Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 05.04.2020 SAAT 19:40:25
Advert
Advert
 

Necmettin Erbakan

Necmettin Erbakan
rek

 

SOĞUK savaştan kalma siyasi bagajlarımız olmasa; her lideri kimliğine göre, seslendiği kitleye göre değerlendirmesek, gerçeğe ulaşmamız da pek kolay olacak… Fakat öyle değil… Ülkeleri oluşturan sınırlar gibi, siyasete de sınırlar çekip liderleri o sınırların içinde değerlendiriyoruz. Öyle ki, yaşam tarzımız ve düşüncelerimiz öyle köşeli oluyor ki, zihinlerimizde çizilen sınırların içine girmek imkansızlaşıyor.

***

“Kimlik aldatmacası”nı genç yaşlarda fark edip hiçbir düşüncenin topyekun kötü, hiçbir fikrin de topyekun iyi olmadığını fark ettikten sonra, benden farklı olanları algılayabilmem, benden farklı olanlarda “iyi” ve “doğru” bir şeyler bulabilmem hiç de zor olmadı.

Kısaca, aynı zamanda Süleyman Demirel’i de, Alparslan Türkeş’i de, Necmettin Erbakan’ı da, Bülent Ecevit’i de okuyabildim. Hepsinden bir şeyler aldım. Misal bir seferinde Milli Görüşçüler ziyaretimize geldiğinde, “Bir Atatürkçü olarak Milli Görüş programlarını Atatürk’ün hedeflerine çok uygun buluyorum” dedim.

Şaşırdılar…

Onlar da vazgeçememişler “kimliksel” davranıştan…

Anlattım:

“Atatürk’ün ilk hedefi, bağımsız bir ülkeydi. Atatürk’e göre bağımsızlığın yolu üretimdi. Öte yandan Atatürk’ün ilk okudur devletçilik…”

Bakın Necmettin Erbakan’a…

Bağımsızlık ve üretimden başka bir şey demedi. 

Bir bakın…

Milli Görüş ilk iktidara geldiğinde devlet kurumlarını güçlendirdi.

***

Zaman zaman sohbetlerimizde söz 28 Şubat’tan açıldı ve hiçbir zaman bu post modern darbenin sebebinin irtica olduğunu ifade etmedim.

İrtica yalnızca bir kılıftı…

Ve fakat gerçek başkaydı:

Turgut Özal’la başlayan özelleştirmeci neo-liberal politikalar, Necmettin Erbakan’la birlikte ilk defa sekteye uğruyordu.

Amerika’nın çizdiği liberal yol bizlere, “KİT’leri kapat, devletin üretim tesislerini özelleştir” derken, Erbakan tersini yapıyor, devletin üretim sahalarını güçlendiriyordu.

Ve bir ezberi yıkıyordu…

Zarar eden teşebbüslerin açıklarını kar eden teşebbüslerden karşılayarak, liberal ekonominin “Zarar ediyorsa kapat!” yaklaşımını da yerle bir ediyordu.

Ve darbe mi?

İşte bu yüzden yapılıyordu.

Darbenin amacı Amerika’nın neo-liberal politikalarının Türkiye’de uygulanamaması; Türk halkının üreterek bölüşme yoluna gitmesiydi.

***

Özetle…

Soğuk savaşın çizdiği siyasal haritalar ve kimliksel duruşumuz, bizlerin gerçeği algılamasının önüne geçiyor.

Diyoruz ki:

“O dinci…”

“O bizden değil…”

“O gerici…”

Bunları dediğimiz için “Gerçekte o kim?” sorununun yanıtını da bulamıyoruz. İşin aslıyla değil, kılıfıyla ilgileniyoruz.

***

Bugün, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın aramızdan ayrılışının 9. yıldönümü…

Önerim şu:

Onu, kimliklerinizden, siyasal bagajlarınızdan kurtularak anlamaya çalışın…

Ve önceliğinin, “üreten” ve “kendi ayakları üzerinde duran” bir Türkiye olduğunu unutmayınız…

Ve ona karşı olan yapının, Amerika, yani emperyalizm olduğunu da biliniz…

 

 

Gençtürk’ün asıl

mesajı anlaşılmamış

 

BAZEN benim de başıma gelir… Yazım noktalanır ve gazete sütunlarında yer aldıktan sonra okuyucudan gelen tepkiler üzerine kendime sorarım: “Asıl mesaj neden anlaşılamadı?”

Herhalde, CHP’nin yükselen yıldızlarından Mehmet Nazım Gençtürk de son mesajının ardından “Asıl mesaj neden anlaşılamadı?” diye sormuştur kendine…

Çünkü sosyal medyaya baktım; Gençtürk’ü eleştiren çok…

***

Peki, ne dedi Gençtürk?

İsim vermeden Hikmet Erenkaya’nın “İl başkanlığından sonra hiçbir göreve talip olmayacağım” sözlerine gönderme yapıyor ve “Bir kere siyaset toplum yararına bir iddia ortaya koyabilmektir. İddiayı koyar ve bir görev üstlenirsiniz. Üstlendiğiniz görevin sonuçları, sizin nasıl bir siyasetçi olduğunuzu, görevin hakkını verip veremediğinizi, daha büyük iddiaları ve daha üst görevleri hak edip etmediğinizi belirler” diyor… Ve asıl cümle:

“Siyasette zirvede bırakmak yoktur. Bir görevi son görev olarak gören siyasetçi için o makam emeklilik makamı olur.”

***

Görüldüğü gibi Gençtürk Erenkaya’ya “Emekli” demiyor; “Erenkaya, il başkanlığını emeklilik makamı olarak görüyor” demiyor; “Erenkaya’nın emekliliği geldi” demiyor. Bahsettiği şu: “İl başkanlığının ardından yeni iddiaların olmaması, kişiyi durağanlaştırır, heyecanını azaltır.”

Doğru mudur?

Doğru ya da yanlış, bir görüştür…

Ve yalnızca Gençtürk tarafından değil, siyasetle ilgilenen pek çok kişi tarafından dile getirilen bir görüştür.

Dahası… Psikologlar, sosyologlar, filozoflar dahi bu konuya eğilmiş… “Yeni hedefler kişiyi zinde tutar” demişlerdir… 

***

Bu sözlerde yola çıkıp, “Erenkaya’ya saygısızlık yapıyor” demek; “Senin gelen başkanın 70 yaşında” demek, meseleyi sırf yaş üzerinden değerlendirmek; ya yazının eksik okunduğunu, ya da okuyanlar tarafından tam olarak anlaşılmadığını ortaya koyar.

 

 

 

 

Bu haber eklendi
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Güncel haberleri
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.7124 TL 6.6857 TL
Euro
EURO
7.2518 TL 7.2228 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA