Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 18.11.2019 SAAT 21:47:46
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Bir baro nasıl böyle bir açıklama yapar?

SAAT henüz 7.00 iken o haberi okuduğumda hemen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na bir mesaj attım:

“Bir baro yönetimi bu şekilde bir açıklamayı nasıl yapar? Sanki amaçları terörle mücadeleyi savaş olarak gösteren emperyalist yapılara destek.”

“Ne yapıyor bunlar? Türkiye’yi savaş suçundan yargılamak isteyen emperyalizme delil mi üretiyorlar.”

Feyzioğlu, açıklama nedeniyle üzgün olduğunu söylerken, her baronun süreçle ilgili değerlendirmelerini özgürce yaptığını ifade etti.

***

Peki, neydi beni sinirlendiren?

Bakınız İzmir Barosu’nun açıklaması şu şekildeydi:

“İzmir Barosu tarihi boyunca Barış’ı öncelemiş, savaşlara karşı çıkmıştır. Savaşa karşı çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu düşüncesiyle, dün olduğu gibi bugün de diyoruz ki; ‘Savaş insan onurunun, temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesi, yıkım, açlık, sefalet demektir. Savaş, insanlığın geçmişten bugüne biriktirdiği maddi ve manevi değerlerin tahrip edilmesi demektir.”

Ekliyorlar…

“Gelecek güzel günler yalnızca barışla mümkün…”

“Siyasi iktidarı daha fazla can kaybı yaşanmadan savaşa son vermeye çağırıyoruz.”

***

Terör örgütlerine tek bir cümle yok…

Sanki orada terör örgütü de yok!

***

Bu açıklama Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne mail olarak atılsa, kuşkusuz ki mahkeme topladığı deliller arasında bu ifadeleri de koyar.

Derler ki:

“Türkiye’nin en büyük üçüncü barosu bu harekatı ‘savaş’ olarak değerlendiriyor.”

Bu açıklama NATO’ya, Birleşmiş Milletler’e yollansa; ABD, İsrail, Almanya avuçlarını ovalar.

“İşte! Kendi ülkelerinde bile savaş olarak değerlendiriliyor bu operasyon” derler…

***

İzmir Barosu’nu hukuku çok iyi bilen insanlar yönetiyor…

Hepsi kendi alanında uzman…

Peki, bu hukuku çok iyi bilen, kendi alanında uzman isimler, bu açıklamanın Türkiye’ye vereceği zararları bilmiyor mu?

Eminim ki biliyor…

Dolayısıyla şunu sormam elzem:

Bu açıklamanın sebebi, Türkiye’ye zarar vermek mi?

Bu açıklamanın nedeni, Türkiye’ye çeşitli yaptırımlar uygulanmasının önünü açmak mı?

Açıklamada amaç, Türkiye’nin yargılanmasını sağlamak mı?

***

Duyuyorum da inanmıyorum…

Türkiye’nin en Atatürkçü şehrinin, Türkiye’nin en cumhuriyetçi şehrinin, Türkiye’nin en ulusalcı şehrinin barosu…

Türkiye’nin terörle mücadelesine “savaş” diyor.

Hasan Tahsin’in ilk kurşunu attığı şehrin barosu, Hasan Tahsin’in kurşun attıklarıyla aynı açıklamayı yapıyor.

Üzülüyorum.

Çok üzülüyorum.

 

 

“Neden açıklama yapmıyorsunuz?”

diye soramaz mı bir gazeteci?

 

KOCAELİ Barosu’nu salt bir odadan ibaret görmek de doğru değil.

Devlet organizasyonu üçe ayrılır…

Yasama, yürütme, yargı…

Ve yargının da üç sacayağı vardır:

Karar, iddia, savunma…

Ve işte baro, yargının en önemli ayağını oluşturan mesleğin örgütüdür.

Özgül ağırlığı itibariyle diğer odalarla kıyaslanamaz.

Etki gücü itibariyle benzer kurumlarla karşı karşıya getirilemez.

Nitekim baro başkanlarının protokolde en ön sıralardan birinde olması da bu önemden ileri gelir.

***

Baroların önemine dair bir örnek vereyim…

2013’te 17 Aralık yolsuzluk operasyonu olmuş ve Türkiye’de birinci konu yargı…

Hükümet, operasyonun bir yargı müdahalesi olduğu görüşünde…

Ve o günlerde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü ve “Özel yetkili mahkemeleri kaldıralım” dedi. “Bununla ilgili bir çalışma yapın” dedi Erdoğan… Ve çalışma yapıldı. Özel mahkemeler kaldırıldı.

Sonra mı?

O mahkemelerin verdiği kararla içeride olan Balyoz ve Ergenekon sanıkları bir bir özgürlüklerine kavuştu.

İşte böyle “etkili” bir örgüttür baro…

***

Ve de içinden geçtiğimiz kritik dönemler…

Kuşkusuz ki her gazetecinin kulağı “güçlü erk”lerde…

Devlet yöneticilerinde…

Siyasi partilerde…

Meslek odalarında…

Sivil toplum örgütlerinde…

Ve elbette ki, Kocaeli Barosu’nda…

***

Dolayısıyla her gazetecinin de, “Kocaeli Barosu böyle bir konuda neden açıklama yapmadı?” diye sorma hakkı var.

Hele de Kocaeli Barosu Türkiye’nin önemli meselelerine çok hızlı tepki veren bir baroysa…

Bunu da gazeteci ağabeyimiz Engin Şahin sormuştur.

“Demirtaş için açıklama yapan Baro, operasyon için neden yapmamıştır?” diye sormuştur.

Ve soru sorulurken, Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir’in vatanseverliği, Atatürkçülüğü asla ama asla sorgulanmamıştır.

Nitekim onu tanıyan herkes kefildir buna…

***

Ve fakat Engin Şahin’in sorusunun ardından Bahar Gültekin Candemir’in Şahin’e çok ağır ifadelerle yüklenmesi, bana, “Bir baro başkanı da bunu yaparsa…” dedirtmiştir.

Oysaki güzel bir açıklama hazırlasa…

Oysaki Şahin’in sorularını yanıtlasa…

Güzel olurdu.

***

Açıkçası bu durum beni çok şaşırtmıştır.

Değer verdiğim, başarılı bulduğum bir isim olması sebebiyle de üzmüştür.

Bir anlık sinirle, gazeteci Engin Şahin’e çok ağır ifadeler kullanan Bahar Candemir Gültekin’in özür dileyeceğini ümit ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7493 TL 5.7263 TL
Euro
EURO
6.3587 TL 6.3333 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA