Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 27.06.2019 SAAT 01:43:14
Advert
 
Advert
Mevlüt SOYSAL

Her şey çok güzel olacak

 

Siyaset, algı yönetimi, seçim kazanma yolları vesaire…

Bunlarla ilgili hangi uzmanla konuşsanız, hangi kitabı okusanız şöyle der:

“Kampanyayı pozitif götürün.”

Nedir bu pozitiflik…

Yani…

Karamsar olmayın…

Olumsuz cümleler sarf etmeyin…

Karanlık bir tablo çizmeyin…

***

Ve seçmeni etkileyecek sözleri şöyle sıralarlar:

“İyi…”

“Güzel…”

Yani, sizinle beraber “daha iyi” olacağını söyleyin… Sizin partiniz geldiğinde her şeyin “daha güzel” olacağını ifade edin…

Neden mi?

Çünkü umut kazandırır…

***

Peki, “Her şey çok güzel olacak” ne?

Kimileri, FETÖ terör örgütünün bir üyesinin yıllar önce bu sloganı kullandığını ifade ediyor. Kimileri FETÖ’nün üyelerine böyle bir mesajla seslendiğini kaydediyor.

Dün İsmail Saymaz şöyle bir tvit attı:

“Her şey çok güzel olacak’ gibi basit bir cümleyi bulmak için FETÖ’cü olmak gerekmiyor. Konuşmayı çözmüş, dört yaşında bir Türk çocuğu olmak yetiyor. Herkes siz mi ki, basit bir cümleyi kurma işini bile FETÖ’ye havale etsin.”

Abartı ama haklı…

Ben de diyorum ki:

Bu cümleyi bulabilmek için “kampanya yönetimi”nin “k”sini bilmek yeterli…

Yani, benim gibi üç beş uzmanla konuşmuş, üç beş kitap okumuş bir gazeteci dahi, soran olsa, bu sloganı söyler…

Neden?

Çünkü “umut” var…

 

Mağdur dahi olamayacak

 

Ekrem İmamoğlu’nun mağdur olduğunu, halkın mağdurun yanında duracağını düşünüyorduk öyle değil mi?

Dakika bir, gol bir…

AK Parti, sosyal medyada “Mağdur biziz” kampanyası başlattı.

Etiketleri şöyle:

“Çünkü çaldılar…”

Fatih Altaylı, “Ağız tadıyla mağdur olamamak” yazısında durumu öyle güzel özetlemiş ki:

“Önümüzdeki 40 gün boyunca 31 Mart Seçimleri'nin mağdurunun AK Parti ve adayı Binali yıldırım olduğunu okuyacaksınız, dinleyeceksiniz.

CHP’nin seçimde hile yaptığını, bu yüzden de AK Parti’nin mağdur olduğunu o kadar çok duyacak, o kadar çok dinleyeceksiniz ki, sonunda inanacaksınız.

Hatta belki Ekrem İmamoğlu’nun bizzat kendisi bile “Ulan ben hilebaz adammışım” diyecek.

“Yahu YSK’ya kamu görevlisi listelerini veren CHP değil, YSK’da CHP’nin ağırlığı olsa seçim iptal kararı çıkmazdı. Bu tezgahı CHP nasıl kursun” gibi zararlı düşüncelerin aklınıza girmesine bile mahal verilmeyecek.

Ekrem İmamoğlu ağız tadıyla bir mağdur bile olamayacak.

Abartıyor muyum?

Hadi var mısınız iddiasına.”

 

Emiroğlu ve kitaplar

 

Politikacıların hayatında politika dışında bir şeyin olmaması; bürokratların hayatında bürokrasi dışında bir şeyin olmaması, ortaya “renksiz bir Türkiye” çıkardı. 

Nereye baksak aynı…

Siyah ceketleri altında kaşları çatık adamlar…

Toplantıdan toplantıya koşturan, ellerindeki mikrofonlarla her daim aynı konuşmayı yapan mutsuz dünyalar…

Oysaki dışarıdan beslenir insan…

Başarı, bu beslenmeyle doğru orantılıdır.

Sokakta gördüğü yüzlerden; bir tiyatro salonunda, öylesine değil, gerçekten ve gerçekten oyunun içine girmekten; bir tutku gibi doğanın peşinde koşmaktan; işi gücü bırakıp kulağına gelen şarkıyla uzaklara dalmaktan; köpeklerle-kedilerle koşturmaktan; bir maçta tezahürat etmekten…

Çıkarın bunları hayattan?

Geriye ne büyük renksizlik kalır, öyle değil mi?

Peki, bizler, renklerin ve tutkuların peşinde koşarken, bizi yöneten politika ya da bürokrasi dünyasından neden “renksizlik” bekliyoruz?

***

Düşünün Mustafa Kemal Atatürk’ü…

Savaşın ortasında kitap okudu; orduyu yönetirken bir gazinoya gidip şarkılar söyledi; yalnız kalmak istedi ve kendisini doğaya attı; çocukları sevdi; matematiği sevdi; sanatı sevdi.

Atatürk’ün hayatın bu tutkularını ve sevdiklerini çıkartın… 

Onun dahiyane duruşunda azalma olmaz mı?

Kuşkusuz ki olur.

Atatürk’ün savaş ve devlet yönetimindeki başarısının önemli nedeni “dışarından ve tutkularından beslenen hali”dir.

***

Diyeceğim şu ki:

Yaşamı renksiz dünyalarından ibaret gören politikacılar ve bürokratlara başarı uzaktır.

Peki, aksi türlü yaşayanlar var mı?

Sanatla, kültürle, doğayla yaşayan politikacılar ve bürokratlar var mı?

Var ve bunların bir tanesi, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu…

Emiroğlu, kitapların içinde yaşayan bir bürokrat… Bununla da yetinmeyen, yediden yetmişe herkese kitap okumayı tavsiye eden bir isim…

Emiroğlu, omzuna taktığı fotoğraf makinesiyle boş zamanlarında kendini doğada, kedilerin-köpeklerin-ağaçların-çiçeklerin fotoğraflarını çeken bir yaşam aktivisti…

Emiroğlu, sanatı ve kültürü bir “bürokrat” olarak değil, bizler gibi sade bir vatandaş olarak takip eden bir kişi…

Emiroğlu, gri bir bürokrasi dünyasına kendi rengini katan bir aydın…

Sorayım:

Bizleri sıfatlarımızdan arındırıp sadece “insan” yapana olgular aslında bu değil mi?

Ve de “insan” yanımızın sıfatlarımızdan güçlü olması değil mi başarıyı getiren?

***

İnancım şu:

Bir gün devlet daireleri ve politika dünyası, o renksizliğin birer parçası olanlardan değil, tutkuları ve renkleriyle o dünyayı rengarenk yapanlarla dolacak.

Başarı da öyle gelecek…

Emiroğlu gibi bürokratların çoğalması dileğiyle…

***

Bu yazıyı iki yıl önce yazmıştım…

Geçtiğimiz haftalarda Kaymakam Emiroğlu’nu Kitap Fuarı’nda kitapların arasında görünce, yeniden aklıma geldi.

 

Neden Mehmet Ellibeş?

İbrahim Karaosmanoğlu gibi hem Büyükşehir Belediye Başkanı hem de “partinin ağabeyi” olan bir isim aktif görevdeyken belki de eksiklik duyulmuyordu.

Aynı şekilde…

Fikri Işık gibi hem Bakan hem de “partinin ağabeyi” olan bir isim o güçlü koltukta otururken de eksiklik duyulmuyordu.

Ve fakat ağabeylerin dünkü kadar güçlü olmadıkları zaman bir “ağabey”, bir “sorun çözücü”, bir “tansiyon düşürücü” eksikliği yaşayan AK Parti, bir ağabeyi, il başkanlığı koltuğuna oturttu.

Kuşkusuz ki onun ilk görevi, CHP’lileşen AK Parti teşkilatlarını “fabrika ayarlarına döndürmek” olacak…

Ellerindeki telefonlar marifetiyle rakiplerini tefe koyan…

Kapalı kapılar arında hizipler kuran…

Koşana çelme takan…

Ayağa kalkana omuz atan AK Partililere, “Durun, biz bu değiliz” diyecek…

***

Peki, neden bir başkası değil de Mehmet Ellibeş?

İl başkanlığı için ismi geçen herkese bakın…

Hemen hepsi bir hizbin parçası olmuş…

Hemen hepsi yorucu yarışlara girmiş…

Hemen hepsi önemli hedefler uğruna kulisler yapmış…

Hemen hepsi birileriyle ekip olarak hareket etmiş…

Tüm bunlar siyasetin doğasında olsa da…

Parti tabanı tarafından “taraf” olarak görülmüş isimler onlar…

İşte bundan;

“Size, yarışını parti içinde vermemiş bir ismi gönderiyorum” dedi AK Parti Genel Merkezi…

***

Öte yandan bir AK Partilinin milletvekilliği için, belediye başkanlığı ya da başka bir görev için yarışması pek insani ve siyasetin doğasına uygun olsa da, sanırım AK Parti, kendine hedef koyan il başkanının “parti faydası” için çalıştığı gibi “kendi faydası” için de çalışmasını “zafiyet verici bir durum” olarak gördü ve kendi faydasına çalışmayacak bir il başkanı belirledi.

Düşünün…

Geride bırakılmış 40 yıllık bir belediyecilik tecrübesi…

15 yıl belediye başkanlığı…

60’lara dayanmış bir ömür…

Bu sebeple kendine “siyasi hedef” koymayacak bir ismi il başkanlığı koltuğuna oturttu AK Parti…

Herkes hem fikir ki…

Bir daha belediye başkanı adayı olmayacak Ellibeş…

Asla ve asla milletvekili adayı olmayacak Ellibeş…

Tek derdi AK Parti olacak…

***

Özetlersem;

Üç sebepten dolayı Mehmet Ellibeş AK Parti İl Başkanı olacak…

Bir: Ağabeylik konumu…

İki: Parti içi hiziplerde olmaması…

Üç: Hedefsiz oluşu…

***

AK Parti’nin doğru bir tercih yaptığı ortada…

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7821 TL 5.7590 TL
Euro
EURO
6.5692 TL 6.5430 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA