Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 21.10.2019 SAAT 21:22:21
Advert
Dogu Temizlik
 
Mevlüt SOYSAL

Depremi unutmalı mı yoksa unutmamalı mıyız?

 

 

“ENKAZDAN” dedi, “tam altı saat sonra kurtuldum…”

Gülümsedi ardından; gülümseyişi samimi, bir o kadar da acı doluydu. Sanki anlattığı yedi virgül dörtlük bir deprem değil; sanki anlattığı yüzyılın felaketi değil; sanki anlattığı bir gece ansızın ölüme dokunmak değil; sanki anlattığı basit bir zelzelenin ardından kitaplığındaki bir biblonun devrilmesiydi.

Yutkundum…

Yüzüme bakıp, “Hayat devam ediyor işte” dedi. Gözlerini kaçırdı hemen. Kendini toplayıp yeniden yüzüme yerleştirdi gözlerini. Dikkatlice izledim; bu defa hüzün yok, aksine güç vardı

tebessümünde…

***

Gözlerinizi kapatın…

Uyuduğunuz bir saatte altı katlı bir binanın yıkıldığını, sizin de o enkazın altında kaldığınızı düşününün… Saatlerce çırpındığınızı… Ardından da bir köpek havlaması ve ışık… Bir kolunuz kırık, ayağınızı hissetmiyorsunuz, başınız yarık, kalçanız ezik… Yineliyorum: Ayağınızı hissetmiyorsunuz.

Aradan geçen her saniyede nefes alıp verişiniz güçleşiyor. Farkındasınız oksijenin tükendiğinin. Ölümün farkındasınız, evet.

Diyor ki şimdi:

“Hayat devam ediyor.”

Şimdi İzmit, Gölcük, Yalova, on dört yıl önce bugün uykuya daldıktan birkaç saat sonra yaşadığı felaketi unutmuş gibi…

Şöyle sesleniyorum:

“Sanki o anı yaşamamış da sinemada izlemişsin. Acını hissettirmeden anlatıyorsun. Hâlbuki yaşayan sensin.”

“Hepimiz,” dedi, “o yaşadıklarımızın içinden kendimizi çıkartıp, o felaketi tıpkı bir film gibi, bir efsane gibi anlatıyoruz. Biz yokuz yani içinde… Enkazın altında kalsak da, o enkazın altında kalan biz değiliz.”

“Nasıl?” diyorum. “Nasıl olur bu?”

Çok açık konuşuyor:

“Biz 17 Ağustos’u unutmazsak yaşayamayız. Enkazda kalan hiç kimse, enkazda kaldığını unutmadığı takdirde bir dakika uyku uyuyamaz.”

“Yani” diyorum, “sen hem enkazda kaldın, hem de enkazda kalmadın.”

Onaylıyor, kızgın demire dokunan elinin yanması gibi gerçeğe dokunmanın yakıcılığıyla…

Susuyor.

Susuyorum.

***

Hani bugün “Depremi unutturmayacağız” diye yürüyecekler, açıklama yapacaklar; milletvekilleri konuşacak ya… Depremi yaşayan her kentte etkinlikler düzenlenecek ya… Lakin unutmalıyız depremi… Hatta ve hatta hiç yaşamamış gibi farz etmeliyiz.

Hatırlayana uyku yok çünkü…

Gözlerini kapattığı an, 17 Ağustos 1999’da ölen çocuğu gelir aklına; hatırladığı an, yirmi yıldır kızım demeyen o annenin sesini duyar. Ve toz parçacıklarından gözlerini açamaz.

Çığlıkların arasında kalır sesi… Ölü kokusu duyar. O yeşil ceset torbasının içinde canı gitmiştir çünkü…

***

Şöyle bir bakıyorum da etrafıma; İzmit’te, Gölcük’te, kaç kişinin hayatı tam orta yerinden ikiye bölünmüş. Elli yaşındaki bir kadın, yanındaki dokuz yaşındaki kız çocuğundan şöyle bahsetti örneğin:

“Depremden sonraki çocuğum…”

Önceki?

Onu soramazsınız işte; öncesi ve sonrası vardır buralarda.

O milat günü aileleri paramparça ettiğinden, bir yap-boz yapar gibi yeni parçalar aramaya koyulmuşlardır hayatlarına…

Ölen eşinin yerine bir başka eş bulunmuştur ve acı olan o dur ki, o bir başka eşin karısı ya da kocası da enkazdan çıkamamıştır.

Ardından bir çocuk… İkisinin de çocukları depremde ölmüş.

Siz hiç, “Mustafa’yla evlen istersen, onun eşi ve çocukları da depremde ölmüş,” diyen bir çöpçatan gördünüz mü?

Çöp çatmaz, hüzün satar sanki…

Acılarını unutmak zorunda olanların kentidir İzmit… Gölcük, Yalova…

“Depremi unutturmayacağız” demeyin, unutmazsak, ölürüz.

 

 

Sarı: Düşük gramaj isteyenler

için 1 liraya da ekmek var

 

FIRINCILAR Odası Başkanı Ali Sarı’nın geçtiğimiz yıl ekmeğin gramajının düşürülmesiyle alakalı sarf ettiği “Ekmek çok israf oluyordu. 200 grama düşürdük. Zam yerine ekmeğin gramajını düşürdük” şeklindeki sözleri hatırlatmış ve şöyle sormuştum:

Dün “İsraf çok, ekmeği küçülteceğiz” derken, bugün gramajı dünkünden daha büyük yapmak, halkı aldatmak değil mi?

***

Ali Sarı dün beni aradı ve söze şöyle girdi:

“Geçtiğimiz yıl ekonomik kriz başlamıştı ve biz de zam yapamadığımız için ekmeğin gramajını küçülttük. Bilindiği gibi un fiyatı 65 liradan 100 liraya çıktı. Mazot zamlandı, elektrik zamlandı. Valiliğe zam talebinde bulunduk ve olumsuz karşılandı. Biz de gramajın düşürülmesi teklifini götürdük ve kabul edildi. Bu bizim için bir zorunluluktu.”

İsraf konusunu açtım. Şunları söyledi:

“Büyük ekmekte elbette israf olur. Fakat fırınlarda 1 liraya satılan 140 gramlık ekmeklerimiz de var. Vatandaşlarımız arzu ederlerse 1 liralık ekmeklerimizden de alabilir.”

***

Sarı, Kocaeli’de 250 gramdan küçük ekmek yapmanın güç olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Kocaeli’de ekmek fırınlarının yüzde 99’u kara fırın. Bu sebeple ekmeklerimiz elle yapılıyor. Kara fırınlarda gramaj 210 grama düştüğünde ekmek yapımı zorlaşıyor. Çünkü ekmek kuruma yapıyor. Bu yüzden fırıncımız daha çok maya koyuyor. Ekmeğin gramajının 280 grama çıktığında ise bu sorun otomatik olarak ortadan kalkıyor.”

***

Sarı, fırıncıyı halkın anlaması gerektiğini kaydetti ve şu ifadeleri kullandı:

“Mazota zam, elektriğe zam, doğalgaza zam… Benim girdilerim arttığında ben ne yapacağım? Bir dahaki sefere belki ekmeğin gramajını 250’ye düşürürüz. Fırıncı durum dururken bunu yapmıyor. Geçinemediği için, zarar ettiği için bunu yapıyor. Şimdiki zam da bizi kara geçirmeyecek ama zararımızı bir parça ortadan kaldıracak.”

 

 

Halk ekmek 1.5 liranın

altında olacakmış 

 

FIRINCILAR Odası Başkanı Ali Sarı’ya şöyle sordum:

“210 gram ekmek 1 lira iken halk ekmeğin 1 liradan satılması öngörülüyordu. Şimdi ise 280 gram ekmek 1 lira 75 kuruş. Halk ekmek ne kadara satılır?”

“Evet, biz de 1 liraya sıcak bakıyorduk fakat ekmeğin gramajı büyüdü ve 50 kuruş zam yapıldı. Bu noktada Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’la görüşme yapmadan bir şey diyemem. Fakat halkımız şunu bilmeli: Dün 3 ekmek alan bugün 2 ekmek alıyor. Çünkü 3 ekmeğin gramajı bugün 2 ekmeğe yaklaşıyor. Halkımız dün 3 ekmeğe 3 lira 75 kuruş veriyordu. Bugün 3 buçuk lira veriyor. Yani, gramaj bakımından aynı orana denk gelecek bir fiyat ayarlaması yapılacaktır.”

“1 buçuk lira olur mu?” diye sordum.

“Olmaz” dedi ve devam etti:

“1 buçuk liranın altında olacağını düşünüyorum.”

Benim yorumum şu:

“Halk ekmek 1 lira 25 kuruştan satılır.”

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8316 TL 5.8083 TL
Euro
EURO
6.5108 TL 6.4849 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA