Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 18.07.2019 SAAT 02:21:35
Advert
 
Advert
Mevlüt SOYSAL

Cinayetin önüne nasıl geçilir?

 

DOĞAYA pek meraklı olduğumdan ne zaman birileri küresel ısınmadan – iklim değişikliğinden bahsetse kulak kabartır, konuyu bilenlerin pek önemli saydığı bu mevzuu anlamaya çalışırdım.

Derlerdi ki:

“Hava sıcaklıkları öyle yükselecek ki, yaz aylarında yanacağız.”

“Yaz aylarında öyle şiddetli yağışlar – fırtınalar olacak ki bu doğa olayları felakete dönüşecek.”

“Mevsim dengeleri alt üst olacak.”

“Ara mevsimler yok olacak. Kışın ardından yaz gelecek.”

Zamanında kulağıma ilişen her şeyin çok da uzun olmayan bir zaman diliminde hayata geçmesi, bilime duyduğum saygı ve inanç nedeniyle beni pek şaşırtmadı.

Şaşırtmadı ama korkuttu.

Ve korkum devam ediyor.

***

Rusya’yı bilen bir dostum anlatmıştı:

“Rusya bu iklim değişikliği konusu üzerinde çok kafa yoruyor. Hatta küresel ısınma nedeniyle bazı buzul bölgelerin tarıma açılacağına inanıyorlar ve ona göre çalışma yapıyorlar.”

Kafayı biraz daha bu konuya yordum ve karşıma şu çıktı:

Gelişmiş tüm ülkeler için küresel ısınma ve iklim değişikliği en öncelikli konu…

Yıllar yıllar boyu üzerinde çalışıyorlar…

“Doğa bizden güçlü olduğuna göre onunla savaşmamalıyız” diyorlar.

Peki, ne yapıyorlar?

Sanayi tesislerini tarım bölgelerinden uzaklaştırıyorlar.

Çöpten bertaraf yoluyla kurtuluyorlar.

Karbon gazı çıkışını sıfıra indiriyorlar.

Toplu ulaşımı önceliyorlar.

Bisikletle yolculuk yapıyorlar.  

Tarıma ağırlık veriyorlar.

Suyun akış yollarını kapatmıyorlar.

Ve en önemlisi…

Dört beş yaşındaki çocuklar dahi “küresel dengeleri bozmadan” nasıl yaşayacağını biliyor.

***

Gelelim mi Türkiye’ye?

Hükümetin tek tük adımları dışında bu ülkede böyle bir gündem yok.

Türkiye’nin kürsel değişkenliklere karşı hayata geçirdiği bir strateji yok.

Ve bugün yaşadıklarımızın sebebi de işte bu…

Doğa ile kavga ediyoruz.

Her kavgayı doğa kazanıyor ve biz savaşmaya devam ediyoruz.

Neler mi kaybediyoruz?

İnsanlarımızı…

***

Birkaç hafta önce Ankara’da üç vatandaşımız öldü.

Önceki gün Darıca’da bir kişi hayatını gözlerini yumdu.

Neden?

Yağmurdan…

Oysaki 21. Yüzyılda yağmur ölüm sebebi olmamalı…

***

Önerim şu ki:

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yaşattığı ve yaşatacağı tahribat hükümet için de yerel yönetimler için de öncelikli konu olmalı…

Her belediyede bu konuda uzman kişiler görev yapmalı…

Yağmurun hangi şiddetle yağacağı belli…

Metrekareye kaç bin küp yağının düşeceği belli…

Suyun akış güzergahı belli…

Akan suyun nerede toplanacağı belli…

Demek ki bu konuda her şey belli olmasına rağmen birileri “Olsun, ben yine de alt yapı sorunumu çözmem, ben yine de vadinin önüne ev dikerim, ben yine de suyu emecek toprağı betonlaştırırım” diyor.

Kusura bakmayın!

Cinayet işte budur.

***

Özetlersem;

Bir: İklim değişikliğinin yarattığı dengesizlikle nasıl baş edilir?

İki: Küresel ısınmanın daha vahim boyutlara gelmemesi için neler yapılır?

İşte bu soruların yanıtı, “cinayet”in de önüne geçer.

 

Açık oturum puanlamam Yıldırım: 8 İmamoğlu: 7

AKLIMDAKİNİ Oray Eğin yazdı:

“Dönüştürücü, kaderi değiştiren, tarihi bir yayın değil. Herkes kime oy vermeyi düşünüyorsa bu yayından sonra da ona verir, bu yayın oy tercihini değiştirmez.”

Nitekim seçmenin büyük bir bölümünün tarafını seçtiği bir ortamda Ekrem İmamoğlu’ndan Binali Yıldırım’a ya da Binali Yıldırım’dan Ekrem İmamoğlu’na oy kaymasının tek bir yolu vardı:

Bariz üstünlük…

Bir adayın diğer adaya üstünlük sağlaması için de münakaşaya ihtiyaç duyulmaktaydı.

Fakat programın formatı önceden belirlendi ve “Adaylar üçer dakika konuşsun” denildi. Dolayısıyla bir ikisini çıkarırsak programda karşılıklı tartışma olmadı.

***

Peki, programda kim daha iyiydi?

10 üzerinden bir puanlama yaparsam sonuçlar şu şekilde olur:

Ekrem İmamoğlu: 7…

Binali Yıldırım: 8…

***

İmamoğlu’na gelirsem…

Anadolu Ajansı konusuna öyle takılmış ki, en azından 10 dakikayı AA ile geçirmesi, süreci sayılara boğması kendisine zarar verdi.

Diğer yandan atak yaptığı anlarda çok iyiydi fakat savunmaya geçtiğinde soruları geçiştirmeye çalıştı. 

“Neyse” deyip başka konuya geçti.

Kıvrak zekasını programda kullanamadı.

***

Yıldırım ise tam bir devlet adamı gibiydi.

Yanıtları doyurucu ve zengindi.

Başta FETÖ ilişkisi olmak üzere kimi yanıtlarında bocaladı.

***

Sonuç…

İmamoğlu’nun sevenler “İmamoğlu çok iyi” dedi. Yıldırım’ı seveler de “Yıldırım çok iyiydi”…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7117 TL 5.6889 TL
Euro
EURO
6.4041 TL 6.3785 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA