Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 14.12.2019 SAAT 02:36:34
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Nihat Ergün büyük kayıp (mı?)

 

 

Neticede partinin kurucu il başkanı…

Neticede AK Parti’nin Kocaeli’deki eski milletvekili…

Eski grup başkan vekili ve nihayetinde eski bakanı…

AK Parti’nin kongrelerinde hep “büyük hatip” adı ile davet edilirdi. O da bu ifadeye uygun şekilde mikrofondan mesajını verirdi siyasi aleme. Son olarak bakanlığı Fikri Işık’a devrettiği o gün verdiği mesajında yaptığı “şehvet, servet, şöhret” hatırlatması hala hafızalarda.

Yani öyle ya da böyle bir etkiydi Nihat Ergün.

Ve AK Parti’den istifa etti, çekti gitti…

Bunun AK Parti’ye zararı olur mu?

Olursa nasıl bir zarar olur bu?

Şimdi tartışılan konu budur.

Şunu söylemek gerekirse AK Parti’de Nihat Ergün’ün peşinden gidecek kişi sayısı öyle beklendiği gibi fazla olmaz. Göz önünde bulunan üç beş kişi ve o kişilerin etkisinde kalmış belli bir çoğunluk. Ama ardında öyle binlerce partiliyi götürecek dirayete sahip olmadığını ben de biliyorum, kendisi de biliyor, millet de biliyor…

Ancak Ergün, senelerin verdiği siyasal tecrübesi ile ekip oluşturabilme hünerine sahiptir. Bunu AK Parti’nin kuruluşu sırasında yaptığı çalışmalar, kurduğu ekip takdire yaşandı. Çalışmalarının karşılığını 3 Kasım seçimlerinde üçüncü sıradan milletvekili seçilerek almıştı. Sonrası hep yükselişle geçti.

Önce yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı, sonra grup başkan vekilliği. Ardından 2009 yerel seçimlerinde 13 belediyenin 12’sini kazanmanın mükafatı olarak gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı…

Bakanlığı bitene kadar AK Parti’nin hep parlayan yıldızı oldu. O hiç etliye sütlüye karışmadan, sadece “büyük hatipliği” ve partililerinin emekleri ile bir yerlere geldi. Onu önemli yapan bakanlığından başka bir durum değil, buna emin olabilirsiniz…

Yaşanan bu kadar gelişmenin ve yükselişin ardından Türkiye farklı bir siyaset ikliminin etkisi altına girdi. Özellikle MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın gözaltına alınması girişimi sonrasında hükümet ve destekçisi olan Gülen hareketinin arası açıldı. Çünkü Gülen grubu istihbaratın başına kendi istedikleri bir ismin getirilmesini istiyordu.

Sonra bir çeşit darbe olan 17-25 Aralık operasyonu yaşandı. Emniyet birimleri ile bakanların çocukları tek tek alındı. 17 Aralık’taki ilk baskınların ardından bu kez 25 Aralık’ta ikinci listede yer alan isimler tek tek alınacaktı. (Ki bu kişiler içinde bugünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da olduğu iddia ediliyordu…)

Bu kez emniyet birimleri savcıların talimatına aykırı hareket ettiler. Gelen talimatı uygulamadılar. Gözaltılar bu kez tersine döndü. Bakanların çocukları ve Reza Zarrab içeride tutulurken, devlet reaksiyon ile bu kez operasyonları düzenlenen yargı ahalisinin üzerine yoğunlaştı. Hepsi tek tek gözaltına alınmaya başlandı.

Ve devlet ile FETÖ adı verilen Gülen’ciler arasındaki rekabet de başlamış oldu…

Bu arada dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı. Sürpriz değişiklikler vardı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün’ün yerine bir başka vekilimiz Fikri Işık getirilmişti. Devir teslim yapılırken Ergün öyle bir cümleleri kuruyordu:

“İnsanları neyin yoldan çıkaracağını biliyorum. Servet, şehvet ve şöhret arzusu insanı yoldan çıkarır. Allah’a şükür parayla pulla işimiz olmadı. Makamların mevkilerin başından beri geçici olduğunu biliyoruz. Diğer konularla da yakın bir işimiz olmadığını herkes yakından bilir. Bu konularda gönlümüz rahat. Dostlarımızın da sevenlerimizin de gönlü rahat olsun.”

Bu kadar iddialı kelamları, üstelik bakanlığı devrederken ve 17-25 Aralık gibi olayların ardından söylüyorsa hedefinde mutlaka AK Parti vardır. Bu dönemden sonra her ne kadar partinin programlarına katılmış, bayramlarda AK Partililerle bir araya gelmiş ise de yol ayrımına geldiği zaten biliniyordu. Fakat olayı dürüst bir şekilde yapmak en iyisiydi.

Yaptıkları özel toplantılarda AK Parti’nin hataları diye sıralamalar yapıyordu. Şöyle sıkıntılar yaşandı, böyle problemler var derken, AK Parti’yi övmekten de geri kalmıyordu. Yani ayrılırken de “Önceliğimiz AK Parti’dir” mesajını vermeye gayret gösteriyordu.

Bu da sinsi bir siyaset tabi.

Neticede istifa etti. Fayda sağlayacağına inandıkları ile muhtemelen Babacan’ın yolunu tutacak.

Her ne kadar dün Ahmet Davutoğlu’nun, Nihat Ergün’ü Babacan’ın elinden kaptığı dedikoduları yayılmış ise de Ergün’ün şovmen nitelikli bir liderin yanında yer alma olasılığını düşük görüyorum.

 

 

 

CHP, Gebze’nin il olmasını neden istiyor?

 

 

Çok zor bir durum. Cevabını vermek emin olun çok zor.

Gebze il olmalı mı?

Çok sıkıntılı bir durum. “Evet” desen olmayacak duaya amin olur. “Hayır” desen, birileri bizim il olmamızı istemiyor diyerek yaygara koparır. Yani ne İsa’ya yaranabiliriz, ne de Musa’ya…

O yüzden biz meseleyi başka bir taraftan ele alalım. O da CHP’nin Gebze’nin il olması ve hatta Gebze içinden bazı mahallelerin birleşerek ilçelerin oluşması ile neden bu kadar ilgilendiğidir.

Meselede gelinen nokta şudur:

CHP; Kocaeli’de Büyükşehir Belediyesi’ni zinhar kazanamıyor. Böyle giderse de kazanamayacak. Buna gerekçe ise Gebze’deki AK Parti’nin çok açık şekilde üstünlüğü. Buradaki fark o kadar büyük ki, CHP, Büyükşehir’i ne kadar istese ve plan program yapsa kazanamıyor.

Şayet Gebze il olursa Kocaeli Büyükşehir Belediyesi daha rahat bir şekilde kazanılabilecek. Çünkü İzmit artık kazanıldı. Gebze’deki açık ise Büyükşehir’in kazanılmasının önündeki tek engel.

Ve dahası İzmit’in yanında diğer ilçelerde de farkın kapandığını düşünecek olursak CHP’nin bu beklenti içine girmesi çok doğal.

O yüzden Gebze’nin il, hatta Büyükşehir Belediyesi olmasını istiyorlar…

O yüzden Gebze’den 7 mahallenin birleşerek Beylikbağı adı ile ilçe yapılmasını istiyorlar…

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7917 TL 5.7685 TL
Euro
EURO
6.4716 TL 6.4458 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA