Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 19.11.2019 SAAT 12:47:10
Advert
 
Enes Şen

Büyükakın ve Kumbar’a çağrı!

BÜYÜKAKIN’ı severim kendisi ile birçok kez engelli vatandaşlar konusunda fikir alışverişi yaptık.

Kendi evladının da engelli olmuş olması sebebi ile engelli vatandaşların problemleri konusunda oldukça ilgili ve çözüm odaklı olduğunu yakinen biliyorum.


İşte bu nedenle özellikle Büyükakın ve devamında konunun muhatabı olması gereği ile Kumbar’a seslenerek bir çağrıda bulunmak istiyorum.


Hayatımıza yön veren şeylerdir aslında yasaklar…


Karşı karşıya kaldığımız olumsuz koşullardan arınma yöntemidir bir nevi…


Kısacası hayatımızı iyileştirmek vardır aslında yasakların temelinde…


Her sabah ve akşam işime gitmek için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait Ulaşım Park’ın denetiminde olan belediye araçlarını kullanıyorum.


Belediye araçlarında da bu tip yasaklara yönelik bildirimler mevcut elbette.


Yüksek sesle müzik dinlemek, yere çöp bırakmamak, otomatik kapı önünde durmamak, bebek arabalarının katlanmış bir şekilde seyahat edilmesi vb…


Maalesef yukarıda yer alan uyarıların dikkate alınmadığını daha da önemlisi göz ardı edildiğine bizzat tanıklık ediyorum.


Özellikle iş çıkışında her saatte araca bindiğimde mutlaka en az bir tane normal hali ile konumlandırılmış bebek arabaları görüyorum.


Bu sayı zaman zaman ikiye hatta üçe bile çıkıyor.


İşin tuhafı bu konuda araç şoförlerinden de hiçbir uyarı gelmiyor.


Maalesef ki engellilere geldiğinde şoförlerin büyük çoğunluğundan aynı anlayışı göremiyoruz.


Araçta bir engelli vatandaş olduğunda ikinci kişi alınmıyor ki bunu eleştirmiyorum sonuçta o aracında bir kapasitesi var ve şoför arkadaşlarında iki engelliyi birden aldıklarında
sorumlulukları artıyor.


Ama bu iş standartlaştırılmalı!


Ya bebek arabalarını katlayarak seyahat eden yolcular uyarılsın ve tedbirler alınsın yada herkese eşit davranılsın.


Kent kartında bakiyesi olmayanlar araçtaki diğer yolcuların destekleri ile seyahate devam edebiliyorken engelli bireyler yine bazı şoförler tarafından engelli kartının kullanım süresi dolduğu için basamıyor olmasından dolayı araçtan indirilmeye kalkışılmasın.


Engelli bireyler ayrımcılık değil eşitlik olsun istiyor.

 


AK Parti şapkayı önüne koymasını bilmeli!


Gerek 31 Mart’ta yapılan seçim öncesinde gerekse genel anlamda CHP konusunda yapılan eleştirilmesinin temelinde samimi olarak görünmemesi yatıyor.


31 Mart öncesinde CHP’li isimler ile sohbet ettiğimde bu konudaki düşüncelerin kalıtsal düşünceler sebebi ile olduğunu ama şu anda Dünya’nın gelişmesi ile birlikte istenilse de o tip durumların söz konusu olamayacağını ifade edilmişti.


‘’Tarih tekerrür etti’’ söyleminin gerçekçi olmadığı düşünenlerden biriyim aslına bakarsanız...


Ama gelin görün ki 31 Mart sonrasında Türkiye’nin birçok önemli bölgesinde ve illerinde seçim başarıları yaşayan CHP’nin eskiden ve en önemlisi kendilerine yapılan eleştirilerden ders almadığını gösteriyor.


Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasının ardından bu sonucun gençlerin yeni adaylara şans vermek istemesi ile birlikte AK Parti’nin son dönemde eleştirildiği konularda kendisine çeki düzen vermesi düşüncesinin bu sonucun çıkmasının sebebi olarak görüldü.


Benim kanaatimi soracak olursanız şuan yaşadıklarımızın en önemli sebeplerinden biri de yukarıda sözünü ettiğim gibi Dünya’nın eskisi gibi olmadığı düşüncesinde yatıyor.


Yani, CHP’nin seçim sürecinde verdiği sözleri tutmak zorunda olduğu ve verilen sözlerin sadece söylemde kalması gibi bir risk alınamayacağı düşünüyordu.


Bu hatırlatmaların ardından şuan yaşamakta olduklarımızı gözden  geçirelim.


CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim öncesi yaptığı açıklamalarda seçimleri kazandıkları takdirde belediyelerde görev alan hiçbir işçinin görevine son verilmeyeceğinin sözünü vermişti.


Bu verdiği söz kuşkusuz rutin bir seçim sözü değildi…


Olamazdı…


Verdiği söze ‘’Şeref’’ ve  ‘’Namus’’ kelimelerini kattığınızda işin rengi değişir.


En azından ülkemizde ‘’Şeref’’ ve ‘’Namus’’ kelimelerinin içinde bulundurulduğu sözler çok değerlidir.


Böylesine önemli değerleri seçim ve süreci gibi değişken olabilen konularda önemsiz bir kelime gibi görmek ve kolayca dile getirmenin değerlendirmesini topluma bırakıyorum.


Devam eden süreçte seçimde ittifak  yaptığı partilerin de desteğini alan CHP pek çok noktada istenilen başarıya ulaşarak belediyeleri bünyesine katmayı başardı.


Maalesef ki yazının başında sözünü ettiğim tarihin tekerrür ettiği yönündeki söyleme inanmaya başlamama neden olan gelişmelerde peşin sıra yaşanmaya başladı.


Kılıçdaroğlu’nun seçim öncesinde işin içine ‘’Şeref’’ ve ‘’Namus’’ kelimelerini katarak verdiği sözler bizzat kendi belediye başkanları tarafından hiçe sayılarak olumsuz yöndeki icraatları başladı.


Pek çok büyükşehir ve ilçe belediyelerinde işçi çıkarılmalar yaşandı.


Açıkça ifade edeyim ben işçilerin çıkarılmasını tartışmıyorum.


Sonuçta kabul etmeliyiz ki kadrolardaki bu değişimler her seçim sürecinin olmazsa olmazıdır.


Az veyahut çok siyasetin içerisinde bulunan herkes bu işte çarkın nasıl döndüğünü bilir ve anlar.


Son belediyenin aldığı isimler işten çıkartılır onların yerine kendi partisinin adamlarını ve ittifak yapılan partilerin adamları belediyeye yerleştirilir.


Doğru mudur değil midir o konu üzerine başka bir köşe yazısı kaleme alınabilir.


Maalesef Türkiye’de işler ‘’A’’ partisi de kazansa ‘’B’’ partisi de kazansa ‘’C’’ partisi de kazanmış olsa böyle yürüyor ve ne yazık ki değişeceğe de benzemiyor.


Siyasetin içinde yıllardır bulunan bu denli önemli isimlerin Türk toplumu için büyük önemi olan değerler üzerinden söylemler kullanması bir de üstüne sözler vermesi hiç akılcı bir yaklaşım değil.


Türkiye’nin her yerinde CHP’li belediyeler tarafından çıkarılan işçilerin olması AK Parti’li dostlarımı oldukça memnun ettiğini gördüm.


Bu durumun 5 yıl sonraki seçimlerde önemli rol oynayacağı düşüncesinde birleşiyorlar.


Bana sözünü ettikleri bu düşünce yapısı hala bazı gerçeklerin halı altına süpürüldüğünün göstergesi durumundadır.


AK Parti kuruluş ilkelerinden bu denli uzaklaşmamış olsa 31 Mart seçimlerinde hezimet yaşamazdı.


AK Parti insanlar fabrikaların iflas etmesi yada küçülmeye gitme kararları nedeni ile işten ayrılmak durumunda kalırken ekonomiyi sorunsuz ve her şey daha da iyiye gidiyor gibi tavır takınmak yerine ekonomideki kötü gidişatın sebeplerini-sonuçlarını ve uygulanması muhtemel çözüm önerilerini basın yolu ile topluma anlatmayı tercih etse idi 31 Mart seçimlerinde hezimet yaşanmazdı.


AK Parti 15 Temmuz 2016 tarihindeki ‘’hain darbe girişimi’’ sonrasında Erdoğan’ın ‘’Meclisten idam kararı konusunda bir teklif gelirse düşünmeden imzalarım’’ dediği noktada sokaklarda canla başla ülkesi için mücadele eden halkın talebini yerine getirse ve en önemlisi mecliste her kararı çıkarabilecek kadar çoğunluğu varken bu kararı ötelemeyip uygulamış olsa idi 31 Mart seçimlerinde hezimet yaşamazdı.


Kısacası AK Parti kurmaylarının rakiplerinin hatalarından başarılar çıkarma gayesi taşımasından öte başarının kendi yapmaları gerektiğini yapmaya başladıklarında geleceğini hatırlamaları gerekiyor.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Enes Şen yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7493 TL 5.7263 TL
Euro
EURO
6.3587 TL 6.3333 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA