Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 20.11.2019 SAAT 00:25:15
Advert
 
Uğraş ÇİFTÇİ

Yasal statü oluşturulsun...

 

17 Ağustos 2016 tarihinde yayınlanmış olan ‘Yasal statü oluşturulsun’ başlıklı yazımı; Diyanet İşleri’nin son günlerde kamuoyunda gündem yaratan raporu nedeniyle bugün tekrar ihtiyaç haline geldiğini düşündüğümden; değerli okurlarımla tekrar ve hiç değiştirmeden paylaşmak istiyorum:
Yasal statü oluşturulsun...
15 Temmuz gecesi...
Dini duygular üzerinden hareket ederek serpilen...
Daha sonrasında ise...
Tarihin gelmiş geçmiş en kapsamlı örgütlenmesi ile...
Devasa bir din-siyaset-ticaret üçgeni oluşturan...
Ve bu zeminden aldığı güçle...
Askeri ve sivil bürokrasiyi adeta avucunun içine alan...
Bir cemaat yapısı ile karşılaşan Türk toplumu...
Adeta bir kabusa uyandı!

***

Barış, hoşgörü, diyalog ve hizmet sloganlarıyla...
En geniş toplum kesimlerinde sempati toplayan bir dini cemaat...
Kendi ülkesinin halkına savaş uçaklarından...
Savaş helikopterlerinden...
Ve tanklardan...
Kurşun ve bomba yağdırmış...
Ülkeyi iç savaşın eşiğine getirmişti.

***

Böylesine bir durumun...
Toplumda travmatik bir ruh hali yaratmaması...
Ve tartışma gündemi yaratmaması mümkün değildi.

***

Nitekim en geniş toplum kesimleri...
Ve söz konusu cemaat özelinde...
Tartışmalara başladı...

***

Elbette ki...
Söz konusu cemaatin ilk günden bugüne...
Nasıl olup böylesi bir güç tekelini ele geçirdiğinin anlaşılması...
Ve hem kendi taraftarlarını...
Hem de tüm yurdu bu kadar büyük bir felaketin eşiğine getirdiğinin anlaşılması...
Önemli ve gerekli...

***

Ancak...
Burada yapılacak en büyük hata...
Meseleyi bir cemaat ve onun liderine sıkıştırmak olur...

***

Tüm toplum kesimleri...
Buradaki temel sistem sorununu görüp anlamak zorunda...

***

Bunu başarabilmemiz için...
Bazı temel sorulara yanıt bulmak zorundayız...

***

Mesela...
Herhangi bir dini grubu...
Bu denli büyük bir toplumsal destekle...
Daha sonrasında o destek verenleri dahi dehşete düşürecek denli...
Büyütüp bir milli güvenlik tehdidi haline getiren dinamik nedir?

***

Bu noktada...
Cumhuriyet elitlerinin...
Ve onların sivil resmi uzantılarının...
Sırf kendi iktidarlarını tahkim etmek...
Ve sistemin nimetlerini daha geniş halk kitleleri ile paylaşıma açmamak için...
Laikliği...
Toplumun mütedeyyin insanlarını rahatsız edecek...
Sıradan dindar insanları bile huzursuz edecek uygulamalarla...
Din ve inanç özgürlüğünün teminatı değil de...
Din karşıtı, din düşmanı bir ilke olarak algılatmaları...
Gözden kaçmamalı...

***

İşte bu duygusal zemin...
Bugün yaşadıklarımızın temellerinden birini oluşturuyor...
Ve bugün itibariyle...
Şu veya bu cemaati tartışarak yanlış yola sapmak istemiyorsak...
Kişi ve grupları değil de, sistemi tartışmak istiyorsak...
Cumhuriyet ve laiklik adına...
Yaptığı yanlış uygulamalarla...
Toplumda duygusal tepkiler yaratan kesimlerin de sorumluluğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymalıyız.

***

Nitekim bu kesimler...
15 Temmuz sonrasında...
Yaşanan olayların onları haklı çıkardığının...
Çözümün ise...
Ülkedeki bütün cemaat ve tarikatların kapatılmasından geçtiğinin propagandasını yapmaya başladılar bile!

***

Demek ki bu kesimler...
Yaşanılanlardan hiçbir ders almamışlar!

***

Anadolu'da tarikatler ve cemaatler...
Sosyolojik birer gerçekliktir...
Ve kökleri yüzlerce yıl öncesine dayanır...

***

Bu tarikatler ve cemaatler...
Devlet istiyor diye değil...
Halk talep ediyor diye...
Veya ülkenin sosyo-ekonomik koşulları bu talebe zemin yaratıyor diye varlar...

***

Bugüne kadar...
Bir kesim siyasetçiler tarafından...
Oy uğruna bu cemaatler siyasetin içine çekildi...
Ve ranta bulaştırıldı...
Başka bir kesim tarafından ise ya yok varsayıldı...
Yada düşmanlaştırılıp yok edilmeye çalışıldı.

***

Peki bu işin doğrusu ne?

***

Türkiye'deki bütün cemaat ve tarikatlar...
Aslında var olan...
Ama yokmuş gibi davranılan...
Ve sonuç itibariyle hem dost görünen siyasetçiler...
Hem de karşıt olan siyasetçiler tarafından istismar edilen bu yapılar...
Yasal statüye kavuşturulmalıdırlar.

***

Zaten var olan...
Gerçeklik olan...
Kendi hiyerarşisi olan...
Mensupları olan bu yapılar...
Kendi geleneksel işleyişlerini sürdürebilecekleri...
Kendilerini apaçık görünür kılıp...
İfade edebilecekleri bir yasal statüye kavuşmalıdırlar.

***

Üyeleri kimlerdir...
Yöneticileri kimlerdir...
Hedefleri nelerdir...
Faaliyetleri nelerdir...
Finans kaynakları nelerdir...
Kamuya ilan edilenin dışına taşma söz konusu mudur...
Hem devlet hem de yurttaşlar tarafından bilinir hale gelmelidir.

***

Ancak bu şekilde..
Kamu denetimi söz konusu olabilir...
Ve sistemin çok önemli bir açığı kapatılmış olur.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Uğraş ÇİFTÇİ yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7342 TL 5.7113 TL
Euro
EURO
6.3488 TL 6.3234 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA