Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 26.06.2019 SAAT 19:47:11
Advert
 
Advert
Adem TURGUT

İçinden hukuk, birliktelik ve sabır geçen zor bir yazı

Bugün zor bir yazı yazmayı deneyeceğim. Çünkü duygularımızı bastırıp aklımızı öne çıkmasını isteyen bir yazı olacak.

Oysa biz doğulu- oryantalist bir toplumuz. Duygularımız hep mantığımızdan aklımızdan önde gelir.

Zor bir yazı yazmayı deneyeceğim, çünkü;ülkemizin huzurunun hızla kayboluyor olmasından korkuyorum.

Hukukun çözüm aracı olmaktan çıktığını görüyorum.

Korkuyorum.

 

SICAK BİR ÖRNEK

Yer İstanbul Havalimanı…

İstanbul-Milas Bodrum seferini yapan yolcu uçağı rötara girince yolcular yer hizmeti veren personele tepki gösteriyor.

Rötar kötüdür.

Beklemek sıkıcıdır.

Ama kimsenin bir görevliye insani ve vicdani sınırları aşan hakarete varan sözler söyleme hakkı yoktur.

 

HOP HOP TEMAS YOK!

Funda Esenç isimli bir kadın yer hizmetleri görevlisine rötar nedeniyle hakaret ediyor:

-Bir saat oldu hanfendi… Koca k.çını büyütene kadar aklını çalıştır.

-Hoooophoop… Temas yok. Sokak süprüntüsü…

Küçük bir mağduriyeti olmasının bu sözleri birine söyleme hakkını kendisine verdiğine inanıyor. Daha acısı ekonomik durumu daha iyi diye bir çalışanı aşağılama hakkının olduğunu sanıyor ve kendisini çekenlere:

-Çekin çekin bunları, diyor.

Kendi rezilliğini kameraya çektiriyor.

 

O BİR ZAVALLI

Temas yok” diyor çünkü ona alt gelir grubundan biri ile arasında –ona gere ciddi- seviye farkı var. Bunu da “Sokak süprüntüsü” diyerek açığa düşürüyor.

Ancak bunlar ona yetmiyor kadınsı sözlü bir linçe yöneliyor, “K.çınıbüyütüne kadar…” diye başlayan bir cümle kuruyor.

Aşağılıyor.

Alın size üstünlerin hukukuna- hayatına inanan bir zavallı.

İnsanlığın bittiği yerdir, bu…

 

FUNDA ESENÇ’TENO KADAR ÇOK VAR Kİ…

Ama Funda Esenç gibi örneklerin az olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Lokantada garsona bağıran, callcenter operatörüne ağız dolusu küfür eden haklıysak cezasını doğrudan kesmeye kararlı bir topluma dönüştük.

Saygısız…

Sabırsız…

Sevgisiz…

Bir toplum olduk.

Hukuka inanmıyoruz. Hukukun caydırıcılığı artık yok.

Suç varsa suçlu- suçlu sandığımızın cezasını biz keseriz” mantığı aldı başını gidiyor.

 

LİNÇ KÜLTÜRÜNE TESLİM OLDUK

Hatta bir adım ötesine geldik: Suç olmasa da bize göre yanlışsa yine cezayı biz keseriz.

Bunun adı toplumun linç kültürüne teslim olmasıdır.

Niyetim siyaset yapmak değil.

Ama şu Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıya toplumun içine düştüğü bu tablodan doğru  bakmakta fayda var.

Ankara- Çubuk’un Akkuzulu köyünde yaşanan saldırı bir linç girişimidir.

Kılıçdaroğlu’nulinç etmeye kalkacak kadar öfkelenen grubu buna iten provokatif fikir nedir:

Kılıçdaroğlu’nun kendileri gibi düşünmemesidir.

Kılıçdaroğlu bir suçlu mu?

Hukuken ve siyaset elbette hayır… Ama siyasetin nefret dili toplumun bir bölümünde onun çok kötü biri olduğuna dair bir algıyı güçlü şekilde oluşturdu.

“Ee, hukuk cezasını vermiyorsa biz veririz, Sen ‘şehit cenazesi’ne nasıl gelirsin”, üstten bakışı böyle oluştu.

 

BİRİNİ LİNÇ ETMEYİ KENDİNE HAK GÖRMEK

Ama daha kötüsü de var. Provokasyonun içinde olmasa da linç kültürünün akıntısına kapılan köylülerin de Kılıçdaroğlu’na vurması…

Daha kötüsü de var.

Kemal Kılıçdaroğlu’na vuranların suçları sabit olmasına rağmen mahkemece hemen serbest bırakılması…

Hukuk adalet eşitlik dağıtır.

Dağıtması gerekir.

Hatırlayın Şehit Jandarma Yüzbaşı Levent Çetinkaya’nın cenaze töreninde eski Enerji Bakanı Taner Yıldız’ı yumruklayan Kayseri Merkez Endüstri Meslek Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Şahin Şimşek olaydan hemen sonra çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konmuştu.

Şahin daha sonra yargılandığı mahkemece 1 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.

3,5 ay hapis yattı.

Memuriyetten men edildi.

Osman Sarıgün’ü ise bazı Ak Partililer öpüyor.

Sıradan bir vatandaş bu duruma nasıl bakar:

Demek ki Kılıçdaroğlu bunu hak etti, Osman Sarıgün ve diğerleri iyi bir iş yaptı. Eğer bize yanlış gelen bir şey varsa biz de birine vurabiliriz, linç edebiliriz. Çünkü haklıyız.

Bu dehşet verici…

Herkesin kendini savcı, yargıç ve cellat kabul ettiği bir nokta…

 

CİNSEL İSTİSMARLAR

Linç kültürü normalleştirildiği zaman sıkıntı büyüyor. Bu tavır, haklı bir meseleyle buluştuğunda toplumun reaksiyonları kontrol edilemez bir hal alıyor.

Örneğin çocuğa cinsel istismar…

Felaket durumdayız.

Ankara Barosu’nun son 3 aylık raporuna göre 12 yaş altı mağdur çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçu rakamları; hazırlık aşamasında 86, dava aşamasında 46, 12-15 yaş arası hazırlık aşaması 191, dava aşaması 96, 15-18 yaş arası hazırlık aşaması 208, dava aşamasında 65 vaka var.

Son olarak Küçükçekmece’de 5 yaşındaki bir evladımıza bir yabancı uyruklunun cinsel istismarı yüreğimizi dağladı.

 

ÇIĞRINDAN ÇIKABİLİR

Yaşananlar hepimizi dehşete düşürüyor.

Ama daha kötüsü var.

En aklı başında olanımız bile hukukun sapıklara hak ettiği cezayı vermeyeceğine inandığımız için duyarlılık linç tavrının en acımasız halini “hak” noktasına getiriyor.

Ortalık atılan dayak videolarından geçilmiyor.

İlk anda insanlarımızın büyük bir bölümü “oh iyi oldu” diyor ama suçlu mu suçsuz mu belli olmayan birine bu yapılmamalı.

Polise teslim etmek gerekir.

Çünkü bunun devamında şu var. Aklına esen, “Falancayı bir çocuğu taciz ederken gördüm” dese sorgusuz sualsiz linç ortamını oluşturmaya gidebilir.

Anlatabiliyor muyum?

 

LİNÇ, TARİHSEL SORUN

Siyasetçi, sosyolog, psikolog ve sivil toplumcuların açıklamalarına bakınca son günlerde yaşanan linç olayları uzun yılların birikimi…

Türkiye’yi bu günlere yoksulluk, sen-ben ayrımı ve yöneticilerin linç tavrını alenen onaylaması getiriyor.

Uzmanlar şöyle diyor: “Geçmişte linç belki de kaçınılmaz bir hukuk aracı olarak görülmüş olabilir. Bu da çok doğaldır. Çünkü birbirinden farklı kesimlerin kendi doğal hukukuna tabi olmaları diğerleri üzerinde kendi hukukunu geçerli kıldığı ve uyguladığı her seferinde linç kaçınılmazdı…

Ancak günümüzde modern hukuk devleti yargılamayı ve zor kullanımını kendi tekelinde tutar. Yargı ve zorun uygulaması devletin tekelindedir. Yasalar karşısında eşit yurttaşların birbiri üzerinde zor kullanma hakkı yoktur ve yasa dışı olarak kabul görür…

Bu Almanların selbstjustiz dedikleri modern hukuk devletinin kabul edemeyeceği kişilerin, toplulukların kendi hukukunu dayatmasıdır.”

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİM

Çözmeliyiz bunu

Linç kültürü ile yaşayamayız. Çözümün de olmazsa olmazları var:

BİR- Hukukun doğru çalışması, güven vermesi.

Toplumun infial yaratan her meselede hukukun gereken cezayı mutlaka vereceğine ikna olması gerekir. Mesela Tarsus’ta 12 yaşındaki çocuğun uğradığı cinsel istismar davasında sanık 25 yıl ceza aldı. Çok iyi…

Ama Fatih’te polis otosunda Özbek kadına cinsel saldırı davasında sanık polis iyi hal indirim aldı. Cezası 18 yıldan 15 yıla indi.

Neyin iyi hal indirimi, bu?

Şu iyi hal indirimi müessesinden başlayıp cezalar düzeltilmeli.

Rabia Naz’ın ölümü gibi meselelerde toplum vicdanı mutlaka araştırmayı ve cezalandırmada objektif olunduğuna inanmalı.

Osman Sarıgün serbest kalırken karikatür çizen içeri atılmamalı.

Sonuç hukuk güven vermeli; toplumu rahatlatmalı.

İKİ- Bir sorun karşısında yumruklarımızı değil aklımızı ve kalbimizi konuşturmayı öğrenmeliyiz. Sesimizi değil sözümüzü yükseltmeliyiz. Bir toplumsal olay karşısında objektif kriterlerimiz olmalı. Sana göre bana göre tavır almamalıyız.

ÜÇ- Farklılıklarımızı kutuplaşma nedeni değil zenginlik olarak görmeliyiz.

Başka görüşlere saygı duymalıyız.

Demokrasiye inanmalıyız.

Nefreti körükleyen dilden vazgeçmeliyiz.

 

KAOS TOPLUMU

Ve hepsinden önemlisi bir an önce kendimize gelmeliyiz.

Hukukun üstünlüğüne inanıp, bir arada yaşama kültürünü pekiştirmeliyiz.

Zaman daralıyor.

Yoksa tam bir kaos toplumu olacağız

 

 

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem TURGUT yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7821 TL 5.7590 TL
Euro
EURO
6.5692 TL 6.5430 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA