Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 18.11.2019 SAAT 21:57:24
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Macbeth ve Şehir Tiyatroları’nın yeni rolü

HERHALDE 2006’ydı. Muhsin Ertuğrul’ın devasa sahnesinde iki kişi belirecekti ki, kesif bir sis bulutu tüm salonu sardı. Göz gözü görmüyordu ki sahne aydınlandı. Bu defa fark ediyorduk Vlademir ve Estragon’u…

O sis;

Samuel Beckett’in hayalindeki sisti.

Ve biz o an, Beckett’in hayalinin içindeydik…

Beckett öldükten 17 yıl sonra…

***

Bizi içine alan yalnızca sis, harikulade dekor, atmosferdeki büyülü hal değildi; kahramanların hareketleri, tavırları, dilleri, üslupları birer Türk’e benziyordu. Tıpkı bizim gibilerdi.

Nu nasıl iş?

Godot alaturka olmuştu.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tiyatro tarihinin en önemli oyunlarından biri olan Godot’yu Beklerken’i öyle “özgün” ve “yorumlu” oynamıştı ki, hatırladığım kadarıyla bu oyun sebebiyle birçok ödül almışlardı.

***

15 yıldır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nı yakından izleyen biri olarak Macbeth’ten çıktığımda da, 2006’daki hissi yaşadım.

Yorum ve özgünlük o kadar tadındaydı ki, hem Şehir Tiyatroları’na ait birikimi hissediyor, hem de William Shakespeare’in güçlü, ağır, şiirsel dilini tüm ruhunuzla algılıyordunuz.

Her şey tadındaydı.

Her şey olması gerektiği gibiydi. 

***

Nitekim Şehir Tiyatroları’na geçmişte yaptığım eleştirilerden biri, klasikleşmiş oyunları “başka bir şeye” dönüştürme arzusu idi.

O arzu ki, zaman zaman oyunu “öz”den uzaklaştırıyor ve izleyiciye konsantrasyon sorunu yaşatıyordu.

Macbeth’te ise öze bağlılık ve yorumlamadaki ayarında iddia, zaman zaman yaşadığımız “algılayamama” hissinin önüne geçti.

***

Bir oyun ki, oyuncular aynı makyaj ve kıyafetle başka role geçiyor; “sandalye” dediğimiz basit nesne, bedenler kadar “ruhlu” bir karaktere dönüşüyordu.

Ve her cümlesi aslında bir şiir olan diyaloglar oyuncular tarafından hatasız sunuluyordu izleyiciye…

Ve ben bu işi çok zor bulup, hayranlık besliyordum oynayanlara…

***

Kuşkusuz ki tiyatro eleştirmenleri Macbeth’i yorumlayacaktır fakat Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın bu kent için bir başka önemi var.

Aydın Sigalı, Genel Sanat Yönetmenliği koltuğuna oturduğu gün bana şöyle demişti:

“Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’ın ‘marka kent’ vizyonunun en güçlü ayaklarından birisinin Şehir Tiyatroları olması için çabalayacağız.”

Sanırım Büyükakın da bu inançta ki, oyunu yalnızca bir belediye başkanı gibi değil, bir genel sanat yönetmeni gibi, bir ışıkçı gibi, bir dekoratör gibi, bir tasarımcı gibi… Sanki o büyük ailenin birbirine eşit ferdi gibi izledi oyunu… Ve oyun bittiğinde başarmanın heyecanı yüzünden okunuyordu.

***

Ben de inanıyorum…

Önümüzdeki süreçte Şehir Tiyatroları markası daha da güçlenecek…

Marka sanatçılar çıkacak o çatıdan…

Oyunlar ödüller alacak…

Yeni oyun yazarları çıkacak… (Kendimi de kastediyorum.)

Şehir Tiyatroları Kocaeli’nin 12 ilçesinde de varlığını hissettirecek…

Belki bu yıl değil ama gelecek yıl Dünya Tiyatro Günü’nde Kocaeli “Türkiye’ye örnek” bir kutlama gerçekleştirecek…

***

Yaşanılabilir şehirler sıralamasında kentlerin yerini belirleyen önemli unsurlardan biri sanat…

Ve Şehir Tiyatroları Kocaeli’de sanatın kalbinin attığı yer…

Bu yerden önce Kocaeli’ye daha sonra da Türkiye’ye daha çok kan pompalanacak…

***

Evet, Şehir Tiyatroları kendine yakışan iddiada bir oyunla sezonu açtı.

Ve bu kent, Şehir Tiyatroları’na yeni bir rol biçti.

Şimdi, o rolü oynama zamanı…

Kent için, kahraman rolü…  

 

 

Sarıbay ve gençlik

 

“YAŞLILIK” alınan yaşa göre değil, fiziken hücrelerin, zihnen de düşüncelerin yenilenme hızıyla alakalıdır.

Ellisine gelmiş çok yaşlı görüyorum çevremde…

Fiziken altmışında, altmış beşinde duruyorlar.

Anlattıkları da hep dünde kalmış bir adamın anlattıkları…

Bazense yetmiş yaşında insanlar görüyorum ve bedenen çok gençler… Düşünceleri de sürekli yenileniyor.

Bu yüzden, hele de siyasette “yaşlılık” yaş ile ilgili değildir.

Kendine bakan, düşüncelerini yenileyen hep genç kalır.

İşte Cengiz Sarıbay, bu yüzden gençtir.

***

Röportajımızda şöyle sordum:

“Diyelim ki bir erken seçim kararı alındı. Milletvekili adayı olur musunuz?”

Yanıtı şu oldu:

“Düşünürüm tabii ki. Neden düşünmeyeyim? Ben 45 yılımı bu partiye verdim. Bir sürü kişi milletvekilliği yaptı. Bu görevi ben de hak ediyorum. Ama şu an bir seçim yok. Zamanı gelince masaya yatırırım. Fakat bu görevi isterken kimseye yalakalık yapmam, boyun eğmem. Beni nasıl il başkanlığı için aradılarsa, milletvekilliği adaylığı için de aramalarını isterim.”

Açıkçası sevindim ama bir şeyi ifade etmem gerek:

Erken seçim olmasa da Sarıbay milletvekilliğini düşünmeli…

Parti ne zaman kaosa girse çağrılan, 2 milyonluk bir kentte CHP’nin başına geçirilen Sarıbay’a, il başkanlığından çok daha kolay olan milletvekilliği görevi de verilmeli…

Bilsin:

Kendisi hala genç…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7493 TL 5.7263 TL
Euro
EURO
6.3587 TL 6.3333 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA