Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 22.08.2019 SAAT 11:13:08
Advert
Advert
 

Demokrasi umarsızların değil başını dik tutanların rejimidir

Yurttaş olmak bireyin ulaşabileceği en üst makamdır.

Tanımlayalım:

Kendisini yönetecekleri seçebilen, yaşadığı yer ile ilgili kararlara katılabilen, kendisini yönetenleri denetleyebilen birey yurttaştır.

***

Winston Churchill  “Demokrasi berbat bir rejimdir. Ama rejimlerin en az berbat olanıdır” demişti.

Bu tersten demokrasi güzellemesi kavramı yüceltip anlamlı kılıyordu.

Çünkü yurttaş kavramı toplumda yaşayan herkesi yüceltiyor.

Yurttaşın en büyük hakkı da seçmektir.

Seçimler bir demokrasi şölenidir.

***

31 Martı da kampanyaların tüm gerginliğinden uzak bir şölen olarak düşleyin.

Ve o şölende sona geldik…

Tantanası 24 Haziran Genel Seçimlerinden hemen sonra başlamıştı. Öyle bir seçim süreci oldu ki, sürekli bazı soruların cevabını aradık.

Önce;

-Erkene alınacak mı alınmayacak mı?

Sonra;

-Partiler adaylarını erken açıklayacak mı, ne zaman açıklayacak?

Ardından;

-Belediye başkanları aday yapılacak mı ve kimler aday olacak?

Nihayetinde;

-Kim kazanacak?

***

İlk üç sorunun cevabını aldık, yorucu bir seçim kampanyası bitiminde de 31 Mart akşamı son sorunun da cevabını alacağız.

Domatesin fiyatı ile beka arasına sıkışan bir kısır seçim tartışması yaşasak da bugün sandığa gidip demokratik tercihimizi ortaya koymalıyız.

Bu kadar önemli mi?

Evet önemli.

Kime inanıyorsanız, bu şehri kim daha iyi yönetir diyorsanız gidin oyunuzu ona verin.

Hiç kimse mi yok?

Boş oy atın. Ama sandığa gidin.

***

Sandığa gidince dikkat etmemiz gereken hususları da hatırlayalım

BİR- Oy verme saatlerine dikkat edin. İlimizde son oy verme saati 17.00.

İKİ- Unutmayın, geciktiniz ve son anda yetiştiniz ve sıradayken saat 17.00 oldu. Siz sırada beklemeye devam edin. Oy verme saati bittiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanabilecek.

ÜÇ- Ama daha önemlisi sandığa gitmeden önce nerede oy kullanacağınızı mutlaka öğrenin

DÖRT- Üzerinde T.C. kimlik numarası olan kimlik belgenizi yanınıza almayı unutmayın

Seçmen bilgi kağıdı olmasa bile oy kullanabilirsiniz

BEŞ- Kesinlikle cep telefonuyla kabine girmeyin

ALTI- Oy pusulanızda yırtık, işaret veya yazı olmamasına dikkat edin; ''tercih'' veya ''evet'' mührü dışında, bir işaret pusula üzerinde olmamalı.

YEDİ- Pusulaları mutlaka tek tek zarfa koyun. İlimizde biz seçmenler, "büyükşehir belediye başkanı", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy kullanacağız.

SEKİZ- Oy kullandıktan sonra da imza atmayı unutmayın

***

Ve bir şeyi daha unutmayın;

Demokrasi umursamayanların değil, başını dik tutup isteklerini hayata geçirmek isteyenlerin rejimidir.

Yarın seçilecek olanlara karşı bir yurttaş olarak ancak oylarını kullananların söz söyleme hakkı –gerçek anlamda- var.

 

 

Unuttuğum keyif: çizgi roman okumak

 

Cuma gecesi İzmit içindeki hareketli siyaset gösterilerini izledim. İşin siyasi boyutu bir yana görmediğim bir çizgi roman kafe- kitapevi gördüm.

Bıraktım siyasetin curcunasını girdim içeriye…

Kitaplar beni çocukluğuma götürdü.

***

Ne büyük eğlence kaynağımızdı.

Televizyon daha hayatımıza yeni girmiş, çizgi film dediğin kırk yılda bir var. Ama çizgi romanlar öyle mi?

Onlar her an yanı başımızdaydı.

Kara Murat, Tarkan…

Teksas, Tommiks, Zagor, Fantom…

Ama benim ilgimi en çok karikatürize işler çekiyordu.

Gırgır ve Fırt’ı daha okuma yazma bilmeden takip etmeye başlamıştım. Ablama ve benden büyük kuzenlerime okutuyordum.

RedKit’e bayılıyordum.

Ve elbette Tenten…

Benim okuma merakım aynı zamanda içinde biraz esrarengiz olan macera romanlarıyla pekişmişti.

Onun çıkış noktası Tenten okumaktı. Yaş biraz büyüyünce Agatha Christie polisiyeleri ardından da sırrın dibine vuran Tanrıların Arabaları, Bermuda Şeytanı Üçgeni gibi kitaplar geldi.

***

Lafı uzatmayalım, kitapevinde hemen Tenten serisi olup olmadığını sordum.

Kitapçı bir dizi kitap çıkardı.

Tenten Kongo’da” çizgi romanını hemen satın aldım. Bir de sever diye oğlum Çınar Ege’ye bir Spiderman çizgi romanı aldım.

Örümcek Adam kostümüne bayılan çizgi filmlerini izleyen Çınar, kitaba hiç ilgi göstermedi.

Kuşak farkı dedikleri bu olsa gerek.

***

Cuma ve cumartesi gecesini siyasetten uzak Tenten’in maceralarını okuyarak geçirdim.

Sanki çocukluğumun bir hafta sonu gibiydi.

 

 

Karikatürist, heccav ve gazeteci olmak

 

Her atlet yüz metre koşmaz…

Atlet var maraton koşar.

Her ikisi de atlettir ama meziyetleri çok farklıdır.

***

Her çizgiye hükmeden de ressam değildir.

Ressam da karikatürist de çizgiye hükmeder ama kulvarları çok farklıdır.

Şair ile heccav da aynıdır.

İkisi de söze hükmeder ama yolları çok ayrıdır.

***

Hilmi Yücebaş’ın anlatımıyla, “Karikatürist ve heccav hapsi göze alarak kelle koltukta” sanatını icra eder…

Sanat yapacağım diye sürekli kendi tehlikeye atar.

Bakın şu Eşref’in yazdığına:

“Eylemem hicv-i edani eylemekten ictinab

Doğruyu söyler gezer bir şairim

Hoşça bir mazmun bulunca Eşref

Kendimi hicveylemezsem kâfirim”

***

Mesela Pir Sultan’ın dörtlükleri yenilir yutulur değildir:

“Koca başlı koca kadı

Sende hiç din iman var mı

Haramı helali yedi

Sen de hiç din iman var mı

Fetva verir yalan yulan

Domuz gibi dağı dolan

Sırtına vururum palan

Senin gibi hayvan var mı”

***

Ya gazetecilik?

Gazetecilik nedir.

Söz söyleme ustalığının haberle buluştuğu meslektir değil mi?

Ama gazeteci de doğrunun yanında olmalı.

İnandığını yazmalı.

İnandığını yazmak için gayret göstermeli.

Günümüzde bunu ne kadar beceriyoruz bilmiyorum ama ben hep heccav ve karikatüristlere özenmişimdir.

 

 

 

Komşuluk

 

Hadi bu güzel Pazar gününü Rıfat IlgazKomşuluk” şiiriyle pekiştirelim:

“Derdimiz bize yeterken

komşulardaki de tuz biber eker,

Kâtiplerde gürültü çıkar

çorap yüzünden,

tasası bizim evdekilere…

Malmüdürüne nüzül iner

bir tahkikat sonunda

derdini bizimkiler çeker,

bozulur ağzımızın tadı…

Ev dediğin dırıltısız olmaz

hele böyle günde…

Bizim de kendimize göre

gürültümüz eksik değil;

küçük başın küçük derdi.

Hırlaştığımız olur

et yüzünden, ekmek yüzünden,

bakarsın düşüvermişiz

komşuların diline…

Zaten saklayamadı iç yüzümüzü

raptiye ile tutturduğumuz perdeler,

sırrımızı bilmeyen kalmadı…

Gördüler tencereye tavaya

fazlaca işimizin düşmediğini…

Çamaşır günlerinde öğrendiler

donuma gömleğime kadar.

Söz oldu soğuk günlerde

yatakta roman okuduğum…

Hele sülâlemizdeki sadelik

gitmedi kimsenin hoşuna…

Ne olacaktı,

yedi atası devletli olmazdı ya

bodrum katındaki kiracının.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7285 TL 5.7056 TL
Euro
EURO
6.3568 TL 6.3314 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA