Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 15.12.2018 SAAT 03:47:10
Advert
İbrahim GÜRSEL

Planlandığı gibi gitmiyor

Mart ayındaki yerel seçimler öncesi elbette en çok konuşulan, hem yerelde hem genelde iktidar olan AK Parti içindeki gelişmeler oluyor.

Yaklaşık 1,5 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Metal yorgunluğu” çıkışıyla başlayan değişim hareketinin AK Parti’ye ne getirip, ne götüreceğini görmek açısından da bu seçimin ayrı bir önemi bulunuyor. Açıkçası ben bu değişim sürecinde işlerin başta planlandığı gibi gitmediğini düşünüyorum.

...

İktidarda kesintisiz 16 yıl bulunmak elbette her partiyi yıpratır. Bu süre insanın işinden, arabasından, yaşadığı muhitten bile sıkılması için yeterlidir.

On altı yılın ardından değişim, yenilenme AK Parti açısından kaçınılmaz olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taraflı, tarafsız herkesin kabul edeceği gibi süreci yine iyi okudu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği 16 Nisan 2017 halk oylamasının üzerinden bir ay geçmeden “metal yorgunu arkadaşlar var” diyerek düğmeye basıp, değişim sürecini başlattı.

Değişim iki aşamadan oluşuyordu. Birinci aşamada teşkilatlar, ikinci aşamada partinin vitrini olan milletvekili ve belediye başkanları değişecekti.

Teşkilatlardaki değişim“İlk günkü aşkla” sloganıyla başladı. Partide yeni yüzlerin önü açıldı. 24 Haziran erken genel seçimlerinden hemen önce yeni il ve ilçe başkanları bu doğrultuda atandı. Kocaeli’de il başkanı Şemsettin Ceyhan yerini korumuştu ama 6 ilçe başkanı değiştirildi.

Elbette böylesine kapsamlı bir değişimin sorunları, sıkıntıları olacaktı. Bu süreçte görev üstlenen il ve ilçe başkanlarına büyük sorumluluk düşüyordu. Slogana uygun olarak “ilk günkü aşkla” çalışmaları, teşkilatta taşlar yerine oturana kadar sabırla beklemeleri gerekiyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da beklentisi bu yönde olacak ki, adaylara “Önümüzdeki ilk yerel ve genel seçimde göreve devam edeceksiniz” mesajı vermişti.

AK Parti bu şekilde oyların erimesini engellemek, teşkilatı yeniden hareketlendirmek, yeni üye kayıtları yapmak, partiye yeni bir hava katmak istiyordu.

Amaç buydu.

Ama beklenmedik gelişmeler yaşandı. Teşkilatların emanet edildiği il ve ilçe başkanlarının bazıları 24 Haziran erken genel seçiminde milletvekili adayı olmak için istifa etti. Kocaeli’de İl Başkanı Şemsettin Ceyhan ile Başiskele İlçe Başkanı Şahin Talus da bu isimler arasındaydı.

Doğal olarak aday gösterilmediler. Üç ay önce il ve ilçe başkanlıkları emanet edilen bu isimlerin, bu kadar kısa sürede koltuğu feda etmelerine sıcak bakılmadı.

Şimdi önümüzde yerel seçimler var. Geçen hafta uzun süredir istifa için nabız yoklayan ilçe başkanlarından 7’si istifa etti. Bunlar arasında 1,5 yıl önce koltuğa yeni oturan İzmit, Körfez, Çayırova ve Kartepe ilçe başkanları da bulunuyor.

Çayırova İlçe Başkanı Ali Osman Gür, “İstifa nedenim başka” diyerek aday olmadı. Ama diğerleri, belediye başkan adayı başvurularını uyarılara rağmen yaptı. Üstelik hem istifa törenlerini hem de başvuru törenlerini güç gösterisine dönüştürerek bunları yaptı.

AK Parti’de son kongrede yeni atanan veya göreve devam eden il ve ilçe başkanlarına yönelik tavrın 24 Haziran erken genel seçimlerinde ne olduğunu görmüştük. Buna rağmen belediye başkan adaylığı için istifa eden ilçe başkanlarına ne olacağını tahmin etmek de zor değil. Ama benim asıl merak ettiğim bu sürecin mart ayındaki yerel seçimlere nasıl yansıyacağıdır.

Değişim elbette kolay olmuyor. Bazı arızaların yaşanması doğal. AK Parti’nin bu sancılı dönemde en büyük avantajı muhalefetteki dağınıklık olarak gözüküyor.

 

Bu lige sığmıyoruz

Kocaelispor, Spor Toto 3.Lig’de ilk yarının sonlarına geldi. Sezon başlarken transfer yasağı nedeniyle kısıtlı kadronun ne yapacağı konusunda hepimizin endişeleri vardı. Tecrübeli oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdı.

Sakatlık, hastalık olması halinde genç oyuncularla ne kadar dayanabilirdik bilmiyorduk.

Ama sezona iyi başladık. Alikahya’daki yeni stadımızla muhteşem bir hava yakaladık. İçeride, dışarıda rakipleri dize getirmeye başladık. Bugün ligin ikinci sırasındayız ve şampiyonluğun en güçlü adaylarından biriyiz.

Kocaelispor, son haftalardaki çıkışını pazar günü Ankara Adliye deplasmanında da sürdürdü. Galibiyet serisini 3 maça çıkardı ki, bunu ilk kez başarıyordu. Ankara Adliye maçını internetten takip ettim. Ankara Adliyesporlu bir taraftarın Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupası’nda hepimizin kafasını şişiren vuvuzelası gibi zurnadan çıkardığı o tiz sesi saymazsak keyifle izlediğimiz bir karşılaşma oldu.

Sakatlıktan dönen usta golcü Sinan Pektemek’in ilk yarıda attığı golle 1-0 kazandığımız maçta şüphesiz taraftarlarımızın görüntüsü de muhteşemdi.

Ankara’nın soğuğu hiçbir şeye benzemez. Ne kadar sıkı giyinirseniz giyinin iliklerinize kadar donarsınız. Karşılaşmanın oynandığı Ostim Stadı da öyle şehir içinde falan değil, bildiğiniz bozkırın tam ortasındadır. Buna rağmen 3 binden fazla taraftar Ankara Ostim Stadı’nın maraton tribününü tamamen doldurmuştu. Dışarıda bir o kadar daha taraftar vardı.

Maç sonu yaşanan sevinç gösterileri, taraftarların tek bir küfür etmeden karşılaşmayı büyük bir olgunlukla takip edip tezahüratlarla takımlarını desteklemesi çok güzeldi.

Kocaelispor bu şehrin en büyük markası. Etrafında çıkarsızca birleştiğimiz en büyük sivil toplum kuruluşu. Her yazımda bahsetsem de hakkını ödeyemeyeceğimiz bir insan, Başkan Bahri Yavuz sayesinde çok şükür bugünleri gördük. Ankara’da bir kez daha anlaşılmıştır ki, Kocaelispor muhteşem taraftarı ve bu kadrosuyla artık bu lige fazla geliyor. Bu lige sığmıyor. Bu ligin takımlarına ait statlar bizim muhteşem taraftarımıza yetmiyor.

Kocaeli Valiliği dün yine yardım kampanyasında toplanan parayı açıkladı. Dört ayda toplanan para 170 bin TL’yi ancak buldu. Aylar önce bu kampanyayı başlatanların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, bu şekilde devam edecekse kampanyayı bitirmeleri gerektiğini belirtmiştim. Dilerim Ankara’da o soğukta takımlarını destekleyen binlerce taraftar birilerinin dikkatini çeker de, artık Yeşil-Siyahlı ekibimize hak ettiği değeri verir. Bu takım onlar olsun veya olmasın hak ettiği yere bu inanmış insanların duası ve desteğiyle elbet bir gün gelecektir. Geç olmadan yardım ederlerse kendileri kazanmış olur.

Biz bu lige sığmıyoruz. Artık bu kenti yönetenlerin de bunu görmesi, kabule etmesi gerekir.

 

 

Tahir Hoca’yı çok seven, işini iyi yapmalıdır

 

AK Parti, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Doç.Dr.TahirBüyükakın’ı açıkladıktan sonra bir telaş başladı. Büyükşehir Belediyesi içinde görevli daire başkanları, müdürler, hatta çalışanlar yeni dönemde acaba ben olacak mıyım diye endişe içine düştü. İş o kadar ileri gitti ki, daha seçim yapılmadan Büyükakın’ın yeni dönemde genel sekreter olarak kimi düşündüğü bile tartışmaya açıldı. Tabi, üst üste açıklamalar geliyor. Kendini Tahir Hoca’ya en yakın isim olarak göstermeye çalışanlar oluyor.

Açıkçası Tahir Büyükakın’ın bunlardan etkilendiğini pek düşünmüyorum. Önce seçimi kazanmak gerektiğinin farkında. Ama madem belediye içinde böyle bir yarış başladı, benden tavsiye; Tahir Büyükakın’ıçok sevdiğinizi işinizi en iyi şekilde yaparak gösterebilirsiniz.

Örneğin geçen hafta ilimizde havalar iyice soğudu. Kartepe’ye kar yağdı. İzmit’in yüksek kesimlerinde kar yağmadı ama hava çok soğuktu. Hatırlıyorum geçen yıl şartlar bu kadar sertleşmeden Umuttepe’ye, Santral Yokuşu’na tuz istasyonları kurulmuştu. Tuzlama araçları flaşörleri açık yol kenarında beklerdi. Şimdi aralık ayına girdik ama tepelerde en ufak bir önlem alınmış değil.

Yarın kar aniden bastırır, santral yokuşundan araçlar kaymaya başlarsa, Tahir Hoca’yı ne kadar çok sevdiğinizin anlamı kalmaz, söylemiş olayım.

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3887 TL 5.3672 TL
Euro
EURO
6.0956 TL 6.0713 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA