Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 05.12.2019 SAAT 17:57:29
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Erbakan’ı unutmak mı?

15 Temmuz’da büyük bir ihanet yaşadık. O gece vatan ve de millet düşmanları çok büyük bir ihanete kalkıştılar. Yapabildiler mi, hayır…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile meydanları, yolları, şehirleri dolduran milyonlar, büyük bir varlık mücadelesi içine girdiler. 7’den 70’e her bir vatandaş aziz vatana ve al bayrağa sahip çıkmıştı.

Darbe girişimi püskürtülünce tehlikenin geçmemesi nedeniyle demokrasi nöbetleri başladı. Herkes gündüz işinde, geceleri nöbetteydi. Millet artık zorunlu ihtiyaçları için evine uğrar olmuştu. Malum, darbe girişiminin ardından okunan selâlâr milleti de sokakların yanı sıra maneviyata davet ediyordu. İşte o gece Körfez ilçedeki bir nöbet akşamında Körfez Belediyesi’nin eski başkanı İsmail Baran’ın kullandığı şu söz hala aklımda:

“Bir darbe ile Menderes’i astınız. 28 Şubat’ın karanlık günlerinde Erbakan’ı indirdiniz. Şimdi gözünüzü Erdoğan’a diktiniz. Artık size verecek kimsemiz kalmadı. Bunu bilin ve ihanetten vazgeçin…”

Baran haklıydı. Darbenin müsebbiplerinin hedefi Türkiye olduğu kadar, aynı zamanda sandıkta hakkından gelemedikleri Erdoğan’dı. Demokratik mücadele kapsamında yapılacak siyasi hamlelere milletin saygısı ve desteği büyüktür. 31 Mart seçimleri bunun en bariz örneğidir. Demokrasiye darbe vurmak isteyen AK Parti bile olsa millet haklının yanında yer almayı bilir. Ancak Erdoğan’ın askeri bir kalkışma ile indirilmesine muhtemeldir ki CHP’liler de karşı duracaktır.

Çünkü bilirler ki Menderes darağacına yürürken zerre geri adım atmadıysa, bugünün Erdoğan’ı aynı şekilde davranacaktır…

Ve darbenin nihai neticesi mutlaka insan kıyımıdır.

Baran’ın konuşmasında dikkat çektiği isimlerden biri olan merhum başbakanlarımızdan Necmettin Erbakan’a karşı yapılan 28 Şubat komplosu ise aslında 15 Temmuz’dan daha büyük bir ihanetti. Hoca, ülkeyi ve ekonomisini tam manası ile adam etmeye başlamıştı ki, 28 Şubat patlak verdi. Sonunda Yeniden Büyük Türkiye’nin önü bizzat bu ülkede bulunan, bugünkü FETÖ’den bir farkı olmayan postallılarca durdurulmuştu.

Bugün ne kadar emekli, işçi, memur varsa, şayet maaşları belli bir düzeyin üzerindeyse bunu Erbakan’a borçludur. Devlet, devlet olduğunu onun başbakanlığı döneminde anladı.

Milletine hizmet etmesi gerektiğini fark etti…

Hatırladı…

Ve iktidardan indirdikten sonra millet, her ne kadar “Milli görüş gömleğini çıkardık” dese de devleti onun eski öğrencilerine emanet etti.

Kararlılıkla…

Ve büyük bir güvenle…

Evet…

İşte bu Erbakan’ı unutmak mümkün mü?

Unutamayız. Onun kadrini kıymetini vefatından sonra daha çok anladık. Milli görüş hareketinin partisel anlamdaki bölünmesini, eski partisinin içinde bulunduğu durumu gördükçe üzülmemek elde değil elbette.

Fakat her şeye rağmen doğum günü olan 29 Ekim’de bir kez daha andığımız Erbakan’ı ne unuturuz, ne de unuttururuz…

Allah rahmet etsin…

 

 

İngiltere nükleer tesis kurarken, biz neden kurmayalım

 

 

Herkes yapsın, ama biz yapmayalım…

Herkes kursun, bizim hakkımız olmasın…

İngiltere bile ihtiyacına binaen kurarsa kursun, ama biz kurmayalım, kuramayalım…

Neden, çünkü doğa yok olur…

Yıllarca dinledik bu masalları. Elbette doğal olan her şey korunmalı. Tabiatın içine edilmemeli. Fakat bugünün teknolojisi içinde nükleer santral kursan bile zararı olmadan bu işin altından kalkılabilir.

İngiltere’deki nükleer santral ile ilgili karar meclislerinden geçerken itiraz eden kimse yok. Çünkü biliyorlar ki, bu tesis bir ihtiyaç.

Artık bizim de olmalı.

Sonra altın rezervlerimizle ilgili aynı sıkıntı var.

Artvin’den itibaren Doğu Karadeniz bütünüyle altın yatakları ile dolu. Şayet ülkenin ihtiyacı ise bu altınlar çıkarılmalı, işletilip hazineye kazandırılmalı.

Ama bunu devlet yapmalı.

Altını çizerek tekrar yazıyorum: DEVLET YAPMALI!!!

Elin Kanadalısına rezervleri emanet etmemeli. Çıkarılmasını da, işlenip kâr noktasına getirilmesini de devlet üstlenmeli. Kazanacaksak biz kazanmalıyız. Ama “Buradaki altını çıkaramazsınız, izin vermiyoruz” diyerek eylem yapmak çok sağlıklı bir fikir gibi gelmiyor bana…

 

 

 

Kut’ül Amare Zaferi’ni kutlamak neden yasaklanır?

 

 

Çok şükür ki hatırladık.

Hatta öğrendik.

Bilmiyorduk…

Çünkü çocukluğumuzdan bu yana hiçbir tarih kitabında yer almıyordu Kut’ül Amare zaferi.

Tarihin belki de en büyük direnişi ve zaferidir.

Tıpkı Çanakkale gibi…

Şehadetin anlamı olan büyük ve kutlu bir zafer…

 

TÜRK, KÜRT, ARAP AYNI CEPHEDE

Fakat nedendir bilinmez, Kut'ül Amare Zaferi kutlamaları 1951'den sonra kaldırıldı. Ayrıca Kut Zaferi'nin kazanılmasında Türk askerinin yanı sıra Kürt ve Arap aşiretlerinin de önemli rolü vardı. Kürtler; Sarıkamış ve diğer cephelerde savaştılar, fakat Kut’ül Amare'de özellikle Kürt aşiretlerin önemli rolü oldu. Bir kısım Arap aşiretleri, hatta Şii Arap aşiretlerinin de. Önemli Şii aileleri Osmanlı'yla ortak hareket etmişlerdi.

Bakın, Çanakkale ve Kut’ül Amare zaferleri, Türklerin olduğu kadar Kürt ve Arapların da zaferleridir. Bu durum Osmanlı kurulduğu dönemden bu yana böyledir. Aynı ülke ve bayrak için can vermişlerdir.

Fakat bir kişi de ortaya çıkıp Türkiye’de bu büyük zaferin kutlamasının neden kaldırıldığını sormamış. Bu nasıl bir dengesizliktir.

Bir insan kendi kazandığı zaferi neden kutlamaz.

30 Ağustos’u, 29 Ekim’i yürekten kutlarken er meydanındaki zaferimizin şevkini yaşamak neden yük gelir bize?

Bu zamana kadar bunun sorulmaması ise işin en ilgincidir…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7678 TL 5.7447 TL
Euro
EURO
6.3949 TL 6.3694 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA