Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 09.12.2019 SAAT 08:32:50
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Toyran’ın çağrısına imzamı atıyorum

İbrahim Ömer Toyran, yakından tanıdığım ve samimiyetine güvendiğim önemli bir siyasi figürdür. Meral Akşener’in liderliğinde kurulan İYİ Parti’nin Körfez ilçedeki kurucu ilçe başkanlığını üstlenmişti.

Allah’ı var, çok dik bir siyasetçiydi. Her sözünü yerinde ve zamanında kullanan bir şahıstı. Sonrasında milletvekilliğine adayı oldu, fakat partisi belki de ona hak ettiği önemi vermedi. Fakat yine de o teşkilatçılık bilinci ile hareket etti.

Geçen gün sanal ortamda bir mesajı ile karşılaştım. Meselesi Suriye’nin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekâtı idi. Söylediği söz yine onun olgunluğuna yaraşır bir ifadeydi.

İbrahim Bey, şöyle diyordu;

“Suriye’de düzenlediğimiz Barış Pınarı Harekatı süresince herkesi Türkiye Cumhuriyeti Partisi’ne katılmaya davet ediyorum…”

Altına imzamı atıyorum…

 

 

Ergün açık açık istifa edecekti, ama gizledi

 

Nihat Ergün ile ilgili yazdıklarımızın sayısı fazla. Fakat yanıt verecek durumda değil büyük ihtimalle.

Yeni parti rüzgarına kapılmış durumda. Öyle ki işin Kocaeli’deki teşkilatlanma ayağı çok büyük ihtimalle ona emanet. Neyi, nasıl yapacağını inanın çok merak ediyorum.

AK Parti bünyesindeki bazı özel isimleri, dikkatleri ve olumsuz tepkileri üzerine çekmeden yanına çağırmak istediğinde hep aynı taktiği kullandı:

“Hepimiz AK Partiliyiz, ama…”

Cümleleri hep bu dört kelime ile başladı. Bir taraftan partisini överken, bir taraftan ‘ama’ diyerek kendine kaçış rotası çiziyordu. Sonra aynı Nihat Ergün, milleti AK Parti’den kaçırmak için yaptığı şu meşhur hasret giderme sohbetlerinde “İstifa etmedim, etsem çıkar herkese açık açık söylerim” demişti.

Ya da öyle bir rivayet vardı…

Fakat o söylediği yapmadı. Bir eylül sabahında erkenden kalkıp sabah namazını kıldıktan sonra bilgisayarın ya da başına telefonun başına geçip sanal ortamda AK Parti’den istifa etmişti. Bu istifanın kokusu yaklaşık yirmi gün sonra çıktı.

Al bir aldatmaca daha. Böyle kaçak güreşler üzerine kurulu bir düzenden kime hayır gelir, açıkçası bilemiyorum…

 

 

 

İki önemli kişilik, iki önemli hata

 

Gazeteciliğin temelinde sorgulamak var. Ortada bir tutarsızlık varsa bunu gündeme getirmek bizim işimiz. Bir öyle bir böyle yapıda olan kim varsa gerçek niyetini, fikrini, arzu ve hedeflerini ortaya dökmek mesleğimizin bir parçası.

Bizim meslekten Engin Şahin, Baro Başkanı Av. Bahar Gültekin Candemir hakkında bir yazı kaleme almış. Konunun özünde Şahin’in sözlerinin muhatabı sadece Candemir değil, onun şahsında bütün baro yönetimi.

Ve aslında tüm destekçileri…

Şahin’e göre Candemir, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden salıverilmesini istiyor, bunu düşünürken Mehmetçik’in yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı için tek bir olumlu cümle sarf etmiyor. Tabi arada Mardin ve Şanlıurfa’ya düşen havan topları nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza taziye mesajını saymaz isek meseleye hiç girmemiş.

Bahar Hanım’ın mesleğini bir kenara bırakırsak, yaşamında saygı duyulması gereken bir başka tarafı da babasının gaziliği ile ilgilidir. Bu ona artı değer olarak kredi kazandırabilir, ancak bugünkü ülke gerçekleri içinde, bu satıhta bulunan herkes Selahattin Demirtaş ve zihniyeti ile devlet refleksi arasında tercih yapmak zorundadır. Hiç kimse bu devlet refleksini demokrasi naralarına kurban edemez.

Ne Candemir’in babasının gaziliğine, ne de kendisinin gazi kızı oluşuna bir halel getirilmemeli. Lakin kendisi Engin Şahin’e öyle bir yanıt vermiş ki; ölçü, nizam hak getire…

Kimine göre, belki de haklı iken haksız duruma düşmüş. Sorgulanan böyle bir meselenin karşılığı bu kadar ağır hakaretler olmamalı. Avukatlık; kelime dağarcığı geniş ve duygularınızın esiri olmanızın önüne geçilmesi gereken bir meslek. Üstelik baro gibi önemli bir kurumda başkansanız hakaret içermeyen eleştirilere de açık olacaksınız.

Kaldı ki bir insanın babasının gazi olması onu eleştirilemez ya da hata yapmaz noktasına getirmez.

Bakın;

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Türkiye Komünist Partisi’nin genel başkanlığını yaptı…

Dedesi büyük bir alim olan şovmen Mehmet Ali Erbil, ülkemizde genç kızlarla evlilikleri ile gündem olan bir zampara…

Aynı şekilde Okan Bayülgen’in de dedesi olan Elmalılı Hamdi Yazır, Kur’an’ı tefsir eden ve dini konularda öne çıkan değerli bir isim olarak tanınır.

Bahar Gültekin Candemir “Benim ismimi PKK ile yan yana getiremezsiniz” derken haklıdır. Engin Şahin ise yine kimine göre, belki de maksadını aşmıştır. Bu duruma karşı işletilmesi gereken hukuk ve adalet, Bahar Hanım’ın en çok girdiği binanın içindedir.

Yani çok da uzağında değil…

Benzer bir işi Şahin Yaşlık da yaptı.

Bu millete ne oluyorsa evde akşam karısına kızan gecenin sabahında, sabah kocasına kızan da akşam olmadan hırsını medyadan çıkarıyor.

Şahin Yaşlık da evde bulaşıkları yıkamadı diye fırça mı yedi, nedir, gazeteciyi arayıp basmış kalayı. Candemir’deki olmayan ölçü, bunda da edep, haya sınırlarını zorlamış…

Yahu Allah aşkına bakın işinize. Cemiyet sizi kınamasında kına mı yaksın!

 

 

Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti açıklaması:

 

KINIYOR VE UYARIYORUZ

ALIŞKANLIK HALİNE GELMESİN!

 

Gazetecilik, sadece bir durumu kelimelere ve fotoğraflara döküp haber yapıp bilgi verme işinden öte bir meslektir. Bu işin en önemli noktalarından biri de kuşkusuz köşe yazarlığıdır.

Köşe yazarları da bir kişiye küfür, hakaret ve benzeri bir tutumda bulunmamışsa her türlü olumlu veya olumsuz eleştiriyi yapma hakkına mesleki itibarı ile sahiptir.

Ne yazık ki dün (Cumartesi) En Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Engin Şahin’in, Kocaeli Barosu Başkanı Av. Bahar Gültekin Candemir’in Barış Pınarı Harekatı ilgili sessiz kaldığını iddia ettiği “Demirtaş’a destek verdi. Mehmetçik’e veremiyor” isimli köşe yazısının ardından Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir’in hakarete varan söylemlerini üzüntüyle takip ettik.

En Kocaeli Gazetesi Engin Şahin’in herhangi bir hakaret içermeyen söz konusu köşe yazısının ardından meslektaşımızın hayaiyetine ve şerefine Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir tarafından dil uzatılması son derece yakışıksız bir tutumdur.

Üç gün önce Memur-Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık’ın gazetecilere karşı olan çirkin tutumu, peşine de Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir’in terbiye sınırlarını aşan açıklaması başka soru işaretlerini beraberinde getirmiştir.

Bir gazeteciye bu kadar kolay hakaret edip ve şerefine dil uzatabilmek, telefonla gecenin bir vakti rahatsız etme cesaretini kendinde bulmak çok ciddi manada üzerine düşünülmesi gereken konulardır.

Bu noktada her siyasi ya da STK temsilcisi kim olursa olsun söylemlerinde daha dikkatli, kelimelerinde de seçici olmalıdır.

Böyle tatsız hadiselerin bir daha yaşanmamasını diliyor ve terbiye sınırlarını aşan açıklamaları sebebiyle Kocaeli Barosu Başkanı Bahar Gültekin Candemir’i kınıyoruz.

Ve uyarıyoruz.

Gazetecilere karşı sergilenen bu nahoş tutumlar alışkanlık haline gelmesin, tekrarlanmasın!

Erbakan’dan bir inci

Tamamen yorumsuzdur…

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7669 TL 5.7438 TL
Euro
EURO
6.4016 TL 6.3760 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA