Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 12.11.2019 SAAT 07:13:46
Advert
 
Burçin SAĞLAM AYSU

Zaman tasarrufu ama kimin için?

GEÇTİĞİMİZ aylarda Momo isimli bir kitap okumuştum.

Aslında tesadüf eseri elime geçen bir kitaptı.

Masal tadında bir kitap.

Uyumak için okunan masallardan değil tam tersine insanı uyandıran, gerçekleri okuyanın yüzüne bir bir çarpan bir masal.

Neden bu kitabı bu hafta köşemde ele aldığımı sorarsanız, hemen açıklamaya başlayım.

Kitabın yazarı Michael Ende, bu kitapta bize zamanın önemini çocuğa anlatır gibi anlatıyor.

Kitapta kız çocuğu olan Momo ile zaman hırsızları duman adamların mücadelesini okuyoruz.

Duman adamların tek amacı insanları sürekli çalıştırarak zamanlarını çalmak.

Tek güçleri ise ağızlarındaki sigaraları. Sigaraları bittiği an onlar da uçup gidiyorlar. Ama sigaraları insanlardan çaldığı zamanlar sayesinde asla bitmiyor.

Neden mi? Okumaya devam edelim.

Bu duman adamlar takım elbiseleri içerinde kasılarak kapınıza gelip “Zamanınızı biriktirmek istemez misiniz? Şimdi günde şu kadar çalışsanız bir ay sonra bir yıl sonra yıllar sonra ne kadar çok zamanınız birikir! Bunu bir düşünün” diyerek insanların aklını alıyor. Ve insanlar ailesinden, dostlarından ve sevdiklerinden çaldıkları zamanı biriktirme arzusuyla duman adamlara veriyor!

Oysa duman adamlar sinsidir, zekidir. Ağızlarında sigara, sigaranın içinde emek, sevgi, saygı, maneviyat gibi ‘insanca’ değerler yanar kül olur. Halkın buharlaşmış alın teridir dumanlarındaki. Ve geriye kalan sadece bir zaman tasarrufudur duman adamların deyişiyle.

Tüm güzelliklerden arınmış, zevkleri öldürülmüş, hızlı, fabrikalaşmış, sosyal ilişkilerden yoksun bir tüketim toplumunun, mutsuz robotların zaman tasarrufu!

İşin garibi, Momo dışında herkes kanar onlara, kimi saflığından, aptallığından, cahilliğinden, kimi de otoritenin altında ezilmişliğinden, başkaldıramamaktan, belki kendi için değil ama bir sevdiği için korktuğundan.

Momoise herkesin sevdiği bir kız çocuğuydu. Herkesin derdini anlattığı, her gün görmek için yanına geldiği.
Yaşını bilmez Momo, hatırladığı kadarıyla hep vardır, adını kendi koymuştur. Kimsesiz ama herkestir ya da herkesindir. Belki de kimse değildir!

Ama Momo o kadar çok sevilir ki.

Momo’nun bu kadar çok sevilmesinin nedeni ise derdini anlatanları ona ihtiyaç duyanları sadece dinlemesiydi. Hem de hiç zaman kaygısı gütmeden sadece dinlemesi.

Okuyucu diyecektir şimdi: “Eee, herkes dinleyebiliyor.”

Ama bu bir yanılgı.

Gerçekten dinleyebilen insanlar o kadar az ki…

Karşımızdaki insanı sırf sussun da konuşma sırası bize gelsin diye dinliyoruz. Hatta dinliyor gibi görünüp sadece dudaklarından çıkan kelimeleri duyuyoruz. Çok zayıfız o kadar zayıfız ki derdini anlatan insanlara gerçekten zamanımızı ayıramıyoruz.

Sürekli bir zaman kaygısı, sürekli bir koşturma ve akan alın terleri… Ama insanı anlamak için değil makineleri çalıştırmak, duman adamları(!) mutlu etmek için akan alın teri…

Bakın Momo diyor ki: “Zamanımızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyorlar. Ey insanlık dinle ve anla! On ikiye beş kaldı. Aç gözünü, tetikte ol. Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın. Zamanınızı çalıyorlar.”

Herkesin derdine susarak ve sadece dinleyerek derman olan Momo… Duman adamların sahip olamadığı Momo..
Keşke herkesin içinde biraz Momo olsa, keşke herkes Momo’yu anlayabilse...

Anlamanın, dinlemenin, sevdiklerimiz için zaman ayırmanın bu denli önemli olduğunu bizlere gösteren Momo’nun bir de arkadaşı vardı. Çöpçü Beppo.

Beppo yeryüzündeki tüm anlaşmazlıkların, kavgaların, savaşların, insanların birbirlerine söyledikleri sözlerin, can yakan her bir kelimenin düşünülmeden ve aceleyle söylenmesinden kaynaklandığını düşünürdü. Ve bu yüzden konuşurken dura dura, bekleye bekleye kurardı cümlelerini.

O yüzden pek kimse onunla muhabbet etmezdi. O da kimseyi istemezdi zaten ya. Bi Momodinlerdi onu, sıkılmadan, heyecanla gözlerinin içine baka baka dinlerdi ve bundan çok zevk alırdı Momo.

Öylesine bir dinleyicidir ki Momo, anlatan kişi kendisinin bile farketmediği düşüncelerini açıklar, en aptallar parlak fikirlerle dolar, kararsızlar çözüm bulur, dargınlar barışır, çekingenler açılır, dertliler ferahlar.

Yukarıda da dedim ya keşke herkesin içinde biraz Momo olsa.

Ama zor.

Şehir hayatının kaosu, iş yükünün fazlalığı, ekonomik kaygı ve insanların kendi dertlerinden başlarını kaldıramayıp ‘an’ı ıskalaması…

Bu koşturmada bırakın Momo olabilmeyi, zamanımızı sevdiklerimize ayırmak bile o kadar zor ki.
Keşke bu çocuk masalının seni, beni, bizi şuan bulunduğumuz bu kaos halini yansıttığını, bu masalın bir ayna olduğunu görebilenler çoğalsa. Keşke duman adamların sigaralarını hiç korkmadan söndürebilsek.

 

Ve unutmadan

 

"oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti.

İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu."

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Burçin SAĞLAM AYSU yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
TL TL
Euro
EURO
TL TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA