Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 19.07.2019 SAAT 20:12:32
Advert
 
Advert
Aytaç CİCİ

Ben demiştim demek istemezdim ama “kaleler yıkılabilir” demiştim

İki haftadır  iş ile alakalı kişisel yoğunluğumdan dolayı köşem boştu.

Bu iki haftada olanlar ise  malumunuz.

Bir yerel seçime girdik.

Yerel seçimler sonucunda ortaya çıkan tabloda Türkiye’nin siyasi haritası birdenbire çok ciddi bir değişime uğradı.

Yaklaşık 25 yıldır Refah Partisi- Fazilet Partisi ve AK Partili belediyelerle yönetilen iki metropol, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimine geçti.

Elbette bu durup dururken meydana gelen bir sonuç değil.

Yaklaşık iki yıldır devam eden ve adeta “ben geliyorum” diyen bir süreç.

AK Parti oy oranını çok büyük oranda korumasına rağmen, büyük metropolleri  CHP’ye kaptırdı.

İstanbul konusunda itirazlar olsa da , ben bu itirazlar sonucunda bir şey değişeceğini sanmıyorum.

Gelelim bu sonuçlara neden olan sebeplere.

***

Yaklaşık iki yıldır, haftada en az bir kez bu köşeden fikirlerimi beyan etme fırsatı buldum.

Ve fırsat bulduğum her anda AK Parti’de yanlış giden şeyleri  içeriden  bir ses olarak, bir dost olarak aktarmaya çalıştım.

Bir şeyler yazarken, kendi nefsimi değilde halkın dediklerini ilgili mercilere aktarmak için çaba gösterdim.

Geriye dönüp baktığımda bu konuda çok başarılı olduğumu söylemeyeceğim.

Ama üzgün değilim.

Çünkü Türk milleti de  AK Parti’ye bu mesajı iletmekte başarısız oldu.

Daha doğrusu AK Parti bu mesajı almamakta diretti.

Üstelik her seçim sonrasında “Mesajı aldık” demiş olmalarına rağmen.

***

Yeni yönetim sistemine geçtikten sonra ele aldığım bir yazıda artık hiçbirşeyin garanti olmadığını, yapılacak hatalar sonrasında “kale” diye tabir edilen birçok yerin elden gidebileceğini belirtmiştim.

İşte bakın.

Ankara gitti.

İstanbul gitti.

Cumhur İttifakı’nı oluşturan iki partinin de güçlü olduğu iki il Adana ve Mersin gitti.

Muhafazakar oyların her zaman önce olduğu Bursa, neredeyse elden gidiyordu.

Peki ne oldu da böyle oldu?

Öncelikle Ankara, Adana ve Mersin’in yanlış aday seçimine kurban gittiğini ifade edelim.

Ankara’da Mehmet Özhaseki tutmadı.

Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’a anketlerin gerçeği yansıtmadığı, Ankara’da Mehmet Özhaseki’nin seçimi rahat kazanacağı yönünde telkinler yapıldı.

Bu zamana kadar hep doğru söyleyen anketler, anket şirketleri nedense birden  “güvensiz” ilan edildi.

Oysa AK Parti’nin yıllardır çalıştığı ve aşağı yukarı tahminleri tutturan şirketlerde bu konuda oldukça şeffaftı.

Mevcut adayla  Ankara elden gidecekti.

MHP adayları ile seçime girilen Adana ve Mersin’de olay tamamen MHP’nin yanlış aday seçiminden kaynaklandı.

Olan ise İstanbul’a oldu.

İstanbul için hala resmi bir sonuç yok.

Ama eğer YSK kararını verir de İstanbul, CHP’nin yönetimine geçerse bunun sorumlusu yanlış aday  değildir.

Binali Yıldırım, İstanbul için AK Parti’nin gösterebileceği en iyi adaydı.

Ama kendisi mevcut ekonomik durumun ve daha önce CHP’ye hiç bir şekilde oy vermeyen Kürt oylarının kurbanı oldu.

CHP-HPD ve İyi Parti ittifakı en iyi İstanbul’da işledi.

Ve resmi olmayan sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu belediye başkan adayı oldu.

Şimdi ortada oy çalındı, çalınmadı karmaşası var.

Bundan önceki seçimlerde hep CHP’liler iddia ederdi “AK Parti oyları çalarak seçim alıyor” diye.

Şimdi aynı iddiayı AK Parti makamları dile getiriyor.

Ben bu konuda ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum.

Bir sandıkta oy çalmak kolay değildir.

Çünkü her sandıkta partilerin görevlileri var.

Eğer görevli sandığına sahip çıkarsa oy nasıl çalınacak?

Açık ve net ifade edeyim; Eğer AK Parti tarafından görevlendirilen sandık görevlileri, tıpkı devlet dairelerinde, kamu kurumlarında, belediyelerde çalıştıkları gibi sandıklarda çalışmışlarsa,  yani çalıştıkları anda  gece yapacakları nargile sefasını düşünüyorlarsa  bu tip şeylerin olması gayet normal.

Oy da çalınır.

Tutanaklarda hatalı gönderilir.

Bu AK Parti’nin kurumsal kimliğini kaybettiğinin, sandık görevlisi belirlenirken bile liyakat ölçüsünün gözetilmediğinin göstergesidir.

Ve bunun sorumlusu da seçmen değildir.

Bu konuda önümüzdeki haftalarda uzun uzun yazacağız.

 

Son dakika kararı ile

 

Burada yazdığım ilk köşe yazısında “Size tarafsız olmayı vaat etmiyorum. Ama samimi  olmayı vaat edebilirim” demiştim.

Allah’a şükürler olsun hep samimi oldum.

İnanmadığım bir şeyi hiçbir zaman yazmadım.

İlk oyumu verdiğim 2007 seçimlerinden bu yana hep AK Parti’ye oy verdiğimi hiç saklamadım.

Herkese hoş görünmek gibi bir derdim olmadığı içinde bu tercihimi hiç bir zaman gizlemedim.

Erdoğan’a ve onun davasına olan bağlılığım ise çok daha önceden, çocuk yaşlarda Refah Partisi bayrağı ile bisiklet turları yaparken başladı.

Önümüzdeki günlerde 31 yaşıma gireceğim.

31 yaşıma kadar AK Parti kadrolarında hiç resmi olarak görev yapmadım.

Bu konuda hiçbir  talebim de olmadı.

Hep dışarıdan sade bir vatandaş gözü ile izlemeye çalıştım.

Ve sade bir vatandaş olarak samimi hislerimdir ki  son iki seçimdir sandığa  sırf Erdoğan’a olan sevgimin hatrına gidiyor ve AK Parti’ye mühürü basıyordum.

Bu seçim döneminde ise bunu bile yapmaya niyetim yoktu.

Aday belirleme süreçlerinde halkın isteklerine bir kez daha göz tıkanmış olması, halk zor durumda iken AK Parti içerisinde bir takım kliklerin hala daha ganimet peşinde koşması beni bu kararı almaya zorlamıştı.

Bu sebeple bu yerel seçimde oy vermeme kararı almıştım.

Normal Cuma akşamları arabama atlar direk İstanbul’dan İzmit’e gelirdim.

Oy vermemek uğruna bunu da yapmadım.

Ancak Pazar öğlene kadar sabredebildim.

Pazar günü öğleden sonra Erdoğan’a olan sevgim bir kez daha gelip geldi ve saat 14:00 sıralarında İstanbul’dan yola çıkıp 16:30’da Kartepe’de oyumu kullandım.

Bu sadece bir vefa oyuydu.

Biraz da  Büyükşehir adayı Tahir Büyükakın’a olan güvenin göstergesi.

Bundan sonra bir vefa oyum daha olacağını sanmıyorum.

Umarım sonraki seçimler oy vermek uğruna koşa koşa gittiğim seçimler olur.

2007 gibi.

2009 gibi.

2011 gibi.

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6502 TL 5.6276 TL
Euro
EURO
6.3550 TL 6.3296 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA