Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 14.11.2019 SAAT 15:57:30
Advert
 
Enes Şen

Anne-babalarının modern sorusuna cevap!

GEÇEN hafta sizlerin görüşüne bıraktığım makalemde sık sık dile getirdiğim insanları ‘’insan olma’’ vasfından uzaklaştırıp kapitalist sistem yüzünde entegre olmak zorunda kaldığımız çalışma ortamı yüzünden gencecik bir öğrencinin intihara kadar giden durumunu sizler ile paylaşmıştım.

Bu yazıdan sonra çevremden makalenin doğru içerikler ve tespitler olduğunu söyleyenler kadar belki de asla silinmeyecek bir mantalitenin tezahürü olan ‘’Ailesi çocuğa o kadar yatırım yapmış, sınav sonucu beklendiği gibi olmadığı için tepki göstermişler, şimdiki çocuklar naif olduğu için kaldıramamış ve intihar etmiş’’ şeklindeki yorumlayanların sayısı da hiç az değil.

O gencin intihara kadar uzanan tükenmişlik sendromunun da başlangıcı aslında tam olarak bu nokta.

Daha hayatının baharında olan bir insanın kısır döngü içerisinde çırpınmasını düşünün…

Hiç de kolay olmasa gerek öyle değil mi?

İnsanları yaşaması gereken güzelliklerden soyutlayarak robotlaştırmak…

‘’İnsanların evlatlarının başarısını istemesi onu robotlaştırmak anlamına mı geliyor?’’ diye düşünenleri duyar gibiyim.

Bu soruyu basit bir örnek ile ifade etmek yararlı olacak kanaatimce.

Geçmiş yıllarda özellikle doğu bölgelerinde gelenek olarak görülen ‘’başlık parası’’ karşılığında kadınların istemedikleri insanlar ile hatta babaları yaşındaki insanlar ile evlendirilmesi hususunu her zaman yadırgar ve eleştiririz.

Sözünü ettiğimiz eleştirilerin temel kaynağı insanın değersizleştirilmesi ve bir ‘’mal’’ olarak görülmesi hususu üzerinedir.

Bu husus üzerine Türkiye’de birçok dizi ve televizyon programı yapıldı ve aylarca yıllarca tartışıp konuşuldu.

Peki sonuç ne oldu?

Yapılan onlarca dizi ve programın katkısı oldu mu, yapılan onca şey amacına ulaştı mı?

Nispeten ulaştığı söylenebilir ama ben şahsi olarak ulaştığı kanaatinde değilim.

Çünkü bahsettiğimiz şey herhangi bir fikir ayrılığı vb. sebeplerden kaynaklanmıyor.

Durum vücuttaki kalıtsal hastalık gibi…

Maalesef ki sökülüp atılamıyor.

Ne kadar çaba harcasak da bu durumdan kendimizi bu illetten kurtulma şansımız yok denecek kadar az.

İlk bakışta makaleye girişi üniversite sınavı sonucunda intihar eden gencin konusundan  doğudaki evliliklere neden geldiğimi ve hatta makaleyi olabildiğine uzatabilmek çabası içerisinde olduğumu düşünebilirsiniz.

Ama meselenin temeli aynı…

Makalenin başında ifade ettiğim düşünce yapısındaki düşünce yapısı ile doğudaki evliliklerin temelinde yaşanmasının nedeni birbirleri ile eşdeğer değil mi?

Hadi daha açık ve net şekilde sorayım;

İki yaklaşımın temelinde de ‘’yatırım yapmak’’ düşüncesi yatmıyor mu?

Özellikle anne babalar kendi evlatları evlendiklerinde ve eşleri ile birlikte çalıştıklarında tepki gösteriyor ve eleştiriyorlar.

Geriye dönüp baktıklarında şimdi dünyanın değiştiğini ve ‘’Evde oturup çocuğuna bakmak yerine çalışıyor.’’ diyerek yaptıkları eleştirinin temelinde yine kendilerinin olduklarını anlamaları zor olmasa gerek.

‘’Hem biz ona o kadar yatırım yaptık, dershanelere gönderip özel dersler aldırdık.’’  deyip ondan en üst seviyede başarı ile en iyi üniversiteleri kazanıp meslek sahibi olmalarını hedefleyip devamında da ‘’Bu gençlik nereye gidiyor?’’eleştirisini yapıyor olmak ne kadar tutarlı bir yaklaşım olabilir?

Gelelim şimdiye…

Şimdi hayat şartlarının zorlaşmış olması hem de insanların refah düzeylerini en üst düzeye çıkarmak istemeleri şuan yaşadığımız ortama zemin hazırladı.

Öncesinde erken yaşta evlendirip-evlendirilmemek hususu tartışılırken şimdi ise insanların çok geç yaşta evleniyor olmaları tartışılıyor.

İnsanların o denli emek harcayıp okumalarından sonra meslek sahibi olmalarından sonra hemen evlenmeleri isteniyor.

Madem hemen evlendirilmek isteniyor neden ‘’yatırım yapıp’’ okuyup meslek sahibi olması isteniyor ve yine madem ki çalışıp kazanarak ‘’yatırımınızın karşılığı’’ görülmek isteniyor o halde neden insanların geç yaşta evleniyor olması bir tartışma nedeni oluyor.

Ülke olarak ne kadar enteresan ve bir o kadar da trajikomik bir döngünün içerisinde debelenip duruyoruz öyle değil mi?

İşte o zavallı gençlerimiz tüm bunların üstüne ‘’Gençlik nereye gidiyor?’’ sorusu ile muhatap kalıyor.

Ben anne ve babalara yanıt vereyim; gençlik bir yere gitmiyor gitmesine ama eğer ki gidiyorsa da sizin onlara kendi yollarını kendilerinin çizmelerine izin vermiyor olmanızdan dolayıdır.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Enes Şen yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7761 TL 5.7530 TL
Euro
EURO
6.3540 TL 6.3286 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA