için kimseyi arayamadım. Bindiğim otobüste şoför bana çok garip bakıyordu meğer bilet tarihim sonraki güne kesilmiş. Beni İstanbul otogarda bıraktılar. Ben çok korkuyordum çünkü bizim ülkemizde gece yarısında her yer kapanırdı, otogarlar da. Ben de otogar kapanacak diye korktum, ağladım. Orada bir kadın İngilizce biliyormuş bana yardımcı oldu, bana bilet aldı. Sonra ben gece yarısında otobüse binerek İzmit'e geldim. Ama benim bavullarım diğer otobüste kalmıştı. Ben İzmit Otogar'a indiğimde beni Yemenli bir çocuk karşılayacaktı. Ben otogara geldiğimde ne bavullarım vardı ne de aldığım sim kart çalışıyordu. Otogarda otobüs firmasına gittiğimde bavullarımın önceki otobüsle geldiğini ve Yemenli çocuk tarafından alındığını söyledi. Sonra bavullarımı beni almaya gelen çocuğun elinde gördüm, onu görünce sarıldım ağladım. Ve şimdi o çocuk benim nişanlım oldu. İlk gün sevmediğim bu şehirde sevgidimi buldum."

 

BENİ YOLDA
BIRAKMADILAR

Filistin'den Safaa Said ise "Burada ilk zamanlarımda İzmit'e otobüsle geleceğim zaman uyuya kalmışım. Gözlerimi açtığımda kendimi Gölcük'te buldum. Kocaeli Üniversitesine gitmek zorunda olduğumu söyledim, bana servis aracının olmadığını söylediler. Sonra otobüsteki kadın bana yardım etti beni evine çağırdı ve oğlunu uyandırıp arabasıyla beni yurda kadar bırakmıştı. Hatta bana para vermek istemişti ama ben almamıştım. Bana çok yardım ettiler. Türk halkı gibi yardım sever halkı daha önce hiç görmedim" dedi. Sohbetin sonunda hem misafir öğrenciler mutluydu hem ben. Çünkü buluşmanın sonunda dil, din, ırk ve coğrafyanın önemli olmadığını asıl önemli şeyin yüreklerdeki iyilik olduğunu gördüm…

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Röportajlar haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7763 TL 5.7532 TL
Euro
EURO
6.3604 TL 6.3350 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA