Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 05.12.2019 SAAT 17:57:44
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Yurdagül gerçek CHP’li olamaz

CHP yakında Atatürkçüler ile İnönü’cüler diye ikiye ayrılacak. Atatürkçü olanlar elbette ulusalcı bölümde kalan gerçek vatanseverler. İnönü’cüler ise daha farklı kimlikteler… Bunların temelinde oy ve siyasi ikbal uğruna Leyla Zana’yı, Hatip Dicle’yi milletvekili yapan zihniyet var. Bugünün Sezgin Tanrıkulu ve Gamze Akkuş İlgezdi, belki de İnönü’nün temsilcileri olarak CHP’de milletvekilliği yapıyor. Peki, Kocaeli’de bu çarpık zihniyete kendini kurban vermiş sözüm ona siyasetçimiz yok mu, elbette var: Örneğin Bekir Yurdagül…

HDP sevici olarak ortalıkta türeyen, üç kişinin bir araya gelip yağ satalım bal satalım oynadığı bilmem ne grubunun sözcüsü olarak mikrofonu bulunca terör destekçisi olduğu için hapse gönderilen Selahattin Demirtaş’a selam gönderen Bekir Yurdagül…

Bu Bekir Yurdagül, CHP’nin önceki gün yapılan il danışma toplantısında aslında kendisinden beklenebilecek bir çıkış yapmış. Devletin teröre karşı en önemli savunma reflekslerinden biri olan kayyumları eleştirirken bir tepkiyi de kendi partisine göstermiş.

“HDP’ye yeterli desteği vermedik” diyerek özeleştiri yaptığını zannetmiş.

Bunların dışında öyle bir laf etmiş ki, akıllar durma noktasına gelmiş…

Ne demiş Bekir Yurdagül’ümüz;

“31 Mart seçimlerinde HDP’nin inanılmaz büyük desteğini gördük…”

Arkadaş akıl tutulması yaşamış resmen…

Bir insan partisinin ancak bu kadar aleyhinde konuşup antipropagandasını yapabilir. Bu adam Atatürk’ün, milliyetçilik kavramının, vatanseverliğin, CHP’liliğin ne olduğunu anlayamamış, bu çok açık. Senin partin hakkında zaten teröre destek veren HDP ile ittifak yaptığı konuşulup duruyor. CHP genel merkez yönetimi de “Öyle bir şey yok” diyerek kendini savunmaya devam ediyor.

Peki, CHP içinde bile olsa buna müsaade edenler hakkında ne düşünmeliyiz?

Tutuklanan Selahattin Demirtaş’a selam gönderen, terör faaliyetlerine destek verdiği için belediyelerine kayyum atanan HDP’ye yeterince destek verilmediği gerekçesi ile kendi partisini eleştiren Bekir Yurdagül’ün bu çıkışı şaşırttı mı; hayır…

Bu ondan beklenen bir şey. Bu saatten sonra ben Bekir Yurdagül’ün, Barış Pınarı Harekâtı’na destek verdiğinden de emin değilim. Onun bu tavır ve konuşmaları terörle mücadeleden rahatsızlık duyduğu fikrine sahip olmamızı sağlar ki, kendisi için olmasa bile partisi için bu en tehlikelisi herhalde budur.

 Yurdagül bu çıkışına savunmasını da şöyle yapmış: “Kimse CHP’ye HDP ile birlikte ol demiyor ama CHP ilkelerinden ayrılmadan, demokratik değerlere bağlı olarak hareket etmesini bekliyor.” Bu nasıl bir gerekçedir? Destekle, ama desteklemiyor görün demek gibi bir şey.

Acaba Bekir Yurdagül, hangi demokratik değerlerden söz ediyor, anlayan var mı? Terör örgütünün yollara döşediği bombaların yerleştirilmesinde HDP’li belediyelerin iş makinelerinin kullanılmasına izin vermesi Yurdagül için demokratik bir değerse bu izah yerinde olmuş.

 Aslında Yurdagül, o çok savunduğu Selçuk Mızraklı’nın nasıl bir terör sevici olduğunu, PKK’nın nasıl bizzat aday görterip seçtirdiğini çok iyi biliyor.

Fakat burası onun için belli ki hiç önemli değil.

 CHP artık bu ve benzeri adamları bünyesinde barındırmamalı. Çünkü kırdıkları potlar arşa yükseldi artık. Ana muhalefetimizin bugünkü halini görünce “Atatürk bugün yaşasaydı ne olurdu” demekten kendimi alamadım açıkçası…

 

 

 

CHP bu toplantıları basına kapalı yapmalı

Yakın geçmişte CHP’li, ama dost mesafesindeki bir büyüğümle sohbet ediyorum. Politikadan konuşuyoruz. Bu sevdiğim ağabeyim dedi ki;

-Mehmet’im, biz bir türlü öğrenemedik.”

- Abi, neyi öğrenemediniz?

- Birincisi sabırlı olmayı. İkincisi kol kırılsa da yen nasıl içinde kalır, bunu çözemedik…

Güldüm, adam haklı…

CHP fazlasıyla demokrat. Ama en aşırısından. Ve yapabileceklerini, belki de millete hizmet etme imkanını, partisel ikballerini demokrasiye kurban ederek ellerinin tersi ile itiyorlar.

Birbirleriyle ne kadar şiddetli tartışıyorlarsa, hakaret düzeyine varacak tarzda birbirlerine ne kadar ağır sözlerle yükleniyorlarsa bunları hep medyanın önünde yapıyorlar.

Haliyle CHP’nin hiç gizlisi saklısı kalmıyor.

O yüzden ana muhalefetimiz biraz değerlerine dönmeli ve sahip çıkmalı. Danışma meclislerini ya da benzeri toplantıları basına kapalı yapmalı. Mutlaka gizlediği şeyler olabilmeli (Burayı yazarken baya bi güldüm açıkçası)…

Fakat latife bir yana en azından bu tür konularda aşırı demokrat olmamalı. Çünkü o zaman danışmalar CHP için şov mekanları oluyor… Kimi “5 dakika bana yetmez” diyerek, koltuğuna göz diktiğinden olsa gerek kimisi de il başkanını eleştirip “İl başkanları toplantısına daha fazla katıldın” yerden yere vuruyor. Haliyle böyle bir durumda kol da kırılıyor, yen de için de kalmıyor.

xxx

Gerçi CHP’de doğal bir hastalık daha var. Bu gibi toplantılar basına kapalı yapılsa da mutlaka parti içinde birileri içeride konuşulanları ben dahil yakından tanıdığı bir medya mensubuna yumurtlayacaktır. Bu da başka bir konu tabi…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7678 TL 5.7447 TL
Euro
EURO
6.3949 TL 6.3694 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA