Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 19.07.2019 SAAT 20:14:25
Advert
 
Advert
Aytaç CİCİ

Hayal kırıklığının sebebi: Medya

Kabul edelim; Duygusal bir milletiz.

Bu sebeple mahkemenin  Brunson kararına hepimiz kızdık.

Küstük, kırıldık!

Çünkü  bu işin sonunda beklentimiz bu olan değildi.

Hükümete yakın medya organları tarafından  itham edilmediği suç kalmayan Brunson olacak papaz için düşündüğümüz son, eminim hepimizin kafasında çok daha farklıydı.

Durup dururken düşünmedik tabi bunları!

Gazetelerde, TV’lerde papaz hakkında öyle haberler yapıldı,  kendisi öyle suçlar itham edildi ki; hani idam cezası olsa idam edileceğini bile düşündük.

Sonra aynı gazete ve TV’lerin olayın akışına göre  nasıl söylem yumuşatmaya başladığını da gördük.

Medya organlarında Ajan Brunson diye başlayan haberlerin zamanla nerdeyse Brunson Hoca Efendi’ye evrilmesini hep beraber izledik.

İşte milletin bu karara verdiği sert tepki tam olarak bu yaşananların bir yansımasıydı.

Beklenti “MEDYA” eli ile öyle bir yüksek tutuldu ki; kimse ajanlıkla itham edilen Brunson’un aslında suçlamalardan  dolayı 3 yıl hapis cezası aldığıyla ilgilenmedi bile!

Hiç kimse Brunson olacak adamın 2016 yılından beri hapis hayatı yaşandığını aklına bile getirmedi.

Dile kolay iki yıl!

Daha önce  "Bizim çocuklar başardı" diyerek Türkiye'deki darbeye sevinen ABD'nin bize yedirdiğine yutkunup, bugün "kendi çocuğunun" 2 yılı aşkın bir zaman kıvrandıktan sonra hapisten çıkmasına sevinmesine öfkelendiğimizi kimse umursamadı!

Bunun sebebi hükümete yakın medyanın özellikle de A Haber’in rahip olayını sabuk gibi köpürtüp, herşeyin altından onu çıkartan haberleriydi.

Doğal olarak  A Haber’i izlediği ve etkisinde kaldığı bilinen  AK Parti seçmeninin hayal kırıklığı da bu yüzden arttı.

Bu hayal kırıklığı şüphesiz geçer.

Ama insanların kafasında medya eliyle oluşturulan soru işaretlerini gidermek için başta Başkan Erdoğan olmak üzere tüm AK Parti camiasına çok iş düşüyor.

Bu iş açıklama işini de medyaya bırakırlarsa iş zor!

Bu medya yapısı ile bırakın açıklama yapmayı, kafaları daha da karıştırırsınız.

Açık ve net!

Hükümete en yakın tavrı alan  A Haber TV ve Sabah gazetesi önderliğindeki grup bu işi başaramıyor.

Etkisiz kalıyor.

Üstüne bir de yaptıkları ve yazdıkları ile kafa karıştırıyorlar.

Benim tespitim bu yönde.

Bu yüzden AK Parti’nin medya ayağına bir el atması gerekiyor.

Zira şu an ulusal medyada yazan kalemlerin bir çoğu aslında Ak Parti’nin davasının kalemi değil!

AK Parti’nin menfaatinin kalemi durumunda.

Bakın bakalım, iktidarın ilk yıllarında AK Parti’yi savunan yazarlardan kaçı ya da kaç tanesi şu anda ulusal medyada yer bulabiliyor?

İşte bu yüzden medyada yeni bir yapılama gereklit

Üstelik bu gereklilik yeni ortaya çıkmadı!

15 Temmuz gecesi Erdoğan’ın açıklamayı CNN Türk’ten yapması ile belirdi bence.

Hatırlayın o geceyi, Erdoğan’a en yakın medya grubu, ülkede darbe girişimi varken muhalif  olarak adlandırılan kanaldan atik davran(a)madı  ve ülkenin lideri o dönem muhalif olarak adlandırılan CNN Türk ekranlarından millete seslenmek zorunda kaldı.

Bu yeterli bir sebep değil mi?

Ne demişler?

Anlayana sivri sinek saz!

Anlamayana davul zurna az.

 

 

Bu mahkemenin saldığı ilk ajan değil ki!

 

Birde mahkemenin kararını şu yönden düşünmek lazım!

Bazılarımız her ne kadar kabul etmekte zorlansa da “Yargı” bağımsız bir kurum.

Siyaset kurumları ile aynı düşünmek zorunda değil.

Nitekim bu bağımsız Türk yargısının siyasi iradeye rağmen serbest bıraktığı ilk ajan da değil.

Hatırlayın!

2015 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti sırlarını ifşa ettiği için ajanlıktan yargılanan ve suçlu bulunan Can Dündar’ı serbest bırakan da bu yargıydı.

Ve bu karar siyasi iradeye ve Erdoğan’ın ikazlarına rağmen alınmıştı.

Başkan Erdoğan, “Verilen kararı kabul ediyor ama saygı duymuyorum” demişti.

Nitekim Can Dündar denilen ajan, henüz mahkeme sonuçlanmamış olmasına rağmen bir şekilde yurt dışına kaçmış ve sahiplerinin yanına sığınmıştı.

O gün bugündür de ajanlık faaliyetlerine ait olduğu yerde, yani sahiplerinin yanında devam ediyor.

Şimdi soruyorum size, Can Dündar denilen adamın Brunson’dan farkı var mıydı?

Can Dündar da tıpkı Brunson gibi PKK, FETÖ’ye yardım ve yataklıktan yargılandı.

Üstüne bir de devlet sırlarını ifşa etmekten hüküm giydi!

Demek ki mahkemeler ajanları siyasi iradeye rağmen serbest bırakabilecek kadar bağımsız bu ülkede!

Yani kimse bu ülkede yargı BAĞIMSIZ değil falan demesin!

Bal gibi de bu ülkede mahkemeler siyasete rağmen karararlar alabiliyor.

Bunu FETÖ davalarında da görüyoruz.

Bu tip davalarda da !

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6502 TL 5.6276 TL
Euro
EURO
6.3550 TL 6.3296 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA