Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 12.12.2019 SAAT 20:08:20
Advert
 

Mevlüt Soysal’ın yazısı

Mevlüt Soysal’ın yazısı

 

TRAMVAY inşaatında mekanı yıkılanlardan biri de o:

Akgün Öztürk…

Kemal Paşa Mahallesi Yavuz Sokak No: 18 adresinde bir yer bulmuş ve yeni bir mekan açma kararını vermiş.

Tüm belgelerini toplanmış…

Hatta ilk önce “18 numara için ruhsat verilemiyor” dense de, girişimlerde bulunmuş ve 18 numarada ruhsat sorununun olmadığını ortaya koymuş.

Fakat sürekli İzmit Belediyesi’nin yolunu tutsa da, “Sizin bulunduğunuz kata ruhsat veremiyoruz” karşılığını almış…

Fakat binanın ilk katı için rahatça ruhsat alınmış…

Akgün beni ne zaman görse, “Ortada bir çifte standart var. Neden bilmiyorum ama İzmit Belediyesi bana çifte standart uyguluyor” diyor.

***

Akgün Öztürk, İzmit Belediyesi’ne şöyle bir dilekçe yazmış:

“Kemal Paşa Mahallesi Yavuz Sokak No: 18 adresinde bulunan iş yerimizle ilgili bar ruhsatlandırmasının uygun olup olmadığı ile ilgili İzmit Belediyesi’ne dilekçe yazdık.

Genel evrakta bir engelin olmadığı belirtilmiş olup, başvurumuzun değerlendirileceği vurgulanmıştır.”

Sonrasını özet geçeyim:

Gerekli evraklar tamamlanmış ve başvuru yapılmış…

Daha sonra ruhsat müdür, bazı bahaneler ortaya atarak ruhsat verilemeyeceğini söylemiş…

Diyor ki:

“Bina numaramız üzerinden yaşattıkları spekülasyonlar ve ilgisiz iddiaların çoğu havada kalınca, elde kalan iddiaları, binamızın içkili yer bölgesinde olmadığıdır.

İddialarına delil olarak 1985 yılı meclis kararında, 2009 meclis kararı revizyonunda ve komisyon raporunda geçen içkili yer bölgesi başlığının sokağımız ile ilgili 5. maddesindeki sokak no 18’e kadar ifadesindeki 18’in önünde parantez içinde dahil yazmaması ve kararda bina numaralarının baştaki ve sondakinin dahil olmadığı iddiası.

Halen mevcut binamızda faal bir bar ruhsatı mevcuttur.”

Neyse…

Akgün Öztürk’ün sorunu bu…

***

Akgün Öztürk, bir sürü kişiyle görüşüp “Sorunumu İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e iletir misiniz?” diye sormuş…

“Hürriyet” dedim, “böyle basit mevzularla uğraşamaz ki… Onca sorun varken bir mekanın ruhsat sorunu onun önüne gelirse, iş yapamaz.” 

***

Özetle şu:

Akgün Öztürk, “Her şeyim tamam ama bana mekan açtırmıyorlar” diyor.

 

 

 

Orhan Tanış'a mühendis olarak cevap veriyorum 

BUGÜNÜN teknolojisinde “zemin sıvılaşması”nın MİA gibi bir projeye engel olamayacağını ifade etmiştim ki, CHP’li Meclis Üyesi Orhan Tanış, “inşaat mühendisi” olarak şu bilgiyi verdi:

“Şöyle bir yanlış anlama var. Bu teknoloji ile her yere bina yapılabilir. Denize bile… Evet doğru ama tek şart var. Bina yükünü sağlam zemine aktarabilmek. Yani eğer sağlam zemine ulaşabiliyorsanız elbette her yere bina yapabilirsiniz. Tabi maliyetini göze alarak. Şimdi soruyorum: Zemin etüt raporlarında 400 mt yumuşak zemin olan yani sağlam zeminin 400 mt aşağıda olduğu bir alanda, deniz seviyesinde sıvılaşma riskinin raporla belirlendiği bir bölgede bunu nasıl yapacaksınız? Deprem olana kadar her şey yolunda gider. Ama asıl sorun deprem olduğunda alt katmanlarda sıvılaşma başladığında o temeller ve kazıklar neye tutunacak? Deprem anında oluşacak sıvılaşma o binaların oturduğu zemini balçığa çevirecektir. Şu anda orada olan bodrumlu yapıları bir dolaşın ve yer altı suyunun durumunu görün. Biz sorumluluğumuz gereği bu uyarıları yapmak zorundayız. Bu kimi tatmin eder etmez bizim sorunumuz değil. Tarihe karşı sorumluluğumuz bunu söylememizi emreder.”

***

Orhan Tanış dilinden anladığım kadarıyla meclis üyesi olarak değil, bir inşaat mühendisi olarak yanıt vermiş bana…

Ben de onu gazeteci olarak değil, jeoloji mühendisi görevimle yanıtlayayım:

Zemin sıvılaşması, yeraltı su seviyesi altındaki tabakaların geçici olarak mukavemetlerini kaybederek, katı yerine viskoz sıvı gibi davranmalarıdır. Sıvılaşma, deprem gibi dinamik yüklemeler altında, gevşek daneli zeminlerde (kumlu-siltli zeminler) görülen bir olaydır.

***

Peki, sıvılaşmayı engelleyecek uygulamalar var mıdır?

Zemin etüdü yapılır ve sağlam zeminler bulunur. Kazıklar oraya çakılır ve inşaat yapılır.

Emex Otel böyle yapılmıştır ve depremde küçücük bir zarar dahi görmemiştir.

Ya da yapının yapılacağı alana çimento enjekte edilir ve taşıma gücü zayıf olan balçık, güçlü bir kütleye dönüştürülür.

Belki tonlarca çimento gider fakat amaca ulaşılır.

Örneğin, drenaj tekniği ile zemindeki su tasfiye edilebilir.

Öte yandan Tanış, sağlam zeminin 400 metre aşağıda olduğunu ifade etmiş. Benim bildiğim maksimum uzaklık 400 metre… Zemine daha yakın sağlam zeminli alanlar da mevcut.

Bu alanlar zemin etüdünde ortaya çıkacaktır.

***

Geçen yazımda ifade etmiştim:

2019 yılında zemin sıvılaşması yapılaşma için çok büyük bir engel değil.

Bundan 500 yıl önce Mimar Sinan, zemin sıvılaşmasının olduğu yerlere cami yapmış.

***

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu, geçtiğimiz yıllarda beklenen İstanbul depremiyle alakalı şu uyarıyı yapmıştı: “Yer altı su seviyesi yüksek olan yani dolgu alanlar zemin sıvılaşmasına çok açıktır. Bina yapılmadan önce yapılması gereken etütlerde, önlem alınıp zemin iyileştirmesi yapılıp daha sonra bina yapılması lazım…”

***

Bu yazdıklarımdan asla, “Orhan Tanış depremsellik gerçeğini ön planda tutmamalı” anlayışı çıkmasın…

Tanış, muhalefet temsilcisi olarak bu konuda görevini yapıyor.

Fakat tekrarlamak istiyorum:

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanan MİA ile ilgili çekinceler sıralanırken “deprem gerçeği” vurgusunun yapılması beni tatmin etmiyor.

Yineliyorum:

Bina yükü sağlam bir zemine aktarılabilir.

MİA kapsamında Körfez’e, denizin ortasına dahi sembolik bir bina yapılabilir. Ben baretimi takıp, orada mühendis olarak görev yaparım.

 

En güzel yorum

 

DEMOKRAT Kocaeli Gazetesi yönetim kurulu üyelerinden Kadir Genç’in, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ile ilgili yaptığı yorumu sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Türkiye çok zor günlerden geçerken, sınır dışında yaptığımız terörle mücadele operasyonu emperyalizm tarafından manipüle edilirken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, yaklaşımları ile Türk milletinin sesi olmuştur.

Sunduğu hukuksal kavramlar ile bu operasyonun haklılığı ortaya çıkmıştır.

Fakat ne yazık ki, büyük hukuk adamı Feyzioğlu, hem bazı baroların hem de ordumuzun yaptığı operasyonu ‘işgal’ olarak tanımlayıp emperyalizme maşa olan bazı kitlelerin linç kampanyasıyla karşı karşıya kalmıştır.

Türk milleti olarak Feyzioğlu’nun yanındayız.”   

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Güncel haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8067 TL 5.7835 TL
Euro
EURO
6.4646 TL 6.4388 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA