Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 12.11.2019 SAAT 05:53:47
Advert
 
Burçin SAĞLAM AYSU

Bir yarım Rum!

 

Sevgili okuyucular ben de bir Rum’um.
Hem de Niğdeli bir Rum.

En azından yarı Rum.
Bu aralar anne tarafımla pek ilgileniyorum. Nedeni ise Yunanistan Kavala ve Drama’da annemin kuzenlerinin olduğunu öğrenmiş olmam.
Meğerse dayımın oğlu bizim anneanne tarafının hikayesini en iyi bilenlerdenmiş.
Hikayemiz aslında çok tanıdık. Anneannemin annesi, mübadele göçleri sırasında Yunanistan’a gitmeyen Rumlar’danmış.
İsmi Galgancı.
Galgancı anamızın ailesi, kardeşleri hatta kocası bile bu göçle Yunanistan’a gitmişler. Ama Galgancı anamız karnındaki anneannem ile Niğde’deki köyümüz Yeşilgölcük’te kalmak istemiş, alıştığı benimsediği toprakları terk etmek istememiş.
Bu kararıyla birlikte hem Rum hem de Ortodoks Hıristiyanı olan Galgancı anamız köyde kimsesiz kalakalmış. Karnındaki yavrusuyla yeniden evlenmiş ve hayata tutunmaya çalışmış. Evlendiği gazi Ahmet dedemizden ise hiç çocuğu olmamış. Nedeni ise Çanakkale Savaşları’nda beline düşman kurşunu yemesiymiş. Aylar sonra benim anneannemi doğuran Galgancı anamız yıllarca hasret ve özlem çekmiş. Özlemle geçen yıllardan sonra hayatını kaybetmiş.
Sonrası ise anneannem evlenmiş ve 50 yaşından sonra benim güzeller güzeli rahmetli annemi doğurmuş.
Annemin adına da önce Galgancı demiş. Çok kez gâvur! diye itilip kakılmışlar ama hiç ses çıkarmamışlar. Annemin adını ilerleyen zamanda Akkadın olarak değiştirmişler. Zaten ortada kimlik de olmadığı için çok büyük sorunlar yaşamamışlar. (Annem babamla evlenirken kimlik çıkarmışlar, zaten hiç de okula gönderilmediği için köy yerinde kimliği soran da olmamış)
Daha sonra çocukluk dönemimizden çok iyi hatırlıyorum, köyümüze Yunanistan’a göç eden insanlar gelmeye başladı. O zamanlar anlayamıyordum ama şuan durumun daha net farkındayım.
Meğer gelenler köyümüzden giden aileler, komşular, akrabalarmış.
Ben de son iki haftadır Yunanistan Drama ve Kavala’daki akrabalarımızı bulmaya çalıştım.
Ve sıkı durun buldum.
Şuan Yunanistan’daki annemin kuzenleriyle konuşuyoruz. Kendisi annem yaşlarında çok harika bir kadın. Adı Elpi.

Kendisi ayrı-gayrı olmaktan, yıllar sonra birbirimizi tanımaktan dolayı çok üzgün.
Ve sizle kendisinin bana attığı mesajı paylaşmak istiyorum.

“Her akrabamızı bulmalıyız. Aynı kanız. Bizi savaş ayırdı. Orada bize gâvur diye çağırıyorlardı. Her insan bizi vurdu. Her defasında ağlıyorum. Ne zaman İstanbul’a gelsem canımın bir parçası orada kalıyor.”
Beni şaşırtan ise gençlik fotoğrafının ablama benziyor olması.
Saçları ise benimki gibi hafif kıvırcık.
Ve en tuhafı, Elpi ablamızın da ailesi benim annem gibi şeker ve kanserden hayatlarını kaybetmiş.
Yani şunu demek istiyorum.
Konuştukça daha net anlıyorum ki insan istediği kadar toprağını, dinini ve dilini değiştirsin kan aynı kan.
Aynıyız, biriz. Değişen sadece üzerimizdeki etiketler.
Etiketleri görmezsek inanın çok mutlu olacağız.

Yakın bir zamanda Yunanistan yolcusu olabilirim, e artık bir yarım Rum…

 

MÜBADELE NEYDİ?

Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi veya Değişimi; 30 Ocak 1923 tarihinde Lozan’da yapılan ve resmi adı “Yunan ve Türk halklarının mübadelesine ilişkin sözleşme ve protokol” olan sözleşme uyarınca, Türkiye ve Yunanistan’ın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tutmasına, bir başka deyişle azınlıklarından “değiş tokuş yöntemi” ile kurtulmalarına verilen addır. Göçe tabi tutulan kişilere ise “mübadil” denmiştir.
Mübadele ile 1.200.000 Ortodoks Hıristiyan Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Mübadele kapsamına giren kişiler ile girmeyen kişiler arasındaki ayrımın ana kıstası ırk ya da dil değildi.
Esas alınan kıstas “din” olduğu için Rum denilenlerin arasında, Türkçeden başka dil bilmeyen ve konuşmayan Türk Ortodoks Hıristiyanlar, Yunanistan’dan gelen Müslümanların arasında da Türkçe bilmeyen, Rumca ya da kendi ana dillerini konuşan insanlar vardı.
Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi kapsamında, Türkiye’de sadece İstanbul kenti ile Gökçeada ve Bozcaada’da oturan Rumlar, Yunanistan’da ise sadece Batı Trakya Türkleri mübadeleden muaf tutulmuşlardı. Mübadelede Drama, Girit, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya’dan Türkiye’ye gelen nüfus, Doğu Trakya ve Batı Anadolu’da Rum azınlığın ayrılışı ile boşalan yerlere iskan edilmişlerdi. Mübadillerin yoğun olarak iskan edildikleri şehirler Adana, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mersin, Samsun ve Tekirdağ idi. Değişimin çok büyük bir bölümü 1923-1924 yıllarında gerçekleşmiş, ancak geriye kalan az sayıda durumda bu uygulamaya 1930 yılına kadar devam edilmiştir. Zorunlu göç gerek Türk, gerek Yunan ekonomisinde yaklaşık 20 yıl süren ağır bir krize yol açmıştır. Sözleşme gereği 1 Mayıs 1923 tarihi itibariyle Türkiye topraklarındaki Rum/Ortodoks nüfus ile Yunanistan topraklarındaki Türk/Müslüman nüfus arasında zorunlu göç uygulaması şarta bağlanmış oluyordu.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Burçin SAĞLAM AYSU yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
TL TL
Euro
EURO
TL TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA