Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 19.02.2020 SAAT 11:24:34
Advert
 

Mevlüt Soysal’ın yazısı

Mevlüt Soysal’ın yazısı
rek

ANKARA’nın soğuk kasım ayı bedenleri çivi gibi yaparken geceden uykusuz olan binlerce kişinin gözlerinden yorgunluk akıyor ve sessiz naralarıyla “Bitsin artık bu yol!” diyorlardı. Yürüyorduk, duruyorduk, yürüyorduk, dinleniyorduk. O yol bitmiyordu. 

Üzerinde Bülent Ecevit’in fotoğrafının olduğu kartonları tutan yaşlıların elleri kızarık ve derileri çatlamıştı. O elleri görüyordum tepemde ve mezarlığa kısa süre sonra ulaşamamamız durumunda o ellerin donacağı fikrine kapılıyordum.

Fakat bir kişi vardı merak ettiğim:

Rahşan Ecevit…

Yaşı seksene dayanmış ve incecik…

Yaşı sekseni geçmiş ve acılı…

Yaşını bilmiyorum ama yorgun…

***

Onu görmek istiyordum; onun yürürkenki halini belleğime kazımak, onun o halinden yaşama, sevgiye, inanca, bağlılığa dair bir şeyler çıkarmak istiyordum.

Arkadaşa dedim:

“Bir kahve içeceğim.”

Bir kafeterya bulup kahve söyledim; ağzımdan soğuğun ve yanan tütünümün dumanı çıktı. Duman gökyüzüne karıştı.

Kahvem bitince hazırlanıp yeniden yola çıktım. Onu görmek için kalabalıktan hızlı yürümem, hatta koşmam elzemdi.

Öyle yaptım!

İnsanların seyrekçe olduğu kaldırıma çıkıp hızlı adımlarla yürüdüm. Bazen koşar gibi, bazen postacı gibi, bir şelale gibi aktım.

Aktım ve onu gördüm:

On binlerce kişi içinde, en hızlı yürüyen oydu.

Yere ayakları en sert basan, en vakur, en güçlü, en inatçı…

Onu gördüm ve geriye döndüm; yürüyenler, “Daha iki kilometre yol var” dediler. Ben, o yolu yürümedim.

Çünkü ben, Rahşan Ecevit’i merak ediyordum.

***

Daha yirmi dörttüm.

Yirmi dört yıllık hayatımın sevgileri anlayabildiğim son on iki – on üç yılında birbirine bağlı olan çok çift görmüştüm;

“Bir elmanın iki yarısı gibiler” dediğim çok kişi olmuştu.

Ve fakat…

Onlar gibisini hiç görmemiştim.

Öyle ki, birlikte olmadan, yaşamayacakları yönünde bir histeydim.

Ve öğrendiklerim / öğrendiklerimiz vardı onlardan:

Sevgi…

Sadakat…

Bağlılık…

Nezaket…

***

Düşündüm;

Yıllar sonra birileri bana “Bülent Ecevit’i anlat!” dese, ilk karşılığım ne olur?

“Atatürk’ün partisinde Milli Şefi liderlikten eden bir devrimci” mi?

“CHP’ye en yüksek oyu aldıran lider” mi?

“Kıbrıs fatihi mi?”

Hayır!

Derim ki:

“Rahşan Hanım’ın aşkı…”

Sanki, tüm makamlarından büyük bu…

***

Ve Rahşan Hanım…

Siz, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlattığı bu topraklarda, kadınları, sokaktan, meydandan, işten, üretimden alıp karanlığa kapatan feodalizme, yobazlığa, gericiliğe karşı, Türk kadınlarının sembolü oldunuz…

Varlığınız aydınlıktı…

Varlığınız hürriyetti…

Varlığınız eşitlikti…

Varlığınız, Mustafa Kemal Atatürk’tü…

Işıklar içinde uyuyun!

Adınız Türk tarihine çivi gibi çakıldı.

***

Ankara’nın soğuk kasım ayı bedenleri çivi gibi yaparken, en önde, sizi görmüştüm.

O inanç, o vakurluk, o bağlılık, belleğimde kalsın diye…

Kalmıştı.

Saygıyla...

 

 

 

 

CHP’de ilçe başkanları

delegeler adına konuşmamalı

 

 

DELEGELİK önemlidir…

O delegeler ki, partinin binlerce üyesinin “Bizim vekilimiz ol, bizim adımıza karar ver” dediği seçicilerdir.

Sorumlulukları ağırdır…

Kararları partinin yarınları için önemlidir…

Ve atlanmaması gereken bir konu vardır:

Delegeler, hiyerarşik dizilimde kendilerini “il delegesi” listesine yazan ilçe başkanlarının altında değildir.

Delegasyon, il seçiminde partinin “en yetkin”, “en üst” organıdır.

Durum bu iken, CHP her il kongresi öncesinde delegelerin iradesini yok sayan bir yöntem uygulamaktadır.

***

O da şu:

İlçe başkanlarının “Adayımız şu” diye açıklama yapması…

Kimin görüşüdür bu?

İlçe başkanı eğer delege ise, kendi kararını açıklayabilir. “Benim bir oyum var o da Ahmet’e” diyebilir.

Fakat ilçesindeki tüm delegeler adına konuşamaz.

Konuşmamalı…

Delegeler buna itiraz etmeli…

“Hepimizin ayrı ayrı iradeleri var, hepimiz kendi mahallemizden, sokağımızdan aldığımız görüşlerle kendi fikirlerimizi bir araya getirip bir tercihte bulunacağız” demelidir.

Ama olmuyor…

CHP’de bu demokratik süreç işletilmiyor.

İlçe başkanlarının açıklama yapmasıyla, bir aday lehine psikolojik bir olumlu hava estiriliyor.

Fakat seçimi ilçe başkanlarının desteklediği aday kazanmayınca, ilçe başkanları istifa etmiyor.

O zaman, istifa etsinler…

***

CHP’liler şunu bilmeli:

CHP, Cumhuriyeti kuran partidir.

Ve de Cumhuriyetin tek kelimelik anlamı şudur: İrade…

O irade ki, halkın iradesinin, baskısız, yönlendirmesiz, yönetime yansımasıdır.

Ve fakat CHP kendi parti içi seçimlerinde o iradeyi baskı altında tutarsa, o iradeyi yönlendirirse, kendi kurduğu Cumhuriyetin ilkeleri ile çelişir.

Ve iradenin iki şekli vardır:

Bir: Örgütsel irade…

İki: Bireysel irade…

Politik hareketlerde örgütsel irade devrede olurken, parti içi seçimlerde bireysel irade süreci yönetir.

O irade öyle güçlüdür ki;

Ulusal kahramanımız, ülkemizin kurucularından, tüm ulusun varlığını borçlu olduğu İsmet İnönü’ye dahi “Artık partiyi yönetme” diyebilen bir iradedir.

Ve o iradenin önünde ceketini ilikleyip, seçilen lideri selamlayıp, kurultay salonundan evine dönen bir İnönü vardır.

İnönü bilmiyor muydu, delegeleri baskı altında tutmayı…

***

Hülasa…

Yanlış!

CHP’nin ilçe başkanı yönetiminin görüşü ve kendi ilişkilerini gözden geçirip bir il başkan adayı belirleyecek…

“Bilmem ne ilçe olarak şu adayı destekliyoruz” diyecek…

Bu destek karşılığında adaya birkaç yönetici önerecek…

O yöneticiler yönetimde olunca bilmem ne ilçesinin ilde ağırlığı artacak…

Diyelim ki aday, ilçe başkanının istediklerini kabul etmedi…

İlçe başkanı karşılık verecek:

“Örgütü tutamam!”

Sonra mı?

Bir: Delegenin iradesine gölge düşecek…

İki: Niteliksiz kişilerden yönetim oluşacak…

***

Bu sebeple;

“Şu adayı destekliyoruz” diyen ilçe başkanlarına soracağım:

“Siz, kimsiniz?”

Eğer ilçe başkanları “Bilmem ne ilçesi olarak şunu destekliyoruz” diye açıklama yapacaksa, delege seçilmesin!

12 ilçe başkanı oturup il başkanını belirlesin.

***

Delegeler bilmeli:

Sorumlulukları büyük…

Yükleri ağır…

Yetkileri ilçe başkanından fazla…

İradeleri önemli…

İradelerine müdahale ettirmemeliler…

 

 

 

 

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Güncel haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0778 TL 6.0536 TL
Euro
EURO
6.5813 TL 6.5550 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA