Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 14.10.2019 SAAT 19:30:18
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Prof. Dr. Haluk Dursun’un makam odasındaki kumrular

YÜKSEK ihtimal ki, hem kentimiz Kocaeli’de, hem de birçok esere attığı İstanbul’da onun adının olduğu caddeler – meydanlar açılacak…

Yaşamı ve yaptıkları tüm ayrıntılarıyla tartışılacak…

Şehir ve Kültür: İstanbul, İstanbul’da Yaşama Sanatı, Boğaziçi’nde Kırk Yılım, Osmanlı Coğrafyası’na Yolculuk isimli eserleri elden ele dolaşacak…

Malum, bu ülke “öldükten sonra kıymeti bilinenler ülkesi”…

Mümkün ki, onun kıymeti de öldükten sonra bilinecek…

***

Evet, Prof. Dr. Haluk Dursun Hereke’de doğdu ve yaşamında, akademiyi, kültürü, tarihi ve sanatı harmanlandı.

Kültür, tarih ve sanat çıtasının yükselmesi için gerek üniversitede gerekse de devlet kademelerinde önemli görevler oldu.

Son olarak da Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.

Ve görevi için gittiği Van’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Bu ülke, çok önemli bir değerini kaybetti.

Başımız sağ olsun…

***

Evet, fraklı bir kişilikti Prof. Dr. Dursun…

Hassas, sanatçı ruhlu, detaycı…

Onun yaşamıyla alakalı bir şeyler okurken, onun yazdığı bazı satırlara rastladım.

Ve, “Makam Odasındaki Kumrular” başlıklı yazısı; Prof. Dr. Dursun’un karakterini öyle güzel yansıtıyor ki… Sizlerle paylaşmak istedim:

***

“Aslında bu olayı emekli olup, köşeme çekildikten sonra yazmayı düşünüyordum.

Çünkü biliyordum ki, ben yine çenemi (kalemimi) tutamayarak zülfü yare dokunacağım...

Ama, o dönemde yaşananları anlattığım bir dostum çok ısrar etti, bunu mutlaka yazman lazım dedi.

Ben de hikâyenin içinde hem bürokratik bir zihniyet hem de gerçek bir aşk hikâyesi bulunduğu için saray tarihine bir kayıt düşürmeye karar verdim...

Kimse ısrar etmesin isim vermeyeceğim.

***

Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm.

Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi.

Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi.

Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar... Sonra uçup gittiler.

***

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar.

Yuva bir kaç gün içinde kuruldu.

Ben olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka birisi girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı.

Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

***

Bir gün televizyon çekimi için Topkapı Sarayı’na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, hocam niye bu küçücük odada oturuyorsun, diye sordu.

Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım sevgilisine, ben seni saraylarda yaşatacağım, diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı dedim.

Hocam ne olur göster dedi ve kapıdan odadaki yuvanın resmini çekti.

Ertesi gün beni Ankara’dan arayan arayana... Derhal oda açılsın, yuva dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin, dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumru hikâyesini...

Hemen aradım, üstat sen ne yaptın, dedim.

Hocam bu kadar güzel malzeme, (haber) buldum yazılmaz mı Allah aşkına, dedi.

Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı, diye ilave etti.

Sadece gazete değil, Ankara da ayağa kalktı sayende, diye cevap verdim. Ne yapacaktım?

Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini mi korumaya çalışacaktım, yoksa odayı kullanmaya açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım.

Bir şekilde ya ben makamı, ya da onlar makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar Bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim diye düşündüm.

Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz dedim.

Ertesi gün yuvaya bakmaya gittim ki ne göreyim, yuva duruyordu, ama kumrular yoktu.

Yuva olmasa birisi kuşları ürküttü, kovaladı diyecektim...

Halbuki yuva yerli yerinde duruyordu.

Kumrular sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi.

Bir daha da hiç gelmediler...

Ben daha sonra Topkapı Sarayı’ndan Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara’ya gittim.

Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın diyenlerin ise hiç birisi Bakanlıkta makamında kalamamıştı. Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamdan uçup gideceğiz...

Kuşlar ise hep uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.”

 

 

Sancaklı artık bir basın

toplantısı düzenlemeli

 

CUMALİ Durmuş milletvekili iken, Lütfü Türkkan milletvekili iken ayda en az birkaç defa MHP İl binasında basın toplantıları yapılırdı.

Milletvekilleri, gündeme dair partilerinin görüşlerini kamuoyu ile paylaşırlardı.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlarlardı.

MHP’de Saffet Sancaklı milletvekili oldu ve basın toplantıları da bitti.

Bütün yükü, İl Başkanı Aydın Ünlü sırtlamış durumda…

***

MHP’liler kuşkusuz ki şöyle diyecekler:

Vekil sayımız az…

Sancaklı birçok ilde görevli…

Komisyon çalışmaları yapıyor…

Yani, işi çok…

Sancaklı’nın görevinin çok olduğunu biliyoruz.

***

Ve fakat…

Bir aydır meclis kapalı…

Ülke seçim sürecinde değil…

Yani, milletvekillerinin düne göre daha çok vakitleri var.

Merak ederim:

Böyle bir dönemde Saffet Sancaklı neden bir basın toplantısı yapıp kendine yöneltilen eleştirilere yanıt vermez.

***

Bakınız tüm kent Sancaklı’yı konuşuyor.

Kocaelispor’dan Aziz Yıldırım için aldığı paralar…

Transfer tahtası açılması için Kocaelispor’un Sancaklı’ya ödemesi gereken diğer borçlar…

Herkes her gün Sancaklı’yı yazıyor?

Bu paralar gerçekten Aziz Yıldırım’a mı gidiyor?

O dönem nasıl bir anlaşma yapıldı?

Borç miktarı nereden nereye çıktı?

Vesaire…

Dahası…

Bir orta yol bulunamaz mı?

Kocaelispor’un bu çalkantılı dönemi atlatması için farklı bir anlaşmaya imza atılamaz mı?

Sorular, sorular, sorular…

***

Yineliyorum:

Saffet Sancaklı, bu minvalde bir basın toplantısı düzenleyemez mi?

***

Sancaklı şunu bilmeli…

İhtimal çok küçük de olsa, Kocaelispor transfer tahtasını açamayabilir.

İşte o zaman, günah keçilerinden biri Sancaklı ilan edilir.

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.9298 TL 5.9061 TL
Euro
EURO
6.5389 TL 6.5128 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA