Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 12.12.2019 SAAT 03:42:44
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Ücretsiz parklanmanın lafı bile edilmemeli

KENTİN değerli yerleri vardır ve o değerin de bir karşılığı vardır.

Değerli yerde oturursunuz ve kiranız o değerle ölçülür; ev alırsınız aynı şekilde; dükkan açarsınız aynı…

Değer denilen kavram park konusunda da bir ölçü belirler.

Kuşku yok ki, en çok insanın dolaştığı, en çok aracın geçtiği yerler değerlidir. Çünkü bu çokluk o bölgede bir katma değer oluşturur.

***

Kocaeli ve başta İzmit, Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyen, buna ek de Türkiye ortalamasının üzerinde aracın her yıl trafiğe katıldığı bir il…

Ve yüzölçümü küçücük, deniz ile dağ arasında sıkıştığı için alternatif yol açmanın güç olduğu bir kent İzmit…

Gördüğünüz her yerde araçlar var…

Hatta araçlardan insanlar yürüyemiyor…

Bu yüzden bu kenti yönetenlerin trafik işine, Bursa’yı yönetenlerden, Ankara’yı yönetenlerden, Adana’yı yönetenlerden daha fazla kafa yordukları ve yoracakları bir gerçek…

Oralarda kamulaştırma dahi yapmadan yeni yollar açıyor devlet ve belediye…

***

Konuyu dallandırıp budaklandırdım ama ifadem şu:

Şehir merkezlerindeki park alanları ücretsiz olamaz.

Böyle bir kentte park alanlarının ücretsiz olması, kaos yaratır.

***

Bakınız, adı üstünde şehir merkezi…

Yani, en kalabalık alan…

Burada bir döngünün olması gerek; yani kişinin aracını park etmesi, işini gücünü hallettikten sonra aracını oradan çekmesi gerek…

Bedel de yüksek olmalı ki bütçeyi zorlasın ve kalıcı parklanmanın önün açılmasın…

Çünkü şehir merkezinden herkes faydalanacak…

***

Şöyle bir örnek vereyim:

Babam İzmit’e geldiğinde aracını park yapmanın ücretsiz olduğu yere park eder; çünkü 3-4 gün kalacaktır ve hiç araç kullanmayacaktır.

Evimizin önündeki park alanının ücretsiz olduğunu düşünürsem; kuşku yok ki babam oraya park eder.

Böylelikle bir alan 3-4 gün bir araca tahsis edilmiş olur.

Nice mağduriyetler yaşanır…

Esnaf çile çeker…

Esnafın müşterisi çile çeker…

Ben bir kişiden bahsediyorum.

Kim bilir, böyle kaç kişi var?

Ve eminim:

Ücretsiz parklanma, kalıcı parklanmaya dönüşür.

Dahası…

Değnekçiler ortaya çıkar ve park alanlarını doldurur; bedeli karşılığında da park alanını açarlar.

***

Bir gerçek var:

Şehir merkezinde yaşıyorsanız, bunun bedelini ödeyeceksiniz.

***

Efendim yurt dışında böyle değilmiş.

Evet ama yurt dışında kentler de böyle değil ki… Yaşam alanları ile iş alanları farklı yerlerde… Her evde otopark var. İşyerlerinin kendine ait otoparkları var. Üstelik araç sayısı artışı da bizdeki gibi değil.

Bu konuda yurt dışından örnek vermenin manası yok…

Türkiye’nin, Kocaeli’nin, İzmit’in şartları farklı…

***

Özetlersem:

Ücretsiz parklanmanın lafının bile edilmemesi gerek…

Şehir merkezleri değerli olmalı…

Bu değer ölçüsünde parklanmanın beledi olmalı…

Nitekim oluyor da…

Kent, gereksiz tartışmaların içinde boğulmamalı…

CHP’ye önerim bu…

 

 

 

İzmit Belediyesi, Türk

diline zarar vermemeli

 

BİR dil; bir insanın hayatında çok büyük bir alan kaplar mı? Dil, somut bir olgu kadar güçlü bir şekilde insanı etkiler mi?

Türkçe benim için işte böyledir.

Alabildiğine bir ormandır; renk renk çiçeklerin olduğu bir göl kenarıdır. Ve içine girdiğimde, hep yeni yeni yollara sürükler beni…

Çünkü çok büyüktür Türkçe…

Hayat yetmez öğrenmeye…

Yaşamımın son yıllarda roman, öykü, tiyatro oyunu yazmaya yönelişimin sebebi de Türkçeyi yazarken yaşadığım heyecan ve dilde hissettiğim albenili haldir.

***

Bir de şunu bilirim:

Bir dili sevmek, korumak; o dilin zarar görmemesini istemek aynı zamanda ülkeyi sevmektir.

Örneğin, bir ülke neden ibarettir ki… Sadece topraklardan mı? O topraklardan dilini çıkarırsanız, bir ülke, ne kadar “o ülke” olur?

Çünkü dil bizim kültürümüzdür aynı zamanda…

Birikimimizdir…

Bu toprakların tarihidir…

Nitekim de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, en büyük mesaisini bu dil için harcamadı mı? Bu dilin büyümesi, eksikliklerinin giderilmesi, her coğrafyada aynı şekilde konuşulması için…

***

Evet, Türk dilini korumak, Türk diline özenmek, aynı zamanda Türkler için bir sorumluluktur.

Dili korumak, vatanı korumaktır.

***

Bu yüzden, İzmit’in sokaklarına İzmit Belediyesi tarafından asılan ve sonu “boolum…” diye biten yazıları görünce üzüldüm.

Nedir bu, “boolum”?

Birileri İzmit’çe diyor; yani, İzmitlilerin kullandığı dil… İzmit’in yerlileri de “İzmit’te bu şekilde ifadeler hiç kullanılmadı, sadece son zamanlarda bazı gençlerin diline pelesenk oldu” diyor.

Bunun önemi yok…

İzmitliler kullansa da kullanmasa da afişlerde bu ifadeler olamaz.

Bu, Türk diline zarar vermektir.

Bu, Türk dilini örselemektir.

Bu, ciddiyetlikten uzaklıktır.

O zaman her ilçe belediyesi, kendi vatandaşlarının kullandığı ve bozulmuş kelimelerden afiş yapsın…

Türkiye ne olur?

İzmit Belediyesi yetkilileri, Türk diline zarar veren bu afişleri bir an önce kaldırılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8173 TL 5.7941 TL
Euro
EURO
6.4479 TL 6.4222 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA