Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 19.10.2019 SAAT 19:00:06
Advert
Dogu Temizlik
 
Aytaç CİCİ

20 yılda aldığımız yol bir arpa boyu kadar

MİLLET olarak çabuk unutmak gibi bir huyumuz var.

Bir deprem ülkesi olduğumuz, hayatımızın her anında depreme hazır olmamız gerektiği gerçeğini sallanmadıkça hatırlamıyoruz.

Ne zaman orta şiddetli ve biraz içimize korku salan  bir deprem meydana geliyor, işte o zaman deprem ülkesi olduğumuz ve depreme ülke olarak ne kadar hazırlıklı olduğumuz sorularını kendimize sormaya başlıyoruz.

Şimdi açın bakın bütün televizyonlarda konuşulan tek konu deprem!

Ve öğreniyoruz ki 17 Ağustos 99 depreminin ardından geçen 20 koca yıl olmasına rağmen halen daha bu konuda çok fazla yol alamamışız.

Özellikle ülkenin batı kısmında ve bilhassa İstanbul’da depreme karşı oldukça hazırlıksız durumdayız.

Mesela 17 Ağustos depreminde İstanbul Avcılar’da  hasar alan binalar, çok uzun yıllar bina sahipleri tarafından öğrencilere kiralandı.

Öğrencilerin canı hiçe sayıldı.

Daha sonra bina sahipleri bile o binaların hasar aldığını ve deprem gerçeğini unuttular.

Binalarını bir güzel makyajlayıp sanki hiçbirşey yokmuş gibi davranmaya başladılar.

Ama geçen hafta meydana gelen depremle  herkesin aklı bir kez daha başına geldi.

O zaman hasarlı binalar hatırlandı ve içimize bir korku doldu.

Bakın İstanbul’da sadece Avcılar’da bu durumda binlerce bina var.

Sadece Avcılar mı?

İstanbul’un birçok ilçesinde  bakımsızlıktan ayakta zor duran, düşük malzeme kalitesi ile adeta üflesen yıkılacak şekilde duran binalarda  yüz binlerce insan yaşıyor.

Ve bu konuda kimse birşey yapamıyor!

Çünkü buralarda kentsel dönüşüm yapmaya kalktığınızda herkes kendi menfaatini düşünüyor!

Ev sahipleri “Devlet bir dairemizi aldı yerine iki tane versin” diyor.

Belediyeler, madem kentsel dönüşüm yapıyoruz “Biz de yolumuzu bulalım” diyor.

Müteahhitler boş durur mu?  “Bizim bu işten karımız ne olacak” diye soruyorlar!

Sonuç; elde var sıfır.

Aradan geçen 20 yıl.

Ve İstanbul’un bir kaç ilçesi hariç (ki onlarda da yapılaşma gecekondudan büyük rezidans seviyesine döndü) kentsel dönüşüm yapılmıyor.

Kesinlikle kolay bir iş değil.

Evet belki maliyetli bir iş.

Ama bir yerden başlanılması gerekmiyor mu artık sizcede?

 

 

Sosyal medya tehlikeli bir hal aldı

Aslında deprem, sel vb. doğal afetler insanların birbirlerine hiç bir ön yargı ile bakmadan birlik olduğu, tüm farklılıklarını unuttuğu ve bir olduğu zamanlar(dı).

Görüyoruz ki artık ülke olarak bu tip konularda bile bir olamıyoruz.

Dibine kadar siyasete, yalana dolana batmış durumdayız.

Özellikle sosyal medyada yapılan dezenformasyonlar bizi gün ve gün daha da birimizden ayırıyor.

Her geçen gün  birbirimize daha da düşman hale getiriliyoruz.

Üstelik eli kalem tutan, ülkede kanaat önderi olarak yer alması gereken bazı “gazeteciler” de bu dezenformasyonlara alet oluyorlar.

Doğruluğuna emin olmadıkları şeyi sadece siyasi ideolojilerine daha uygun gördükleri için fütursuzca paylaşıp insanları birbirlerine kırdırıyorlar.

Buna bir örnek mesela İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Deprem ile ilgili olarak yapılan toplantıya davet edilmediği haberi.

Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlık düzeyinde katılımların yapıldığı bu toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kendisi katılmıyor, yerine genel sekreterini görevlendiriyor.

Ama bu durumdan kendisine pay çıkaran bazı ideolojik körler hemen sosyal medyada yaygara koparıp “Ekrem İmamoğlu toplantıya davet edilmedi” diyerek durumdan siyasal fayda etmek istiyorlar!

Bunu yapan ülkenin ünlü(!) gazetecileri.

Üstelik yaptıkları bu haber konusunda çokta eminler!

Düşünün ki  Ekrem İmamoğlu bile bu konuda  onlar kadar emin değil!

Davetli olduğu halde böyle bir toplantıya katılmayarak büyük bir hata yaptığını bildiği için  bildiği için “Genel sekreter yardımcımız orada” diyerek soruyu geçiştiriyor.

Bu işin sonu ne olacak bilmiyorum.

Millet medyaya olan güveni azaldığı için kendisine tamamen sosyal medyaya yasladı ama sanki bu sosyal medya olayı biraz ters tepti gibi!

Trollerin ve ideolojik sınırlarına esir olmuş insanların yaptıkları paylaşımlar aramızda tamiratı zor yaralar açtı.

Bu konuda ne yapılabilir bilmiyorum.

Bir tarafta özgürlükler, diğer tarafta ise bu özgürlken güç alarak yalan ve dolanla manipülasyon yapan ve insan ilişkilerimizi iyice yok eden, içimize kin ve nefret pompalayan troll orduları var.

Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.

 

 

Sahi ne oldu maaşa zam işi?

Hatırlarsanız geçen sene belediye başkanları göreve gelmeden önce işçilerine zam yapacaklarına dair söz vermişlerdi.

Fakat yanılmıyorsam  bir iki belediye başkanı  bu zam konusunda kimse adım atmadı.

Evet belki belediye başkanları beklediklerinden daha kötü bir kasa ile görevi devir aldılar ama sonuçta ortada da verilen bir söz var.

Herşeyden önemlisi son bir yılda ülke ekonomisindeki kötüye gidişle enflasyon karşısında iyice kuşa dönen maaş gerçeği var.

Market fiyatları almış başını gidiyorken,  her şeye devamlı zam geliyorken bir zam da maaşlara yapılsa fena olmaz değil mi?

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7880 TL 5.7649 TL
Euro
EURO
6.4414 TL 6.4157 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA