Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 19.05.2019 SAAT 12:13:08
Advert
 
Advert
İbrahim GÜRSEL

Tartışmak değil, yapmak lazım

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bundan iki yıl önce evsel atıkların bertarafı için yeni bir çöp yakma fabrikasına ihtiyaç olduğunu duyurdu. İzaydaş’ın yanındaki depolama alanının dolmaya başladığını, 4 yıl içinde çöp koyacak yer kalmayacağı söylendi. Her gün 1 ton evsel atığın çıktığı bu kentte çöpü atacak yer bulamazsak ortaya çıkacak rezil manzaryı düşünün. Yirmibirinci yüzyılın sonlarında olacak iş mi? Çöpleri yeniden denize mi dökeceğiz?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yine o tarihlerde büyük bir araştırmanın içine girdi. Kocaeli’deki bu devasa çöp sorununu aşmak için çöp yakma fabrikası kurulması gerektiğini açıkladı. 

Dönemin genel sekreteri ve şimdi Bilecik Valisi Tahir Büyükakın, projenin başındaki isimdi. Büyükakın, bürokrasinin içinden geliyordu. Siyasi kaygısı olmadan kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Farklı üniversitelerden görüşler alarak rapor hazırlattı. Bu fabrikanın Avrupa’daki, Asya’daki örnekleri araştırıldı. Yetmedi buradan heyetler bu fabrikalara götürüldü. Haritalar masaya serilerek, ulaşım açısından en uygun ve ekonomik nokta belirlendi. Ve sonuç olarak Umuttepe’nin arkasındaki alanda bu fabrikanın yapılmasına karar verildi. Hiç unutmuyorum, Büyükakın bu fabrikanın çevreye ve insan sağlığına her gün Umuttepe’ye çıkan otomobillerin egzoz gazından daha az zararlı olduğunu söylemişti.

Ben Avrupa’daki gezilere gitmedim. Ama anlatılanlara inandım. Ortaya koyulan raporları ve örnekleri görünce çöp yakma fabrikasının yeriyle ilgili ikna oldum. Çöp fabrikasının biran önce yapılması gerektiği ile ilgili yazılar yazdım.

Sonuçta sözde çevreci takılıp, bu şehrin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünenlerden biriydim. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi gibi bir kurumun verdiği bilgilerin yanlış ve yanıltıcı olabileceğini asla düşünmedim. 

Bu fabrikanın kapasitesi hakkında o tarihlerde yapılan açıklamlar da ortada. Aslında tek başına Kocaeli’ye 10 yıl sonra yetmeyeceği söyleniyordu. Gebze’ye yapılacak ikinci bir fabrika mutlaka gerekliydi. On yıl içinde bunu da yapmak gerekecekti.

Bütün bunların ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin geçen hafa gerçekleşen aylık meclis toplantısında konuşulanları okuyunca açıkçası çok şaşırdım. Biz fabrikanın temellerinin atılması için hazırlık yapıldığını düşünüyorduk. Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, çöp fabrikasının yeriyle ilgili bugün kendisinin de endişeleri olduğunu, maliyet açısından daha küçük yapılmasına karar verildiğini, Gebze’de bugün İzaydaş çevresinde olduğu gibi açık depolama alanı araştırıldığını söylemiş. Fabrikanın kapasitesinin düşürülmesi, yeriyle ilgili endişelerin belirtilmesi, Gebze’de en vahşi depolama şekli diye adlandırılan açık depolama modelinin tercih edilmesi, bundan iki yıl önce anlatılanlarla uyuşmuyordu. 

Belli ki, iki yıl boyunca muhalefetten gelen tepkiler Başkan Karaosmanoğlu’nu da etkilemiş. Konuyu yeniden ele almış... İyi ama planlanan programın bile iki yıl gerisindeyiz. İki yıl önce bu iş için geç kaldık deniyordu. Biz hala bu konuyu konuşuyoruz. 

Başkan Karaosmanoğlu bu konularda çok hassas. Çevreye zarar verecek bir işe imza atmasını kimse bekleyemez. Öyleyse bu işin nasıl olacağına artık bütün taraflar bir araya gelerek son noktayı koymalı. Aksi halde çok büyük bir çöp sorunu bizi bekliyor. Çukur bulup içini çöple doldurmak artık dünyanın terk ettiği bir yöntem. O alan bir daha yıllarca kullanılamıyor. Büyük veya küçük, şu çöp yakma fabrikasını bir an önce yapıp, bu şehrin geleceği için harekete geçmek gerekir.

 

 

17 Ağustos ve Deprem Müzesi

 

Geçen hafta çok önemli bir olayın yıldönümünü yaşadık. Hatta bu kent ve bulunduğumuz coğrafya için aslında milat olan bir afetin yıldönümüydü. Onbinlerce insanın aynı anda hayatını kaybettiği, 2-3 katının sakat kaldığı, yüzbinlerce insanın evinden, yurdundan olduğu, merkez üssü Gölcük olan 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin yıldönümüydü. Bu hayatta siyasi, etnik, ekonomik farklılıkların aslında hiçbir önemi olmadığını; doğal afetler karşısında hepimizin çaresiz birer insancık olduğunu çok acı şekilde yüzümüze vuran 17 Ağustos, tedbir alınmadığında yuva diye içine sığındığımız evlerin nasıl beton mezarlara dönüşebileceğini hepimize göstermişti. Çok büyük acılar yaşadık. Belki farkında olamadık. Yalnızca depremde yitirdiklerimiz değil; aylarca süren enkaz kaldırma çalışmaları, bir kaç yıl devam eden çadır kent hayatları derken 17 Ağustos bu bölgede bu acıya tanık olanlar üzerinde çok ciddi derin yaralar ve izler bıraktı. Hepimizin psikolojisi bozuldu. Hayatımızın büyük bir bölümü avucumuzun içinden kayıp gitti. Bunu 17 Ağustos’un yıldönümünde İzmit Belediyesi’nin Cephanelik Mesire Alanı’nda yaptığı Deprem Müzesi’ni gezerken bir kez daha anladım. İzmit Belediye Başkanı Dr.Nevzat Doğan’la birlikte gezdik müzeyi.

Depremin sarsıcı etkisini bire bir yaşatan simülasyon odasıyla, yerle bir olmuş bir sokağın üç boyutlu canlandırmasıyla 17 Ağustos’u bir kez daha orada yaşadım diyebilirim. 

Marmara Depremi’nde artçı sarsıntılar günlerce sürmüştü. Hiç unutmuyorum, haber takip ederken bunlardan birine Kocaeli Adliyesi’nde, birine de Kızılay İş Merkezi’nin önünde gündüz vakti yakalanmıştım. Çevremdeki insanların çığlık atarak sağa sola kaçışlarını, koca binaların ek yerlerinden fışkıran toz bulutları arasında her an üzerimize yıkılacakmış gibi eğilip eğilip havaya kalkışı hala gözümün önünden gitmez. Deprem Müzesi’nde bunları hatırladım. Depremi yaşamayan birine bu doğal afetin şiddetini ve meydana getireceği yıkımı anlatmak için daha etkili yol olamazdı.

Artık ulusal kanallar bile yıldönümlerinde 17 Ağustos’a kısacık haberlerle yer veriyor.  Depremi iyice unuttuk. Tıpkı 17 Ağustos’tan önce olduğu gibi bize birşey olmaz gibi davranıyoruz. Ama öyle değil. Hiç aklınıza getirmediğiniz anda deprem ortaya çıkacak. Bu gerçeği her zaman hatırlamak ve hazır olmak için Deprem Müzesi büyük bir boşluğu doldurmuş. Yalnızca yıldönümlerinde düzenlenen birkaç fotoğraf sergisi veya seminerler gibi değil, yılın her günü depremi anlatıyor.

Ücretsiz olan Deprem Müzesi’ni mutlaka gezin. Özellikle öğrencileri oraya götürün. Yer kürenin önlem alınmadığında bizi bu hayattan koparabileceğini hepimiz belleğimize kazımalıyız. Deprem Müzesi, bu bilincin oluşması ve gelecek nesillere de aktarılması açısından çok işe yarayacak. Belki bu müze sayesinde kentsel dönüşümün önemi de artık iyice anlaşılır da, şu depremden kalan hasarlı binalar yıkılır. Bu projeyi düşünüp, hayata geçiren Başkan Doğan’ı kutluyorum. 

 

 

Sancaklı’nın yardım kampanyası

 

Kocaelispor’un KEV eski yöneticilerinden tutun da, transfer yasağını kaldırmak için eski futbolcularla yapılan pazarlıklara kadar yazılacak çok şeyi, eleştirilecek çok konusu var. Ama geçen hafta içinde Yeşil-Siyahlı kulübe bir dönem futbolcu olarak da hizmet eden MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı’nın öncülüğünde başlatılan yardım kampanyasını en güncel konu olarak ele almak isterim. Bu toplantı öncesi günlerce kamuoyuna “Kocaelispor’un kurtuluş formülü açıklanacak” diye haber bombardımanı yapıldı. Herkes bugüne kadar hiç yapılmamış, kimsenin aklına gelmemiş bir kurtuluş reçetesinin ortaya çıkacağı beklentisi içine sokuldu. 

Ne yalan söyleyeyim, bütün bunların ardından Sancaklı’nın o gün içinde gerçek paraların olduğu bir çantayla ortaya çıkıp, “Alın bu parayı Kocaelispor’u kurtarın” demesini bekledim. Ya da alacaklı futbolcu ve teknik adamların bir çoğu ile dost. Bazılarının hocası, bazılarının eski Başkanı. Transfer yasağını kaldırmak için hepsinin alacaklarından vazgeçtiğini belirten yazıları o gün masaya atar diye umut ettim. Ama yaptığı şey yeni bir yardım kampanyası başlatmaktı.

Elbette çevresinde Valiyi, Büyükşehir Belediye Başkanını, milletvekillerini toplaması, boyunlarına Kocaelispor atkılarını yıllar sonra takması önemliydi. Ama Kocaelispor bu yardım kampanyalarını çok gördü. Milyonları toplarız diye yola çıkıp, 200-300 bin liraya şükrettiği çok kampanya yaşadı. 

Açıkçası bu iş bana Yeşil-Siyahlı kulüpte yeni bir narkoz operasyonu gibi geliyor. Üstelik, böyle bir organizasyonun yeni stat yerine Valilik Kompleksi içinde gerçekleşmesini de çok garipsedim. Biz bu yeni stadı ne zaman göreceğiz, hangi iş için kullanacağız?

Dilerim ben yanılırım. Bu kampanya yine bizi uyutma çabalarından biri olmasın. Yıllarca Kocaelispor’un adını ağzına almayan Sancaklı’nın sempatik gözükmek için uydurduğu bir gösteri değil de, Yeşil-Siyahlı ekip için samimi bir çalışması olsun. Ben yanıldım demeye, özür dilemeye çoktan razıyım.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0663 TL 6.0421 TL
Euro
EURO
6.7772 TL 6.7501 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA