Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 20.08.2019 SAAT 02:40:43
Advert
Advert
 
Aytaç CİCİ

Şimdi vefa zamanı

 

AK Parti, 2001 yılında “Bundan sonra Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyere kuruldu.

Gerçekten de o tarihten sonra  Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olamadı.

1996 yılındaki Erbakan ve Çiller koalisyonu dışında yüzü gülmeyen dar gelirli kesimin yüzü her anlamda güldü.

Tabi bu sırada binbir badire atlatıldı..

E-Muhtıralar, Darbe girişimleri milletin kararlı desteği ile ve siyasi hareketin  liderinin dik duruşuyla def edildi.

Tüm bunlar oluyorken Türkiye ekonomisi de günden güne iyileşiyor,  ekonomik performansımız dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasına giriyordu.

Ta ki 2014 yılına kadar.

İtiraf edelim, Türkiye’nin ekonomik göstergeler bakımdan en iyi dönemiydi, bu dönem.

Bu döneme kadar ekonomide çok iyi işler yapan AK Parti, önce Ali Babacan  ve ekibinin daha sonra Mehmet Şimşek ve ekibinin tasfiye edilmesi ile birlikte ekonomik gerçeklerden ve piyasanın beklentilerinden uzaklaşmaya başladı.

Maalesef  AK Parti’nin ekonomik aklı Ali Babacan seviyesinden Yiğit Bulut seviyesine indi!

Hani şu 1 dolar 1 Lira olacak diyen, çok uzun yıllar TV ekranlarında amansızca AK Parti politikalarını eleştiren ama sonra nedense herkesten sıkı AK Partili olan Yiğit Bulut.

Sonuç ise ortada.

Ekonomimiz uzun yıllar sonra  SOS veriyor.

Paramız yabancı para birimleri karşısında eriyor.

Millet ise huzursuz.

Üç kuruş parasını Türk Lirası’nda  tutsa parası pula dönüyor.

Dövize geçse içi rahat değil, vatanına ihanet etmiş gibi hissediyor.

Mevcut ekonomi yönetimi ise piyasalara güven telkin etmek konusunda bence çok başarılı değil.

İşin kötü tarafı, yabancı sermaye  de mevcut ekonomi yönetimine güvenmiyor olsa gerek ki Türkiye’den parasını çekmeye devam ediyor.

Tüm bu şartlar altında girilen seçimden ise AK Parti, İstanbul, Ankara gibi metropolleri kaybederek çıkıyor.

Bakın altını çizerek ifade etmekte fayda var tüm bu şartlara  rağmen AK Parti’nin seçim karnesi başarısız değildir!

Mevcut ekonomik şartlarda, seçmen her ne olursa olsun  Recep Tayyip Erdoğan hatrına bir kez daha AK Parti’ye şartlı destek vermiştir.

Ama bu  sefer altı kalın bir şekilde çizilmiş ŞARTLI  bir destek.

AK Parti,  ilk defa parti içi görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı bu dönemden güçlü olarak çıkmak istiyorsa fabrika ayarlarına dönmek zorundadır.

Nedir bu fabrika ayarları?

Ortak akıldır.

Gerçek manada istişaredir!

Birlik ve beraberliktir.

Eğer AK Parti, kendisini bir siyasi hareket olarak değil de bir “dava” partisi olarak görüyorsa Erdoğancılar, Gülcüler ve Davutoğlucular diye ayrışmak yerine, tüm farklılıkları ve görüş ayrılıklarını bir yerde bırakarak tekrar bir ve beraber olmak zorundadır.

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.

Etrafımız sarılı durumdayken, Büyük İsrail’in kurulması için gerekli  tüm şartlar adım adım hazırlanırken  ve nur içinde yatsın rahmetli Erbakan Hoca’nın yıllar önce dikkat çektiği tehlike kapımızına dayanmışken siyasi ihtiraslarla bölünmek akıl karı olamaz.

Bu noktada daha önce AK Parti’de dava siyaseti yapan  herkes üstüne düşeni yapmalı.

Kardeş kavgasının üstüne körükle gidilmemeli.

Evet AK Parti’ye seçmen yüzde 99 oranında  Recep Tayyip Erdoğan için oy veriyor.

Ama şu da bir gerçek ki; seçmen AK Parti’de gerçekten istişare ve ortak aklın hüküm sürdüğü günleri de özlemle anıyor.

AK Parti seçmeni belki yeni parti kurma hazırlığında olan Ahmet  Davutoğlu’na Erdoğan’a sırt çevirdiği için kızıyor.

Ama bir taraftan da Davutoğlu’nun yaptığı içeriden eleştirileri de haklı buluyor.

Aynı AK Parti seçmeni, Abdullah Gül’e zor zamanlarda Erdoğan’ı yalnız bıraktığı için çok kızıyor.

Cumhurbaşkanı olmasın diye yürüyüşler düzenleyenlerle kol kola olmasını bir türlü içine sindiremiyor.

Ama aynı seçmen, Gül ve ekibinin AK Parti’den nasıl günden güne uzaklaştırıldığını, nasıl sosyal medya linçlerine maruz bırakıldığını da hatırlayıp bazı noktalarda ona  da hak veriyor.

Çünkü AK Parti seçmeni her ne olursa olsun bu dava da emeği geçenlere  kızsa da vefa duyuyor.

Seçmende bu VEFA duygusu varken, önemli görevlerde bulunanların arasında görüş ayrılıklarının lafı olmamalı.

Eğer bu hareket gerçekten bir DAVA ise herkes  “Şimdi VEFA zamanı” deyip üzerine düşeni yapmalı.

Yoksa bu günler bile aranız.

Bir vatandaş, sıradan bir seçmen olarak benden demesi.

 

 

Orhan Akyüz doğru isim

Herhalde Kocaeli’de siyasetin en zor olduğu bölgelerden birisi de Kartepe’dir.

AK Parti’nin zorlanmadan kazandığı ilçelerin başında gelen Kartepe’de muhalefet görevi de yine AK Parti’nin.

Yani parti içi muhalefet oldukça yüksek.

Bölgede herkesi mutlu etmek zor.

Filan kişi onun ekibindenmiş...

Yok efendim falanca kişi bu kişinin yakın adamı muhabbeti, çok döner Kartepe’de.

Dedikodunun önünü de bir türlü alamazsınız.

Kulaktan kulağa yayılır her şey.

İşte bu noktada geçtiğimiz hafta  bazılarına göre ilginç  bir olay yaşandı.

Kartepe Belediye Başkan Yardımcılığı’na AK Parti’nin en tecrübeli meclis üyesi Orhan AKYÜZ  belediye başkanı Mustafa KOCAMAN tarafından atandı.

Bu gelişme şu bakımdan ilginç, Orhan AKYÜZ, Kartepe’de  kurucu belediye başkanı Şükrü KARABALIK’a yakın bir isim olarak biliniyordu.

İşte bu nedenle bu atama Kartepe’de “rövanş” siyaseti yapanlara oldukça ilginç geldi.

Peki gerçekten ilginç mi?

Bence de değil.

Neden mi?

Aday adaylıkları döneminde gönlünde farklı  bir aslanın yatması  gayet normal.

Orhan AKYÜZ’de belediye başkan  aday adaylığı döneminde Şükrü Karabalık’a yakın olmuş olabilir.

Bu gayet doğaldır.

Sonuçta Şükrü KARABALIK başka bir partiden aday adayı olmamıştır.

Başka bir konu ise Orhan AKYÜZ,  kimsenin adamı ya da ekibinden olmadan önce  sıkı bir AK Partili’dir.

Allah nasip etti bir dönem Şükrü Karabalık ile çalıştı.

Nasip oldu ikinci dönemini Hüseyin Üzülmez ile öyle ya da böyle tamamladı.

Başarılı olduğu ve bölgede sevildiği için de üçüncü kez meclis üyesi olarak Mustafa Kocaman’ın listesinden seçildi.

Ve yine başarılı olduğu için, güven verdiği için, ihanet etmeyeceği bilindiği için olsa gerek  başkan Mustafa Kocaman tarafından belediye başkan yardımcısı olarak atandı.

Elbette bu atama Kartepe’de kavga bekleyen bazılarının hoşuna gitmemiş olabilir.

Ama bana kalırsa  gayet normal karşılanması gereken bir durumdur.

Mustafa Kocaman, herkese nasip olmayacak bir olgunlukla, hak edeni, hak ettiği koltuğu kimsenin ne dediğine bakmadan, ekip siyaseti kaygısı gütmeden emanet etmiştir.

Bu noktada bize düşen şey ise  Mustafa Kocaman’ı tebrik etmek, Orhan AKYÜZ’e de yeni görevinde başarılar dilemek.

Uzun yıllardır tanıdığım, bildiğim ve abi diye hitap ettiğim Orhan AKYÜZ, Kartepe’nin eksiği olan güler yüzlü başkan yardımcısı eksiğini de kapatmış olacaktır.

Hayırlı uğurlu olsun.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.5959 TL 5.5736 TL
Euro
EURO
6.2126 TL 6.1878 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA