Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 21.08.2019 SAAT 12:58:27
Advert
Advert
 

Kocaelispor meselesi…

Adaylardan duymak istediğim konu başlıklarından biri de Kocaelispor.

Fatma Kaplan Hürriyet, adaylığından çok çok önce tribünlerdeki yeriyle Kocaelispor konusunda çok söz söylemeden bir yer edindi.

Çünkü tavrında samimi…

Bu konuda ciddi bir avantajı olan diğer isim de Tahir Büyükakın…

Tahir Hoca, Kocaelispor yönetimi ile yakaladığı diyalog ve yaptıkları nedeniyle samimiyet testini çoktan geçti.

***

Gaziantep İli ve İlçeleri Dayanışma Derneği'nde konuşan Büyükakın “Sen zamanında belediyedeyken yapsaydın diyebilirsiniz ama o iş öyle değil. Bürokrat sadece fikir beyan eder. Başkan uygun görürse o iş yapılır. Burada nasıl çalışacağını sen belirliyorsun. Dünyanın gittiği yere göre hareket etmeniz lazım. Artık dünyada şehirler yarışıyor. Şimdi artık Amsterdam’la Kocaeli yarışacak. Bizim markalarımızı yaratmamız gerekiyor. Markaların katma değeri bir başka. Belediye başkanının şehrin ekonomisine de katkı sağlaması gerekiyor. Başkan bunu mesele edinmeli Kocaelispor’un Süper Lig’e çıkması benim meselem. Belediye başkanı olarak görevim değil ama meselem” dedi.

Doğru

Hem de çok önemli mesele…

***

Biz önümüzdeki beş yılı Kocaelispor’un hak ettiği yere geri dönüş yolculuğu olarak görüyoruz.

 

 

“Akıllı kent olmaz kenti yönetenler akıllı olurlar…”

 

Ruşen Keleş…

Bir duayen…

Ruşen Hoca, kamu yönetimi- yerel yönetimler ve şehirler üzerine referans gösterilebilecek en önemli isimlerin başında geliyor.

Yüksek lisans eğitimi sırasında kitaplarını bol bol okuduğum Prof. Dr. Ruşen Keleş, bu seçimin gözde vaat ve söylemi “akıllı kentler” üzerine çok önemli bir tespit yapmış.

***

Pelin Teymür ile bir söyleşi yapan Ruşen Hoca şöyle diyor:

“21. yüzyılda kentlerin ihtiyaçlarının teknolojideki gelişmelerle, küreselleşme adını da verdiğimiz gelişmelerle çok yakından ilgisi var. Dijital teknoloji insan yaşamının bütün yönlerine hakim duruma geldi. Bunlardan geniş ölçüde her kademedeki yönetimler yararlanmaya çalışıyorlar. Kent yönetimleri de geniş ölçüde bundan yararlanmaya çalışıyorlar. Dijital teknolojideki gelişmelerin kent yönetimine uygulanmasına “akıllı kent” adı veriliyor. Ben zaman zaman bunu yadırgadığımı söylüyorum. Şu nedenle; tabii ki şehirleri yönetenler bu tip gelişmelerden yararlanacaklardır, daha kolay, daha çabuk ve daha ucuza hizmetler sunulabilir. Fakat netice itibariyle bu türlü gelişmeler bir araçtan ibarettir. Önemli olan teknolojik gelişmelerin sağlamış olduğu bu araçların yöneticiler tarafından hangi amaçlarla kullanılacağı konusunda isabetli kararlar vermektir. Eğer amaçlar konusunda isabetli kararlar verilmiş olmazsa, kullandığınız araçlar dilediğiniz kadar gelişmiş, modern olsun sizi yanlış noktalara götürebilir. Bu nedenle, akıllı kent kent olmaz, kenti yönetenler akıllı olur.”

Teknolojinin sadece araç olduğunu, sonuçta kenti güzelleştirecek olanın insan aklı olduğunu hatırlatan harika bir tespit.

Bizim adaylarımızda da bolca akıllı kent vurgusu var. Demek ki biz kentlerin aklına değil yönetenlerin aklına bakacağız.

***

Ve Hoca çok önemli bir başka tespit daha yapıyor:

“Bana öyle geliyor ki Türkiye’de yerel kamu hizmetlerinin sunumunda, geliştirilmesinde alınan mesafe yerel demokrasinin niteliği açısından alınan mesafeden daha ileridedir. Çünkü bu kültür düzeyiyle, bilinç düzeyiyle ilgilidir. O konuda beklenen düzeye gelmiş olduğumuzu söylemek mümkün değil.

Bazı bilim insanları ve belediyeciler demokrasinin önüne katılımcı sıfatını koyuyorlar. Ben bunu da doğru bulmadığımı söylüyorum. Çünkü biliyorsunuz büyük düşünürlerin yapmış olduğu tanıma göre demokrasi; halkın, halk tarafından halk için yönetimi anlamına gelmektedir. Burada zaten katılım vardır. Halkın kendi kendisini yönetmesi söz konusu olduğuna göre katılım demokrasinin özünde var olan bir şey olduğundan, demokrasinin başına bir de “katılımcı” sıfatının eklenmesine bana göre gerek yoktur. Bu genel anlamda demokrasi için olduğu kadar, yerel düzeydeki demokrasi için de böyledir. Ancak tabii bu vakıanın bu şekilde saptanmış olması, halkın bütün kesimlerinin yerel düzeydeki karar alma süreçlerine mümkün mertebe katılımını özendirmek için “Hiçbir şey yapmayalım” demenin gerekçesi olamaz.

İşvereni de işçisi de memuru da esnafı da, toplumun bütün sınıfları kenti ve kendilerini ilgilendiren bütün konularda fikir sorulması gereken gruplardır. Bu konuda çok mesafe aldığımız söylenemez.”

Ruşen Hoca’nın söyledikleri ışığında ben de seçilecek olan yeni başkanlara şimdiden uyarıda bulunmuşy olayım:

Kentinizin sınırlarında yaşayan insanları yönetiminize katın, görüşlerini alın.”

 

 

 

Katliamla ilgili üç önemli tespit

 

Yeni Zelanda’da bir psikopat- terörist, önce 70 kişiye mail atıp katliam yapacağını haber veriyor. Sonra  iki camideki  Müslümanlara saldıyor .

17 dakika sürenkatliamda 49 kişi hayatını kaybederken 48 kişi de yaralandı.

Yeni Zelanda şokta….

Müslüman coğrafyası şokta…

Dünya şokta…

***

Üç noktadan bu meseleye bakmak lazım:

BİR- Terörist başına taktığı kamerayla katliamı sosyal medyada canlı yayınladı.

Görünce ne hissettiniz?

Sanki bir video oyunu gibiydi değil mi?

“Sanal bir savaş oyunu” havası yaratmasıydı.

Yıl 1991…

Birinci Körfez Savaşı başlamış…

Sorti kelimesi hayatımıza yeni girmiş. Gece olunca hava saldırısı sortiler başlıyor, öğrenci evimizde biz televizyonun başına geçiyoruz. Film izler gibi saldırıları izliyoruz.

Savaşın kanlı gerçeği yerini ışıklı görüntülere rakamlara bırakmıştı.

Çekilen acıları göremedik.

Bu acıların sanallaşması, saldırının kendisi kadar tehlikeli ve kötü…

İKİ- Dünyanın meseleye gösterdiği tepkinin cılızlığı…

Trump’ın açıklamaları kabul edilemez.

Charlie Hebdo saldırısında yürüyenlerin Yeni Zelanda ile ilgili ne yapacaklarını da merak ediyorum.

Tabi Yemen’de yaşananlara da aynı tepkiyi göstermek lazım.

ÜÇ- Seçimlere iki hafta var. Yaşanan büyük acı seçim propagandalarının bir parçası olmamalı.

Acı herkesin acısı…

***

Dünyada insanların artık, din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet ayırımı yapmamasını diliyorum.

Tüm bu farkılılıkların düşmanlık değil zenginlik olarak anlaşılmasını diliyorum.

Yeni Zelanda’daki hain saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7234 TL 5.7006 TL
Euro
EURO
6.3406 TL 6.3153 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA