Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 25.05.2019 SAAT 10:55:44
Advert
 
Advert
Adem TURGUT

Medya, siyasiler ve AK Parti’nin analiz ihtiyacı

Kocaeli’deki çok önemli Ak Partili isimlerden de dinledim.

Diyorlar ki:

-Yaptığımız en büyük hatalardan biri medyayı yandaşlaştırmak. Yaptığımız hataları göremez olduk.

Doğru.

Hürriyet’in eski misyonuna bakın birde şimdiki haline bakın. Etki gücü kaldı mı?

Gazeteler denetçidir. Gazeteciler eksiği yazar.

 

BAK ŞU KONUŞANA!

Gazeteler işlevlerini düzgün yapsa Ak Parti ve Cumhur İttifakı adına bunlar mı konuşuyor, olurdu? Bir bakın:

BİR- AK Parti Genel başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz:

"Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik..."

İKİ- AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu:

Simit yiyip çay içerek asgari ücretli dört kişilik bir aile karnını doyurur eline de bin 120 lira para kalır.”

ÜÇ- MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım:

CHP'nin belediye alıp da hizmet etme değil, demokrasiye geçeceğiz, tek adamlık rejimini yıkacağız diye iddia eden bir genel başkanları var. Hedef budur. Bu olur mu, olur. Bunları yapmaya çalışırlar mı, çalışırlar. Buna da müsade etmememiz gerekir.”

Pot kıran kırana…

Cumhur İttifakı’na bu dilin ne kadar zarar verdiğinin farkında mısınız?

Biri olan biteni anlamamış, biri simit üzerinden güzelleme yapıyor, öbürü mevcut sisteme açıktan ‘tek adam rejimi’ diyor.

Zavallıca…

 

SÜLEYMAN ÖZIŞIK’TAN İBRETLİK BİR YAZI..

Bu duruma çanak tutan bir medya olmasa iş başka olurdu. Yukarıya doğru yükselen isimler farklılaşırdı.

Yazıyı Sputnik’te gördüm. Haber sitesi Türkiye gazetesi yazarı Süleyman Özışık, "Bizim mahallenin medyasının bir Sözcü kadar Cumhuriyet kadar etki gücü yok! Bizim hiçbir yazarımızın Yılmaz Özdil kadar, Uğur Dündar kadar, Bekir Coşkun veya Emin Çölaşan kadar itibarı yok" dediğini aktarınca hemen Özışık’ın, "Bizim Mahallenin Medyası…" başlığıyla yayımlanan yazısını okudum.

Okumanızı da tavsiye ederim.

 

“BEYEFENDİ RAHATSIZ”

Yazının tamamını https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/607560.aspx adresinden okuyabilirsiniz. Ama ben bazı bölümlerini alıntılamak isterim.

Bakın Özışık medyadaki değişimi nasıl anlatıyor:

"AK Parti'nin ilk yıllarında pek çok gazeteci ve yazar, Erdoğan'ı veya partiyi yapılması muhtemel hatalar veya yanlışlar konusunda samimiyetle uyarırdı. Gerek Erdoğan gerekse parti kurmayları bu eleştiri ya da önerileri ciddiyetle takip eder, anında gereğini yapardı.

Sonra bu durum giderek tersine dönmeye başladı.

Eleştiride bulunan gazeteciler birileri tarafından aranmaya başlandı. Arayanlar, ’Beyefendi bu yazıdan, şu haberden rahatsız oldu’ diyerek bu eleştiri veya uyarıların önünü kesmeye başladı.

Enteresan olan şu ki gazetecileri arayıp ’Beyefendi rahatsız’ diyenlerin çoğu gazeteciydi!

Erdoğan adına ama Erdoğan'ın haberi olmadan medyayı kendilerine göre dizayn etmeye çalışıyordu bu arkadaşlar. Erdoğan'a veya davaya sadakatin yanı sıra, kendilerine de ayrıca biat edilmesini istediler.”

 

İTİBARLI ADAMLARI HARCADILAR

Özışık yaşanan değişimi de çok çok iyi özetlemiş:

İş zamanla öyle bir hâle geldi ki belli gazeteleri veya internet sitelerini arayıp, ’Şu haberi çıkarın, benim şu yazımı manşet yapın’ diyebilecek kadar şirazeden çıktılar.

Söz dinlemeyenleri televizyon ekranlarından ’Paralelci’ ya da ’FETÖ'cü’ ilan ettiler. Kendileri de Erdoğan'a daha yakın, çok daha yakın olabilmek için her şeyi yaptılar. Erdoğan'ın hangi gün hangi camide namaz kılacağını adım adım takip edip, hemen yanı başında saf tuttular.

Onların sayesinde AK Parti medyası içinde sözünün itibarı olan isimler birer ikişer harcanıp gitti. Meydan onlara kaldı. Bir televizyon programıyla yetinmediler, ikincisini yaptılar. Onunla da yetinmeyip, gazetelerin genel yayın yönetmenliği koltuğunu kaptılar.

Yaptıkları televizyon programlarında âdeta bal reklamı yaparcasına AK Parti'yi övmeye başladılar. Parti içinde birilerinin yaptığı yanlışların üzerini örtmeyi marifet sandılar.

Bununla da yetinmeyip başka televizyon kanallarına el attılar. AK Parti'yi savunan gazetecilerin ekrana çıkarılmaması için baskı yaptılar. Gerekçesi sorulduğunda, ’O Erdoğan'ı savunuyor tamam ama zaman zaman eleştiride bulunuyor. O eleştiriler de Beyefendi'yi rahatsız ediyor’ dediler.

Kendilerine yanaşan ya da yılışan ama AK Parti ile uzaktan yakından ilgisi olmayan isimleri ekrana çıkarmaya başladılar.”

 

MEDYANIN İTİBARI KALMADI

Ve gelinen durum. Süleyman Özışık’ın kaleminden okuyalım:

Evet, meydan onlara kaldı ama onlar sayesinde AK Parti medyasının bir itibarı kalmadı.

…Acı ama gerçek olan şu ki bugün bizim mahallenin medyasının bir Sözcü kadar Cumhuriyet kadar etki gücü yok! Bizim hiçbir yazarımızın Yılmaz Özdil kadar, Uğur Dündar kadar, Bekir Coşkun veya Emin Çölaşan kadar itibarı yok!

Çünkü onlar, kendi adamlarını daha yukarı çıkarmak için çırpınırken, bizim mahallenin medya mensupları birbirinin paçasından tutup aşağı çekmeyi, kendi dava arkadaşının sesini kısmayı, ona iftira atmayı marifet sanıyor.

Şahit olun!

Bu isimler de önümüzdeki dönemde partiye ve davaya zarar verdiği için uzaklaştırılacak. Ve siz onları AK Parti'nin azılı muhalifi pozisyonunda göreceksiniz. Hem de çok kısa zaman içinde…”

 

KOCAELİ’YE DAİR SONUÇLARI OLUR

Sonuç, iktidar cenahı, projektörlerini artık kendi mahallesine çevirmeli…

Medyasına…

Yöneticisine…

SWOT analizlerini yapmalı.

Ben bu yerel seçimin ardından bu analizlerin yapılacağına inanıyorum. Hatta bu değerlendirmenin Kocaeli ayağı için de sonuçları olacağını düşünüyorum.

Her açıdan…

 

 

 

Ne konuştular?

 

Lütfü Türkkan…

İlimizin ve Meclis’in tecrübeli ismi.

Bence artık ulusal bir siyasi aktör.

İYİ Parti Grup Başkan Vekilliği ile bu durum daha da pekişti.

Türkkan’ın çok özel ve önemli ilişkiler geliştirme şansı olduğu bir siyasi yaşamı var.

 

O DUYURMUŞTU

Lütfü Türkkan’ın yakın olduğu isimlerden biri de Son Başbakan ve eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım.

Yıldırım ve Türkkan’ın dostlukları çok eskiye dayanıyor. Yıldırım henüz İDO Genel Müdürü iken başlayan bir dostluk bu…

Araları çok iyi, Türkiye Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için TBMM Başkanlığından istifa edeceğini ilk Türkkan’dan duydu.

O derece…

 

YANYANA OTURUNCA…

17 Nisan günü, İstanbul’da Özal’ın anması vardı. Anma ile ilgili 17 Nisan Platformu’nun düzenlediği toplantıda Yıldırım ve Türkkan yan yana oturdu.

Henüz Maltepe’de sayım yeni bitmiş, Ekrem İmamoğlu mazbatasını henüz almamış.

Hal böyle olunca ikili ne konuştu merak konusu oluyor.

Lütfü Türkkan cephesinden öğrenebildiğimizi söyleyeyim, Yıldırım YSK sürecinin bitmesini bekliyor ama daha çok memleket meselelerine odaklanmanın önemli olduğuna dair bir kanısı var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yorumlarına da bakınca AK Partililerin bu konuda bir karar verdikleri anlaşılıyor.

 

 

Gazozuna maç mı?

 

Pazar günü oynayacağımız Ankara Adliyespor maçı için “Gazozuna maç” diyenleri duyuyorum.

Kesinlikle doğru değil.

Evet şampiyonluk kaçtı.

Evet, play off garanti…

Ama bu maç gazozuna diye nitelenemez.

Bir takımın motivasyonu önemlidir, play off maçlarına kadar kalan maçları ciddiyetle oynamalıyız.

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem TURGUT yazıları
Advert
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0857 TL 6.0614 TL
Euro
EURO
6.8088 TL 6.7816 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA