Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 14.10.2019 SAAT 19:23:43
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Kocaelispor’un bayramı

 

 

BİR bayram daha var bugün;

Kocaelispor’un bayramı…

Öyle ki, daha dün, kapısına kilit vurmanın tarihinin belirlendiği günleri yaşadı bu büyük takım…

Şimdi ise, önünde apaydınlık günler…

***

Evet, bayram bugün…

Yıllardır yoğum bakım ünitesinde olan hastanın ayağa kalktığı, karanlık günlerin güneşle aydınlandığı, kara kışın bitip baharın başladığı gün…

Olmaz denilenlerin olduğu…

Başarılamaz denilenlerin başarıldığı…

Bir tarihin döndüğü gün bugün…

***

Yaşadık acı içinde…

Takımın kasası boşaltıldı.

Uçan kuşa borçlandırıldı.

“Kocaelispor bir daha ayağa kalkamaz, bu borçlar ödenemez” dedi ve Kocaeli için yeni bir takım kuruldu.

“Kocaelispor’u artık unutun” dendi.

“Körfez FK var” dendi.

“Şu tarihte takımın kapısına kilit vuracağız” dendi.

Sonra ne mi oldu?

Kulübün kapısına kilit vurulacağı gün taraftarların sesi duyuldu. “Biz varız” dediler. “Kapattırmayız” dediler. Ve, Türkiye tarihinde benzeri görülmemiş bir durum yaşandı. Taraftarlar takımın yönetimine geçti.

Zor ve çetin günlerdi.

Takım ve taraftar kenetlense de maddi imkansızlıklar büyüktü.

Düştükçe düştük…

Ve sonra Bahri Yavuz ve ekibi “Biz varız” dediler.

Amatör kümede 20 bin kişiye maç oynadı takım…

Tarih yazdı.

Aydınlık günler hala çok uzakken, Doç. Dr. Tahir Büyükakın, genel sekreterliği döneminde elini taşın altına koydu ve KEV Tesisleri’yle Kocaelispor’un kurtuluş reçetesini hazırladı.

Sonra Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Şimdi mi?

Transfer yasağı kalktı.

Aydınlık günler geldi.

Herkes biliyor…

Efsane, yalnızca birkaç yılda ait olduğu yere yükselecek…

***

İşte bundan…

Bir bayram daha var bugün;

Kocaelispor’un bayramı…

Bu bayramı yaratanlar bu kent müteşekkir…

En başta da, Başkan Büyükakın’a…

 

 

Askeri oldum hep…

 

EVET, askeriyim…

Çünkü o askerlik döneminde baktım doğaya uzun uzun… Bozkırdan bir orman yaptı çünkü o… O ormanda sincaplar-tavşanlar koşturdu. Çocuk sesleri duyuldu o ormanda… Sonra çekiç… Sonra üretim…

Taşlarla kaplı bir grilikten koca bir ormanın nasıl meydana getirildiğini askerlik dönemimde anladım.

Ve bu bitmeyen askerlik, bitmeyen bir öğrenme süreci oldu hep…

***

Askeriyim…

Bir konserde şarkılar dinlerken askerdim. Zıplarken ve dans ederken askerdim. Sonra şarkılar yazarken…

Çünkü yaşam vermişti o bana…

O yaşamda müziği bulmuştum.

Fazıl Say’ın parmaklarını o yaşamda görmüştüm.

Sonra Cohen’i ve Dylan’ı…

Bir yaşam ve yaşamın içini dolduran renkler ancak özgürlükle sağlanabilirdi. Bana sunduğu özgürlük o renklerin fırçasıydı…

Ondan, askeri oldum hep…

***

Askeriyim…

Mühendislik okuyup mikroskopla kayaç parçalarını incelerken ya da bir dağdaki fosilin yaşının kaç olduğunu hesaplarken bir askerdim.

“Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bu gerçeğin delilidirler” demişti malum…

O askerlik dönemimde dünyayı sevdim.

O askerlik dönemimde tek gerçeğin bilim olduğunu fark ettim.

O, bilimdi benim için…

Askeri oldum.

***

Askeriyim…

En başımı iki elimin arasına alıp artan kaygılarımın beni yorduğu zamanlarda onun askeri olduğumu fark edip ayaklandım.

“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim” diyen bir adamın askeriydim çünkü…

Onun o umutla kazandığı savaşlar, yaptığı devrimler geldi aklıma…

Umutlandım.

Sonra hep kazandım girdiğim savaşları…

***

Askeriyim…

En güzel şeyin sevgi olduğunu bildim ve bir askeri üzerine yemek döktüğünde dahi başını çevirip beceriksiz askere sevgiyle baktığını fark ettim.

Bir çocuğun elinden tutarken yaşadığı hazzı ya da…

Bir yaşlı ile göz göze geldiğinde…

Ben hep sevgiyi gördüm.

Onun askeriyken hep sevdim…

***

Askeriyim…

“Bilmeyen kalmamıştır ki: Ulusumuz, egemenliğini eline aldığı gün, en karanlık yoksulluğun, en derin uçurumun kıyısında idi. Bütün güçleri yıpranmış, bütün savunma araçları elinden alınmış, kutsal varlıkları saldırıya uğramış, pek acıklı bir durumda idi. Bütün bunları hiçe sayarak varlığını ve bağımsızlığını kurtarmaya karar verdi. Bu kararını başarıya ulaştırabilmek için kendine bir toplu davranış, bir belirli erek seçmesi gerekiyordu. Ulusun bütün varlığı ile, bütün inanıyla, canını dişine takarak o yolda birlikte yürümesi ve er geç başarıya ulaşması gerekti. İşte baylar o erek bu yerdi, burasıydı. Umulan ve istenen başarı, işte burada kazanılan zaferdi.”

O askerlik dönemimde, kimi yoklukların kocaman varlıkların sağlayıcısı olduğuna inandım.

Her varlığın bir yokluğun eseri olduğunu askerken anladım.

İşte zafer…

İşte 30 Ağustos…

İşte bayram…

Kutlu olsun.

***

Ben, Mustafa Kemal’in askeriyim.

Çünkü yaşam, onun askeriyken güzel… Çünkü umut, çünkü inanç, çünkü üretim, çünkü sevgi, ben askerken var.

Bu askerlik, işte böyle…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.9298 TL 5.9061 TL
Euro
EURO
6.5389 TL 6.5128 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA