Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 22.07.2019 SAAT 13:30:07
Advert
 
Advert
Aytaç CİCİ

Akıl tutulması

Türkiye’de yıllardır özlemle (!) beklenen ortam  31 Mart Yerel seçimleri ve tekrarlanan İstanbul seçimleri sonucunda oluştu.

17 yıldır genelde ve yerelin çok büyük bir çoğunluğunda iktidarı elinde bulunduran AK Parti, başa İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin atardamarı sayılabilecek şehirleri kaybetti.

Bu durum, AK Parti içinde uzunca bir süredir pasif muhalefet yapan grupların önünü açtı.

Daha doğru bir tabirle cesaretlendirdi.

Daha önce kısık sesle dile getirilen eleştiriler, artık medya önünde ve yüksek perdeden dile getirilmeye başlandı.

AK Parti, 17 yıllık iktidarında verdiği yıpranmışlığında etkisiyle kendi içinde ciddi bir deprem yaşadı.

Depremin artçıları da hala devam ediyor.

Yapılan eleştirilerin haklı ya da haksız olması konusuna girmeyeceğim.

Zira AK Parti iktidarının politikalarını genel olarak benimsemiş birisi olarak benimde birçok uygulamaya özellikle 2015 yılından sonra eleştirilerim oldu.

Ama bu eleştirileri ben ya da benim gibi çıkarsız düşünenler AK Parti en güçlü olduğu dönemini yaşarken 1 Kasım’da yüzde 50 oy aldığında dile getiriyordu.

Bazı eleştirileri dile  getirmek için, geminin su almaya başlamasına ya da kaptanın güç kaybetmesini beklemeye gerek yoktu.

Eğer bu eleştiriler içinde bu kadar beklenmeseydi zaten mevcut duruma da gelinmezdi.

Ortalıkta sadece şakşakçıların alkış sesleri değil, itiraz edip eleştirenlerin de  sesi  çıkardı.

 

***

 

İstanbul seçimleri sonucunda AK Parti gemisi dalgalı bir denize girdi ve şimdi o denizde yol alıyor.

Geminin kaptanı tayfaya olan kontrolünü hatta güvenini bir miktar kaybetmiş, yorgun ama ülkenin kaderinin kendi kaderi ile bağdaştığının da bir o kadar farkında.

 

Yıllar boyunca süren gemi yolculuğunda kaptanın yanında yardımcı kaptan olarak görev yapanlar ise birinci kaptanın hatalar yaptığını. Rotasınından şaştığını düşünüyor.

Kaptana istikamet veremedikleri için olsa gerek farklı gemilerde birinci kaptan olarak yol  almak istiyorlar!

Ben AK Parti’deki durumu böyle algılıyorum.

Zira bir dönem AK Parti’de geminin Reisi konumunda yer alan Erdoğan’a yardımcılık yapan, ona bir dönem büyük destekler veren kim varsa şu anda çok büyük bir oranda karşısında gibi duruyor.

Daha önce fikri düzeyde olan ayrılıklar artık fiziksel ayrılıklara dönüşmek üzere.

Mevcut ekonomik durum,  milletin artık bazı uygulamalardan duyduğu rahatsızlıkta bu ayrılığa zemin hazırlıyor.

Peki neden böyle oldu?

Peki değişen kim?

Geminin kaptanı Erdoğan mı değişti?

Asla.

Peki Ahmet Davutoğlu ya da Ali Babacan ya da Abdullah Gül mü değişti de bu ayrılık iklimine girildi.?

Onlarda değişmedi.

Değişen ne Erdoğan ne de diğerleri.

Değişen AK Parti’nin siyaset yapma şekli.

Mevcut seçmenlerin yüzde  %65’inden en azından bir kez de olmuş olsa oy alma başarısı gösteren AK Parti  zamanla değişti.

Daha önce ortak akılla ve milletin görüşleri ile alınan kararlar gitti, yerine “en iyi ben bilirim” diyen AK Parti geldi.

Bunun muhalefetin “herşeye karşıyız” tavrından farkı ne ki?

Uzun zamandır  uyarıyoruz.

“AK Parti kendisini AK  Parti yapan değerleri geri dönmeli” diye.

Ama o değerlere bir türlü geri dönülmedi.

Şimdi dalgalı denizde yol alınırken geminin kaptanını eline son bir fırsat geçti.

Kucaklaşma ve hesaplaşma fırsatı.

AK Parti’nin milletle yeniden kucaklaşması gerekirse de hesap vermesi gerekiyor.

Ve kucaklaşmanın doğası gereği  “ayrılık” değil “birliktelik” gerek.

Tüm farklılıkları tıpkı eskiden olduğu gibi göz ardı edilmesi ve  “ortak akıl” ile yeniden kararların alınması gerek.

Ortak akıl.

Anahtar kelime bu.

 

***

 

Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ya da diğerleri.

Bunlar öcü değil!

Bunlar bu partinin kuruluşunda yer alan ve ülkeye uzun yıllar başarı ile  hizmet eden isimler.

Elbette hepsinin kendisine ait fikirleri var.

Hepsi her konuda elbet aynı düşünmüyor. Ama bu 2001’de AK Parti kurulurken de böyleydi.

Ama o dönemde şimdiden farklı olarak sıkı tartışmalar sonucunda da olsa  ortayı bulabiliyorlardı.

Şimdi ise aradaki parazitler sebebiyle bunun ol(a)madığını düşünüyorum.

Sonuç ise ortada.

Bakın, ortayı bir şekilde bulan muhalefet 31 Mart’ta metropolleri kazandı.

Çünkü  tüm farklılıklarına rağmen bir olmayı ve ortak hareket etmeyi öğrendiler.  Bu şekilde İstanbul’u ve Ankara’yı kazandılar.

Yeni hedefleri de 2023’de  Türkiye’yi kazanmak.

Siyasi rakiplerin bir ve beraber hareket ettiği ve hedeflerine kilitlendiği bu ortamda bu ayrılık fikri ne kadar doğru?

Kurulacak yeni parti ya da partilerin diğer bloktan oy alamayıp AK Parti’yi bölmekten başka bir şeye yaramayacağı aşikarken üstelik.

Bana kalırsa sıkıntılar olduğunu düşünen bu isimler  yeni parti kurmaktan ziyade AK Parti’yi yeniden eski rotasına çevirmesine yardım etmeli.

Gerekirse parti içi muhalefet ederek yapmalı bunu.

Eğer çözülmesi gerekenler sorunlar varsa (ki var) AK Parti hala daha  bu sorunları çözebilecek güçte.

Kurulacak yeni partilerle AK Parti’den alınacak 5%, 10%’lar iktidar şansı kalmadığına göre bu ayrılık oldukça mantıksız.

Tabi diğer cepheden oy alacağını  düşünecek kadar AKIL TUTULMASI yaşamıyorsanız.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6502 TL 5.6276 TL
Euro
EURO
6.3550 TL 6.3296 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA